20 Yıldır Kendi İmkânlarıyla Sanatı Yaşatıyor: Metin Akmaz’ın Sessiz Mücadelesi

Hakkâri’de yaklaşık 20 yıldır kültür ve sanata adanmış sessiz ama derin bir emek var. Sanatçı, eğitmen ve fotoğraf elçisi Metin Akmaz, hiçbir kurumsal destek almadan yürüttüğü çalışmalarıyla yüzlerce gencin hayatına dokundu.

Tüm imkânsızlıklara rağmen sanattan vazgeçmeyen Akmaz, kendi maddi olanaklarıyla resim, fotoğraf, el sanatları ve kültürel faaliyetler yürüttü. En büyük hedefi ise gençleri kötü alışkanlıklardan uzak tutarak sanata, spora ve eğitime yönlendirmek oldu. Bu süreçte çok sayıda öğrenci sergilere katıldı, kültürel etkinliklerle tanıştı ve üretmenin parçası haline geldi.

Sanat Sergilendi, Emek Görünmez Kaldı

Metin Akmaz’ın tamamen bireysel çabasıyla ortaya koyduğu kültür ve sanat çalışmaları, üç yıl boyunca çeşitli protokol ve resmî etkinliklerde sergilendi. Ancak Akmaz, bu çalışmalar karşılığında herhangi bir maddi ya da manevi destek almadığını, emeğinin çoğu zaman geri planda kaldığını dile getiriyor.

141723

Durumu tek bir cümleyle özetliyor:

“Sanat yaşadı ama sanatçı görünmedi.”

900 Öğrenciye Kendi Maaşıyla Dokundu

Akmaz, üç yıl boyunca kardeşiyle birlikte Gençlik Merkezi faaliyetlerinde görev aldı. Bu süreçte aldığı EYS ücretinin tamamını öğrenciler için harcadığını belirtiyor.

Yaklaşık 900 üniversite, lise ve ortaokul öğrencisini kendi imkânlarıyla gezilere götürdü; sergiler düzenledi. Öğrencilere yemek, kitap, yöresel hediyeler ve akıl-zeka oyunları temin etti.
Ayrıca annesinin 20 yıllık el emeği olan kültürel ürünleri bu çalışmalara dâhil ederek, kaybolmaya yüz tutmuş değerlerin yaşatılmasına katkı sundu.

Şimdi Bir Köy Okulunda Umut Oluyor

Yaşadığı tüm zorluklara rağmen eğitimden ve sanattan kopmayan Metin Akmaz, şu anda Van’ın Başkale ilçesine bağlı Uğurlu Köyü’nde ücretli öğretmen olarak görev yapıyor.

Hakkari’de Kar Alarmı: Zabıta Ekipleri Hafta Sonu Mesaiye Çıktı
Hakkari’de Kar Alarmı: Zabıta Ekipleri Hafta Sonu Mesaiye Çıktı
İçeriği Görüntüle

Yaklaşık 70 öğrencinin bulunduğu köy okulunda 3. ve 4. sınıflara ders veren Akmaz, eğitimin ilk gününde okul önünde kardan yaptığı figürlerle millî okçuluk, voleybol, tenis ve kitap okuma temalarını canlandırdı. Amaç, çocukları sporla ve sanatla tanıştırmaktı.

Hayatında ilk kez top gören, balonla tanışan öğrenciler için yazı tahtaları, akıl-zeka oyunları ve çeşitli sosyal etkinlikler hazırladı. Tüm masrafları ise yine kendi öğretmen maaşıyla karşıladı.

Akmaz, yaptığı çalışmaları şu sözlerle anlatıyor:

“Bir çocuğun sanata yönelmesi, sporla tanışması benim için en büyük kazançtır.”

Sessiz Ama Güçlü Bir Hikâye

Metin Akmaz’ın hikâyesi; Türkiye’de bireysel çabayla ayakta duran, çoğu zaman görünmeyen ama derin izler bırakan bir kültür ve sanat emeğini gözler önüne seriyor.
O, siyasetin ve çıkar ilişkilerinin değil; çocukların hayallerinin, sanatın birleştirici gücünün ve eğitimin dönüştürücü etkisinin yanında durmayı seçiyor.

Bu hikâye yalnızca bir sanatçının değil; bir annenin el emeğinin, bir öğretmenin vicdanının ve bir kentin kaybolmaya yüz tutmuş kültürel değerlerinin hikâyesi olarak dikkat çekiyor.