Hakkâri Milletvekili Vezir Parlak, Yeni Yaşam Gazetesi’ne verdiği söyleşide Hakkâri’nin yıllardır devam eden sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Parlak; ulaşım ve yol sorunlarından madencilik faaliyetlerine, işsizlikten tarım ve hayvancılığa, su krizinden eğitim politikalarına, sınır ticaretinden göçe kadar birçok başlıkta eleştirilerini dile getirdi.
“20 gün yollar açılmadı, bunun hesabını kim verecek?”
Hakkâri’nin ulaşım sorununa dikkat çeken Parlak, yolların uzun süre ulaşıma kapalı kalmasını eleştirdi. Yaşanan durumun farklı bir yönetim tarafından gerçekleştirilmesi halinde çok daha ağır sonuçlar doğuracağını savunan Parlak, “Hakkâri’nin bütün yolları bizim denetimimizde olsaydı ve Türkiye idaresinden kopmuş olsaydı ve 20 gün bir çözüm üretmemiş olsaydık gözaltına alınıp tutuklanacaktık” ifadelerini kullandı.
Parlak, yaşanan ulaşım sorunlarının sorumluluğunun sorgulanması gerektiğini belirterek, “Bunun hesabını kim verecek?” diye sordu.
“Hakkâri’nin üçte ikisi maden sahasına açıldı”
Kentteki madencilik faaliyetlerine de değinen Parlak, Hakkâri’nin önemli bir bölümünün maden sahasına açıldığını ileri sürdü.
Parlak, “En son öğrendiğimiz kadarıyla 152 parselde daha maden sahası açılmış. Bu Hakkâri’nin üçte ikisi demek aslında” dedi.
Ölmez Madencilik üzerinden de eleştirilerde bulunan Parlak, maden faaliyetlerinden kaynaklanan atıkların Zap Suyu’nu kirlettiğini iddia ederek devletin denetim mekanizmasının yetersiz olduğunu savundu.
“Bölgeler arasında ciddi eşitsizlik var”
Türkiye’de bölgeler arasında ciddi bir eşitsizlik bulunduğunu belirten Parlak, Hakkâri’nin ekonomik ve sosyal sorunlarının yalnızca güvenlik politikalarıyla açıklanamayacağını söyledi.
Son dönemde kent genelinde yoğunlaşan yol çalışmalarına da değinen Parlak, çalışmaların daha önce yapılabileceğini savundu. Akçalı bölgesindeki katı atık tesisinde yaşanan çökme ve heyelanı da yönetim anlayışının bir göstergesi olarak değerlendiren Parlak, “Bu da AKP’nin 2003 yılından 2026 yılına kadarki yönetim krizini teşhir etti” ifadelerini kullandı.
“Sınır ticaretinden Hakkâri halkı yeterince yararlanmıyor”
Esendere Sınır Kapısı ve İran’a yönelik ticarete de dikkat çeken Parlak, bölgede yapılan ticaretin Hakkâri ve Yüksekova halkına yeterince ekonomik katkı sağlamadığını ileri sürdü.
Parlak, “Bu yollardan gelip giden, İran’a giden tırlardan yeteri kadar Gever’deki, Hakkâri’deki halk yararlanamıyor” dedi.
“Kazalarla ilgili rapor tutulmuş değil”
Hakkâri’de son dönemde yaşanan trafik kazalarına da değinen Parlak, yolların yalnızca yapılmasının yeterli olmadığını, güvenli ulaşım hakkının da sağlanması gerektiğini söyledi.
Karayolları ve Valilik tarafından kazaların nedenlerine ilişkin kapsamlı bir saha araştırması yapılmadığını savunan Parlak, kazaların nedenlerinin bilimsel olarak araştırılması gerektiğini ifade etti.
“Halk tarım ve hayvancılıktan koparılıyor”
Tarım ve hayvancılıkta yaşanan gerilemenin toplumsal sorunları da artırdığını belirten Parlak, halkın toprakla bağının zayıflatıldığını savundu.
Parlak, tarım ve hayvancılıktan kopuşun beraberinde toplumsal dayanışmanın zayıflamasını ve göçü getirdiğini söyledi.
“Hakkâri’de işsizlik ve göç devam ediyor”
Hakkâri’de işsizliğin temel sorunlardan biri olduğunu belirten Parlak, işsizlik nedeniyle kentten göç yaşandığını ifade etti.
