Binlerce yıldır Trabzon, Rize, Ordu, Gümüşhane, Samsun ve Qers gibi kentlerde, Müslümanlık ve Hristiyanlıktan çok önce kutlanan Kalandar, günümüzde de Trabzon ve Gümüşhane’de varlığını koruyor. Helen geleneği olarak Pontosluların göç ettiği Yunanistan, Gürcistan, Ermenistan ve Ukrayna’da da yaşatılmaya devam ediyor. Rumi takvime göre yılın ilk ayının ilk günü olan 14 Ocak’ta kutlanan Kalandar’da halk çeşitli etkinlikler düzenliyor. Bazı evlerde karalahana sarması, haşlanmış mısır ve patates, kabak dilimi, fındık, ceviz, elma, armut ve Kalandar çöreği gibi özel yiyecekler hazırlanıyor.

Bu gece, “Momoyeros” denilen geleneksel oyunlar da sahneleniyor. Gençler ve çocuklar yüzlerini boyayarak veya maskeler takarak kemençe eşliğinde ev ev dolaşıyor. Kapıyı çalan gençler, ucunda ip bağlı boş torbalar atıyor; ev sahipleri torbaya koliva, fındık, ceviz, meyve ve Kalandar çöreği bırakıyor. Evlerin önünde söylenen tekerlemeler, köyden köye değişse de ana tema benzer kalıyor. Grup, akşama kadar temsillerini sürdürüp horon oynuyor ve tereyağı, peynir, bulgur, çörek, kavurma ile para topluyor. Toplananlar ihtiyaç sahipleriyle paylaşılıyor.

Antik Helen Tiyatrosunun İzleri

Çilingir, Kalandar’da sergilenen Momoyeros oyunlarının Helen halk tiyatrosunun en eski ve saf biçimi olduğunu söyledi. Pontos halk tiyatrosunu oluşturan Momoyerosların 55 çeşit temsili bulunuyor. Milattan Önce 6. yüzyılda kurulan Antik Helen Tiyatrosu’nun izlerini taşıyan Momoyeroslar, kış boyunca doğanın hareketsizliğini ve ilkbaharda canlanışını sembolize eden kırsal kutlamalar olarak tanımlanıyor.

Nicolas Politis’e göre Momoyeroslar, “Güneşin kış dönüşümlerine göre, maskeli kişilerin kötü ruhları def ettiği gösteriler” olarak görülüyor. Dionisos inanışı ve şenlikleriyle paralel olan Momoyeros temsillerinin sonunda yeni yıl dilekleri ve ilahiler de okunduğu biliniyor. Hayvan derilerinden yapılan maskeler, keçi postları ve tavşan kuyrukları ile grup liderinin “Alepon” veya “La(g)on” adını taşıyan başlıkları Dionisos bağlantısını gösteriyor.

690X390Cc Haber Logo Normal T Rtrb 13 01 2026 Karadenizde Binlerce Yillik Helen Gelenegi

Müzik ve Horonun Önemi

Çilingir, müzik ve horonun halk sanatının temel öğeleri olduğunu belirterek, “Momoyeroslar genellikle horonla başlar ve horonla biter. Horonla kahramanın ölümü veya hastalığına üzüntü, dirilişine sevinç gösterilir. 55 temsilin 30’unda motif, ölü kişinin dirilmesidir. Dionisos’un ölümü ve yeniden doğuşu, Helenizm’in sembolüdür. Momoyeroslar kilise kutlamalarıyla eş zamanlı yapılır ve kilisenin etkisiyle yeni karakterler eklenir” dedi.

Kontrolden Çıkan Araçlar Şarampole Devrildi: 3 Ölü, 3 Yaralı
Kontrolden Çıkan Araçlar Şarampole Devrildi: 3 Ölü, 3 Yaralı
İçeriği Görüntüle

Baskılara Karşı Direnç

Kalandar’ın bugünlere ulaşmasında halkın baskılara rağmen geleneği yaşatma direncinin önemli olduğunu vurgulayan Çilingir, “Hristiyan yeni yıl kutlamaları nedeniyle kısıtlanmak istense de halk Momoyeros oyunlarını korudu. Bizans döneminde kilise Kalandar’ı kabul etti ve oyunlara kral, papaz gibi karakterler eklendi. Osmanlı döneminde ise kadı, derebeyi gibi karakterler oyuna katıldı. Momoyeroslar, yöneticilerin baskılarını tiyatrolaştırarak eleştirme aracına dönüştü” dedi.

Dini ve Kültürel Anlamdan Sıyrılması

Cumhuriyetin ilk yıllarında ulus-devlet inşası sürecinde bölgenin çok kültürlü yapısı homojenleştirilmeye çalışıldı. Pontos Rumlarının mübadeleyle göç ettirilmesi, Kalandar gibi geleneklerin tehlikeye girmesine neden oldu. Çilingir, “Baskılara rağmen Kalandar, halkın kolektif hafızasında direniş alanı yarattı. İsimler ve içerikler değişse de bu gelenek, dini ve kültürel anlamlarından sıyrılarak yerel bir eğlence olarak yaşatıldı” dedi.

Dayanışma Geleneği

Kalandar gecesi ritüellerinin, klasik yeni yıl kutlamasının ötesinde bir dayanışma örneği olduğunu ifade eden Çilingir, “Kalandar ayı, kışın en sert geçtiği aydır. Halkın yiyecek ve yakacağa daha fazla ihtiyacı olur. Zorda kalanlar, komşularının kapısını çalar. Momoyeroslar, Bizans döneminde bahşiş toplamaya başlamış; toplanan para ve yiyecek fakir ailelere ve okul-kilise kasasına bırakılırdı. Bu dayanışma kültürü, antik çağlardan beri bu topraklarda yaşatılıyor. İmece ile ürün paylaşımı, Kalandar ile dayanışmayı sürdürmek, günümüz insanlığının unuttuğu ortak yaşam kültürünün anahtarıdır” diye konuştu.

Kaynak: MA / Tolga Güney