Hakkâri’nin önemli tarihi değerlerinden biri olan Bay Kalesi, çevresinde yürütüldüğü belirtilen çalışmalar nedeniyle yeniden gündemde.

Tarihi yapısı ve doğal kayalıklarıyla kentin siluetinin önemli parçalarından biri olan kalenin eteklerinde iş makineleriyle yollar açıldığı, bazı kayalık alanların ise taş ocağı amacıyla yontulduğu belirtiliyor. Bölgede yapılaşmaya yönelik çalışmaların da tarihi alanın bütünlüğü açısından tartışmalara neden olduğu ifade ediliyor.

Bay Kalesi’nin zirvesinin uzun yıllardır güvenlik güçleri tarafından karakol olarak kullanıldığı bilinirken, bölgede Özel Harekât binasının yapılmasıyla birlikte kalenin orta bölümünde helikopter pisti oluşturulduğu da belirtiliyor.

Mimar Kaya: “Bana kalenin sadece zirvesinin sit alanı olduğu söylendi”
Konuyla ilgili ilgili kurumlarla görüşmeler gerçekleştirdiğini belirten gazeteci Mimar Kaya, kendisine aktarılan bilgilerin kalenin hukuki statüsü açısından dikkat çekici olduğunu söyledi.

Kaya, yaptığı görüşmelerde Bay Kalesi’nin zirvesinin sit alanı olduğu, ancak orta bölüm ve eteklerinin sit alanı kapsamında bulunmadığının kendisine iletildiğini ifade etti.

Ancak kalenin yalnızca zirvesinden ibaret değerlendirilemeyeceğini belirten Kaya, tarihi yapının çevresindeki doğal kayalıklar ve etekleriyle birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı.

Kaya, “Bay Kalesi’ni sadece zirvesinden ibaret görmek doğru değil. Zaten zirvesi de güvenlik gerekçesiyle tahrip edildi. Kale, kentin estetik ve tarihsel kimliği açısından bir bütündür. Zirvesi korunurken eteklerinin ve orta bölümünün yapılaşmaya ya da taş ocağı faaliyetlerine açılması, bütüncül koruma anlayışı açısından ciddi bir sorun oluşturur” dedi.

Hakkari’de yurtlar 11 Eylül’de açılıyor
Hakkari’de yurtlar 11 Eylül’de açılıyor
İçeriği Görüntüle

“Güçlüden yana olunduğunda prosedürler işlemiyor”
Hakkâri’de tarihi alanların korunması konusunda geçmişte yaşanan örneklere de dikkat çeken Kaya, kentte güçlü olanın yanında durulduğu durumlarda mevzuat ve koruma prosedürlerinin gerektiği gibi işletilmediğini savundu.

Kaya, “Kent güçlüden yana olduğunda bazı prosedürlerin nasıl işletilmediğini geçmişten biliyoruz. Tarihi alanlar söz konusu olduğunda koruma mevzuatının herkese eşit ve eksiksiz uygulanması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Mir Kalesi örneğini hatırlattı
Kaya, yıllar önce Mir Kalesi’nin de imara açıldığını ve sonrasında bölgede gerçekleşen yapılaşmanın tarihi kalenin dokusuna zarar verdiğini belirterek, Bay Kalesi konusunda benzer bir sürecin yaşanmaması gerektiğini söyledi.

Geçmişte yapılan hataların bugün yeniden tekrarlanmaması gerektiğini dile getiren Kaya, “Mir Kalesi’nde yaşananları unutmamak gerekiyor. Kale çevresinin imara açılması ve sonrasında gelişen yapılaşma tarihi dokunun tahrip olmasına neden oldu. Aynı anlayış Bay Kalesi’nde de devam ederse kaybettiğimiz tarihi değerleri bir daha geri getiremeyiz” dedi.

Kaya, Bay Kalesi’nin yalnızca hukuki olarak sit alanı ilan edilen bölümünün değil, kalenin tamamının tarihsel, estetik, doğal ve kentsel bağlamıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, yapılacak tüm müdahalelerin bu anlayış doğrultusunda ele alınması çağrısında bulundu.

Bay Kalesi çevresindeki yol, yapılaşma, taş ocağı ve güvenlik amaçlı tesis çalışmalarının tarihi doku üzerindeki etkilerinin kamuoyuyla açık biçimde paylaşılması gerektiğini ifade eden Kaya, “Bir tarihi alanı korumak sadece zirvesindeki yapıyı korumak değildir. Onu var eden bütün çevreyi ve silueti korumaktır” diye konuştu.