VAN – Okullarda tırmanan şiddet olaylarının ardından İçişleri Bakanlığı tarafından 81 ile gönderilen "Okul ve Çevresi Güvenlik Tedbirleri" genelgesi, tartışmaları da beraberinde getirdi. Okullara X-ray cihazı, kontrollü geçiş sistemleri ve yoğun kolluk gücü denetimi getiren düzenlemeye karşı, Van Barosu Çocuk Hakları Komisyonu’ndan "pedagojik yaklaşım" çağrısı geldi.
"Çocuk Kendini Sürekli Tehdit Altında Hisseder"
Van Barosu Çocuk Hakları Komisyonu üyesi Av. Yunus Kutluay, okulların birer "güvenlik kalesine" dönüştürülmesinin çocuk psikolojisi üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. X-ray cihazı veya polisin okulda sürekli var olmasının çözüm olmadığını savunan Kutluay, şu ifadeleri kullandı:
"Çocuğu X-ray cihazı ile korumaya çalışmak büyük bir çelişkidir. Okulda sürekli bekçi veya polis görmek, çocuğun düşünsel yapısını etkiler ve kendisini sürekli tehdit altında hissetmesine neden olur. Çözüm, cezaları artırmak ya da cihazlara güvenmek değil; çocuğa pedagojik destek vererek, şiddetin kaynağı olan toplumsal ve ailevi sorunlara inmektir."
Bölgedeki Şiddet Verileri Korkutuyor
Haberde paylaşılan veriler, bölgedeki durumun vahametini de gözler önüne serdi. Van Barosu’nun 2024–2025 verilerine göre, kentte son 21 ayda tam 2 bin 299 kadın ve çocuk şiddet mağduru oldu. Bu vakaların 482’sini ise çocuklara yönelik cinsel suçlar oluşturdu. Ayrıca Umut Vakfı verilerine göre Van, bireysel silahlanmanın en yaygın olduğu kentlerin başında geliyor.
"Silaha Erişim Bu Kadar Kolay Olmamalı"
Problemin kaynağında bireysel silahlanmanın yattığını vurgulayan Kutluay, "Bir çocuğun birden fazla silaha bu kadar basit ulaşması irdelenmesi gereken en temel sorundur. Cezalandırılan çocuk topluma kazandırılamaz, aksine suça meyilli hale gelir. Kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları diyalog halinde olup eğitim kurumlarındaki destek hizmetlerini artırmalıdır" dedi.
Medyaya "Hassas İçerik" Uyarısı
Van Bölge Haber Ajansı Yazı İşleri Müdürü Ferhat Yiğit ise konunun medya boyutuna değindi. Özellikle Van ve Hakkari bölgelerinden çocuklara yönelik şiddet, teşhir ve cinsel suç videolarının haftada 4-5 kez ellerine ulaştığını belirten Yiğit, "Bu içeriklerin yayılması çocukları intihara sürüklüyor. Okullarda çocukların şikayetlerini iletebileceği pedagojik mekanizmalar yok. Çözüm, güvenlik kameralarında değil, temelden bir değişimdedir" şeklinde konuştu.
Hukukçular ve uzmanlar, çocukların "suça sürüklenen" değil, "korunması gereken" bireyler olduğu gerçeğinden hareketle, güvenlik eksenli politikalardan vazgeçilip eğitim ve rehabilitasyon odaklı bir yol haritası çizilmesi gerektiğini vurguluyor.