Komedyen Deniz Göktaş cezaevinden çıktı
Komedyen Deniz Göktaş cezaevinden çıktı
İçeriği Görüntüle

Amed 2'nci Halay Festivali kapsamında gerçekleştirilen panelde, Kürt dili, kültürü ve folklorunun önemi değinildi. Dilawer Zeraq ise halay ve dil arasındaki güçlü bağa vurgu yaptı.

Dicle Fırat Kültür Derneği, Kadın Kültür Sanat ve Edebiyat Derneği ve Sanatça Organizasyonu, Amed’de 2’nci Halay Festivali’nin startını Sûr ilçesinden ÇandAmed Kongre Merkezi’ne yaptığı yürüyüş ile verdi. Yürüyüşün ardından aynı yerde Kürt dili, kültürü ve folkloru üzerine panel düzenlendi. Panelde Dr. Hikmetin Atlı ve Dilawer Zeraq konuşmacı olarak yer aldı. Mizgin Yıldırım ise moderatörlük yaptı.

Panelde konuşan Dr. Hikmettin Atlı, folklorun toplum ve birey üzerindeki etkisine değindi. Bireylerin streslerini de atmak için folklora yöneldiğini, bu yöntemle stersin getirebileceği hastalıkların da ötelediğini dile getirdi. Atlı, Zerdüşt inancına da değinerek, bu inanca sahip kimselerin inancı yayma sırasında bir coşku, folklorik özellikler taşıyan ritüeller de kullandığını paylaştı. Şu anda var olan folklorik esintilerin birçoğunun buradan da beslendiğini ifade eden Atlı, “Kürtler, bir halk olarak var. Aynı zamanda bu halkın içinde çeşit çeşit kültürlere sahip, farklı kategoriler içinde ele alabileceğimiz ‘gruplar’ da var. Her birinin olaylara, kültüre karşı hisleri farklı olabiliyor. Kürtlük, bir kimliktir ve sürekli dinamik bir halde. Statik bir şekilde durmuyor. Bu durum nedeniyle asimilasyona karşı olumlu sonuçlar da doğuruyor” ifadelerini kullandı.

Atlı, Kürtlerin sahip olduğu lehçeler ve inançlara da işaret ederek, zengin bir kültüre sahip olduğunu ve bu durumun onların kimliğini daha da güçlü kıldığını ifade etti. Atlı, “Mesele Kürt kimdir değildir! Mesele Kürt kim değildir! Bunu folklorda görüyoruz. Hikaye, masal, atasözleri vb. değerlere baktığımızda pek çok şey görüyoruz. Kürtlerin kendilerini ne şekilde tanımladığını veya tanımlamadığını görüyoruz” dedi.

‘HALAYDAKİ HER OYUN DİLLE BAĞLANTILIDIR’

Söz alan Dilawer Zeraq, her halk ve topluluğun coğrafyaya göre kültürünün de şekillendiğini ifade etti. Zeraq, dil, mekan, siyasi ve toplumsal kimliğin önemine işaret etti. Kültürün dil üzerinde var olduğunu belirten Zeraq, “Halaydaki her oyun dil ile doğrudan bağlantılıdır. Halayda atılan her adımın bir anlamı olduğunu düşünüyorum. Örneğin buğday biçilirken kullanılan orağın atılış şeklinin bir amacı ve anlamı var. Halaya da atılan adımlara ve her oyunun kendine has dili, anlamı olduğunu söyleyebiliriz. Her dil bulunduğu coğrafyayı yansıtır ve rengini alır. Kürtlerin inancı bile kültürüne göre farklı olduğunu söyleyebiliriz. Müslüman Kürtlerin Müslüman farslardan ya da Hristiyan Kürtlerin Rusya’da yaşayan Hristiyanlardan daha farklı olduğunu en azından farklı anlamlar yükleyerek, farklı yaşadığını söyleyebiliriz” şeklinde konuştu.

‘DİL DÜŞÜNCEYİ DE DUYGUYU DA VAR EDİYOR’

Düşünmenin ve hissetmenin dil ile mümkün olduğunu ifade eden Zeraq, “Örnek vermek gerekirse dilimiz sayesinde oluşan düşünceler, ilk önce beynimizde var olur. Yani sevmeyi kabul ediyor ardından kalbimiz bunu kabul ediyor. Giydiğimiz elbiseler de anlamını yitirmeli. Bizde bir anlam yaratımına neden olmalı. Bu durumla ancak kültürü yaratabilir” diye kaydetti.

‘KÜRTLERİN DİLİ VAR, KONUŞUYORUZ’

Kültüralizme de değinen Zeraq, “Türkiye kurulduğunda Kürtler politik bir halk değildi. Kültürleri de doğru düzgün canlı değildir. Manasız bir ses çıkartıyor. Dili bile anlamsız sesler çıkarıyordu. Hala da bizi politik olarak görmüyorlar. Meclis’te ‘Anlaşılmayan dil deniliyor değil mi? Her hangi bir dilin ismini söylediğinde ne olduğu anlaşılıyor. Örneğin İngilizce dediğinde herkesin aklına İngilizce gelir. Ancak anlaşılmayan dil dediğinde barbarlık suçlamasında da bulunmuş oluyorsun. Kürtlere dilinin olmadığını söylediler. Ama bakın, var ve şu anda konuşuyoruz! Türkler sürekli kültürünü Kürtlerin, Lazların üstünde görüyor. Bütün kültür ve dillerin önemi aynı olmalı. Kürtlerin kültürü eski dönemlere ait bir kültür olarak tabir ediliyor ve güne hitap etmediği dile getiriliyor ya da yansıtılıyor. Bunu yaptıklarında diğer yapanların kültürleri gelişiyor ancak Kürtlerin kültürleri ise geride kalmış oluyor. Amaç biraz bu” diye konuştu.

‘KÜRTLER DE KÜLTÜRLERİNE SALDIRIYOR’

Kürtlerin de kültürlerine yönelik saldırı içinde olduğunu ifade eden ve sanal medyada tepki toplayan görüntüler üzerinden bu durumu aktarmaya çalışan Zeraq, Kürtlerin halay oynarken batıya ait müzikler ile oyunlarını dejenere etmeye çalıştığını ancak bu durumun yaratabileceği tehlikelerin farkında olmadığını söyledi. Zeraq, Kürt kültürünün zengin bir kültür olduğunun bilinmesi gerektiğini kaydetti.

Zeraq, sanattan futbolla kadar uzanan pek çok alanına işaret ederek, Kürtlerin kültürlerini bu alanlarda yaşatmaya ve daha da evrensel hale getirmeye çalıştığını belirtti. Zeraq, Kürtlerin başka kültürleri de taklit etmeye başladığını ve bu durumun Kürtlere ve kültürüne zarar verdiğini ifade ederek, uyarılarda bulundu.

Panel, soru ve cevaplar ile devam etti.