Hakkâri’nin Yüksekova ilçesinde kayıp yakınları ve insan hakları savunucularının adalet ve hakikat arayışı kararlılıkla devam ediyor. Her hafta düzenli olarak gerçekleştirilen adalet nöbetinin 229’uncu buluşması, anlamlı bir zaman diliminde gerçekleştirildi. Yüksekova Sanat Sokağı’nda bir araya gelen kitle, 17–31 Mayıs tarihleri arasında anılan "Gözaltında Kayıplar Haftası" kapsamında zorla kaybetme ve faili meçhul cinayet vakalarına dikkat çekti.
Geniş bir katılımla düzenlenen basın açıklamasına; kayıp yakınlarının yanı sıra Cumartesi Anneleri temsilcileri, sivil toplum kuruluşu yöneticileri, insan hakları aktivistleri ve çeşitli hukuk örgütlerine bağlı avukatlar katılarak destek verdi.
"Hakikat ve Adalet Olmadan Toplumsal Barış Mümkün Değil"
Ellerinde gözaltında kaybedilen yakınlarının fotoğraflarını taşıyan kitle adına basın açıklaması metni okundu. Açıklamada, Türkiye’de geçmişle yüzleşme adımlarının atılmamasının ve sistematik bir hal alan "cezasızlık politikalarının" toplumsal vicdanı kanatmaya devam ettiği vurgulandı. Hak ve adalet mekanizmaları tam anlamıyla işletilmeden, failler yargı önüne çıkarılmadan toplumsal barışın inşa edilemeyeceğinin altı çizildi.
229. Haftanın Odağı: Bürokrat Namık Erdoğan Dosyası
Kırıkkale'de Cansız Bedeni Bulunmuştu: Bu haftaki adalet takibinin merkezinde, 9 Mayıs 1994 tarihinde Ankara’da gözaltına alındıktan sonra katledilen dönemin Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı Namık Erdoğan yer aldı.
Ankara'nın göbeğinde illegal yapılarca kaçırılan dürüst bürokrat Namık Erdoğan’ın cansız bedenine günler sonra Kırıkkale yakınlarında ulaşıldığı hatırlatıldı. Aradan geçen 32 yıla rağmen hukuki süreçlerin nasıl tıkandığı ise şu ifadelerle dile getirildi:
"Namık Erdoğan dosyasında yürütülen soruşturma süreçleri ne yazık ki bilinçli bir cezasızlık girdabına itildi. Farklı aşamalarda verilen takipsizlikler ve beraat kararlarıyla bu vahşi cinayetin üzeri örtülmek, olay karanlıkta bırakılmak istendi. Ancak bizler adli makamların bu tutumuna karşı adaleti aramaktan asla vazgeçmeyeceğiz."
Uluslararası Mekanizmalara Çağrı
Katılımcılar, sadece Namık Erdoğan için değil, bu topraklarda zorla kaybedilen ve faili meçhul cinayetlere kurban giden tüm yurttaşlar için etkin bir yargı sürecinin işletilmesini talep etti. Devlet arşivlerinin açılması gerektiği belirtilen eylemde, iç hukuk yollarının tıkanması durumunda ulusal ve uluslararası tüm hukuki mekanizmaların sonuna kadar zorlanacağı ilan edildi.
Yüksekova Sanat Sokağı'ndaki adalet nöbeti, gözaltında kaybedilenlerin anısına saygı duruşu niteliğinde gerçekleştirilen bir dakikalık sessiz oturma eyleminin ardından sona erdi.