Yaklaşık 3 saat süren görüşmenin ardından heyet, cezaevi önünde basın açıklaması yaptı.
Açıklamada, Türkiye’nin içinde bulunduğu süreçte hukuki ve demokratik adımların gecikmeden atılması gerektiği vurgulandı. Heyet üyeleri, her iki ismin de sürece katkı sunma konusunda istekli olduklarını ifade etti.
Pervin Buldan, görüşmenin kapsamlı geçtiğini belirterek Demirtaş ve Mızraklı’nın sağlık durumlarının ve morallerinin iyi olduğunu söyledi. Cezaevi koşullarında süreci takip etmenin zor olduğunu dile getiren Buldan, Selahattin Demirtaş’ın yaklaşık 10 yıldır tutuklu bulunduğunu ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) verdiği kararlara rağmen tahliye edilmediğini hatırlattı.
Buldan, “Uzun süredir devam eden bir hukuksuzluk söz konusu. Eğer Türkiye’nin bu sürece ihtiyacı varsa hukuki ve demokratik adımlar bir an önce atılmalıdır. Verilmiş yargı kararları var ve bunların uygulanması halinde tahliyeler gerçekleşecektir” dedi. Demirtaş’ın sürece olumlu katkı sağlayabileceğini savunan Buldan, özgürlüğünün hem toplumsal barış hem de demokratik süreç açısından önemli olduğunu ifade etti.
Mithat Sancar da yaptığı açıklamada, Demirtaş ve Mızraklı’nın sürece katkı sunma konusunda güçlü bir irade ortaya koyduklarını belirtti. Cezaevinde bulunmalarının hukuksuz olduğunu savunan Sancar, bu durumun giderilmesinin yalnızca bireysel bir mesele olmadığını, adaletin gereği olduğunu söyledi.
Sancar, “Hukuksuzluğun giderilmesi, hem adalete güveni artırır hem de sürece desteği güçlendirir. Özellikle Selahattin Demirtaş, özgürlüğüne kavuşması halinde sürece daha aktif ve etkili katkı sunmak istiyor” ifadelerini kullandı.
Heyet, hukuki süreçlerin işletilmesi ve demokratik adımların hızlandırılması çağrısında bulunarak açıklamasını tamamladı.