İzmir’deki hastane açılışında iş insanı Rahmi Koç tarafından anlatılan ve Kürt kadınlarını hedef alan fıkraya yönelik Hakkari'deki tepki dalgası büyüyerek devam ediyor. Kentteki dinamik yapıların tepki gösterdiği olaya bir sert eleştiri de Hakkari Dayanışma ve Bilgi Platformu’ndan geldi. Platform, yayımladığı yazılı açıklamada kadın bedeni ve etnik kimlik üzerinden yapılan siyaseti ve mizahı sert bir dille lanetledi.

"Kadın Hiç Kimsenin Mezesi Değildir"

Hakkari Dayanışma ve Bilgi Platformu tarafından yapılan açıklamada, kadının toplumdaki kutsallığına ve evrenselliğine vurgu yapıldı. Kadın kimliğinin maddiyat veya makam gücüyle küçümsenemeyeceğini belirten platform, şu ifadeleri kullandı:

Hakkari CİSAD'dan Cilo Sat Buzullarına Tarihi Doğa Yürüyüşü
Hakkari CİSAD'dan Cilo Sat Buzullarına Tarihi Doğa Yürüyüşü
İçeriği Görüntüle

"Kadının ırkı yoktur. İnsanoğlunu doğuran, geçmişten günümüze her döneme damga vurmuş ve tarihin seyrini değiştirmiş ilk öğretmen, cenneti ayakları altına alınan kutsal bir varlıktır kadın. Kadın hiç kimsenin ve hiçbir kesimin mezesi değildir. Üç beş kuruş parası ile kalkıp kadın bedeni hakkında yorum yapan, insanlıktan nasibini almamış, cahiliye devrindeki haramilerden farkı olmayan bu ve buna benzer zihniyetler elbette yok olmaya mahkum olacaklar."

"Asıl Üzücü Durum Çevresindekilerin Gülesidir!"

Açıklamada, fıkrayı anlatan Rahmi Koç kadar salonda bulunan ve bu sözleri kahkahalarla karşılayan eski Başbakan Binali Yıldırım ve diğer protokol üyeleri de sert bir dille eleştirildi. Söylemin etnik boyutuna dikkat çekilen metinde şu ifadelere yer verildi:

"Hiçbir ideoloji, hiçbir görüş kadın ve kadın bedeni üzerinde siyaset yapmamalıdır. Çünkü o Allah'ın insanlığa emanetidir. Saçma sapan bir fıkra ile kadını aşağılayıcı ifadeler sergileyen, hele hele özellikle bir ırkı hedef gösterilmesi kabul edilmez bir durumdur. Ama asıl üzücü durum çevresindekilerin tepkisidir. Bu fıkraya gülen kişilerin aklına şaşar ve insanlıklarından şüphe duyarız. Şiddetle kınıyoruz..."

Hakkari'de baro, siyasi partiler ve derneklerin ardından platformların da ortak bir refleks göstererek açıklamalar yapması, krizin kent genelinde uyandırdığı infialin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi.