Hakkari (Colemêrg) kent merkezine yaklaşık 7-8 kilometre mesafede bulunan, Urartu ve Demir Çağı dönemlerine ait köklü geçmişiyle bilinen tarihi Bay Kalesi'nde aylardır iş makineleriyle yürütülen kazı çalışmaları bölgede tartışma konusu oldu. 1990'lı yıllardan bu yana, tam 36 yıldır "güvenlik" gerekçesiyle sivil halkın girişine ve ziyaretine kapalı olan, 2006 yılından itibaren de Özel Harekat polis ve askerleri için gözlem noktası ile askeri üs bölgesi olarak kullanılan kaledeki faaliyetlerin içeriği sır gibi saklanıyor.
Bölgedeki yerel kaynaklardan edinilen bilgilere göre, dağlık ve sarp arazide iş makineleriyle yürütülen hummalı çalışmalar kamuoyundan gizlenirken, bölgede çalışan işçilere dahi kazının gerçek amacı ve hangi kurum adına yapıldığı konusunda bilgi verilmediği iddia edildi.
Doğal Yapı Tahrip Edildi, Meralar Kapatıldı
Kazı faaliyetlerinin yürütüldüğü bölgeden gelen görüntüler, kale çevresinde ciddi bir ekolojik tahribatın yaşandığını ortaya koydu. Ağır iş makinelerinin dik yamaçlarda yol açma çalışmaları yapması nedeniyle sarp kayalık alanların parçalandığı, toprak kaymalarının tetiklendiği ve bölgenin bakir doğal yapısının bozulduğu gözlendi.
Çalışmaların çevreye olan olumsuz etkilerinin yanı sıra, bölge halkının geçim kaynağı olan hayvancılık faaliyetlerine de darbe vuruldu. Yıllardır hayvanlarını kale eteklerindeki yeşil alanlarda otlatan çevre köydeki yurttaşlar, kazı gerekçe gösterilerek geniş bir mera alanının hayvan otlatılmasına tamamen yasaklandığını dile getirdi. Hayvanlarını çıkaracak yer bulamadıklarını belirten bölge sakinleri, projenin şeffaf yürütülmemesine ve resmi kurumlar tarafından hiçbir bilgilendirme yapılmamasına tepki gösterdi.
Ters Lale Motifli Kadim Geçmiş: Bay Kalesi’nin Tarihçesi
Deniz seviyesinden 2 bin 25 metre yükseklikte, sarp ve doğal bir savunma hattı oluşturan tepe üzerine kurulu olan Bay Kalesi, Milattan Önce (M.Ö.) 1200 ile 550 yıllarını kapsayan Demir Çağı'na uzanan bir geçmişe sahip. Stratejik konumu nedeniyle bölgede hüküm süren Hakkari Emirliği döneminde de aktif bir yönetim, saray ve savunma üssü olarak kullanılmıştır.
Askeri yapılanmalar ve zamanın aşındırması nedeniyle mimari dokusu büyük ölçüde yok olan kalede; moloz taşlar ve harçla örülmüş sur duvarı kalıntıları göze çarpıyor. Bölgeye dağılan seramik ve tuğla parçaları, buradaki yerleşik yaşamın Orta Çağ sonuna kadar kesintisiz sürdüğünü kanıtlıyor. Kalenin en dikkat çeken kültür varlıkları arasında ise üzerinde haç sembolü bulunan tarihi taşlar ile kaya yüzeyine oyularak işlenmiş, Hakkari'nin simgesi olan ters lale motifleri yer alıyor. Kültürel sit alanı özelliğindeki kalenin geleceği ve yürütülen kazının amacı hakkındaki belirsizlik ise sürüyor.