Yüksekova’ya bağlı Kısıklı köyünde hayvancılıkla geçimini sağlayan Alan ailesine ait bir koyun, doğumdan yaklaşık 10 gün sonra telef oldu. Annesiz kalan yavruyu bu halde bırakmaya gönlü razı olmayan aile, kuzuyu eve alarak bakımını üstlendi. Ailenin verdiği “Umut” ismiyle anılan erkek kuzu, kısa sürede evin neşesi ve maskotu haline geldi.
Günün büyük bölümünü evin içerisinde çocuklarla birlikte geçiren Umut’un hijyenine de büyük özen gösteriliyor. Soğuk kış şartlarının etkili olduğu bölgede üşümemesi için sıcak ortamda tutulan kuzu, düzenli olarak bebek şampuanıyla yıkanıyor, süt ihtiyacı ise her gün biberonla karşılanıyor.
Yaşanan süreci anlatan anne Ceylan Alan, kuzunun annesiz kalmasının kendilerini derinden etkilediğini belirterek,
“Annesi öldüğünde henüz on günlüktü. O kadar çaresizdi ki, onu o halde bırakmaya vicdanım el vermedi. Hemen eve aldım, adını ‘Umut’ koyduk. Benim üç evladım vardı; Umut’la birlikte dört oldular. Onu çocuklarımdan ayırmıyorum. Karnını kendi ellerimle doyuruyorum, uykusunu takip ediyorum,” dedi.
Komşuların bu ilgiyi önce şaşkınlıkla karşıladığını, ardından takdir ettiğini dile getiren Alan,
“‘Bir hayvan için bu kadar zahmet çekilir mi?’ diyenler oluyor. Ben de onlara şunu söylüyorum: Onun bir bakışı dünyalara bedel. O sadece bir hayvan değil, Allah’ın bize emaneti. Yaşadıkça ona gözümüz gibi bakacağız,” ifadelerini kullandı.
Kış şartlarının ağır geçtiği Yüksekova’da, sıcak bir aile ortamında büyütülen Umut, gördüğü sevgi ve ilgiyle hayata tutunurken, Alan ailesinin bu fedakâr davranışı köy halkının da takdirini topluyor. Umut’un hikâyesi, merhametin ve vicdanın sınır tanımadığını bir kez daha gözler önüne seriyor.