Dün ashabın özendikleri, rol modeli kabul ettikleri Peygamber ve Peygamberi sohbetlerde yetişmiş sahabelerin ümmete rol model oluşlarıyla; huzuru, mutluluğu, güveni, samimiyeti, güzel ahlakı… Maneviyatın verdiği güçle marka isimler olmuş nice nice âlimler, veliler, dervişler meydana gelmiş. Ve sayıları az olsa da samimiyetleri, çağları aşan güzel ahlaklarıyla davanın erleri hala süregelmekteler...
Bugün ise, ne yazık ki rol modellerin yerleri değişti. Buluşlarıyla, fikirleriyle, rehberlikleriyle insanlığa ve Müslümanlığa büyük yararları dokunmuş, dokunan şahısların yerlerine; batı medeniyeti özgürlüğü, çağdaşlığı adı altında kadın ticareti, çoluk çocuk tacizliği, yemek masalarında insan cesetleriyle doyumsuzluklarını tatmin etme yarışında yarışan maneviyat yoksunu, çürümüşlük zengini (Epstein adası gibi) elit kesim dediklerimiz… Kıbleyi bilmeyen futbolcuları, çıplaklığı cesaret sanan mankenleri, sesi ve kıvırmasına hayran kitle var gazıyla soyundukça soyunan, nefsinin hevesine kapılıp isyan kokan şarkı sözleri ve hareketleriyle sahnede çirkefleşen kesimleri rol model aldık.
Evimizde ve elimizde ki cihazlarla uygunsuzluklarına ailece sırt üstü uzanarak reytinglerine reyting kattık, cesaretlendirdik. Onları öne, Peygamber davasının erlerini de arkada unuttuk...
Hedefleri Müslümanların ezikliğini görmek olan kitle; yuvaların yıkımıyla harekete geçtiler. Önce bireyi bozarak toplumdan soğuttular. Ardında toplum arasında nifak tohumlarını serperek ümmeti ayrıştırma yoluna girdiler...
Ne vakit bizler neslimize, Peygamberi yolun rol modelleri olursak; o zaman yolunu şaşmış, başka yol yordam bilmediklerinden, görmediklerinden dolayı bataklığa saplanmış bireyler, toplumlar uyanacak ve İslam'ın manevi güzel ahlakıyla yeniden dirilecek, şahlanacaklar...
Yeter ki bildiğimizi anlatmaktan çok, yaşama yolunda iz bırakalım, gençlerin görseline samimiyetle davanın rol modelleri azminde yarışalım...
Bugün yolunu şaşırmış bizlere rağmen ve Filistin görselinden sonra şaşmış yoldan çırpınarak, gaflet uykusundan irkilen, uyanan, hak ve hakikate; birey olarak, toplum olarak, grup, kabile ve kitle olarak hızla İslam’a dönen, İslam’la şereflenen batılı Müslümanlarla öze dönüşler başlamıştır...
Ya maneviyatımızı güzel ahlakla süsleyen imanlı gençlerle var olacağız yâda bu dünyanın çarkları arasında çürümeye mahkûm olacağız...
Selam ve dua ile...