<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Hakkari Haber</title>
    <link>https://www.colemerghaber.com</link>
    <description>Hakkari ve Yüksekova’dan doğru, hızlı ve güvenilir haberin adresi, Colemerg Haber, Hakkari Haber ve Yüksekova Haber, Yaşadığınız yerden, yaşadığınız gibi haber alın!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.colemerghaber.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026 Colemerg Haber, Sitemizde yer alan içerikler kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 07 May 2026 10:27:09 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından Uyarı: Hurma Alırken Bunlara Dikkat]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/uzmanindan-uyari-hurma-alirken-bunlara-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/uzmanindan-uyari-hurma-alirken-bunlara-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte hurmaya olan talep artarken, esnaf en çok Medine hurmasının tercih edildiğini belirtiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hurma satıcısı Mücahit Çakmak, özellikle Ramazan ayında Medine hurmalarının ön plana çıktığını ifade ederek, “Medine hurmaları daha faydalı ve sağlık açısından daha iyidir. Filistin’den ve Mısır’dan da hurmalar geliyor ancak vatandaş genelde Medine hurmasını tercih ediyor. Lezzet açısından daha çok beğeniliyor. Lif oranı yüksek olduğu için Ramazan’da insanın şekerini dengeliyor ve açlığı gideriyor” dedi.</p>

<p>Filistin hurmalarının genellikle daha iri ve büyük olduğunu belirten Çakmak, fiyatların ise kalite ve boyuta göre değiştiğini söyledi. Çakmak, “Hurma fiyatları 100 ila 600 lira arasında değişiyor. İri ve büyük hurmalar daha pahalı, küçük boy olanlar ise daha uygun fiyatlı” diye konuştu.</p>

<p><img alt="663 857X503" height="503" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2026/02/663-857x503.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="857" /></p>

<h2><strong>Hurma Alırken Nelere Dikkat Edilmeli?</strong></h2>

<p>Uzmanlar ve satıcılar, hurma alırken bazı önemli noktalara dikkat edilmesi gerektiğini vurguluyor:</p>

<p><strong>İçi koyu renk olmamalı</strong></p>

<p>Hurma mümkünse ortadan ikiye bölünmeli. İç kısmı koyu ve kararmışsa bu, ürünün bozulmaya başladığını gösterebilir.</p>

<p><strong>Dışı yapış yapış olmamalı</strong></p>

<p>Elinize aldığınızda şerbetli bir tatlı hissi veren, yapışkan hurmaların dış yüzeyi işlem görmüş olabilir. Bu tür ürünlerden uzak durulması öneriliyor.</p>

<p><strong>Aşırı parlak görünmemeli</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğal hurmanın kabuğu aşırı parlak olmaz. Parlak görünüm, ürünün daha cazip görünmesi için işlem görmüş olabileceğine işaret edebilir.</p>

<p><strong>Glikoz içermemeli</strong></p>

<p>Ambalajlı ürünlerde içerik kısmı mutlaka kontrol edilmeli. Glikoz şurubu ile tatlandırılmış hurmalar sağlık açısından risk oluşturabilir.</p>

<p><strong>Soğuk ortamda muhafaza edilmeli</strong></p>

<p>Uzun yollardan gelen hurmanın bozulmaması ve kurtlanmaması için uygun koşullarda, serin ve hijyenik ortamda saklanmış olması gerekiyor.</p>

