Hakkari Haber

Hakkari'de Kayıplar Eylemi 227’nci Haftasında Sürdü

Yüksekova’da düzenlenen “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” eyleminde, 1994 yılında yaşamını yitiren Mehmet Işık ve Mahir Düşünmez için adalet talep edildi.

Abone Ol

Hakkâri’nin Yüksekova ilçesinde kayıplar için sürdürülen oturma eylemi 227’nci haftasında devam etti. Sanat Sokağı’nda düzenlenen eylemde kayıpların fotoğrafları taşınırken, “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” pankartı açıldı.

Bu haftaki eylemde, 1994 yılında gözaltında işkence sonucu yaşamını yitirdikleri iddia edilen Mehmet Işık ve Mahir Düşünmez’in hikâyeleri gündeme taşındı.

Etkinlikte yapılan açıklamada, Mehmet Işık ve Mahir Düşünmez’in, Zernek Barajı’nda yaşanan trafik kazasında hayatını kaybeden akrabaları için Esendere beldesine bağlı Çılık köyüne taziyeye gittikleri belirtildi. Açıklamaya göre, köyden döndükleri sırada yol kontrolü yapan askerler tarafından uzun süre bekletilen iki isimden Mehmet Işık’ın duruma tepki göstermesi üzerine, Mahir Düşünmez ile birlikte Toyota marka bir araca bindirilerek bölgeden götürüldüğü öne sürüldü.

Açıklamada, olaya Mahir Düşünmez’in kardeşinin tanıklık ettiği belirtilirken, askerlerin olay yerinde bulunan vatandaşları uzaklaştırdığı ifade edildi. Ailelerin daha sonra Esendere Jandarma Taburu’na giderek yakınlarının akıbetini sorduğu, burada kendilerine önce trafik kazası yaptıkları bilgisinin verildiği aktarıldı.

Ailelerin belirtilen bölgeye gitmesine rağmen herhangi bir kaza izine rastlamadığı kaydedilen açıklamada, daha sonra ise Mehmet Işık ve Mahir Düşünmez’in elektrik akımına kapıldıkları yönünde bilgi verildiği ifade edildi.

Açıklamada, ailelerin yaralı halde oldukları belirtilen yakınlarını kendi imkanlarıyla hastaneye götürmek istediği ancak Mehmet Işık’ın jandarma taburu önünde, Mahir Düşünmez’in ise Dilezi Köyü Tüneli civarında yaşamını yitirdiği ileri sürüldü.

Hastanede yapılan ilk incelemelerde her iki kişinin bedenlerinde kırıklar, ağır darp izleri ve elektrik akımına maruz kaldıklarına dair bulguların görüldüğü iddia edildi.

Ailelerin Yüksekova Cumhuriyet Savcılığı’na giderek şikâyetçi olmak istediği belirtilen açıklamada, savcının olayın elektrik akımı sonucu meydana geldiği yönünde değerlendirme yaptığı ve dosyanın kapatıldığı öne sürüldü. Ayrıca ailelerin dilekçelerinin işleme alınmadığı ve adli tıp raporu beklenmeden dosyanın kapatıldığı ifade edildi.

Açıklamada, olaydan bir hafta sonra Kamil isimli bir başçavuşun aileyi tehdit ettiği iddialarına da yer verildi. Geçmiş yıllarda itirafçı Kahraman Bilgiç’in verdiği ifadelerde ve yayımladığı kitapta, Mehmet Işık ile Mahir Düşünmez’in ağır işkenceye maruz bırakıldığını ileri sürdüğü belirtildi.

Eylemde yapılan konuşmalarda, geçmişte yaşanan faili meçhul olayların aydınlatılması ve sorumluların yargı önüne çıkarılması çağrısı yapıldı.

Açıklamanın ardından Mehmet Işık’ın torunu Delila Dara, dedesi için kaleme aldığı mektubu okudu. Dara, “1994 yılında dedem evden çıktı ve bir daha geri dönmedi. Geride yetim çocuklar ve cevapsız sorular bıraktı” ifadelerini kullandı.

Eylem, yapılan açıklamaların ardından sona erdi.