KÜLTÜR SANAT

Feraşîn’e zorlu yolculuk: “Yaylalar gerçek, kentler yalan”

Şirnex’in Gabar Dağı eteklerinde yaşayan Didêrî koçerleri, yaklaşık 15 gün sonra Feraşîn yaylasına doğru yola çıkmaya hazırlanıyor.

Abone Ol

Hazırlıklarını imece usulü sürdüren koçerler, artan maliyetler, yayla yasakları ve gençlerin koçerlikten uzaklaşmasına dikkat çekerek, “Koçerlik yok olmamalı” dedi.

Şirnex’in Gabar Dağı eteklerinde bulunan Deşta Darê beldesinde yaşayan Didêrî koçerlerinde yayla hazırlığı başladı. Kış mevsiminin bu yıl uzun sürmesi ve yağışların etkisiyle otlakların halen verimli olması nedeniyle koçerler, geçen yıllara göre göç yolculuğuna daha geç çıkacak.

Yaklaşık 15 gün sonra yola çıkacak olan koçerlerin hedefi, Elkê ilçesi kırsalında bulunan Feraşîn yaylası olacak. Günler sürecek zorlu yolculuk öncesi çadırlar hazırlanırken, hayvanlar da yol koşullarına dayanıklı olmaları için aşılanıyor.

Koçerler bir yandan temel ihtiyaçlarını tamamlarken bir yandan da imece usulü dayanışmayla hazırlıklarını sürdürüyor. Kadın, erkek, genç ve yaşlı herkes göç hazırlığında görev alıyor.

“Doğanın güzelliği zorlukları unutturuyor”

27 yaşındaki Kerem Kurtum, geçen yıl bu zamanlarda yolda olduklarını belirterek, bu yıl yağışların etkisiyle daha geç göç edeceklerini söyledi. Feraşîn’de yaklaşık 4 ay kalacaklarını ifade eden Kurtum, koçerliğin hem zor hem de güzel yanları olduğunu anlattı.

Doğayla iç içe yaşamın kendilerine güç verdiğini belirten Kurtum, artan maliyetler nedeniyle emeklerinin karşılığını alamadıklarını söyledi. Gençlerin artık bu yaşamı sürdürmek istemediğini dile getiren Kurtum, buna rağmen koçerlik kültürünü yaşatmaya çalıştıklarını kaydetti.

Kurtum, “Yaylalarda herkes birbirine destek oluyor. Dayanışma bizi birbirimize daha çok bağlıyor. Feraşîn’in güzelliğini anlatmaya kelimeler yetmez” dedi.

“Koçerliğin yükü kadınların omzunda”

19 yaşındaki Nisa Kurtum ise koçerlik yaşamında kadınların büyük emek verdiğini söyledi. Havaların ısınmasıyla birlikte yaylalara gitmek için sabırsızlandıklarını belirten Kurtum, çocukluklarından beri göç yollarında olduklarını anlattı.

Kent yaşamını sevmediklerini ifade eden Kurtum, “Yaylalar gerçek, kentler ise gerçek değil” sözleriyle yayla yaşamına olan bağlılığını dile getirdi.

Kadınların hem berivanlık yaptığını hem de çadır yaşamının tüm yükünü taşıdığını söyleyen Kurtum, “Kadınlar yaşamdır. Kadınların yaptığı birçok işi erkekler yapamaz” diye konuştu.

“Kendimi bildim bileli yollardayım”

57 yaşındaki Emin Kurtum da koçerliği 5 kuşaktır sürdürdüklerini belirterek, bu kültürün her geçen gün azaldığını söyledi.

Teknolojinin bazı zorlukları azalttığını ancak ekonomik yükün giderek arttığını ifade eden Kurtum, son iki yıldır zarar ettiklerini anlattı. Yaylalarda karşılaştıkları engellere de dikkat çeken Kurtum, geçmişte serbestçe gittikleri birçok alanda artık ücret talep edildiğini söyledi.

Kurtum, “Eskiden böyle değildi. Şimdi herkes bir yere çit çekip ‘burası benim’ diyor. Bazı yaylalarda milyonlarca liralık kira isteniyor” ifadelerini kullandı.

“Yasaklar olmasın”

23 yaşındaki Abdurrahman Ak ise koçerliğin en güzel yanının doğanın içinde yaşamak olduğunu belirtti. Koçerlikte dayanışmanın önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Ak, kadın ve erkeklerin emeklerini birleştirerek bu yaşamı sürdürdüğünü söyledi.

Bu yıl yaylalarda herhangi bir yasakla karşılaşmamayı umut ettiklerini dile getiren Ak, göç hazırlıklarının sürdüğünü kaydetti.

18 yaşındaki Mesut Ak da özellikle berivanların büyük zorluklarla karşı karşıya kaldığını belirterek, sıcakların artmasıyla birlikte bir an önce yaylaya çıkmak istediklerini söyledi.

“Koçerlik yok olmamalı”

Yaklaşık 30 yıl önce gençlerin bu yaşamı sürdürmek istememesi nedeniyle koçerliği bıraktığını anlatan Abdullah Akman ise koçerliğin Kürt kültürü açısından önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.

Eskiden binlerce koyunla Wan’a kadar göç ettiklerini anlatan Akman, göç yollarında güçlü bir dayanışma kültürünün bulunduğunu ifade etti.

Koçerliğin sadece bir geçim biçimi olmadığını söyleyen Akman, “Kürtlerin sözlü tarihi bugüne kadar koçerler sayesinde taşındı. Koçerlik yok olmamalı, herkes bu kültüre sahip çıkmalı” dedi.