<p>Ramazan sofralarının vazgeçilmezi olan hurmanın hem lezzetli hem de sağlıklı olması için alışverişte bilinçli davranılması büyük önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/uzmanindan-uyari-hurma-alirken-bunlara-dikkat</guid>
      <pubDate>Thu, 19 Feb 2026 17:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/02/663-857x503.jpg" type="image/jpeg" length="49220"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzman Psikolog Uyarıyor: Kış Ayları Mevsimsel Depresyonu Tetikleyebilir]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/uzman-psikolog-uyariyor-kis-aylari-mevsimsel-depresyonu-tetikleyebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/uzman-psikolog-uyariyor-kis-aylari-mevsimsel-depresyonu-tetikleyebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kış aylarının gelmesiyle birlikte günlerin kısalması, güneş ışığının azalması ve soğuyan havalar, bireylerin ruh sağlığını etkileyen önemli faktörler arasında yer alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzman Psikolog Dilruba Işın, mevsimsel değişikliklerin bazı kişilerde geçici depresif duygu durumu, enerji düşüklüğü ve motivasyon kaybına yol açabileceğini belirterek, bu süreçte uzman desteğinin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Işın, “Mevsimsel değişimlerin etkisi coğrafi konuma göre farklılık gösterebilir. Örneğin daha batıdaki, sıcak bölgelerde yaşayan kişiler, Sivas gibi daha soğuk ve güneş ışığının azaldığı yerlerde yaşayanlara göre daha az motivasyon kaybı veya depresif hisler yaşayabilir. Ancak bireysel farklılıklar burada da belirleyici” dedi.</p>

<h2><strong>Kış Aylarında Enerji ve Motivasyon Kaybı Artıyor</strong></h2>

<p>Uzman Psikolog Işın, güneş ışığının azalmasının serotonin dengesini etkileyerek depresif belirtilere yol açabileceğini ifade etti. Ayrıca, havaların soğuması ve günlerin kararması nedeniyle insanların dışarıda daha az vakit geçirdiğini, bunun da enerji ve motivasyon kaybına, hatta sosyal geri çekilmeye sebep olabileceğini söyledi. Işın, bu durumun her bireyde farklı şekilde ortaya çıkabileceğini vurguladı.</p>

<p><img alt="20251205Aw593372 850X527" height="527" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2025/12/20251205aw593372-850x527.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="850" /></p>

<h2><strong>Uzman Görüşü Almak Önemli</strong></h2>

<p>Mevsimsel depresyon belirtilerinin günlük yaşamı olumsuz etkilediğini belirten Işın, alınabilecek önlemleri de şöyle açıkladı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Sabahları uyanır uyanmaz pencereyi açarak temiz havanın odaya girmesini sağlamak.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Düzenli egzersiz yapmak ve aktif kalmak.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kendini aşırı depresif hissetme, sosyal geri çekilme veya işlevsellik kaybı durumunda mutlaka uzman desteği almak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p>Işın, depresyon tedavisi gören bireylerin kış aylarında destekleyici ilaç tedavisi alabileceğini veya mevcut tedavilerini psikoterapi ile destekleyebileceğini belirterek, “Yaşadığınız durum mevsimsel depresyon olabilir. Bu süreci anlamak ve destek almak, ruh sağlığınızı korumak açısından çok önemli” dedi.</p>

<p><img alt="20251205Aw593372 5 850X527" height="527" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2025/12/20251205aw593372-5-850x527.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="850" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/uzman-psikolog-uyariyor-kis-aylari-mevsimsel-depresyonu-tetikleyebilir</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Dec 2025 10:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2025/12/20251205aw593372-5-850x527.jpg" type="image/jpeg" length="96725"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan Uyarı: Soğuk Havalarda Çocukları Zatürreden Korumanın Yolları]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/uzmanlardan-uyari-soguk-havalarda-cocuklari-zaturreden-korumanin-yollari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/uzmanlardan-uyari-soguk-havalarda-cocuklari-zaturreden-korumanin-yollari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Atatürk Sanatoryum Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Hastalıkları ve Çocuk Sağlığı Kliniği’nden Uzm. Dr. Latife Güder, sonbahar ve kış aylarında çocuklarda zatürre (pnömoni) vakalarının arttığını belirterek aileleri uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dr. Güder, özellikle küçük yaştaki çocukların hastalığa karşı daha hassas olduğunu vurgulayarak, “Zatürre ile sık karşılaşıyoruz. 5 yaş altındaki çocuklar, özellikle 2 yaş altındakiler, bu hastalık açısından daha yüksek risk altında” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hastalığın belirtilerinin yaşa göre değişebileceğini ifade eden Güder, “Küçük bebeklerde öksürük olmayabilir. Bunun yerine ateş, huzursuzluk ve emme isteğinde azalma görülebilir. Daha büyük çocuklarda ise göğüs ağrısı, öksürük ve hızlı nefes alıp verme gibi belirtiler görülebilir. Bazen hastalık, ateş veya karın, sırt ve omuz ağrısıyla kendini gösterebilir” diye konuştu.</p>

