Devletin bu bölgedeki elektrik dağıtım faaliyetlerini özel sektöre devretmesiyle birlikte bölge halkına daha kaliteli hizmet verilmesi ve altyapının güçlendirilmesi hedeflenmişti. Ancak geçen 12 yıl içinde yaşananlar bu beklentilerin karşılanmadığını açıkça ortaya koyuyor.
VEDAŞ'ın yönetiminde geçen yıllar boyunca hem altyapı yatırımlarında yetersizlik hem de taşeron işçi hakları konusunda ciddi sorunlar yaşandığı iddiaları kamuoyunun gündemine oturmuş durumda. Şirketin özellikle taşeron firmalarla yaptığı işbirliklerinde, işçilerin kıdem tazminatlarının eksik ve gecikmeli ödenmesi büyük tepki topluyor.
2023 yılı itibarıyla güvenlik ve temizlik hizmetlerini yürüten taşeron firmaların, işçilere ödenmesi gereken kıdem tazminatlarını ya hiç ya da çok düşük miktarlarda ödedikleri ileri sürülüyor. Örneğin; güvenlik görevlilerine ödenmesi gereken yaklaşık 80 bin TL tutarındaki kıdem tazminatının yalnızca 50 bin TL’sinin teklif edildiği, temizlik işçilerine de benzer şekilde baskı yapılarak düşük ödeme dayatıldığı belirtiliyor.
Bu süreçte asıl dikkat çeken nokta ise VEDAŞ yönetiminin bu duruma göz yumduğu yönündeki iddialar. Oysa ki, taşeron firmaların işçilere karşı sorumluluklarını yerine getirmemesi durumunda, asıl işveren sıfatı taşıyan VEDAŞ’ın yasal olarak devreye girip işçilerin haklarını güvence altına alması gerekmektedir.
Yine iddialara göre; bu durumu denetleyen özel bir teftiş firması, şirketin üst düzey 11 yöneticisinin dahil olduğu bazı usulsüzlükler nedeniyle görevden alındığını raporladı. Ancak bugüne kadar herhangi bir adli soruşturmanın başlatılmaması da dikkat çekiyor.
Sorunun Derinliği: Kamu Kaynakları, İşçi Hakları ve Denetimsizlik
VEDAŞ’ın, devletten aldığı yatırım bütçesiyle taşeron firmalara iş yaptırdığı, ancak bu firmaların işçilere olan yasal yükümlülüklerini yerine getirmediği görülüyor. Kıdem tazminatları, ihale sözleşmelerinde taşeron firmaların ödemesi gereken kalemler arasında yer alıyor. Bu ödemeler yapılamazsa, asıl firmanın teminat mektuplarına el koyması ve işçilerin haklarını bu teminatlardan karşılaması gerekir. Ancak VEDAŞ’ın bu yükümlülüğü yerine getirmediği, işçilerin mağduriyetini görmezden geldiği iddiaları kamuoyunda yankı buluyor.
İşçilerin, Şubat ayında iş akdi sona eren taşeron firmadan Mart ayında almaları gereken tazminatların hâlâ ödenmemiş olması, bu iddiaların ciddiyetini gözler önüne seriyor. Bu durum yalnızca bir iş hukuku ihlali değil, aynı zamanda sosyal adalet ve kamu vicdanı açısından da son derece rahatsız edici.
VEDAŞ’ın, bölgedeki hizmet kalitesi ve yatırım performansı uzun süredir eleştirilmekteydi. Ancak taşeron işçilerin tazminat haklarının gasp edilmesi, sorunun yalnızca altyapı eksiklikleriyle sınırlı olmadığını gösteriyor. Çalışanların alın teriyle kazandığı hakların ödenmemesi, kamu kaynaklarının etkin ve etik şekilde kullanılmaması ve şirketin üst yönetiminin bu süreçte sorumluluk üstlenmemesi, özelleştirme süreçlerinin yeniden değerlendirilmesini zorunlu kılıyor.
VEDAŞ’ın ve ona bağlı taşeron firmaların, bir an önce işçilerin kıdem tazminatlarını eksiksiz ödemesi; aksi takdirde ilgili kamu otoritelerinin devreye girerek gerekli hukuki işlemleri başlatması elzemdir. Aksi hâlde hem işçi hakları zedelenmeye devam edecek hem de kamuya ait kaynaklar özel çıkarlar uğruna harcanmaya devam edecektir.