Hakkari Haber

İHD Hakkâri’den Maden Talanı Uyarısı: Zap Vadisi ve Cilo Tehlikede

İHD Hakkâri Ekoloji Komisyonu Üyesi Musa Bor, kentteki madencilik faaliyetleri ve kontrolsüz turizmin Zap Vadisi ile Cilo-Sat buzullarında yol açtığı ekolojik yıkımı anlattı.

Abone Ol

Hakkari coğrafyası maden ocaklarının, ağaç kesimlerinin ve bilinçsiz turizm projelerinin gölgesinde büyük bir ekolojik yıkımla karşı karşıya. Zap Vadisi’nden Cilo-Sat buzullarına, Şemdinli’nin ormanlarından Berçelan’ın yaylalarına kadar bölgenin binlerce yıllık doğa hafızası, maden şirketlerinin faaliyetleri nedeniyle geri dönülemez bir tahribata sürükleniyor. 40 milyon tonu bulan rezerviyle dünyanın en büyük çinko yataklarından birine ev sahipliği yaptığı belirtilen kentte, artan madencilik faaliyetleri hem doğayı hem de halk sağlığını ciddi biçimde tehdit ediyor.

Bölge Adım Adım Maden Sahasına Çevriliyor

Hakkari’den Şırnak’a kadar uzanan 110 kilometrelik dağlık hat, maden şirketlerinin adeta şantiye alanına dönüştü. Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA) verilerine göre bölge, 100 milyon ton düzeyinde kurşun-çinko potansiyeli barındırıyor. Şu an kent genelinde ruhsat alan 100’ün üzerinde şirket bulunuyor ve bu firmaların büyük kısmı sahada aktif olarak çalışıyor. Yıllık ortalama 1000 ton çinko madeninin çıkarıldığı bölgede, dağların tepelerine kadar uzanan maden yolları yapılırken, kent merkezindeki kalıcı yol sorunlarının çözülmemesi ise yerel halkın en büyük tepkilerden biri.

"Hakkari Coğrafyası Maden Şirketlerine Peşkeş Çekildi"

Kentte tırmanan ekolojik tahribata dair konuşan İnsan Hakları Derneği (İHD) Hakkari Şubesi Yönetim Kurulu ve Ekoloji Komisyonu Üyesi Musa Bor, çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Bölgenin sistematik bir yıkım pratiğiyle yüz yüze olduğunu vurgulayan Bor, şu sözlerle dikkat çekti:

"Hakkari coğrafyası maden ocaklarına büyük oranda açılmış durumda. Sadece kenti değil, tüm bölgeyi besleyen Zap Vadisi üzerinde şu an aktif 3-4 maden sahası var. Üzümcü, Kaval Bölgesi ve Marunis maden sahaları ile Çukurca Vadisi boyunca doğa talan ediliyor. Bakır ve çinko faaliyetleriyle kaynaklarımız zehirleniyor. Dağları delik deşik edip bırakıyorlar. ÇED raporlarında 'eski haline getirilecek' taahhüdü verilse de sahada durum böyle değil; tahrip edip gidiyorlar."

Zap Suyu ve Halk Sağlığı Tehlikede

Madenlerin ham madde olarak ayrıştırıldıktan sonra İran gibi ülkelere ihraç edildiğini belirten Musa Bor, ayrıştırma esnasında ortaya çıkan atıkların Zap Suyu’na karıştığını ifade etti. Suyun zehirlenmesinin zincirleme bir sağlık krizine yol açtığını söyleyen Bor, Marunis’te yaşanan süreci aktardı:

"Halkın tepkisi üzerine Marunis’teki çalışma durdurulmuştu ancak isim değiştirerek başka bir şirket adıyla yeniden başladılar. Şu an bu işletme Zap Suyu’na korkunç zarar veriyor. İnsanların içme ve kullanma suyuna, tarım ve hayvancılık alanlarına zehir katılıyor. Bu durum doğrudan halk sağlığını riske atmaktadır."

Cilo-Sat Buzulları ve Yaylalar Baskı Altında

Ekolojik kriz sadece madenlerle sınırlı değil. Hakkari'nin simgesi olan Cilo-Sat gölleri ve buzullarının kontrolsüz şekilde turizme açılması, doğaya zarar veren festivaller ve yol yapımları da erimeyi hızlandırıyor. Binlerce yıllık buzulların insan baskısı nedeniyle çökmeye başladığını ifade eden Bor, yerel halkın ise kendi topraklarından koparıldığını belirtti. Şemdinli, Berçelan ve Esendere gibi bölgelerde köylülerin ve yaylacıların güvenlik gerekçeleri veya idari engellerle karşılaştığını, hayvanlarını otlatmakta bile zorlandıklarını dile getirdi.

"Doğamıza Sahip Çıkmak Zorundayız"

Son dönemde bölgede yaşanan toprak ve yol kaymalarının yerel halkta bir farkındalık yarattığını ancak çevre mücadelesinin henüz istenen düzeyde olmadığını belirten Musa Bor, toplumsal refleksin büyümesi gerektiğini söyledi. Kentteki çevre örgütlerinin hukuki baskılarla dar alana sıkıştırılmak istendiğini ifade eden Bor, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bu dünya bizim değil, çocuklarımızın bize emanetidir. Bu emaneti onlara daha güzel bırakmak hepimizin görevi. Herkes bu sorumluluğu alarak Hakkari'nin doğasına, ekolojisine ve geleceğine sahip çıkmalıdır."

Gelişmeler Ne Gösteriyor?

Hakkari'de çevre örgütleri ve yöre halkı, su kaynaklarını kirleten ve tarım alanlarını yok eden maden projelerine karşı hukuki ve toplumsal mücadeleyi büyütmeye hazırlanıyor. Önümüzdeki günlerde Zap Vadisi ve çevresindeki maden sahalarında yeni bilirkişi incelemelerinin yapılması ve çevre platformlarının bölgede daha geniş kapsamlı raporlama çalışmaları yürütmesi bekleniyor.