<p><img alt="20251205Aw593717 850X527" height="527" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2025/12/20251205aw593717-850x527.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="850" /></p>

<h2><strong>Zatürreden Korunmak İçin Alınacak Önlemler</strong></h2>

<p>Dr. Güder, zatürre hastalığı tedavi edildikten sonra bile öksürüğün bir süre devam edebileceğini belirterek aileleri bilgilendirdi. Tedavinin ardından hastalığı önlemek için alınabilecek önlemler hakkında şunları aktardı:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Çocukluk çağı aşılarının eksiksiz yapılması büyük önem taşıyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Her yıl influenza (grip) aşısının yaptırılması öneriliyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p>El ve solunum hijyenine dikkat edilmesi gerekiyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Düzenli ve dengeli beslenme, yeterli uyku ve bol sıvı alımı ihmal edilmemeli.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sigara dumanına maruz kalmaktan kaçınılmalı; pasif içicilik solunum yollarını olumsuz etkiliyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kalabalık, havasız veya hijyeni bozulmuş ortamlardan çocukları korumak gerekiyor.</p>
 </li>
</ul>

<h2><strong>Mevsime Uygun Giyinme Önemli</strong></h2>

<p>Dr. Güder, sonbahar ve kış aylarında çocukların mevsime uygun şekilde giydirilmesinin de hastalık riskini azaltmada etkili olduğunu belirtti. “Tek başına üşütmek zatürreye neden olmaz; ancak bağışıklık sistemini zayıflatabilir ve bakterilerin, virüslerin hastalığa yol açma ihtimalini artırabilir. Bu nedenle çocukları uygun şekilde giydirmek çok önemli” dedi.</p>

<p>Uzman, çocukluk çağı aşılarının önemine de dikkat çekerek, “Bu aşılar birçok ciddi hastalıktan olduğu gibi, zatürreden de koruyor. Zamanında ve eksiksiz olarak yaptırılmaları gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/uzmanlardan-uyari-soguk-havalarda-cocuklari-zaturreden-korumanin-yollari</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Dec 2025 10:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2025/12/20251205aw593717-850x527.jpg" type="image/jpeg" length="86177"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ara Tatil Sonrası Okul Başarısı İçin Takviye Yok, Doğru Alışkanlık Var]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/ara-tatil-sonrasi-okul-basarisi-icin-takviye-yok-dogru-aliskanlik-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/ara-tatil-sonrasi-okul-basarisi-icin-takviye-yok-dogru-aliskanlik-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul – Milyonlarca öğrenci ara tatil sonrası ders başı yaparken, Acıbadem Kent Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Ceren Hande Seyyar, ebeveynlerin çocuklarının okul başarısını artırmak için sıklıkla takviyelere yöneldiğini belirterek, başarı için öncelikli faktörlerin yaşam alışkanlıkları olduğunu vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dr. Seyyar, “Başarıyı yalnızca ders çalışmaya indirgememek gerekiyor. Uyku, etkili çalışma yöntemleri, fiziksel aktivite, sağlıklı beslenme ve stres yönetimi öğrenme sürecinde belirleyici rol oynar” dedi.</p>

<h2><strong>Uyku, öğrenmenin en büyük destekçisi</strong></h2>

<p>Uzm. Dr. Seyyar, yeterli ve kaliteli uykunun bilgilerin kalıcı hafızaya dönüşmesinde kritik rol oynadığını söyledi. Derin uyku ve REM uykusunun yeni sinir yollarını güçlendirdiğini belirten Seyyar, “Ön beyin uykuda dinlenir; ertesi gün dikkat, planlama ve problem çözme becerileri artar” dedi.</p>

