Edinilen bilgilere göre, Kürdistan ve Türkiye’nin çeşitli kentlerinde “Özgürlük ve Demokrasi Newrozu” şiarıyla yapılan kutlamaların ardından birçok kentte ev baskınları yapılarak, gençler ve çocuklar başta olmak üzere yüzlerce kişi gözaltına alındı. Mahkemelerde, “örgüt propagandası yapmak” iddiasıyla tutuklamalar gerçekleştirildi. Baskınlar sırasında darp ve şiddet uygulandığı, ağır hak ihlallerinin yaşandığı bildirildi.
Olayda, İstanbul Yenikapı Newrozu’na katılan işçiler Eren Abaş ve E.K.’nin evlerine kar maskeli özel harekât polisleri girdi. Başvuruda, polislerin kapıya vurmasıyla E.K.’nin kapıyı açtığı, ardından uzun namlulu silahların dipçikleri ve coplarla darp edildikleri belirtildi. Ellerinin ters kelepçelendiği, Eren Abaş’ın yüz üstü yerdeyken bir polisin ayaklarıyla üzerine bastığı ve cinsiyetçi hakaretlere maruz kaldığı kaydedildi.
Arama sonucunda suç unsuru bir şey bulunmadığı için Samandıra Polis Merkezi’ne götürülen gençler, darp raporu alınmadan serbest bırakıldı. Olay sonrası kendi imkanlarıyla İstanbul Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde darp raporu alan gençlerin yaraları kayıt altına alındı. Fotoğraflarda E.K.’nin sağ göz kapağı altında şişlik ve morarma, burun, yanak, kulak ve bacaklarında kızarıklar görülürken; Eren Abaş’ın sağ gözü kanlar içindeydi ve yüzünde morluklar saptandı.
Eren Abaş, yaşadıklarını şöyle anlattı: “Evimize saat 02.30 civarında baskın yapıldı. Polis odama girdi ve uzun namlulu silahın dipçiğiyle ağır darp aldım. Kendime geldiğimde arkadaşım E.K.’yi 5 polis tarafından darp edilirken gördüm. Ağza alınmayacak hakaretler edildi, hiçbir şekilde karşılık vermedik. Evimizde aradıkları hiçbir suç unsuru yoktu. Karakola götürüldük, ifade alınmadan bırakıldık. Bize yapılan işkenceyi kabul etmiyoruz.”
Gençler, polisler hakkında şikayette bulundu ve darp raporlarını delil olarak sundu. Olay, hem gözaltı sürecinde yaşanan hak ihlallerini hem de Newroz sonrası polis müdahalelerini gözler önüne seriyor.