Koç, gözaltı sürecinden cezaevi ve hastane sevklerine kadar birçok aşamada işkence ve kötü muameleye maruz kaldığını öne sürdü.
Koç, Tuncer Bakırhan’ın da katıldığı ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) tarafından 20 Ocak’ta Nisêbîn’de düzenlenen haftalık grup toplantısına katıldığını belirtti. Toplantı sırasında polisin gençlere müdahalesiyle kargaşa çıktığını, kalabalıktan uzaklaşmaya çalışırken askeri güvenlik bölgesi olduğu belirtilen bir alana girdiğini ifade eden Koç, askerlerin gerçek mermi ve gazla müdahale ettiğini iddia etti.
Can havliyle bir nöbetçi kulesine sığındığını söyleyen Koç, aşağı inmesinin ardından askerler tarafından darbedildiğini ve yaklaşık 45 dakika boyunca işkenceye maruz kaldığını öne sürdü. Koç, kendisini darbeden askerlerden birinin diğerlerine “ağız birliği” yapmaları yönünde uyarıda bulunduğunu iddia etti.
“Araçta ve karakolda da şiddet sürdü” iddiası
Koç, zırhlı araçla karakola götürülürken de darp ve hakaretlerin devam ettiğini savundu. Karakolda ters kelepçe uygulandığını, hakarete uğradığını ve hastaneye götürüldüğünde yüksekten düştüğünün söylendiğini aktaran Koç, kendisinin ise işkence gördüğünü beyan ettiğini dile getirdi.
Aldığı darbeler sonucu belinde dört omurga kırığı, kafasında ve yüzünde dikişler bulunduğunu, beyin ameliyatı geçirdiğini belirten Koç, tedavisinin ardından tutuklanarak cezaevine gönderildiğini söyledi. “Müşteki olmam gereken davada sanık olarak hakim karşısına çıktım” diyen Koç, tekerlekli sandalyeyle mahkemeye çıkarıldığını ifade etti.
Cezaevi ve hastane sevkleri
Koç, sağlık durumunun ağırlaşması üzerine farklı cezaevlerine ve hastanelere sevk edildiğini; bu süreçte ellerinin sedyeye kelepçelendiğini ve yoğun bakımda dahi kolluk görevlilerinin giriş çıkış yaptığını iddia etti.
Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yoğun bakıma alındığını belirten Koç, daha sonra Ankara’ya sevk edildiğini söyledi. Ankara Etlik Şehir Hastanesi’nde de refakatçi ve avukat görüş taleplerinin reddedildiğini öne süren Koç, ardından Sincan Cezaevi’ne gönderildiğini kaydetti.
Koç, bir hemşirenin kendisini tehdit ettiğini iddia ederek, söz konusu kişi hakkında işlem yapılmasını istedi.
“Epilepsi tanısı konuldu”
İşkence sonrası kendisine epilepsi tanısı konulduğunu belirten Koç, cezaevi kampüs hastanesinin donanım açısından yetersiz olduğunu savundu. İçme suyu, ilaç ve hemşire çağırma konusunda zorluk yaşadığını iddia eden Koç, bir gün tuvalette düşmesi sonrası çıplak bırakılarak kötü muameleye maruz kaldığını öne sürdü.
Koç, kendisine yöneltilen “bayrak indirme” iddiasına ilişkin ise adliyede ya da emniyette bu konuda herhangi bir soru sorulmadığını belirterek, “Türkiye bayrağı ile hiçbir ilgim yok” dedi.
“Adalet sağlanana kadar mücadele edeceğim”
Türkiye’de geçmişte yaşanan bazı olayları hatırlatan Koç, işkence ve kötü muamele iddialarının araştırılması gerektiğini ifade etti. “Adalet sağlanana kadar geri adım atmayacağım” diyen Koç, ailesinin geçmişte de benzer olaylar yaşadığını sözlerine ekledi.
Olaylara ilişkin resmi makamlardan ise henüz kapsamlı bir açıklama yapılmadı.