GÜNDEM

İntiharları değerlendiren polisler: Bakanlıklara, tek bir soruşturmayla insanları ihraç etme hakkı verildi

Meslektaşlarının intiharlarına ilişkin konuşan polisler, değişken çalışma koşulları ve AKP hükümetinde bakanlıklara tanınan yetkileri koz olarak kullanan amirlerinin baskısına dikkat çekti.

Abone Ol

Burdur’un Yeşilova İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde polis memuru 26 yaşındaki Yunus T.’nin beylik tabancasıyla intihar etmesinin ardından, polis intiharları Türkiye’nin gündemine oturdu. Emniyet-Sen Sendikası’nın verilerine göre sadece 25 günde 15 polis intihar etti. Başka kaynaklara göre ise 2021’in ilk 5 ayında 40 polis canına kıydı. Polislerin intihar etme oranı 2016’da yüz binde 21, 2017’de yüz binde 19, 2018’de yüz binde 14, 2019 da yüz binde 16. Son 4 yılın ortalaması alındığında yüz binde 17,5 çıkıyor. Emniyet ise “Polis intihar oranlarında artış yok” derken CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal polis intiharlarının araştırılması için Meclis Başkanlığı’na önerge sundu. Gündemin odağında olan polisler ise meslektaşlarının intiharlarını değerlendirerek, amir baskısı ve AKP iktidarında bakanlıklara tanınan yetkilere dikkat çekti.

‘SAĞLIKLI SOSYAL BAĞLARI OLAN BİRİ İÇİN YIPRATICI BİR MESLEK’
Cumhuriyet’ten Zehra Özdilek'e konuşan polis A. zor bir meslek yaptıklarını, gerginlik ve stresin yoğun yaşandığını belirterek, “Aile ilişkilerinin devamlılığını zedeliyor. Normal sağlıklı sosyal bağları olan bir birey için oldukça yıpratıcı bir meslek. Nispeten, daha sakin, stabil, durağan, yumuşak huylu, empati yapabilen ‘iyi insan olma derdi olan’ insanlar için zor bir meslek. Çünkü meslektekilerin muhatap olduğu kitle ekseriyetle toplum nazarında ve algısında ‘kötü insanlar.’ Bu durum iyi insanları yoruyor ve dönüştürüyor. Buna direnmeye çalışırken ya kendinden ödün veriyorsun ya da canından” diye konuştu.

‘TEK BİR SORUŞTURMAYLA İNSANLARI İHRAÇ ETME HAKKI BAKANLIKLARA VERİLDİ, BU AMİRLERİN ELİNDE KOZ OLDU’

Polis B. ise fazla mesai ve düşük maaşların intihar sebeplerinden sadece biri olduğunu dile getirerek, “Tek bir soruşturma ile insanları ihraç etme hakkı bakanlıklara verildi. Bu da çalışan kesimi tedirgin ederken üst amirlerin elinde güçlü bir koz oldu. Amirler alt çalışanlarını bununla tehdit edebiliyor. Uygulanan mobbingler, mesleğe hiç bilgisi olmadan girerek komiser yardımcısı olarak atanan kişiler de intiharı tetikliyor” dedi.

Polis C. de intihara sürükleyen sebepleri şöyle sıraladı: “Amir baskısı sürekli olarak mobbing uygulamaları. Sürekli değişen çalışma düzeni. Sosyal hayata zaman ayıramamak. Ödüllendirme sisteminin olmaması fakat cezalandırma sisteminin tıkır tıkır çalışması.”

‘BU TÜR KİŞİLER UYUM SAĞLAYAMIYORLAR’
Psikolog Özge Öztaşçı ise polisliğin genel olarak hayati tehlikesi yüksek bir meslek grubu olduğunu belirterek, “Yaptıkları iş başlı başına zor ve stres yaratıcıyken üzerine günümüz koşulları, aşırı nüfus artışı ve buna paralel olarak artan şiddet olayları eklenince mesleğin hem riski hem de psikolojik yükü artıyor. Bu koşullara uyum sağlayabilenler ve bir savunma mekanizması olarak hissizleşenler olduğu gibi maalesef kaybettiğimiz polis memurları gibi olayı içselleştirenler de oluyor” dedi. Meslek seçimi yapmanın önemine vurgu yapan Öztaşçı şöyle devam etti: “Olaylardan daha çok etkilenen kişiler yapılan araştırmalarda genelde daha uyumlu bir çevrede büyümüş, suç içeren davranışlara daha az maruz kalmış, kişilik yapısı olarak da duygusal olarak nitelendirebileceğimiz kişilerden oluşuyor. Bu örüntülere sahip kişiler de polislik gibi çok yoğun stres ve suç içeren bir meslek içinde bocalıyor ve uyum sağlayamıyor. Bu da bize meslek seçimi yapmadan önce kendi kişilik örüntülerimizi bilmenin ve bunu uygun seçimler yapmanın ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.”