Hakkari Üniversitesi Seyyid Taha İslami İlimler Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Server Yayınları ortaklığında düzenlenen III. Uluslararası Zap Havzası Sempozyumu başladı. Bu yıl “İttihâd-ı İslamcı Bir Mühtedî: Abdülâhad Dâvûd” temasıyla gerçekleştirilen sempozyum, Türkiye'nin dört bir yanından gelen akademisyenleri ve bilim insanlarını Hakkari'de buluşturdu.
Rektörlük Salonunda Yoğun Katılım
Hakkari Üniversitesi Rektörlük Konferans Salonu’nda dün (5 Haziran) başlayan ve bugün de devam eden bilimsel etkinliğin açılış programına ilgi büyüktü. Programa Hakkari Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hayati Çavuş, Genel Sekreter Doç. Dr. Saim Gündoğan, çok sayıda akademisyen, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, idari personel ve öğrenciler katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından kürsüye çıkan Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi ve Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Fuat Aydın, Abdülâhad Dâvûd’un 20. yüzyılın başlarında Osmanlı entelektüel hayatına sunduğu katkıları anlatarak emeği geçenlere teşekkür etti.
"Urmiye’den Londra’ya Uzanan Bir Hakikat Yolculuğu"
Üniversitelerin sadece bilgi aktaran değil, tarihin tozlu sayfalarında kalmış değerleri gün yüzüne çıkaran kurumlar olduğunu vurgulayan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hayati Çavuş ise dikkat çekici bir konuşma yaptı.
Prof. Dr. Çavuş, Benjamin David’den Abdülâhad Dâvûd’ transformasyonuna değinerek şu ifadeleri kullandı:
"Onun hayatı Urmiye’den Londra’ya, İstanbul’dan Amerika’ya uzanan müthiş bir hakikat arayışıdır. Hristiyan teolojisini içeriden analiz eden çalışmaları ve İslam’ı savunan eserleriyle Doğu ile Batı arasında köprü kurmuş müstesna bir şahsiyettir. Bu sempozyumla onun yazar, mütercim ve düşünür kimliğini akademik dünyaya yeniden hatırlatmayı amaçlıyoruz."
İlk Oturumda Bölgesel Tarih ve Misyonerlik Masaya Yatırıldı
Açılış konuşmalarının hemen ardından Hakkari Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Keskin başkanlığında ilk bilimsel oturuma geçildi. Bu oturumda; "19. Yüzyılın İkinci Yarısında Urmiye", "Nasturi Patriklik Merkezi Koçanis" ve "Osmanlı İstanbul'u" gibi bölgeyi ve dönemin ruhunu yansıtan kritik sunumlar yapıldı. Abdülâhad Dâvûd’un gözünden bölgedeki misyonerlik faaliyetleri detaylıca incelendi.
İlk oturumun tamamlanmasıyla birlikte Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hayati Çavuş, Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Fuat Aydın ve katılımcılara teşekkür belgelerini takdim etti.
19 Akademisyenden 22 Bildiri
Toplamda beş oturum halinde planlanan ve iki gün süren dev sempozyuma Türkiye’nin farklı üniversitelerinden katılan 19 akademisyen, toplam 22 bildiri sundu. Takip eden oturumlarda Abdülâhad Dâvûd’un din anlayışı, Hristiyanlık ve Yahudilik eleştirileri ile İslam düşüncesine bakışı enine boyuna tartışıldı.
Dün başlayan yoğun program, bugün (6 Haziran) gerçekleştirilecek son oturumlar ve kapanış değerlendirmesiyle birlikte nihayete erecek. Sempozyum çıktılarının, önümüzdeki süreçte İslam düşünce tarihi ve dinler arası ilişkiler literatürüne önemli bir kaynak oluşturması bekleniyor.