Sanat Sokağı’nda düzenlenen eylemde, kaybedilenlerin fotoğrafları taşındı ve 1994 yılında gözaltında kaybedilen Mehmet Zeki Yılmaz’ın hikayesi okundu.
Eylemde basın açıklamasını okuyan İHD Şube Eşbaşkanı Sibel Çapraz, Yılmaz’ın yaşadıklarını şöyle anlattı: “Mehmet Zeki Yılmaz Yüksekova’da bakkal işletiyordu. 9 Şubat 1994’te güvenlik güçleri tarafından hiçbir gerekçe gösterilmeden gözaltına alındı. Gözaltında ölümle tehdit edilen Yılmaz ağır işkence gördü. O dönemde Yüksekova’da gözaltına alınanların faili meçhul cinayetlere kurban gittiği bilindiği için kendisini güvende hissetmiyordu. 11 Şubat’ta herhangi bir suçlama yöneltilmeden serbest bırakıldı. Ancak 22 Şubat 1994 sabahı, dükkanını açtığı sırada sivil plakalı iki araçla gelen kişiler tarafından zorla arabaya bindirilerek kaçırıldı. Çevredeki kişiler olaya şahit oldu. Ailesi derhal savcılık ve emniyete başvurdu, ancak gözaltı inkar edildi. 25 Şubat’ta Yılmaz’ın ağır işkenceye uğramış bedeni, Yüksekova’nın Dilektaşı köyü yakınlarında sazlıkta bulundu.”
Çapraz, yapılan tüm başvuruların ret edildiğini belirterek, “Mehmet Zeki Yılmaz’ın akıbeti faili meçhul bırakıldı. Oğlu dosyayı AİHM’e taşıdı ve AİHM, Türkiye’yi etkin soruşturma yürütmemek ve yaşam hakkını ihlal etmekten mahkum etti. Türkiye’nin AİHM karnesine bir faili meçhul cinayet kararı daha eklenmiş oldu. Yılmaz, onlarca kişinin önünde klasikleşen ‘beyaz toros’ ile kaçırıldı. Yetkililer bu duruma sessiz kaldı. Mehmet Zeki Yılmaz şahsında tüm kayıplarımızın akıbetini sormaktan asla vazgeçmeyeceğiz. Sevdiklerimizin akıbetini sormaya, hukukun üstünlüğü için sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz” dedi.