HDP’den yapılan yazılı açıklamada; Demokratik ekolojik cinsiyet özgürlükçü paradigmamız gereği doğayı ve insanı merkezine alan partimiz Covit-19 salgınında "SAĞLIK HER ŞEYİN BAŞI" diyerek tüm çalışmalarında halkın sağlığını önceleyerek siyasi çalışmalarını sorumluluk bilinci ile yapmaya çalışmıştır”
Bilindiği üzere iktidar zorunlu olarak, "bıçak kemiğe dayandığı" bir zamanda tam kapanma kararı almak zorunda kalmıştır. Bu kapanma zaten İşi aşı olmayan Hakkari halkına tam bir darbedir. Elbet bu hastalık şartlarında herkes evde kalmalı.
Ancak evde kal dediklerini canlarıyla cüzdanları arasına sıkıştırmak doğru bir karar değildir. Bütün dünya, vatandaşlarına diyor ki, evde kalın canınız bana emanet, malınız da bana emanet, ben size her türlü desteği vereceğim, siz sağlığınızı düşünün.
Halkı 17 gün evlerine kapattığın zaman, esnafın ya da kapattığın yerlerin kirasını vereceksin, elektrik su paralarını vereceksin. Yanında çalışan işçinin parasını vereceksin.
Dünya bunu yapıyor. Bu kararı AKP hükümeti aldığına göre, insanların kazanamadığını da bir şekilde tazmin etmek zorundadır. Yeni tip corona virüs (Covid-19) pandemisi dünya genelinde olduğu gibi Türkiye'de de can almaya devam ediyor.
Mart ayı başında en az vaka görülen iller sıralamasında Şırnak'ın ardından ikinci olma başarısı gösteren Hakkari'de son zamanlarda artan vakalar endişe verici boyuta ulaştığını duyurulan haberlerden görüyoruz.
Parti olarak sağlık konusunda zor bir süreçten geçildiğini, elbette ki sağlığın her şeyden önce geldiğini biliyoruz. Toplum sağlığı için alınan bütün tedbirlere uyulması gerektiğini ve bu yönde duyarlılık yaratmayı çalışmalarımızın öncelikli gündemleri yapıyoruz. Bundan sonra da toplum sağlığı için alınan bütün tedbirlere uyulması için parti olarak halkımıza gerekli uyarıları ilgili sağlık birimlerimizce yapacağımızı ve uyacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın.
Ancak toplum sağlığı için alınan tedbirlerde işi ve aşı olmayanlara dair uygulamalar da adil olunması gerekir. Şimdiye kadar alınan tedbir kararlarında en çok işi ve aşı olmayanların mağdur olduğu görülmektedir.
Halkı düşünmeyen yönetim anlayışıyla bu işi götürmek mümkün değil ve büyük fırsatları kaybediyoruz. Bütün ülkeler vatandaşlarına bu kadar destek veriyorsa boşuna değil. Çünkü pandemi bittiğinde hangi ülkenin ayakta kalan esnaf, işletme, çiftçi, çalışan insan sayısı fazlaysa bu savaşın galibi onlar olacak. Ama bizde bu anlayış yok, varsa yoksa yandaşlara rant kapılarını açmaktır.
"Kapandık" demekle sorunun çözülmediğini, kapanma nedeniyle gelir kaybına uğrayacak kesimlere nefes aldıracak çözümler sunulması gerekir.
Kapanma kararı ile ortada kalan bir sürü insan var. İnsanların ödemeleri var, tahsilatları var, çekleri var. Nasıl kirasını ödeyecek kapalı işletme sahibi, nasıl çalışanlarının paralarını ödeyecek.
Parti olarak yetkililerden Hakkari’de iş imkanlarının olmayışından dolayı halkın zaten zor şartlarda yaşadığının göz önüne alınarak merkezi hükümetten kapanma şartlarında Hakkari’ye özel kararların alınması yönünde bilgilendirmeler yapmasını talep ediyoruz.
Hakkari de faaliyet yürüten tüm sivil toplum örgütlerinin bu konuda kendi iş alanlarıyla ilgili hükümet üzerinde baskı kurmaları gerekir. Sivil toplum örgütlerinden bu konuda siyasi partileri de harekete geçiren bir ortak çalışması içine girmeleri Hakkari halkının sorunlarını gündemleştirme noktasında sonuç alıcı olacaktır.
Parti olarak sivil toplum örgütlerinden gelecek her öneriye katkı sunacağımızı buradan belirtiyoruz. Mecliste bulunan muhalefet partisi olarak Hakkari hakkının bu sıkıntılarını her platformda dile getirdiğimizi ve bundan sonrada takipçisi olacağımızın tüm halkımız tarafından bilinmesini istiyoruz.
Bu düşüncelerle bu zor günleri sağlıklı bir şekilde aşacağımıza olan inançla bütün halkımıza sağlıklı günler diliyoruz” denildi.