Panelde, DEM Parti Şırnak Milletvekili Ayşegül Doğan, AKP MKYK Üyesi Zeynep Alkış ve CHP Parti Meclisi Üyesi Emine Uçak Erdoğan konuşmacı olarak yer aldı.
Savaşın Kadın Üzerindeki Etkisi
Panelin ilk konuşmasını yapan CHP Parti Meclisi Üyesi Emine Uçak Erdoğan, kadınların bir araya gelmesinin önemine dikkat çekti. Erdoğan, “Türkiye’de barış, demokrasi, adalet ve kalkınma meselelerini çözmek istiyorsak, bir araya gelmeme ve sorunları sadece dönemsel olarak ele alma alışkanlıklarından vazgeçmeliyiz. Ayrıca yalnızca dönemsel mağduriyetler üzerinden tartışmayı bırakmalıyız. İrlanda modelini dinledik; bu çok önemliydi ve değişim gerektiğini açıkça gösteriyor” dedi.
Savaş ve çatışmaların çoğu zaman kadınların bedeni üzerinden yürütüldüğünü belirten Erdoğan, “Barışın da kadınların elleriyle kurulması gerekir. Araştırmalar, kadınların müzakere süreçlerinde yer almasının başarı ihtimalini yüzde 35 artırdığını gösteriyor. Buna rağmen dünya genelinde kadınların barış masalarındaki temsili sadece yüzde 13 civarında” diye konuştu.
Barışın İnşasında Ortak Akıl
AKP MKYK Üyesi Zeynep Alkış ise barışın önemine dikkat çekerek, “Barış pamuklara sarılacak kadar önemli. Savaşın nesnesi ve öznesi kadındır, havzası da kadındır. Barış, siyasal bir sonuç olduğu kadar bir süreçtir. Kadınlar erkeklerden daha detaycıdır. 1921 Anayasasında Kürtlerin varlığı yer alırken, 1924’te tek millet ve tek dil anlayışı benimsendi. Lozan Antlaşması ile Kürtler için derinleşmiş bir sorun oluştu” dedi.

Çatışmalı Süreçten Barışa
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, çatışma süreçlerinin yol açtığı acılara dikkat çekti: “Son 50 yıl, çatışma ve acıyla geçti. Ancak artık bu süreç, demokratik ve kalıcı bir barış arayışıyla şekilleniyor. Cizre’de doğdum, gençliğim orada geçti. 1980’ler ve 90’lar kolay yıllar değildi; en korkunç yıllar o dönemdi. 2016’ya kadar yaşananlar ise dayanılmaz noktaya ulaştı.”
Doğan, Cemile Çağırga ve Taybet İnan’ın katledilmesine işaret ederek, “Cizre, mezarsız ölülerin en çok olduğu coğrafyadır. Bu acıları unutmamalıyız. En büyük acılar kadınlara yaşatıldı. Bu yüzden toprakların kadınları Êzidî, Keldani, Süryani, Kürt, Alevi fark etmeksizin deneyim ve tecrübelerine güvenerek barışı kurabilir” ifadelerini kullandı.
Barışın toplumsallaşmasının önemine vurgu yapan Doğan, “İnsanlar güven duymuyor, yeniden yıkılmaktan korkuyor. Yeni kuşaklar aynı sonları görme riskiyle karşı karşıya. Başaramamak gibi bir şansımız yok. Bu işi sadece siyasi partilere bırakamayız. Her yurttaş, bu savaşın son bulması için sorumluluk hissetmeli. Ve en çok da kadınlar, çünkü en büyük bedeli onlar ödedi, en büyük barışı da onlar kurabilir” dedi.
Doğan, kadınların barış sürecindeki rolüne dair sözlerini şöyle tamamladı: “Kadınlar olarak güçlü bir şekilde örgütlenip barışı inşa edebiliriz. Pamuklara sarmamız gereken bir süreç, geçmişten ders çıkaracağımız ve ezberlerimizi bozacağımız bir süreç.”
Panel, soru-cevap bölümü ile sona erdi.





