Açıklamayı yapan ÖHD üyesi Avukat Şeyma Aladağ, bir gün içinde 6 kadının yaşamını yitirmesinin kadınlara yönelik şiddetin ulaştığı boyutu gözler önüne serdiğini söyledi. Kadınların büyük bölümünün boşanma sürecinde ya da sonrasında öldürüldüğüne dikkat çeken Aladağ, bunun erkek şiddetinin kadınların kendi yaşamlarına dair kararlarına yöneldiğini gösterdiğini ifade etti.
Aladağ, bazı failler hakkında uzaklaştırma kararı bulunmasına rağmen cinayetlerin işlenmiş olmasının, devletin koruma yükümlülüğünü etkin biçimde yerine getirmediğini ortaya koyduğunu belirtti.

Kadına yönelik şiddetle mücadelede yasal mekanizmaların etkili uygulanmadığını savunan Aladağ, kadınların kolluk birimlerine yaptıkları başvuruların çoğu zaman ciddiye alınmadığını, şiddetin “aile içi mesele” olarak görülerek tarafların uzlaştırılmaya çalışıldığını dile getirdi. Koruyucu ve önleyici tedbirlerin ya hiç alınmadığını ya da yetersiz uygulandığını kaydetti.
Sığınma olanaklarının yetersizliği, ekonomik desteklerin sınırlı oluşu ve psikososyal hizmetlere erişimde yaşanan sorunların da kadınları güvencesiz bıraktığını belirten Aladağ, İstanbul Sözleşmesi’nin etkin biçimde uygulanması çağrısında bulundu.
Açıklamada ayrıca uzaklaştırma kararlarının etkin izlenmemesi, karar ihlallerinin yaptırımsız kalması, faillerin silaha erişiminin engellenmemesi ve elektronik izleme gibi uygulamaların yeterince kullanılmamasının ciddi sorunlar yarattığı ifade edildi. Yargı süreçlerinde cezasızlık ve gerekçesiz indirimlerin de şiddeti teşvik ettiğini savunan komisyon, devlet kurumlarını yükümlülüklerini yerine getirmeye çağırdı.





