Cumhurbaşkanı Erdoğan, 81 İlin Valisini Külliye’de Ağırladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 81 İlin Valisini Külliye’de Ağırladı
İçeriği Görüntüle

Hatimoğulları, kalıcı bir barış için Abdullah Öcalan’ın statüsünün yasal bir düzenleme ile tanınması ve hukuki güvence altına alınması gerektiğini söyledi.

Konuşmasına 21 Şubat Dünya Anadil Günü dolayısıyla anadili olan Arapça ile başlayan Hatimoğulları, salondakileri Arapça selamladı. Anadilin insanlığın ortak zenginliği olduğunu belirten Hatimoğulları, birçok dilin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğunu ifade etti. Hatimoğulları ayrıca Türkiye Sosyalist Hareketi’nin önemli isimlerinden Sevim Belli’yi ölüm yıl dönümünde andı.

“Yardıma Muhtaçların Sayısı Arttı”

Türkiye’de ekonominin en hayati gündem olduğunu vurgulayan Hatimoğulları, dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 43 bin 415 lira, yoksulluk sınırının ise 105 bin lira olduğunu belirtti. Eskiden tek asgari ücretle geçinen bir ailenin bugün dört asgari ücretle dahi yoksulluk sınırını aşamadığını ifade eden Hatimoğulları, Türkiye'de yardıma muhtaç kişi sayısının yüzde 51,6 oranında arttığını söyledi.

En düşük emekli maaşı ve asgari ücretin en az yoksulluk sınırının yarısına denk gelecek şekilde belirlenmesi gerektiğini dile getiren Hatimoğulları, “Açlığın ve yoksulluğun idare edilebilir bir yanı kalmamıştır” dedi.

“Tabiat Sermayeye Peşkeş Çekiliyor”

İktidarın ekonomi politikalarını eleştiren Hatimoğulları, doğal alan kaybında Türkiye’nin Avrupa’da ilk sırada olduğunu söyledi. “Hava, su, toprak ve deniz ticari bir mal değildir” diyen Hatimoğulları, ormanların ve kıyıların rant politikalarına kurban edilmesine izin vermeyeceklerini ifade etti.

“Gençler Ne Eğitimde Ne İstihdamda”

OECD verilerine göre her dört gençten birinin ne eğitimde ne istihdamda olduğunu belirten Hatimoğulları, gençlerin büyük bölümünün geleceğini yurt dışında gördüğünü söyledi. 2025’in son çeyreğinde her beş genç kadından birinin işsiz olduğunu ifade eden Hatimoğulları, üniversite öğrencilerinin yurda giriş saatlerinin ailelerine SMS ile bildirilmesini “patriyarkal vesayet” olarak nitelendirdi.

“Türkiye Kritik Bir Eşikte”

Hatimoğulları, Türkiye’nin tarihi bir dönemeçten geçtiğini belirterek, İmralı heyetinin 18 Şubat’ta yaptığı açıklamada yer alan “Birlikte nasıl yaşayacağız?” sorusunun ülkenin temel sorusu olduğunu söyledi. Şiddetin devreden çıktığı, sözün ve siyasetin öne çıktığı bir döneme ihtiyaç olduğunu vurguladı.

Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun raporunu da değerlendiren Hatimoğulları, raporun eksiklikler içerdiğini ve kullanılan dilin çözüm dili olmadığını savundu. Kürt meselesinin yalnızca güvenlik ve terör parantezine sıkıştırılamayacağını belirtti.

“AİHM ve AYM Kararları Uygulanmalı”

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının uygulanması için yeni bir yasal düzenlemeye gerek olmadığını dile getiren Hatimoğulları, Demirtaş, Yüksekdağ, Kavala ve Can Atalay’ın durumuna dikkat çekti. Kayyım uygulamalarının sona erdirilmesi çağrısında bulundu.

“Müzakere Dilinə Dönmek Zorundayız”

İnkar siyasetinin geçmişte isyanları doğurduğunu söyleyen Hatimoğulları, artık şiddet dilinden vazgeçilmesi ve müzakere diline dönülmesi gerektiğini ifade etti. Barışın temennilerle değil, yasalar ve kurumlarla inşa edilebileceğini belirtti.

“Öcalan’ın Statüsü Yasal Düzenleme ile Tanınmalı”

Hatimoğulları, “Kalıcı bir barış için Sayın Öcalan’ın statüsü yasal bir düzenleme ile tanınmalı ve hukuki güvence altına alınmalıdır” dedi. Kürtler için barış, Türkiye geneli için demokrasi yaklaşımının hızla hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Muhaliflere yönelik soruşturmaların sona erdirilmesi ve kayyım uygulamasının kaldırılması çağrısında bulundu.

27 Şubat’ın yıl dönümüne yaklaşılırken somut yasal adımlar atılması gerektiğini belirten Hatimoğulları, konuşmasını Nazım Hikmet’in “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine” dizeleriyle tamamladı.

Kaynak: MA