Özkaya, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Selahattin Demirtaş hakkında verdiği ihlal kararı, HDP’nin kapatılması davası ve TİP Hatay Milletvekili Can Atalay dosyasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Selahattin Demirtaş kararına ilişkin konuşan Özkaya, AYM’nin AİHM kararlarının uygulanıp uygulanmadığı yönündeki başvurularda işin esasını incelediğini belirterek, “Eğer ihlal kararının gereğinin yerine getirilmediğini tespit ediyorsak ihlal kararı veriyoruz. Ancak AİHM’in ihlal kararlarının yerine getirilmesini temin etmeye yönelik bir yetkimiz yok” dedi. Bu tür konularda değerlendirmelerin kararlar üzerinden yapılmasının daha doğru olacağını ifade etti.
“Dosyada sona yaklaşıyoruz”
HDP’nin kapatılması davasına ilişkin de açıklamalarda bulunan Özkaya, davanın kapsamının oldukça geniş olduğunu vurguladı. İddianamenin 840 sayfa olduğunu, ekinde 60 klasör ve yaklaşık 200 GB dijital materyal bulunduğunu belirten Özkaya, 520 kişinin eylemlerinin dava konusu yapıldığını, bunlardan 451’i hakkında siyasi yasak talep edildiğini aktardı.
Yaklaşık 4 bin eylemin ve 3 bine yakın ceza davasının söz konusu olduğunu ifade eden Özkaya, dosyada 4 raportörün görevlendirildiğini söyledi. Teknik anlamda dosyada sona gelindiğini belirten Özkaya, esas inceleme aşamasına geçilmek üzere olunduğunu ve çok uzun zaman almadan değerlendirme yapılabileceğini dile getirdi.
“Can Atalay ile ilgili 3 kararımız var”
Can Atalay dosyasına ilişkin de konuşan Özkaya, AYM’nin bu konuda üç ayrı karar verdiğini hatırlattı. Atalay’ın milletvekili sıfatı devam ettiği sürece yargılamanın durması gerektiği yönündeki iki ihlal kararının altında imzası bulunduğunu belirten Özkaya, üçüncü kararda ise teknik gerekçelerle karşı oy kullandığını ifade etti.
Mahkeme çoğunluğunun önceki ihlal kararlarını da gözeterek esasa girip “karar verilmesine yer olmadığı” yönünde hüküm kurduğunu belirten Özkaya, kendi değerlendirmesinin farklı yönde olduğunu söyledi.