KÜLTÜR SANAT

Kürtçe için sivil çaba sürüyor: Dernek sayısı sınırlı, birçok kentte hiç yok

Kürtçenin geliştirilmesi ve öğretilmesi için faaliyet yürüten dernekler 2016 sonrası yeniden örgütlenirken, Çukurova ve Akdeniz başta olmak üzere pek çok kentte hâlâ tek bir kurum bulunmuyor. Üniversitelerdeki akademik çalışmalar ise yalnızca birkaç bölümle sınırlı.

Abone Ol

Türkiye’de Kürtçenin kamusal alanda öğretilmesi ve yaygınlaştırılması, uzun yıllardır sivil toplumun omuzlarında ilerliyor. Anayasa’nın 42’nci maddesi uyarınca Türkçe dışında bir dilin anadil olarak eğitim kurumlarında okutulamaması, Kürtçe eğitim çalışmalarını dernekler ve özel atölyelerle sınırlı bırakıyor.

Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren farklı dönemlerde yasak ve baskılarla karşı karşıya kalan Kürtçe için yürütülen çalışmalar, özellikle 2016’daki darbe girişimi sonrası ilan edilen OHAL sürecinde çıkarılan KHK’lerle sekteye uğradı. Çok sayıda dil ve kültür kurumu kapatıldı. Ancak kısa süre içinde farklı isimler ve yapılar altında yeniden örgütlenmeler başladı.

2016 sonrası kurulan dernekler

Bu süreçte çeşitli kentlerde açılan dernekler, yüzlerce kişiye Kürtçenin Kurmancî, Kirmanckî ve Soranî lehçelerinde eğitim veriyor.

  • Mezopotamya Dil ve Kültür Araştırmaları Derneği (MED-DER): 2017’de Amed’de kuruldu. Yaklaşık 400 öğrenciye eğitim veriliyor.

  • Arî Dil Araştırmaları ve Kültür Derneği (ARÎ-DER): Êlih’te 2018’de kuruldu, 2021’de isim değişikliğine gitti. 100’ü aşkın kişiye yüz yüze ve çevrim içi ders sunuyor.

  • Birca Belek Dil ve Kültür Derneği: 2019’dan bu yana iki kursta 24 öğrenci eğitim görüyor.

  • Kürt Kültürünü ve Dilini Geliştirme Derneği (KURDÎGEH): 2024’te kuruldu; 90 öğrenciye ders veriliyor, çocuklara özel atölye bulunuyor.

  • Avesta Dil ve Kültür Araştırmaları Derneği: 2025’te İzmir’de kuruldu, 50 kişilik kurs yürütüyor.

  • Ferat Dil ve Kültür Araştırmaları Derneği (FERAD-DER): 2019’dan bu yana 15 öğrenciye ulaştı.

  • Botan Dil ve Kültür Araştırma Derneği (BOTAN-DER): 2022’de kuruldu; 25 kursiyer sertifika aldı.

  • Konya Kültür Sanat ve Dil Derneği (KON-DER): 2025’te kuruldu, 25 kişi atölyelere katılıyor.

  • İstanbul Kürt Araştırmaları Derneği: 2017’den bu yana yaklaşık 250 kişiye farklı lehçelerde eğitim verdi.

  • Anka Dil Kültür ve Sanat Derneği (ANKA-DER): 2022’den beri 75 aktif kursiyerle çalışmalarını sürdürüyor.

Bunların yanı sıra Wan, Riha, Agirî, Tekirdağ ve Bingöl gibi kentlerde de yeni kurulan ya da atölye aşamasındaki kurumlar bulunuyor. Bazı derneklerde çalışmalar yer değişikliği ya da idari süreçler nedeniyle dönemsel olarak durabiliyor.

Sendika ve kültür merkezlerinde atölyeler

Sivil derneklerin dışında bazı sendika ve kültür merkezlerinde de Kürtçe kurslar düzenleniyor. Özellikle Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) şubelerinde Dêrsim, Wan ve Semsûr başta olmak üzere çok sayıda kentte kurslar açılıyor.

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Wan Şubesi’nde 60 kişiye eğitim veriliyor. Ayrıca Demokratik Alevi Derneği (DAD), Mezopotamya Vakfı ve İsmail Beşikçi Vakfı gibi kurumlarda da dönemsel dil atölyeleri düzenleniyor.

Çukurova, Akdeniz ve Serhat’ta boşluk

Buna karşın yüz binlerce Kürdün yaşadığı Adana, Mersin, Antalya ve Hatay gibi kentlerde yalnızca Kürtçe üzerine çalışan bağımsız bir dernek bulunmuyor.

Serhat bölgesinde ise çalışmalar ağırlıklı olarak Wan’da yoğunlaşıyor. Erzirom, Îdir, Qers, Erdexan, Colemêrg, Mûş ve Bedlîs merkezde herhangi bir dil derneği faaliyet göstermiyor. Benzer biçimde Mêrdîn, Meletî, Mereş, Şirnex merkez, Elezîz, Dêrsim ve Erzingan da derneksiz kentler arasında yer alıyor.

Üniversitelerde sınırlı akademik alan

Kürt dili ve edebiyatı alanındaki akademik çalışmalar da sınırlı sayıda üniversiteyle kısıtlı. Kürt Dili ve Edebiyatı bölümü bulunan üniversiteler şunlar:

  • Dicle Üniversitesi

  • Mardin Artuklu Üniversitesi

  • Muş Alparslan Üniversitesi

  • Bingöl Üniversitesi

  • Munzur Üniversitesi

Sivil toplumun yürüttüğü kurslar ve sınırlı sayıdaki akademik bölüm, Kürtçenin öğretilmesi ve kurumsallaşması açısından temel dayanak noktalarını oluşturuyor. Ancak mevcut tablo, özellikle bazı bölgelerde ciddi bir örgütlenme ve kurumsal boşluk bulunduğunu ortaya koyuyor.