<h2><strong>Beslenme beyin fonksiyonlarını güçlendiriyor</strong></h2>

<p>Çocukların okul başarısının sağlıklı beslenmeyle doğrudan ilişkili olduğunu ifade eden Dr. Seyyar, düzenli kahvaltının dikkat ve enerji üzerinde etkili olduğunu vurguladı. Seyyar, “Protein, tam tahıllar, sebze, meyve ve omega-3 içeren gıdalar beyin fonksiyonlarını destekler. Kan şekeri dengesini korumak, yorgunluk ve motivasyon kaybını önler” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fiziksel aktivitenin de beyin sağlığına katkıda bulunduğunu belirten Seyyar, “Düzenli egzersiz, beynin oksijen ve glikoz seviyesini artırır, motivasyonu yükseltir, stres hormonu kortizolü düşürür ve uyku kalitesini artırır” diye konuştu.</p>

<p><img alt="20251121Aw583654 850X527" height="527" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2025/11/20251121aw583654-850x527.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="850" /></p>

<h2><strong>Etkili çalışma ve stres yönetimi başarıyı artırıyor</strong></h2>

<p>Dr. Seyyar, stres yönetimi ve sosyal desteğin çocukların akademik başarısında önemli olduğunu söyledi. Rutinler oluşturmanın, hedefler belirlemenin ve aile-öğretmen desteğinin stresi azalttığını vurguladı.</p>

<p>Etkili çalışma yöntemlerinin de verimi artırdığını belirten Seyyar, “Ders çalışırken düzenli tekrar ve yazılı çalışmalar bilgiyi pekiştirir. Yazmak sadece motor belleği değil, anlamayı ve bilgiyi geri çağırmayı da destekler. Zamanlayıcı kullanmak ve çalışma rutini oluşturmak verimi yükseltir” dedi.</p>

<h2><strong>Takviyeler yalnızca doktor önerisiyle</strong></h2>

<p>Ebeveynlerin çocuklarının akademik performansını artırmak için vitamin ve takviyelere yöneldiğini hatırlatan Dr. Seyyar, “Demir, B12 ve D vitamini eksiklikleri dikkat, hafıza ve öğrenmeyi olumsuz etkileyebilir. Takviyeler yalnızca eksiklik durumunda ve doktor gözetiminde kullanılmalıdır. Omega-3 desteği, balık tüketimi düşük çocuklarda dikkat ve hafıza üzerinde olumlu etki sağlayabilir” uyarısında bulundu.</p>

<p>Dr. Seyyar, sözlerini şöyle özetledi: “Okul başarısı yalnızca ders çalışmakla değil; uyku, beslenme, fiziksel aktivite, etkili çalışma ve stres yönetimiyle şekillenir. Çocuğun kendi ritmine uygun plan ve destekleyici bir ortam, uzun vadede hem başarıyı hem motivasyonu artırır.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/ara-tatil-sonrasi-okul-basarisi-icin-takviye-yok-dogru-aliskanlik-var</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Nov 2025 17:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2025/11/20251121aw583654-850x527.jpg" type="image/jpeg" length="78709"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyabet, Kalp Sağlığını Sessizce Tehdit Ediyor]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/diyabet-kalp-sagligini-sessizce-tehdit-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/diyabet-kalp-sagligini-sessizce-tehdit-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Oğuzhan Yücel, diyabetin yalnızca kan şekerini etkilemekle kalmayıp kalp ve damar sağlığı üzerinde de ciddi riskler oluşturduğunu vurguladı. Yücel, “Diyabet, sessiz ilerleyerek kalbi de tehdit edebilir” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Yücel, kronik yüksek kan şekerinin damar duvarlarını zamanla yıpratarak damar sertliğini hızlandırdığını belirtti. “Diyabeti olan kişilerde kalp hastalığı riski, diyabeti olmayanlara göre 2 ila 4 kat daha fazladır. Diyabete bağlı ölümlerin yarıdan fazlası kalp ve damar kaynaklı sorunlardan meydana gelir” açıklamasında bulundu.</p>

<h2><strong>Kalp krizi sessiz seyredebiliyor</strong></h2>

<p>Diyabetin sinsi etkilerinden birinin sinir sistemi üzerindeki tahribat olduğunu dile getiren Yücel, şu uyarılarda bulundu:<br />
“Yüksek kan şekeri zamanla sinirlere zarar verir. Kalbin duyusunu taşıyan sinirler etkilenirse, kişi kalp krizi sırasında uyarıcı belirtileri fark etmeyebilir. Bu nedenle diyabetlilerde kalp hastalıkları çoğunlukla sessiz ilerler. Belirtiler ortaya çıkmadan risklerin yönetilmesi hayati önem taşır.”</p>

