Israel ile Lebanon arasında uzun süredir devam eden gerilimin azaltılmasına yönelik ABD arabuluculuğunda sürdürülen diplomatik temaslar önemli bir aşamaya ulaştı. 23 Haziran’da Washington’da başlayan beşinci tur müzakereler, dördüncü gününde taraflar arasında çerçeve anlaşmasının imzalanmasıyla sonuçlandı.
Marco Rubio ev sahipliğinde gerçekleştirilen imza törenine, Lübnan’ın Washington Büyükelçisi Nada Hamadeh ile İsrail’in Washington Büyükelçisi Yechiel Leiter katıldı.
Rubio, imza töreninde yaptığı açıklamada, anlaşmanın bölgesel istikrar için kritik bir başlangıç olduğunu belirterek, bunun kalıcı barış ve güvenliğe giden yolun ilk adımı olduğunu ifade etti. Lübnan’ın yıllardır dış müdahaleler ve çatışmalar nedeniyle ağır bedeller ödediğini vurgulayan Rubio, ülkenin yeniden barış ve refah ortamına kavuşmasının hedeflendiğini söyledi.
Lübnan’ın Washington Büyükelçisi Nada Hamadeh ise anlaşmanın, ülkenin egemenliğini yeniden tesis etme ve çatışmaları kalıcı biçimde sonlandırma yolunda tarihi bir adım olduğunu belirtti.
Anlaşmanın detaylarında, Lübnan’da devlet otoritesinin güçlendirilmesi, Hezbollah’ın silahsızlandırılması ve askeri altyapısının dağıtılması öne çıkıyor. Ayrıca İsrail-Lübnan sınır hattında güvenliği artıracak denetlenebilir bir mekanizmanın kurulması planlanıyor.
ABD öncülüğünde kurulacak “Lübnan Askeri Koordinasyon Grubu”nun sahadaki uygulamaları denetlemesi ve sürecin yönetilmesi hedeflenirken, Washington yönetimi Lübnan’a 100 milyon dolarlık insani yardım ve Lübnan Silahlı Kuvvetleri’ne 30 milyon doların üzerinde ek destek sağlanacağını duyurdu.
Ancak anlaşmaya Lübnan iç siyasetinden sert itirazlar yükseldi. Hizbullah milletvekili Hasan Fadlallah, İsrail ile yürütülen doğrudan müzakereleri reddettiklerini açıkladı. Fadlallah, bu sürecin Lübnan’ın egemenliğini zedelediğini savunarak, Hizbullah’ın onayı olmadan ülkede hiçbir adımın atılamayacağını öne sürdü.
Lübnan Başbakanı Nawaf Salam ise anlaşmanın temel hedefinin İsrail’in işgal ettiği Lübnan topraklarından tamamen çekilmesi, yerinden edilen sivillerin evlerine dönmesi ve yeniden imar sürecinin başlaması olduğunu ifade etti.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun da anlaşmayı, ülkenin tam egemenliğini yeniden kazanma sürecinin başlangıcı olarak değerlendirdi.
Öte yandan İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Hizbullah tamamen silahsızlandırılana kadar İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyindeki “güvenlik bölgesi” olarak tanımladığı alanlarda kalmaya devam edeceğini açıkladı.
Netanyahu ayrıca, anlaşma kapsamında Lübnan ordusuna devredilmek üzere iki pilot güvenlik bölgesinin oluşturulacağını duyurdu. Bu gelişmenin, bölgede yeni bir güvenlik mimarisi oluşturma çabasının ilk somut adımı olduğu değerlendiriliyor.