TBMM'de Bu Hafta Hangi Konular Görüşülecek? TBMM'de Bu Hafta Hangi Konular Görüşülecek?

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkezi Örgütlenme Komisyonu Eş sözcüsü Mahfuz Güleryüz, yeniden yapılanma sürecine dair parti tabanıyla yaptıkları toplantılara dair bilgi verdi. Parti tabanının seçim sürecindeki ittifak politikasına dair eleştiri yaptığını söyleyen Güleryüz, “Eleştiriler neden ittifak yaptığına dair değil ittifak biçimine yönelikti. Türkiye’de demokratik cumhuriyetin kurulabilmesi için mutlak süreçte bir ittifak politikasının gerekli olduğu konusunda kitlemizle hem fikiriz” dedi. Güleryüz devamında “Önümüzdeki dönem politikası açısından yine ittifaktan vazgeçilmemesi yönünde çok net bir görüş var ama aynısının benzer bir ittifak sürecinin hepimiz için yıkım olacağını halklarımız çok net bir biçimde ifade ettiler” ifadelerini kullandı.

RELATED VİDEO
Play Video
HDP ile Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nin (Yeşil Sol Parti) seçimlerden sonra başlattığı yeniden yapılanma çalışmalarının ikinci aşaması olan halk toplantıları, tüm bölgelerde tamamlandı. 10 Temmuz’da başlayan ve 30 Temmuz’da sonlanan süreçte 2 bine yakın toplantı yapıldı. HDP ve Yeşil Sol Parti, toplantılarda ortaya çıkan sonuçlar üzerinden yeni yönetimlerini ve dönemsel politik hatlarını belirleyecek.

HDP Merkezi Örgütlenme Komisyonu eş sözcüsü Mahfuz Güleryüz, toplantılarda ortaya çıkan sonuçları ve önümüzdeki dönem yol haritalarına dair Mezopotamya Ajansı’na konuştu.

‘İTTİFAK POLİTİKAMIZ VE ADAY BELİRLEME SÜRECİMİZ ELEŞTİRİLDİ’


Güleryüz, “Bu sürece başlarken esasen yeniden yapılanma süreci olarak tarif etmiştik. Bu yeniden yapılanma süresi çerçevesinde meseleyi ele aldık. Dolayısıyla sadece eleştiri özeleştiri ile yetinmeyen, genel politikalarımızın değerlendirilmesi ve Türkiye siyasetinin yeniden değerlendirmesi ile geçen toplantılar oldu. Birçok başlık sunulabilir ama özellikle seçim sürecinde yaşadığımız aksaklıklara dair yoğun değerlendirme ve eleştiriler yapıldı. Bu eleştirilerin en bariz olanı ittifak politikamız, aday belirleme tarzımız ve merkezi politikalarımızın yerele yansıması gibi başlıklar oldu” diye konuştu.

‘ELEŞTİRİLER İTTİFAK YAPMAYA DEĞİL, İTTİFAK BİÇİMİNE

Yapılan eleştirilerin HDP’nin neden ittifak yaptığına değil ittifak biçimine yönelik olduğunu söyleyen Güleryüz, “Kitlemiz, HDP’nin temel karakteri olan çatı partisi uygulamasını algılamış. Dolayısıyla eleştiriler ittifak yapmamıza değildi. Bunu çok net ifade etmek lazım. Eleştiriler ittifakın biçimi üzerine oldu. Kürtler, diğer sol sosyalist bileşen ve bireylerle ittifak politikasında çok nettir. Çeşitli çevreler ittifak konusunu her ne kadar HDP’ye karşı, Yeşil Sol Parti’ye karşı, adeta bir milliyetçi dalga olarak sürekli gündemde tutuyor olsalar da, tabanımızın kafası bu konuda net. Türkiye’de demokratik cumhuriyetin kurulabilmesi için mutlak süreçte bir ittifak politikasının gerekli olduğu konusunda kitlemizle hem fikiriz” dedi.

‘HALKIN İTTİFAK GÖRÜŞÜ NET’

Türkiye’yi değiştirmenin yolu, sadece parlamenter sistem ve burada ortaya koydukları mücadele olmadığını belirten Güleryaz, “Dolayısıyla bizim geldiğimiz gelenekler, meşru siyaseti temel alan ve o hatta ilerleye, gücünü halktan alan, gücünü halk olarak gören ve gücünü sokakta bulan yapılardır. Ve böyle devam etmemiz lazımdı. Emek ve Özgürlük İttifakı kurulurken de aslında bu felsefe üzerine bina edildi. Ama uygulaması buna denk düşmedi, hepimiz bunu kabul etmeliyiz. Dolayısıyla halkımız, bu konuları enine boyuna tartıştı. Hem bize hem de müttefiklerimize çok yoğun eleştiriler geldi. Önümüzdeki dönem politikası açısından yine ittifaktan vazgeçilmemesi yönünde çok net bir görüş var ama aynısının benzer bir ittifak sürecinin hepimiz için yıkım olacağını halklarımız çok net bir biçimde ifade ettiler. Dolayısıyla yeni dönem ittifak politikası bu esasları gözeten bir yerden olmalı. Sadece temsili siyaset beklentileriyle gerçekleşen ittifakların hiç kimseyi güçlendirmeyeceği, Türkiye’nin temel sorunlarını, değiştirme dönüştürme ya da çözme noktasında irade oluşturmayacağı çok net bir şekilde açığa çıktı” diye konuştu.

'ANA KAYNAĞIMIZA DÖNMELİYİZ'

“Parlamentodaki sayımız ne olursa olsun, bunun temel değiştirici dinamik olmayacağı net olarak görülmüştür” diyen Güleryüz, “Bu açıdan bizim esasen kendi ana kaynağına dönme gibi bir derdimiz olmalı. Eğer biz bir şeyleri değiştirmek istiyorsak, çok net olarak parlamentarizmin sıkışmışlığından çıkan, temsili siyaseti esas mesele haline getirmemiş, ama bunu bir araç olarak görmüş bir felsefe ile önümüzdeki sürece yaklaşmak zorundayız” dedi.

‘ÜÇÜNCÜ YOL FELSEFESİ HAYAT BULACAK’

Partilerinin isminin önümüzdeki kongrede netleşeceğini kaydeden Güleryüz, "Tek parti çatısı altında yerel seçim çalışmalarını yürüteceğiz. Bu dönem Üçüncü Yol paradigması felsefesinin hayat bulacağı bir dönem olacak. Bunu çok büyük bir özgüvenle söylemek lazım. Çünkü bu süreçte biz seçimlerde çok başarılı bir sonuçla çıkmamış olsak bile esasen kendi sözlerinin arkasında duran, Türkiye’nin temel sorunlarına en doğru cevapları veren ve söylediğini yapan tek partiyiz. Bunu sadece bizler değil. Bunu toplumun büyük bir bölümü görüyor ve takdir ediyor. Özellikle Karadeniz’deki halk toplantılarda bu çok net bir şekilde açığa çıktı.”