<h2><strong>Düzenli kontroller hayat kurtarıyor</strong></h2>

<p>Doç. Dr. Yücel, diyabet hastalarının düzenli sağlık kontrollerini aksatmaması gerektiğini vurguladı. Tansiyon, kolesterol ve HbA1c değerlerinin belirli aralıklarla takip edilmesi gerektiğini belirten Yücel, gerekli durumlarda EKG, efor testi ve EKO gibi tetkiklerle kalbin detaylı incelenmesini önerdi. “Erken teşhis, kalpte kalıcı hasarın önüne geçebilir” dedi.</p>

<p><img alt="20251121Aw584053 850X527" height="527" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2025/11/20251121aw584053-850x527.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="850" /></p>

<h2><strong>Diyabette kalp sorunlarını işaret eden belirtiler</strong></h2>

<p>Kardiyoloji uzmanı, diyabetli bireylerin aşağıdaki şikâyetleri dikkate alması gerektiğini söyledi:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Göğüste baskı, sıkışma veya yanma</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sol kola, çeneye, boyuna veya sırta yayılan ağrı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Çabuk yorulma, nefes darlığı, çarpıntı</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soğuk terleme, mide bulantısı, baş dönmesi</p>
 </li>
</ul>

<p>Yücel, “Bu belirtiler yaşa bağlanmamalı. Şiddetli göğüs ağrısı ile birlikte terleme veya bayılma hissi varsa vakit kaybetmeden acile başvurun” uyarısında bulundu.</p>

<h2><strong>Kardiyoloji ile yakın iletişim şart</strong></h2>

<p>Diyabetle yaşayanların düzenli olarak kardiyoloji uzmanına başvurmasının önemine dikkat çeken Yücel, “Henüz bir kalp problemi olmasa bile koruyucu amaçla kardiyoloji değerlendirmesi yaptırmak akıllıca bir adımdır” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Kalp sağlığını korumak için öneriler</strong></h2>

<p>Doç. Dr. Yücel, diyabetli bireylerin kalp sağlığını korumak için şu yaşam tarzı adımlarını önerdi:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Akdeniz tipi beslenme ve tuz-şeker kontrolü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Düzenli egzersiz (hekim onayıyla)</p>
 </li>
 <li>
 <p>Sigara bırakma ve alkolün sınırlandırılması</p>
 </li>
 <li>
 <p>Stres yönetimi için meditasyon, nefes egzersizleri ve hobiler</p>
 </li>
 <li>
 <p>Kaliteli uyku ve gerekirse uyku apnesi için doktor kontrolü</p>
 </li>
</ul>

<p>Ayrıca Yücel, diyabet, tansiyon ve kolesterol ilaçlarının kesintisiz kullanılmasının önemini vurgulayarak, “Kalp hastalığı bir kader değildir; düzenli takip ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları ile riskler büyük ölçüde azaltılabilir” diyerek sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/diyabet-kalp-sagligini-sessizce-tehdit-ediyor</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Nov 2025 17:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2025/11/20251121aw584053-850x527.jpg" type="image/jpeg" length="73219"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, işsizlerin sigortasına yüzde 100 zam yaptı]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/cumhurbaskani-erdogan-issizlerin-sigortasina-yuzde-100-zam-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/cumhurbaskani-erdogan-issizlerin-sigortasina-yuzde-100-zam-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[GSS kapsamında yer alan ve Ocak 2025’ten bu yana aylık 780 TL ödeyenlerin primi, bugünkü kararla 1.560 TL’ye yükseldi. Yılbaşında asgari ücrete yapılacak artışla birlikte primler bir kez daha zamlanacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugünkü Resmi Gazete’de yayınlanan kararla Genel Sağlık Sigortası (GSS) primini yüzde 100 arttırdı. Brüt asgari ücrete endeksli olan yüzde 3’lük pirimi yüzde 6’ya çıkardı.</p>

