Kent merkezinde sıcaklığın eksi 8 dereceye kadar düştüğü sabah saatlerinde, karla kaplı bir alanda özel eğitim öğretmeni Muhammed Turken, adeta soğuk havaya meydan okudu. Üzerindeki kıyafetleri çıkaran Turken, karla doldurduğu havuzda dakikalarca kulaç atıp kar banyosu yaparak hem eğlendi hem de sağlık ritüelini yerine getirdi.
Van genelinde son günlerde etkili olan yoğun kar yağışı, hayatı olumsuz etkilerken, bazı vatandaşlar için bu durum adeta eğlence ve sağlık pratiğine dönüştü. Kent merkezinde kar kalınlığının 20 santimetreyi aştığı gözlemlenirken, soğuğa aldırış etmeyen Turken’in görüntüleri vatandaşların ilgisini çekti.
Daha önce Van Gölü’nün soğuk sularında ve akan sularda yüzen Turken, kar havuzuna ilk kez girdiğini ifade etti. Turken, “Van’da görev yapıyorum, özel eğitim öğretmeniyim. Daha önce Van Gölü’nde ve akan sularda yüzdüm. Uzun zamandır bunu yapmak istiyordum, fakat fırsat bulamamıştım. Özellikle Rusya ve İskandinav ülkelerinde insanların uyguladığını gördüm, araştırdım ve çok sağlıklı bir yöntem olduğunu düşündüm. Bu benim ilk deneyimimdi ama kesinlikle son olmayacak. Şu an vücudum muazzam derecede dinç hissediyor. İlerleyen zamanlarda isteyenlerle birlikte de yapabiliriz. Herkesi bu etkinliklere bekliyorum” dedi.
“Bazı Şeyler Zihinde Başlar”
Soğuk havaya dayanıklılığın zihinsel güçle ilgili olduğunu vurgulayan Turken, “Aslında bazı şeyler zihinde bitirilmesi lazım. İnsan zihninde başardığında, beden de onu takip ediyor. Şu an belki ateşin başında olabilirim ama kesinlikle üşümedim. Vücudum tamamen konsantre olmuş durumda. Daha önce Van Gölü’ne ve akan suya girmiştim, ama kar banyosunu özellikle sosyal medyada ve televizyonlarda gördüğüm için denemek istedim. Sağlığa çok faydalı olduğunu araştırmalarım sonucu öğrendim. Bu nedenle karın içine girmeyi tercih ettim” diye konuştu.
Van’daki bu sıra dışı uygulama, hem vatandaşlar hem de sosyal medya kullanıcıları tarafından ilgiyle takip edilirken, Turken’in kar havuzundaki keyifli ve sağlıklı anları, soğuk havalara rağmen insanların eğlenceli ve sağlıklı alternatifler geliştirebileceğini gösterdi.