Bir Tarla Uğruna Yitirilen Kardeşlik

Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde aynı aileden iki kardeş arasında çıkan tarla kavgası kanlı bitti. Çocukluklarını birlikte geçirdikleri toprak, biri için mezar, diğeri için cezaevi oldu. Bu acı olay, bir kez daha gösterdi ki: Bir anlık öfkenin bedeli, bir ömürlük pişmanlık olabilir. Topluma çağrı var: "Miras için değil, kardeşlik için mücadele edin."

Abone Ol

Hakkari Şemdinli’de Yürek Yakan Bir Olay

Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde yaşanan trajik bir olay, hepimizin yüreğine bir bıçak gibi saplandı. Bir anlık öfke, bir anlık hırs ve bitmeyecek bir pişmanlık...

Aynı Ailede Büyüyen İki Kardeşin Ayrılığı

Aynı anne ve babanın dizinin dibinde büyüyen, aynı tarlada çocukluk hayalleri kuran iki kardeşin yolları, bir parça toprak uğruna sonsuza dek ayrıldı. Biri toprağın altına gitti, diğeri demir parmaklıkların ardına...

Kardeşlik Sadece Kan Bağı Değildir

Kardeşlik yalnızca bir kan bağı değildir. O, hayatta insanın sırtını dayadığı en sağlam dağdır. Aynı sofrayı paylaşmak, birlikte ağlayıp birlikte gülmektir. Ne hazindir ki, bu değerli bağ bazen maddi bir meseleye kurban gidebiliyor. Şemdinli’de yaşanan bu kahredici olay, bize şu gerçeği bir kez daha hatırlatıyor: Bir anlık öfkenin bedeli, bir ömür boyu sürecek bir pişmanlık olabilir.

Birkaç Dönüm Toprak ve Bir Ömürlük Pişmanlık

Bir tarla… Sadece birkaç dönüm toprak. Oysa o toprağın üzerinde yıllar önce birlikte koşmuştu bu iki kardeş. Güneşin altında aynı gölgede dinlenmiş, birlikte hayal kurmuşlardı. Şimdi aynı toprak, birinin mezarı, diğerinin ömrü boyunca taşıyacağı vicdan yükü oldu.

Sadece Aile Trajedisi Değil, Toplumsal Bir Yara

Bu sadece bir aile trajedisi değil. Bu, aynı zamanda toplumsal bir yaradır. Çünkü bizim coğrafyamızda kardeşlik, kan bağından öte bir anlam taşır. Kardeş, fırtınalı bir hayatın limanı, dara düştüğünde sırtını yasladığın duvardır. Ama bir anlaşmazlık, bir miras kavgası, bir öfke nöbeti; işte bütün bu değerleri bir anda yerle bir edebiliyor.

Sormamız Gereken Soru: Değdi mi?

Bugün hep birlikte sormamız gereken soru şu: Değdi mi?

Değdi mi bir ömür boyu vicdan azabına?
Değdi mi bir annenin iki evladından birini mezara, birini zindana uğurlamasına?
Değdi mi çocukluk anılarının bir silaha yenik düşmesine?

Elbette hayır...

Kardeşlik, Dünyadaki En Kıymetli Hazinedir

Bu acı olay bize önemli bir ders veriyor. Hiçbir maddi kazanç, hiçbir dünya malı, bir kardeşin canından daha değerli olamaz. Kardeşlik; affetmeyi, sarılmayı, gözyaşlarını birlikte silmeyi gerektirir. Küçük bir tartışmayı büyütmek yerine, bir adım geri atmak gerekir. Çünkü geriye dönüşü olmayan yollarda, pişmanlık bile teselli olamaz.

Topluma Çağrı: Kardeşliğin Kıymetini Bilelim

Gelinen bu noktada, tüm ailelere ve topluma bir çağrıda bulunmak gerekir:

Lütfen, kardeşliğin kıymetini bilin. Tartışmanın başladığı yerde kalbinizi susturun; aklınızı dinleyin. Miras, tarla, para... Bunların hepsi gelip geçici. Ama bir kardeşin yokluğu, hayatın her anında hissedilen bir eksikliktir. Her zaman telafisi olan şeyler vardır ama kaybedilen bir canın, yıkılan bir yuvanın, paramparça olan bir ailenin telafisi yoktur.

Son Söz: Öfkeye Değil, Sevgiye Yer Açalım

Kardeşlik bir hazineyse, onu anlık öfkelere teslim etmeyelim. Birbirimize sevgimizi büyütelim, öfkemizi değil. Çünkü bu dünyada kardeşten daha kıymetli çok az şey var…