Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde bu yıl yaşanan yoğun yağışlar, doğaya adeta yeniden hayat verdi. Son 10 yılın en yüksek yağış miktarının kaydedildiği ilçede, bahar aylarının gelmesi ve karların erimesiyle birlikte dağlarda yetişen onlarca çeşit şifalı ve yemeklik ot tezgâhlardaki yerini aldı. Bölge halkı tarafından yıllardır hem sağlık amacıyla tüketilen hem de geleneksel yemeklerde kullanılan bu bitkiler, aynı zamanda yüzlerce aile için önemli bir gelir kapısı haline geldi.
Yüksekova’nın yüksek rakımlı dağlarında doğal olarak yetişen bitkiler, ilkbaharın gelmesiyle birlikte toplanmaya başlandı. Sabahın erken saatlerinde dağlara çıkan vatandaşlar, saatler süren zorlu yolculukların ardından topladıkları otları ilçe merkezine getirerek satışa sunuyor. Özellikle Cengiz Topel Caddesi üzerinde kurulan tezgâhlar, hem ilçe sakinlerinin hem de çevre il ve ilçelerden gelen vatandaşların yoğun ilgisini görüyor.
Son 10 Yılın En Yağışlı Dönemi Bitki Çeşitliliğini Artırdı
Yüksekova’da kış boyunca etkili olan yoğun kar yağışı ve yağmurlar, bahar aylarında doğanın canlanmasını sağladı. Toprağın suya doymasıyla birlikte dağlarda yetişen endemik bitki türlerinde önemli bir artış yaşandı.
Bölge halkı, bu yıl özellikle bitki çeşitliliğinin ve verimin geçmiş yıllara göre çok daha yüksek olduğunu ifade ediyor. Uzmanlar da yağış miktarındaki artışın doğal bitki örtüsünü olumlu etkilediğini ve dağlarda yetişen şifalı otların daha bol çıkmasına neden olduğunu belirtiyor.
Yüksekova’nın sarp yamaçları ve yüksek rakımlı bölgeleri, ilkbahar ve yaz aylarında adeta doğal bir bitki bahçesine dönüşürken, vatandaşlar bu zenginliği ekonomik kazanca dönüştürüyor.
Geleneksel Lezzetlerin Vazgeçilmezi Tezgâhlarda Yerini Aldı
Yüksekova’da satışa sunulan bitkiler arasında yöre mutfağının vazgeçilmezleri olan siyabo, mendı, sirmo (yabani sarımsak), bıttım, uçkun (yayla muzu), kengır (kenger), hengedan, bike, lüşe, kayi ve çorin gibi çok sayıda ot bulunuyor.
Bu bitkiler yalnızca günlük tüketimde değil, aynı zamanda bölgenin meşhur otlu peynirinin hazırlanmasında, turşu yapımında, konserve üretiminde ve çeşitli yöresel yemeklerde de kullanılıyor. Bazı bitkiler taze olarak tüketilirken, bazıları kurutularak kış aylarında kullanılmak üzere saklanıyor.
Şifalı özellikleriyle de bilinen bu otlar, özellikle doğal ürünlere ilgi duyan vatandaşlardan yoğun talep görüyor. Tezgâhlarda satış yapan üreticiler, çevre il ve ilçelerden gelen müşterilerin de her yıl bu dönemi beklediğini ifade ediyor.
Yüksekova’nın doğal ortamında yetişen bitkilerin herhangi bir kimyasal işlem görmeden toplandığını belirten satıcılar, ürünlerin tamamen doğal olması nedeniyle tercih edildiğini söylüyor.
“Bu İş Hem Geleneğimiz Hem Geçim Kaynağımız”
Uzun yıllardır dağlardan topladığı şifalı otları satarak geçimini sağlayan İbrahim Akdoğan, bu yılki bereketli sezonun hem üreticileri hem de vatandaşları memnun ettiğini söyledi.
Akdoğan, son yılların en verimli dönemlerinden birini yaşadıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu yıl Yüksekova son 10 yılın en iyi yağışını aldı. Toprak suya doyduğu için dağlarımız her zamankinden daha bereketli. Sabah namazıyla birlikte yola çıkıyor, saatlerce yüksek rakımlı dağlara tırmanıyoruz. Bu otları toplamak büyük bir emek ve sabır istiyor. Topladığımız siyabo, mendı, uçkun ve kenger gibi şifalı otları getirip burada, Cengiz Topel Caddesi’ndeki tezgâhımızda taze taze vatandaşlarımıza sunuyoruz. Kimisi şifa için alıyor, kimisi meşhur otlu peynirimizde kullanmak için sirmo arıyor. Bu iş bizim hem geleneğimiz hem de geçim kaynağımız. Doğanın bize sunduğu bu bereketi toplayarak evimize helal ekmek götürüyoruz.”
Yüksekova’da ot toplama sezonunun yaz aylarının ortalarına kadar devam etmesi beklenirken, bölgedeki ekonomik hareketliliğin de önümüzdeki haftalarda artarak sürmesi öngörülüyor. Hem doğal ürün arayan vatandaşların ilgisi hem de dağlardan gelen bereket, ilçede her yıl olduğu gibi bu yıl da önemli bir ekonomik canlılık oluşturuyor.