Hakkari’de yüzyıllardır kadın emeğiyle üretilen kilimler, yalnızca birer dokuma ürünü değil; bölge insanının yaşam tarzını, duygularını ve tarihsel belleğini yansıtan güçlü bir kültürel anlatı niteliği taşıyor. Koyun yününden elde edilen iplikler ve tamamen doğal kök boyalarla hazırlanan bu kilimler, geleneksel tezgâhlarda ilmek ilmek dokunarak geçmişle bugün arasında köprü kuruyor.
İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı Hakkari Halk Eğitimi Merkezi bünyesinde açılan 30 kilim dokuma kursunda kadınlar eğitim alırken, köylerde de 7 kurs ve 7 usta öğretici aktif olarak çalışmalarını sürdürüyor. Hakkari’ye özgü olduğu kabul edilen 16 farklı kilim deseni, kentin kimliğini yansıtan semboller arasında yer alıyor.
Kilim desenlerinde bölge insanının yaşadığı acılar, sevinçler ve doğadan ilham alan semboller ön plana çıkıyor. Akrep, eli belinde (saryanın gülü), koç boynuzu, kurt ağzı, bereket, yıldız, su yolu, nazar muskası, rüzgâr gülü, kelebek ve muhabbet kuşu gibi çok sayıda motif, Hakkari kilimlerini benzersiz kılan unsurlar arasında bulunuyor.
Yüzyıllar boyunca genç kızların ve kadınların umutlarını, beklentilerini ve yaşam öykülerini yansıttıkları bu kilimler, Hakkari’nin en önemli somut olmayan kültürel mirasları arasında gösteriliyor.
33 yıllık usta öğretici Aysel Öztunç ile birlikte uzun yıllardır bu sanatı icra eden diğer usta öğreticiler, dokumanın inceliğinin kaliteyi belirlediğine dikkat çekerek, “İpler ne kadar ince ve dokuma ne kadar sık olursa kilim o kadar kaliteli olur. Yüz yıl önce hangi emekle dokunuyorsa bugün de aynı emekle, aynı gelenekle üretim yapıyoruz” ifadelerini kullandı.
Uzmanlara göre kilim dokumacılığı, Anadolu’da M.Ö. 6000’li yıllara kadar uzanan köklü bir geçmişe sahip. Arkeolojik kazılar ve tarihsel kaynaklar, bu sanatın Orta Asya’dan Anadolu’ya taşındığını ve Selçuklu’dan Osmanlı’ya kadar kesintisiz şekilde sürdürüldüğünü ortaya koyuyor. Günümüzde Hakkari’de dokunan kilimler ise bu binlerce yıllık geleneğin yaşayan temsilcileri olarak dikkat çekiyor.