Hakkâri Barosu ile Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Hakkâri Şubesi, Şemdinli ilçesinde meydana gelen ve aynı aileden dört kişinin hayatını kaybettiği silahlı saldırıya ilişkin ortak yazılı açıklama yayımladı. Açıklamada, yaşamını yitiren Gülşen Gezer, Habiba Demir, Gürkan Demir ve Deniz Demir rahmetle anılırken, yakınlarına ve Şemdinli halkına başsağlığı dilekleri iletildi.
Açıklamada, boşanma aşamasında olduğu eşi Huriye Gezer’in ailesinin evine giden uzman çavuşun gerçekleştirdiği saldırının, kadına yönelik şiddetin ve erkek şiddetinin ulaştığı boyutu bir kez daha gözler önüne serdiği ifade edildi.
Huriye Gezer’in yaklaşık 10 gün önce İstanbul’da boşanma davası açtığı ve ardından Şemdinli’de yaşayan ailesinin yanına döndüğü belirtilen açıklamada, tarafların aileleri arasında birçok kez barışma görüşmeleri yapıldığı, olaydan bir gün önce yapılan son görüşmede ise boşanma kararının kesinleştiği kaydedildi. Saldırının da bu görüşmeden bir gün sonra gerçekleştiği ifade edildi.
Açıklamada ayrıca Huriye Gezer’in yaklaşık 13 yıllık evliliği boyunca sistematik şiddete maruz kaldığı, çeşitli dönemlerde eşinden ayrılmaya çalıştığı ancak aile büyüklerinin devreye girmesiyle yeniden aynı yaşamın içine dönmek zorunda bırakıldığı öne sürüldü. Uzman çavuş eşin kamu görevlisi olmasının sağladığı gücü kullanarak tehditlerde bulunduğu ve zaman zaman silahla baskı kurduğu iddialarına da yer verildi.
Baro ve ÖHD açıklamasında, yaşanan olayın kadınların boşanmak ve kendi yaşamlarına dair karar almak istedikleri süreçlerde karşı karşıya kaldıkları ölümcül şiddetin bir sonucu olduğu vurgulandı. Silahlanmanın toplumsal yaşamda yaygınlaşmasının ağır sonuçlar doğurduğu belirtilerek, kadınların ve toplumun güvenliğinin daha fazla silahla değil, etkili koruma mekanizmaları, toplumsal cinsiyet eşitliği politikaları ve şiddeti önleyici tedbirlerle sağlanabileceği ifade edildi.
Açıklamanın sonunda, olayın tüm yönleriyle bağımsız, tarafsız ve etkili bir soruşturmayla aydınlatılması gerektiği belirtilerek, olay öncesindeki şiddet, tehdit ve baskı iddialarının araştırılması, ihmali veya sorumluluğu bulunan kişi ve kurumların hukuk önünde hesap vermesi çağrısında bulunuldu. Hakkâri Barosu ve ÖHD Hakkâri Şubesi, soruşturma sürecinin takipçisi olacaklarını ve adaletin sağlanması için gerekli hukuki girişimleri sürdüreceklerini bildirdi.