Kent merkezinde bir araya gelen partililer ve vatandaşlar, ana dilin korunması ve geliştirilmesine dikkat çekmek amacıyla yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüşün ardından yapılan basın açıklaması Kürtçe olarak okundu.
Açıklamada, ana dilin halkların hafızası, kimliği ve özgür varoluşunun temel dayanaklarından biri olduğu vurgulandı. Dil özgürlüğünün, eşit ve demokratik bir toplumsal yaşamın vazgeçilmez unsuru olduğu belirtilerek, ana dil hakkına yönelik inkâr ve asimilasyon politikalarına karşı mücadelenin sürdürüleceği ifade edildi.
Türkiye’de uzun yıllardır uygulanan tekçi politikaların birçok kadim dili yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bıraktığına dikkat çekilen açıklamada, Kürtçenin yanı sıra farklı dillerin de korunması gerektiği kaydedildi. Demokratik bir toplumun, dillerin ve kimliklerin eşit ve özgür biçimde var olabildiği bir zeminde mümkün olacağı belirtildi.
Açıklamada ayrıca ana dilde eğitim hakkının yasal güvence altına alınması çağrısında bulunularak, kamusal yaşamın çok dilli ve eşitlikçi bir anlayışla yeniden düzenlenmesi gerektiği ifade edildi.
Basın açıklaması, “Tüm dillere eşitlik ve özgürlük” ve “Anadilimiz varlığımız, kimliğimiz ve onurumuzdur” sloganlarıyla sona erdi.