İran'da savaş öncesinde başlayan ekonomik kriz, son dönemde yaşanan gelişmelerle birlikte daha da derinleşti. Uluslararası yaptırımlar, ekonomik ambargolar, yüksek enflasyon ve savaşın etkileri milyonlarca İranlının yaşam koşullarını ağırlaştırırken, toplumda giderek büyüyen bir geleceksizlik duygusu dikkat çekiyor.

Ülkede uzun süredir devam eden ekonomik sorunlar nedeniyle vatandaşlar yalnızca artan hayat pahalılığıyla değil, aynı zamanda geleceklerine dair plan yapamamanın yarattığı belirsizlikle de mücadele ediyor.

Bir Ailenin Hikâyesi Krizin Boyutunu Gözler Önüne Seriyor

Ekonomik krizin toplum üzerindeki etkisini ortaya koyan örneklerden biri de güvenlik gerekçesiyle kimliği açıklanmayan genç bir İranlı çiftin yaşadıkları oldu.

Orta gelir grubunda sayılabilecek bir yaşam standardına sahip olan çiftin her iki ferdi de çalışmasına rağmen, artan enflasyon ve gelir kaybı nedeniyle geçimlerini sağlamakta zorlanmaya başladı.

Kadın, daha önce rejimi açık şekilde eleştirdiği gerekçesiyle devlet kurumlarında çalışma hakkını kaybetti. Bunun üzerine kendi imkânlarıyla küçük bir dükkân açtı. Ancak elde edilen gelir, aile bütçesini karşılamaya yetmedi.

Trump: "Hürmüz Boğazı'nın Güvenliğini Biz Sağlayacağız"
Trump: "Hürmüz Boğazı'nın Güvenliğini Biz Sağlayacağız"
İçeriği Görüntüle

Asgari Ücret Geçinmeye Yetmedi

Ekonomik koşulların ağırlaşmasıyla birlikte ailenin mali durumu hızla kötüleşti.

28 Aralık'ta Tahran Çarşısı'nda ekonomik taleplerle başlayan protestolar döneminde aile artık yoksulluk sınırına kadar geriledi.

Ailenin erkek bireyi, tercümanlık yaptığı asıl işinin yanı sıra yük taşıma ve gündelik işlerde çalışmasına rağmen iki kişilik ailesinin temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldi.

Yaşadıkları ekonomik sıkıntılar nedeniyle daha küçük ve daha düşük kiralı bir eve taşınmak zorunda kaldılar.

Savaşla Birlikte İletişim Koptu

İran'da protestoların ardından başlayan savaş süreci, ülkedeki iletişim ağlarını da olumsuz etkiledi.

Uzun süre kendilerine ulaşılamayan aileyle yeniden bağlantı kurulduğunda ilk çocuklarını bekledikleri öğrenildi.

Ancak mutluluklarının yanında ciddi kaygıları da vardı.

Çift, İran'da sağlık sigortası sisteminin yetersizliği ve sağlık hizmetlerinin yüksek maliyetinden dolayı doğum sürecini nasıl karşılayacaklarını düşünüyordu.

Ailenin babası, doğum masraflarını karşılayabilmek amacıyla Türkiye'ye gelerek inşaat sektöründe çalışmayı dahi planladığını ifade etti.

Bebeğini Kaybetti

Daha sonraki görüşmelerde ise ailenin düşük yaptığı ve bebeklerini kaybettikleri öğrenildi.

Anne, yaşadığı acıyı anlatırken savaşın ve ekonomik krizin ortasında bir çocuk dünyaya getirmenin doğru olup olmadığını sorguladığını dile getirdi.

Ailenin yakın çevresinden bir kişi ise ülkedeki psikolojik tabloyu şu sözlerle özetledi:

"Para yok, herkes çok mutsuz, insanlar yaşamaktan yorulmuş durumda. Her gün arkadaşlarımdan intihar etmek istediklerini anlatan mesajlar alıyorum."

Geleceği Planlayamamak En Büyük Sorunlardan Biri

İran'da ekonomik kriz yalnızca yoksulluğu artırmıyor, aynı zamanda insanların geleceğe ilişkin umutlarını da zayıflatıyor.

Yıllardır siyasi yönetim tarafından "hassas süreç" söylemiyle ertelenen sorunlar, son dönemde savaşın da etkisiyle daha görünür hale geldi.

Birçok İranlı artık bir hafta sonrasını, hatta ertesi günü bile planlayamadığını ifade ediyor.

Uzmanlara göre bu belirsizlik, ekonomik sıkıntının ötesinde toplumsal bir gelecek kaygısına dönüşmüş durumda.

Banka Krizi Günlük Yaşamı Da Etkiledi

Geçtiğimiz aylarda bankacılık sistemine yönelik gerçekleştirilen siber saldırılar da ekonomik belirsizliği artırdı.

Bazı vatandaşlar kendi banka hesaplarındaki paraya ulaşamadı.

Mahabad kentinde yaşayan Nazi isimli bir vatandaşın, hesabından dolmuş parasını çekemediği için şehrin bir ucundan diğer ucuna yürümek zorunda kaldığı aktarıldı.

Esnaf Geçinmekte Zorlanıyor

Ekonomik kriz, Tahran Çarşısı'ndaki esnafı da olumsuz etkiliyor.

Çarşı esnafından Muhsin, son bir yıldır dükkân gelirinin yalnızca kira giderlerini karşılayabildiğini, borçlarını ödeyebilmek için sınır bölgelerinde sigara ticareti yapmayı düşündüğünü söyledi.

45 yaşında olmasına rağmen ailesiyle yaşamaya devam ettiğini belirten Muhsin, ekonomik şartların kendi hayatını da ciddi şekilde etkilediğini ifade etti.

Ekmek Fiyatlarında Yüzde 700 Artış

İran'ın birçok kentinde temel gıda ürünlerinde yaşanan fiyat artışları da vatandaşların alım gücünü önemli ölçüde düşürdü.

Aktarılan bilgilere göre bazı şehirlerde ekmek fiyatları savaş öncesine kıyasla yüzde 700'e varan oranlarda arttı.

Marketlerde ve fırınlarda fiyatların neredeyse her hafta değiştiği belirtilirken, birçok aile en temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor.

Ekonomik Kriz, Savaş ve Belirsizlik Aynı Anda Yaşanıyor

İran'da yaşayan milyonlarca kişi bugün yalnızca ekonomik krizle değil, aynı zamanda savaşın yarattığı belirsizlik ve siyasi baskılarla da mücadele ediyor.

Yoksulluk, yüksek enflasyon, işsizlik ve geleceğe dair umutsuzluk, toplumun geniş kesimlerini etkileyen temel sorunlar arasında yer alırken, birçok vatandaş daha güvenli ve öngörülebilir bir yaşam umuduyla çözüm bekliyor.

Kaynak: MA / Berivan Kutlu