Basın açıklamasında, kamu emekçilerinin her geçen gün insanca yaşam koşullarından ve güvenceli çalışma ortamından daha da uzaklaştığı vurgulandı. Açıklamayı KESK Dönem Sözcüsü ve TÜMBEL-SEN Şube Sekreteri Ayhan Taş okudu.
Taş, yıllardır süren yüksek enflasyon karşısında kamu emekçilerinin maaşlarının hızla eridiğini belirterek, TÜİK verilerine dayalı olarak belirlenen maaş artışlarının gerçek yaşam koşullarını yansıtmadığını ifade etti. Ocak ayında yapılan zamların daha emekçilerin cebine girmeden enflasyon karşısında etkisini yitirdiğini dile getiren Taş, kamu emekçilerinin 2026 yılına seyyanen artış dâhil ortalama yüzde 12–13 bandında bir maaş artışıyla girdiğini söyledi.
Buna karşın kira, ulaşım, sağlık, eğitim ve temel tüketim harcamalarındaki artışların maaş zamlarının iki-üç katına ulaştığını vurgulayan Taş, bir memurun aldığı maaş artışının büyük bölümünün kiraya gittiğini, kalan kısmının ise adaletsiz vergi dilimleri nedeniyle eridiğini ifade etti. En düşük kamu emekçisi maaşlarının açlık sınırının altına düştüğünü, ortalama maaşların ise yoksulluk sınırının çok altında kaldığını belirtti.
Emekliliğin artık kamu emekçileri için güvenli bir gelecek olmaktan çıktığını söyleyen Taş, mevcut sistemde emekliliğin yoksulluk riski anlamına geldiğini kaydetti. “Kaynak yok” söylemine de tepki gösteren Taş, bütçe tercihlerinin faiz ödemeleri, teşvikler, silahlanma ve belirli kesimlere aktarılan kaynaklar üzerinden şekillendiğini savundu. Sorunun kaynak yokluğu değil, kaynakların kimden alınıp kime aktarıldığı olduğunu dile getirdi.
Açıklamada, yıllardır sürdürülen toplu sözleşme düzeninin göstermelik olduğu da ifade edildi. Hakem Kurulu eliyle kamu emekçilerinin iradesinin yok sayıldığını belirten Taş, gerçek bir toplu pazarlık hakkının bilinçli olarak engellendiğini söyledi. “Biz kapıkulu değiliz, kamu emekçisiyiz” sözleriyle yoksulluğun kader gibi dayatılmasına karşı mücadele kararlılığı vurgulandı.
KESK’in talepleri arasında; maaşlara ocak ayından itibaren ek yüzde 20 artış yapılması, seyyanen ödeneğin taban maaşlara yansıtılması, 3600 ek göstergenin tüm kamu emekçilerine verilmesi, grevli ve gerçek toplu pazarlık hakkının önündeki engellerin kaldırılması ve en düşük kamu emekçisi maaşının yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması yer aldı. Ayrıca kamu emekçilerine kira, kreş ve ulaşım desteği sağlanması talep edildi.
Basın açıklaması, “Bugün susarsak yarın geç kalırız, bugün durursak yarın yok sayılırız” sözleriyle sona erdi.