Eğitim Destek Emekçileri Sendikası (EDE-SEN) Genel Merkez Yönetim Kurulu adına Genel Başkan Yeşim Güler tarafından yapılan açıklamada, Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde görev yapan ücretli öğretmenler ile ücretli usta öğreticilerin yaşadığı sorunların bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiği belirtildi.
Açıklamada, özellikle halk eğitimi merkezlerinde uygulanan kota ve ders saati sınırlamalarının hangi ölçütlere göre belirlendiğinin kamuoyuyla paylaşılması gerektiği vurgulandı. Kurs açılmaması veya ders saatlerinin azaltılması nedeniyle görev alamayan eğitimcilerin gelir kaybına uğradığına dikkat çekilerek, kaynak planlamasının eğitim ihtiyacı ve hakkaniyet ilkeleri doğrultusunda yapılması istendi.
Görevlendirmelerde şeffaflık talebi
Görevlendirme süreçlerine de değinilen açıklamada, başvuru şartlarının, puanlama ölçütlerinin ve sonuçların erişilebilir, gerekçeli ve denetlenebilir olması gerektiği ifade edildi.
Kamu kurumları ile bazı kuruluşlar ve sivil toplum örgütleri arasında yürütülen eğitim iş birlikleri kapsamında açılan kurslarda, öğretici belirleme yöntemleri ve kaynak kullanımıyla ilgili soruların da yanıtlanması istendi.
Sendika, olası usulsüzlük iddialarının herhangi bir kişi veya kurumu peşinen suçlayacak şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, protokol metinleri, kurs onayları, puan listeleri ve görevlendirme kararlarının yetkili makamlarca tarafsız biçimde incelenmesini talep etti.
“Eğitim emekçileri birbirinin rakibi değildir”
EDE-SEN açıklamasında, norm kadro fazlası öğretmenlerin yerleştirilmesi, ücretli öğretmenlerin ders ihtiyacına göre görevlendirilmesi ve usta öğreticilerin kurs açılışlarına bağlı çalışma koşullarının birbirine karşıt haklar olarak görülmemesi gerektiği kaydedildi.
Eğitim çalışanlarının haklarının birlikte gözetilmesi gerektiğine işaret edilen açıklamada, bir eğitimcinin hakkını koruyan çözümün başka bir eğitimciyi belirsizlik içinde bırakmaması gerektiği ifade edildi. Planlama süreçlerinde çalışanların koşullarının yanı sıra kursiyerlerin eğitim ihtiyaçlarının da dikkate alınması çağrısı yapıldı.
Gelir kaybı ve sigorta sorunlarına dikkat çekildi
Ücretli öğretmenler ve usta öğreticilerin çalışma koşullarına ilişkin değerlendirmelerde, her yıl yeniden görevlendirilme kaygısı, kurslar arasındaki gelir boşlukları ve fiilî çalışma süreleriyle sınırlı sigorta primlerinin önemli sorunlar arasında yer aldığı belirtildi.
İzin, hastalık ve resmî tatil dönemlerinde yaşanabilen ücret kayıplarının da eğitim emekçilerinin yaşamını zorlaştırdığı ifade edildi. Sendika, çalışma statülerinin açıklığa kavuşturulmasını, sosyal güvenlik haklarının güçlendirilmesini ve sürdürülebilir iyileştirmeler yapılmasını istedi.
Kurumlarda yaşandığı öne sürülen baskı, mobbing ve kayırmacılık iddialarının ise gizlilik, tarafsızlık ve somut deliller esas alınarak incelenmesi gerektiği vurgulandı.
Personel sayıları ve sendikal haklar gündemde
Açıklamada, ücretli usta öğreticiler ile ücretli öğretmenlerin toplam sayısına ilişkin yaklaşık 300 bin kişilik değerlendirmenin resmî olarak doğrulanmış bir veri olmadığı belirtildi.
Sağlıklı politikalar geliştirilebilmesi için iki grubun güncel personel sayılarının, görevlendirme sürelerinin ve sosyal güvenlik durumlarının ayrı ayrı açıklanması gerektiği kaydedildi.
SGK ve ilgili idari kayıtlardaki iş kolu ve kod uyuşmazlıklarına ilişkin bildirimlerin de incelenmesini isteyen EDE-SEN, sendika üyeliği ve örgütlenme hakkına ilişkin belirsizliklerin giderilmesi çağrısında bulundu. Açıklamada, sendikayla ilgili devam ettiği belirtilen yargısal süreç hakkında kesinleşmiş bir karar varmış gibi değerlendirme yapılmaması gerektiği de ifade edildi.
Mevzuata uygun çözüm çağrısı
EDE-SEN, taleplerinin değerlendirilmesinde Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Kurumları Yönetmeliği’nin 26 ve 57’nci maddeleri ile Anayasa’nın eşitlik, sendikal haklar ve uluslararası anlaşmalara ilişkin 10, 51 ve 90’ıncı maddelerine dikkat çekti. ILO’nun 87 ve 98 sayılı sözleşmelerinin de hukuki çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini belirten sendika, somut işlemlerin mevzuata uygunluğunun güncel düzenlemeler ve ilgili belgeler doğrultusunda incelenmesini istedi.
EDE-SEN’den beş maddelik talep
Sendika, çözüm için şu adımların atılmasını talep etti:
- Ücretli öğretmenler ile usta öğreticilerin sayılarının, çalışma sürelerinin ve sosyal güvenlik verilerinin ayrı ayrı açıklanması.
- Kota, kurs açma, iş birliği protokolleri ve görevlendirme ölçütlerinin şeffaf ve denetlenebilir hâle getirilmesi.
- Çalışma statüsü, gelir sürekliliği, sigorta primleri ve özlük haklarının iyileştirilmesi için somut bir takvim oluşturulması.
- Sendikal haklara ilişkin idari belirsizliklerin giderilmesi ve iddiaların belge temelinde tarafsız biçimde incelenmesi.
- Millî Eğitim Bakanlığı, ilgili kamu kurumları, eğitim emekçileri ve sosyal tarafların katılımıyla çözüm odaklı bir istişare mekanizması kurulması.
Açıklamanın sonunda EDE-SEN Genel Başkanı Yeşim Güler, ilgili bakanlıkların ve kamu kurumlarının talepleri yapıcı diyalog çerçevesinde değerlendirmesini beklediklerini belirtti.
Sendika, eğitim emekçileri için ayrıcalık değil eşitlik ve adalet, belirsizlik yerine güvence, karşıtlık yerine ortak çözüm istediklerini vurguladı.






