Tahliyesi 5 kere engellenen Hakkarili Abi özgürlüğüne kavuştu Tahliyesi 5 kere engellenen Hakkarili Abi özgürlüğüne kavuştu

Ekonomik krizden kaynaklı halkın yaşam koşulları giderek ağırlaşırken, köylerde yaşayan kadınlar ürettikleri ve yetiştirdikleri ürünlerden elde ettikleriyle yaşamlarını sürdürüyor. Colemêrg’in (Hakkari) Gever (Yüksekova) ilçesinin Awyan köyünde yaşayan kadınlar da yetiştirdikleri sebze ve mevlerin yanı sıra hayvanlarından elde ettikleri süt ile yaptıkları peynir, yoğurt, yağ, imansızı (yağsız peynir) satarak geçimlerini sağlamaya çalışıyor. Yaz aylarında bunları yapan kadınlar bahar aylarında ise topladıkları pancarları satarak geçiniyor.

Awyanlı kadınlar, yaşadıkları zorlukları ve yaşamlarını nasıl sürdürdüklerini anlattı.

'Süt satarak çocuklarımı büyüttüm'

Çocukluğundan bu yana köyde yaşadığını köy hayatını şehir hayatına değişmediğini söyleyen Memêhan Balidağ (70), köyde yetiştirdikleri sebzeler ve hayvanlarından elde ettikleri süt ürünleriyle yaşamlarını sürdüklerini belirtti. Memêhan, "Sabah erken saatlerde uyanıp yaylaya gidiyoruz, 100 tane koyunum var hepsini tek başıma sağıyorum. Bu kadar zorluğa rağmen köydeki yaşamımız güzel gidiyor. Bütün kadınlar toplanıyoruz bir bahçede oturuyoruz beraber yaylaya gidiyoruz bahçeyle ilgileniyoruz her şeyi beraber yapıyoruz. 11 çocuğum var eşim öldüğü için hepsine kendim baktım. Süt satarak, yazın topladığım pancarları ve bahçede topladığım sebzeyi satarak büyüttüm onları. Köydeki yaşamımız çok güzel her şeyi kendimiz elde ediyoruz. Şehir merkezine gittiğimde hep oturuyorum kendimi hasta hissediyorum orada" dedi.

'Her şeyi kendimiz elde ediyoruz'

Yaklaşık 56 yıldır köyde yaşadığını, köy hayatının kendilerini ayakta tuttuğunu belirten Fikriye Kına (75), köy havasından kaynaklı hasta olmadıklarını köyde yaptıkları işler sayesinde ayakta kaldıklarını söyledi. Fikriye, şunları anlattı: "Sabahın erken saatlerinde uyanıp hayvanlarımızı sağıyoruz onu bitirdikten sonra köye gelip hamurumuzu yoğuruyoruz ekmek yapmak için. Sağdığımız sütleri peynir ve imansız (yağsız peynir) yapıyoruz. Genelde yaptığımız peynirleri satıyoruz. 56 yıldır köyde bu işleri yapıyorum ve hiç sıkılmadım. Yazın koyunlardan elde ettiğimiz yünü dereye götürüyoruz 3 gün boyunca yıkıyoruz temiz olması için odunlarla dövüyoruz. Temizlenmesi için ilacı var onu döküp duruladıktan sonra kurutuyoruz. Sonrasında yorgan yastık yapıyoruz. Çok zahmetli bir iş ama değiyor, hazır olanını almıyoruz. Köydeki yaşamımız çok güzel her şeyi kendi ellerimizle yapıyoruz hepsi doğal. Köyün havası suyu temiz ama şehirde öyle değil" sözlerini kullandı.

'Sürekli zamlar yapılıyor'

Çocuk yaşta evlendirilen Nuran Derinsu ise, evlendiği günden bu yana hayvancılık yapmaya başladığını dile getirdi. Nuran, "Köydeki yaşamımız hemen hemen her gün aynı geçiyor. Akşamdan çobanlar için yemek hazırlıyoruz. Sabah erken saatte yaylaya gidiyoruz sütü sağıp köye geri dönüyoruz. Köye bazen merkezden birileri gelip sütlerimizi satın alıyor bazen de biz peynir yapıyoruz yada biz sütü dondurucuya koyuyoruz kışın kullanmak için. Geçen sene 15 Tl'ye sütü satıyorduk bu sene 25 TL oldu. Sürekli zam yapılıyor ondan süt fiyatları da pahalı oldu. Mazota o kadar zam yapmışlar araç kiralayıp gidemiyoruz. Şimdi peynir zamanı geçtiği için getirdiğim sütü yağ ve imansız yaptım. Bu aylarda daha çok imansız satılıyor. Ben de bütün sütü imansız yapıyorum. Kilosunu 20 TL'den satıyoruz. Geçen sene 10 TL'den satıyorduk. Köyde her şeyimizi kendimiz ürettiğimiz ve beslediğimiz için bizim için köy hayatı her şeyden güzel, bu yüzden köyümüzü bırakıp şehre gitmiyoruz" şeklinde konuştu.