Suriye Demokratik Güçleri (QSD) ile Şam yönetimi arasında imzalanan anlaşmanın, Kuzey ve Doğu Suriye’de (Rojava) güvenlikten yönetime kadar birçok başlıkta yeni bir süreci başlatması bekleniyor. Anlaşmanın hayata geçirilmesi ise Şam’ın atacağı somut adımlara bağlı olacak.
QSD, 6 Ocak’ta Rojava’ya yönelik saldırıların ardından başlayan görüşme trafiği sonucunda yeni bir anlaşmanın imzalandığını kamuoyuna duyurdu. QSD Genel Komutanı Mazlum Ebdî ile Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı Îlham Ehmed’in Şam’da Ahmed Şara ile yaptığı görüşmeler sonucunda mutabakata varıldığı belirtildi.
QSD tarafından yapılan açıklamada, anlaşmanın askeri ve güvenlik boyutuna dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi: “Bu anlaşma; askeri güçlerin temas noktalarından çekilmesini, İçişleri Bakanlığı’na bağlı güvenlik güçlerinin Hesekê ve Qamişlo kent merkezlerine konuşlandırılmasını, bölgede güvenlik güçlerinin entegrasyon sürecinin başlatılmasını ve Halep Valiliği’ne bağlı olarak kurulacak bir tümen bünyesinde QSD’ye bağlı üç tugay ile Kobanê’den bir tugayın yer aldığı askeri bir tümenin oluşturulmasını kapsamaktadır.”
Açıklamada ayrıca, Özerk Yönetim kurumlarının Suriye devleti kurumlarıyla entegrasyonunun sağlanacağı, Kürt halkının haklarının yasal güvence altına alınacağı ve yerinden edilmiş yurttaşların evlerine dönüşlerinin önünün açılacağı vurgulandı.
Bireysel Değil, Toplu Entegrasyon
Anlaşmanın tüm detayları henüz kamuoyuyla paylaşılmasa da tarafların birçok başlıkta mutabık kaldığı ifade ediliyor. En önemli başlıkların başında ise güvenlik ve askeri düzenlemeler geliyor. Bu kapsamda, bölgede kapsamlı bir ateşkesin ilan edilmesi bekleniyor.
Edinilen bilgilere göre QSD, Hesekê ve Qamişlo kentlerinde askeri bölgelerde konuşlanmaya devam edecek. Olası çatışmaların önüne geçilmesi amacıyla HTŞ’ye bağlı grupların ise Şeddadê’ye çekileceği belirtiliyor. Hesekê için kurulacak askeri tümene QSD güçleri bireysel değil, üç tugay halinde entegre edilecek. Bu durum, daha önce gündeme gelen bireysel katılım tartışmalarının aksine, kolektif bir entegrasyon modelini öne çıkarıyor.
Kobanê’nin Statüsü Netleşiyor
Anlaşmada en çok merak edilen başlıklardan biri de Kobanê’nin durumu oldu. Esad döneminde Halep’e bağlı olan Kobanê, 2014-2015 yıllarında DAİŞ’e karşı verilen tarihi direnişin ardından özgürleştirilmişti. Yeni anlaşma kapsamında Kobanê’deki askeri güçlerin de bireysel olarak değil, bir tugay halinde Halep için oluşturulacak tümene entegre edileceği öğrenildi.
QSD’nin açıklamasında yer alan “İçişleri Bakanlığı’na bağlı güvenlik güçlerinin Hesekê ve Qamişlo kent merkezlerine konuşlandırılması” ifadesi de dikkat çekti. Söz konusu güçlerin sınırlı sayıda olacağı, bu süreçle eş zamanlı olarak QSD’ye bağlı güvenlik güçlerinin entegrasyonunun başlatılacağı belirtildi.
Yönetim ve Kurumlar Güvence Altında
Anlaşma yalnızca askeri alanla sınırlı kalmayacak. Sivil kurumların entegrasyonu da sürecin önemli bir parçası olacak. Bu kapsamda, Özerk Yönetim bünyesinde görev yapan tüm kurum çalışanlarının görev ve haklarının güvence altına alınacağı ifade edildi. Hesekê Valiliği’nin ise QSD’nin önerisi doğrultusunda atanacağı belirtilirken, daha önce tartışma konusu olan Savunma Bakanlığı Yardımcılığı için de benzer bir mutabakata varıldığı iddia ediliyor.
Sınır kapılarının kısa sürede yeniden faaliyete geçirilmesi için de çalışmaların başlatılacağı kaydedildi.
Kürt Hakları ve Geri Dönüşler
Anlaşmanın en kritik başlıklarından biri Kürt halkının hak ve özgürlükleri oldu. Buna göre, Özerk Yönetim tarafından verilen diplomalar ve resmi belgeler tanınacak ve yasal statüye kavuşacak. Eğitim süreci ise Hesekê, Qamişlo, Kobanê ve diğer kentlerin özgün koşulları dikkate alınarak ele alınacak.
Ayrıca Efrîn, Serêkaniyê ve Halep’e bağlı Şêx Meqsûd Mahallesi’nde yerlerinden edilen yurttaşların geri dönüşlerinin sağlanacağı, bu bölgelerin yönetiminin de yerel yöneticilere bırakılacağı ifade edildi.
Gözler Şam’da
Uzmanlar ve Özerk Yönetim yetkilileri, anlaşmanın hayata geçmesinin tamamen Şam yönetiminin atacağı adımlara bağlı olduğuna dikkat çekiyor. Daha önce 10 Mart, 1 Nisan ve 18 Ocak tarihlerinde imzalanan anlaşmalarda Şam’ın sorumluluklarını yerine getirmediği, aksine ateşkes kararlarına rağmen Rojava kentlerine yönelik saldırıların sürdüğü hatırlatılıyor.
Özerk Yönetim heyetinden yapılan açıklamada, son anlaşmaya dair “kararlılık” vurgusu öne çıktı. Görüşmelerde yer alan Îlham Ehmed, QSD’nin açıklamasının ardından yaptığı değerlendirmede, uluslararası güçlerin entegrasyon sürecinde garantör rolü üstlenmesini umut ettiklerini belirterek, “Entegrasyon sürecini başarıya ulaştırma konusundaki kararlılığımızı bir kez daha teyit ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Yeni anlaşmanın sahada nasıl karşılık bulacağı ve Şam’ın atacağı adımlar önümüzdeki günlerde netlik kazanacak.