Her hafta sürdürülen eylemde, gözaltında kayıpların unutulmadığı vurgulanarak adalet çağrısı yinelendi.
Yüksekova’da gerçekleştirilen basın açıklamasına; İHD Hakkari Eş Başkanları Sibel Çapraz ve Ozan Akbaş, DEM Parti Yüksekova İlçe Eş Başkanı Abdullah Kırmızıgül, DBP İlçe Eş Başkanı Reşit Güneç, Yüksekova Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı İrfan Sarı, KESK Hakkari Dönem Sözcüsü Tahir Tekinalp, Cumartesi Anneleri, kayıp yakınları ve çok sayıda yurttaş katıldı.
Basın açıklamasını İHD Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Dindar Koç okudu. Açıklamada, Mehmet Mehdi Akdeniz’in gözaltında kaybolmasına giden sürece ilişkin ayrıntılı bilgilere yer verildi.

Köy operasyonu ve gözaltı süreci
Açıklamada, 20 Şubat 1994 tarihinde Diyarbakır’ın Kulp ilçesine bağlı Karaorman Köyü’ne, Kulp İlçe Jandarma Komutanlığı’na bağlı askerler tarafından operasyon düzenlendiği hatırlatıldı. Operasyon sırasında köyde bulunan yurttaşların evlerinden çıkarılarak köy meydanında toplandığı, bazı evlerin ise ateşe verildiği ifade edildi.
Köylülerin gözü önünde isimleri okunan 6 kişinin askerler tarafından şiddete maruz bırakılarak gözaltına alındığı, gözaltına alınanlar arasında 22 yaşındaki Mehmet Mehdi Akdeniz’in de bulunduğu belirtildi. Gözaltına alınan kişilerin daha sonra askeri araçlarla Kulp ilçe merkezine götürüldüğü kaydedildi.
Açıklamada, gözaltına alınan 6 kişiden 4’ünün 18 gün sonra serbest bırakıldığı, Faik Akdeniz’in ise tutuklanarak Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi’ne sevk edildiği aktarıldı. Tanık beyanlarına göre Mehmet Mehdi Akdeniz’in bir süre Kulp ve Silvan İlçe Jandarma Komutanlıklarında tutulduğu, ardından Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı’na götürüldüğü ve bu tarihten sonra kendisinden bir daha haber alınamadığı ifade edildi.

Başvurular sonuçsuz kaldı
Ailenin, Mehmet Mehdi Akdeniz’in akıbetinin öğrenilmesi için Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi’ne yaptığı başvuruların sonuçsuz kaldığı belirtilen açıklamada, 11 Mayıs 1994 tarihli resmi yanıtta gözaltı kayıtlarında Akdeniz’in ismine rastlanmadığının bildirildiği hatırlatıldı.
İç hukuk yollarından sonuç alınamaması üzerine ailenin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurduğu belirtilen açıklamada, AİHM’in verdiği kararla Türkiye’yi yaşam hakkının ihlali ve etkili soruşturma yürütülmemesi gerekçeleriyle mahkûm ettiği vurgulandı.
“Kayıplarımızı sormaktan vazgeçmeyeceğiz”
Açıklamada, gözaltında kayıpların insanlığa karşı işlenen suçlar kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ifade edilerek, faillerin ortaya çıkarılması ve etkin soruşturmaların yürütülmesi çağrısı yapıldı. Kayıp yakınları, yıllardır süren belirsizliğin acıyı derinleştirdiğini belirterek adalet taleplerini yineledi.
Basın açıklamasının ardından eyleme katılanlar, Mehmet Mehdi Akdeniz ve tüm gözaltında kayıplar için 1 dakikalık oturma eylemi gerçekleştirdi. Eylem, “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” çağrısıyla sona erdi.






