İran’da son dönemde art arda gelen idam infazı haberleri, cezaevlerinde tutulan mahpusların yakınlarını derin bir kaygıya sürüklüyor. Özellikle idam cezası verilen kadın siyasi tutukluların durumuna ilişkin belirsizlik, kamuoyunda endişeyi daha da büyütmüş durumda.
Kadın hakları savunucuları ve uluslararası insan hakları kuruluşları, İran’daki yargı süreçlerinin şeffaflıktan uzak olduğunu ve siyasi davalarda adil yargılama ilkelerinin ihlal edildiğini belirtiyor. Bu kapsamda, idam cezalarının derhal durdurulması için küresel düzeyde çağrılar yapılıyor.
Nujinha’da yer alan habere göre, 30 yaşındaki Mahbube Şabani, geçtiğimiz yıl Ocak ayında düzenlenen protestolar sırasında gözaltına alındı. “Devlete karşı savaş açmak” ve “yaralı eylemcilere yardım etmek” suçlamalarıyla yargılanan Şabani, Meşhed kentindeki Vakilabad Cezaevi’nin kadınlar koğuşunda tutuluyor. Şabani hakkında verilen idam cezasının her an infaz edilebileceği belirtiliyor.
Öte yandan Werişe Muradi, Pexşan Ezizi ve Şehnaz Tabari’nin de benzer şekilde idam tehdidi altında olduğu ifade ediliyor. İnsan hakları örgütleri, özellikle son aylarda kadın mahpuslara yöneltilen suçlamaların idamla sonuçlanacak şekilde kurgulandığına dikkat çekiyor.
Hak savunucuları, söz konusu davalarda yeterli hukuki güvencelerin sağlanmadığını, tutukluların avukatlara erişimlerinin kısıtlandığını ve yargılamaların uluslararası standartlara uygun yürütülmediğini dile getiriyor. Bu durumun, yaşam hakkının ciddi biçimde ihlal edildiği anlamına geldiği vurgulanıyor.
Aileler ise günlerdir yakınlarından haber alamadıklarını belirterek, infazların gizli şekilde gerçekleştirilebileceği endişesini taşıyor. Uluslararası toplumun sessiz kalmaması gerektiğini ifade eden hak örgütleri, İran yönetimine idam cezalarını durdurma ve adil yargılama süreçlerini işletme çağrısında bulunuyor.