Yasemin Budak’ın eşi Ayatullah Budak ise dosyada yalnızca tek bir kişinin cezalandırılmak istendiğini belirterek, cinayette rolü olan herkesin yargılanmasını talep etti.
Xana Axpar’a bağlı Sergelya (Başalan) ve Hûceti (Başaklı) mahallelerinde aynı aileden iki akraba arasında başlayan husumet, 28 Haziran gecesi silahlı saldırıyla katliama dönüştü. Sergelya Mahallesi’nde evinin önünde silahlı saldırıya uğrayan 44 yaşındaki Yasemin Budak, ateşli silahla yaşamını yitirdi.
Olayın ardından Çınar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında Doğan Demir, Fatih Demir ve Fethi Demir gözaltına alınarak tutuklandı. Ancak dosyada gizlilik kararı bulunmasına rağmen, tetiği çektiği bilinen asıl fail Erhan Demir yakalanmadan, tutuklu üç kişi 23 Ekim’de tahliye edildi.
Bu karara itiraz eden Budak ailesinin avukatı, Ekim ayında Hakimler ve Savcılar Kurulu ile Adalet Bakanlığı’na başvurarak, asıl fail yakalanmadan verilen tahliye kararının denetlenmesini istedi.
Asıl fail Erhan Demir, olaydan 6 ay sonra, 26 Aralık’ta Suriye sınırında yakalanarak tutuklandı. Dosyada Mahsum Demir’in de şüpheli olarak tutuklu bulunduğu, toplam 5 şüpheli hakkında “Kadına karşı kasten öldürme” suçundan soruşturmanın sürdüğü öğrenildi. Ayrıca cinayet gecesi araç temin eden, araçları gözetleyen ve şüphelileri sakladığı iddia edilen kişiler hakkında “Suç delillerini gizleme, yok etme” ve “Suçluyu kayırma” suçlarından yeni bir soruşturma açılması bekleniyor.
“Aile Meclisi Karar Aldı”
Yasemin Budak’ın eşi Ayatullah Budak, yaşananların bir “aile meclisi” kararıyla gerçekleştiğini öne sürdü. Oğlunun, kendilerinin bilgisi olmadan dayısının kızını kaçırdığını belirten Budak, bu olaydan sonra eşinin ailesi tarafından tehdit edildiklerini söyledi.
“Bize haber gönderdiler, ölümle tehdit edildik” diyen Budak, “Kendi kızlarını vuracaklarını düşünmedik. O yüzden ciddiye almadık. Ama anladık ki aile meclisi kurmuşlar. Annesi, babası, amcası, teyzesi… Annesi akşam üzeri haber gönderdi, gece 12’de eşimi vurdular” diye konuştu.
“Şahit Var Ama Görmezden Geliniyor”
Cinayete dair tanıklar olduğunu vurgulayan Budak, tanıkların savcılığa ifade verdiğini ancak mahkemenin bu ifadeleri dikkate almadığını belirtti. İlk etapta üç kişinin tutuklandığını, iki kişinin firari olduğunu hatırlatan Budak, “Savcının tüm itirazlarına rağmen bu üç kişi serbest bırakıldı. Hakim bizim gördüklerimizi görmek istemiyor” sözleriyle tepki gösterdi.
“Üç Araç, Saklanan Deliller”
Budak, saldırı gecesi olay yerine birden fazla araçla gelindiğini, silahların araç içinden ateşlendiğini ve mermilerin bulunduğunu anlattı. Cinayetten sonra kullanılan araçlardan birinin başka bir evde saklandığını belirten Budak, “Suçlu değilsen neden arabanı örtüp saklıyorsun?” diyerek delillerin karartıldığına dikkat çekti.
“Geri Adım Atmayacağım”
Dosyada yalnızca bir kişinin cezalandırılmak istendiğini söyleyen Ayatullah Budak, azmettiricilerin de yargılanmasını istedi. Soruşturma dosyasının Çınar’dan Amed’e taşınmasını talep eden Budak, “Deliller karartılıyor. Bundan adım gibi eminim. Ama ben geri adım atmayacağım” dedi.
Budak, son olarak sivil toplum örgütlerine, kadın kurumlarına ve kamuoyuna çağrı yaparak, Yasemin Budak dosyasına sahip çıkılmasını istedi.