Hava sıcaklıklarının artmasıyla koyun ve keçilerin yünleri tek tek kırpılırken, bazı üreticiler teknolojik makineler yerine hâlâ geleneksel yöntemleri tercih ediyor. Hayvancılıkla uğraşan Halil Esen de bu üreticilerden biri.
Yaklaşık 40 yıl önce Siirt’in Eruh ilçesinden Mersin’e göç eden Esen ailesi, hayvancılık geleneğini kentte sürdürmeye devam ediyor. Aile, kurdukları çiftlikte geçimini tamamen hayvancılıkla sağlarken, bu mesleği küçük yaşlardan itibaren öğrenen Halil Esen de işin başında yer alıyor. Esen, hayvan bakımının büyük emek istediğini vurgulayarak, “Hayvana bakmak bir çocuğa bakmak gibidir. Sürekli ilgi ister. Günde en az üç kez yem ve saman vermek gerekiyor. Bu işi yapanın kendine ayıracak fazla vakti olmaz. Şehirde hayvancılık yapmak daha da zor” dedi.
Artan maliyetlerin üreticiyi zorladığını dile getiren Esen, özellikle şehirde mera alanı bulunmamasının giderleri artırdığını söyledi. Yılın 12 ayı boyunca yem ve saman kullanmak zorunda kaldıklarını belirten Esen, “Köyde olsak hayvanlar merada otlayabilirdi. Burada ise tamamen dışarıdan yem almak zorundayız. Bu da maliyeti yükseltiyor” ifadelerini kullandı. Yem ve saman fiyatlarındaki artışa da dikkat çeken Esen, günlük giderlerinin ciddi seviyelere ulaştığını kaydetti.
Süt fiyatları konusundaki dengesizliğe de değinen Esen, üretici ile market arasındaki fiyat farkının oldukça yüksek olduğunu belirtti. Bu durumun hem üreticiyi hem de tüketiciyi etkilediğini dile getirdi.
Kırkım konusunda ise geleneksel yöntemi sürdürdüklerini söyleyen Esen, birçok üreticinin makineye geçtiğini ancak kendilerinin hâlâ “cew” olarak bilinen makasla kırkım yaptıklarını anlattı. Bu yöntemi kültürel bir değer olarak gördüklerini ifade eden Esen, “Eskiden nasıl yapılıyorsa biz de öyle devam ediyoruz. Bu kültürü yaşatmaya çalışıyoruz” dedi.
Kırkımın hayvan sağlığı açısından önemli olduğuna da dikkat çeken Esen, havaların ısınmasıyla birlikte hayvanların rahatlaması gerektiğini belirtti. “Kırkılan hayvan daha rahat eder, gelişimi de hızlanır” diyen Esen, yünün de değerlendirilerek ip haline getirildiğini ve bu iplerin özellikle kış aylarında çadırların korunmasında kullanıldığını söyledi.
Baharın gelişiyle birlikte hem üretim hem de kırkım telaşı sürerken, Mersin’de küçükbaş hayvancılık yapan üreticiler zorlu koşullara rağmen geleneksel yöntemleri ve mesleklerini yaşatmaya devam ediyor.