2003 yılından bu yana Hakkâri’nin işsizlik konusunda ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu savunan Parlak, ekonomik sorunların çözümü için farklı politikaların geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
İŞKUR alımları eleştirisi
İŞKUR üzerinden yapılan geçici istihdam uygulamalarına ilişkin de eleştirilerde bulunan Parlak, başvurularda siyasi yakınlık iddialarının gündeme geldiğini savundu.
Parlak, ihtiyaç sahibi kişilerin istihdam olanaklarından yeterince yararlanamadığını ileri sürerek, işe alımlarda şeffaf ve adil bir sistem oluşturulması gerektiğini belirtti.
“Sekiz yıldır belediye kayyumla yönetiliyor, su meselesi kimin meselesi?”
Hakkâri’de yaşanan su krizine de değinen Parlak, çamurlu su, çöp ve altyapı sorunlarının uzun süredir devam ettiğini söyledi.
Parlak, su sorunuyla ilgili daha önce Bakanlık ve Parlamento nezdinde girişimlerde bulunduklarını belirterek, belediyenin kayyum yönetiminde olduğunu hatırlattı.
“Sekiz yıldır bu belediye gasp ediliyor, kayyum kimdir, validir. Peki bu meselesi kimin meselesidir?” ifadelerini kullanan Parlak, yaşanan sorunların sorumluluğunun tartışılması gerektiğini söyledi.
Eğitimde ideolojik dayatma eleştirisi
Eğitim alanında da değerlendirmelerde bulunan Parlak, Türk Eğitim-Sen Başkanı’nın öğrencilerle gerçekleştirdiği bir gezi üzerinden eleştiriler yöneltti.
Öğrencilerin ellerinde bayraklarla ve siyasi bir simgeyle görüntülenmesini eleştiren Parlak, eğitim alanında herhangi bir siyasi ideolojinin öğrencilere dayatılmaması gerektiğini savundu.
Şemdinli köylerindeki X-Ray uygulaması
Şemdinli’de bazı köylere girişlerde uygulanan güvenlik tedbirlerine de değinen Parlak, köylere X-Ray cihazları kurulmasını eleştirdi.
Parlak, güvenlik gerekçesiyle köylere girişlerin kısıtlanmasının kabul edilemez olduğunu savunurken, uyuşturucu trafiğine ilişkin denetimlerin farklı noktalarda daha etkin yürütülmesi gerektiğini söyledi.
“Özel savaş politikaları toplumsal sorunlara cevap olmuyor”
Hakkâri’de uygulanan politikaları “özel savaş politikaları” olarak nitelendiren Parlak, hizmet adı altında yürütülen çalışmaların kentin temel toplumsal sorunlarına çözüm üretmediğini savundu.
Parlak, bu politikaların sona ermesi gerektiğini ifade etti.
“Bütün bu politikalar insansızlaştırmaya hizmet ediyor”
Göç sorununa da dikkat çeken Parlak, güvenlik politikalarının Hakkâri’den göçü artırdığını ileri sürdü.
Kentte insanların ekonomik ve sosyal sorunlar nedeniyle yaşam alanlarını terk ettiğini belirten Parlak, yaşanan sürecin Hakkâri’nin insansızlaştırılmasına hizmet ettiğini savundu.
“Hakkâri’de hayat var ama nasıl bir hayat?”
Son dönemde kullanılan “Hakkâri’de Hayat Var” sloganını da değerlendiren Parlak, kentteki ekonomik sorunlara dikkat çekti.
Parlak, “Hakkâri’de bir hayat var, ama nasıl bir hayat var?” diyerek, özellikle evine ekmek götürmekte zorlanan insanların bulunduğunu söyledi.
“Sorunların çözümü için birlikte hareket etmeliyiz”
Söyleşinin son bölümünde Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne değinen Parlak, yeni dönemde demokratik kurumların toplumsal sorunlara çözüm üretecek şekilde örgütlenmesi gerektiğini belirtti.
Kentte yaşayanların, sivil toplum kuruluşlarının ve seçilmişlerin bir araya gelmesi gerektiğini ifade eden Parlak, Hakkâri’nin sorunlarının uzmanların da katılacağı ortak bir zeminde ele alınmasını önerdi.
Parlak, kentin sorunlarının başlıklar halinde belirlenmesi, uzmanların katkısıyla tartışılması ve yeni döneme ilişkin somut politika önerileri geliştirilmesi gerektiğini belirterek, “Kentin sahipleri biziz, yaşayan biziz” mesajı verdi.