<p>Bu kapsamdaki sigortalılar Ocak 2025’ten bu yana aylık olarak 780,17 TL prim ödüyordu. Bugünkü kararla birlikte bu ücret 1560,34 TL’ye yükseldi. Zamlı prim gelecek ay başında yürürlüğe girecek.</p>

<p><img alt="Sgkden Belediyelerin Gayrimenkul Devrine Iliskin Aciklama Luks (1)" height="720" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2025/11/sgkden-belediyelerin-gayrimenkul-devrine-iliskin-aciklama-luks-1.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca prim tutarı yılbaşında asgari ücrete yapılacak artışla birlikte bir kez daha zamlanacak.</p>

<p>Genel sağlık sigortası, Türkiye’de yaşayan herkesin temel sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesini sağlayan, yürütmesi Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan zorunlu bir sigortalama sistemi.</p>

<p>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, bakanlığının 2026 yılı bütçesi görüşmelerinde yaptığı konuşmada devletin temmuz ayı itibarıyla 5,7 milyon kişinin GSS primini karşıladığını, yıl sonunda toplam ödemenin 128,7 milyar lira olmasının öngörüldüğünü söylemişti. (Bianet)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/cumhurbaskani-erdogan-issizlerin-sigortasina-yuzde-100-zam-yapti</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Nov 2025 12:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2025/11/sgkden-belediyelerin-gayrimenkul-devrine-iliskin-aciklama-luks-1.webp" type="image/jpeg" length="23077"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gizli Kalmış Şifa Kaynağı: Hem Kalbi Güçlendiriyor Hem Mideyi Yatıştırıyor]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/gizli-kalmis-sifa-kaynagi-hem-kalbi-guclendiriyor-hem-mideyi-yatistiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/gizli-kalmis-sifa-kaynagi-hem-kalbi-guclendiriyor-hem-mideyi-yatistiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Evlerimizin klasik atıştırmalıklarından biri olan beyaz leblebi, yalnızca açlığı bastırmakla kalmıyor; aynı zamanda mideyi koruyor, kolesterolü dengeliyor, kalp ve damar sağlığını destekliyor ve kemik gelişimine katkıda bulunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de en çok tüketilen kuruyemişlerden biri olan leblebi, nohudun kavrulmasıyla elde ediliyor. Özellikle sade ve hafif tadıyla bilinen beyaz leblebi, sağlık açısından da birçok faydayı beraberinde getiriyor.</p>

<p>Uzmanlara göre beyaz leblebi; lif, protein, potasyum, demir, kalsiyum, A ve C vitamini gibi vücudun ihtiyaç duyduğu birçok besin öğesini içeriyor. Bu yönüyle, yalnızca bir atıştırmalık değil, aynı zamanda sağlık dostu bir besin olarak öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Mide Dostu Özellikleriyle Dikkat Çekiyor</strong></h2>

<p>Beyaz leblebinin mide asidini dengeleme özelliği, onu reflü, gastrit ve mide yanması gibi sorunlarla mücadelede doğal bir destek haline getiriyor. Yemeklerden önce az miktarda tüketildiğinde mide ekşimesi, şişkinlik ve yanma gibi şikayetleri hafifletebiliyor. Lif bakımından zengin olması da sindirim sistemini destekleyerek mideyi rahatlatıyor.</p>

<h2><strong>Diyetlerin Güçlü Yardımcısı</strong></h2>

<p>Tokluk hissini uzun süre koruması, beyaz leblebiyi kilo kontrolü sağlayan bireyler için ideal bir ara öğün seçeneği haline getiriyor. Düşük yağ oranı sayesinde bölgesel yağlanmayı engellemeye yardımcı olabilirken, içerdiği antioksidanlar sayesinde vücudu toksinlerden arındırarak daha enerjik bir his sağlar. Uzmanlar, diyet listelerinde beyaz leblebiye mutlaka yer verilmesi gerektiğini belirtiyor.</p>

<p><img alt="Kuruyemiş 850X527" height="527" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2025/10/kuruyemis-850x527.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="850" /></p>

<h2><strong>Kalp ve Damar Sağlığına Katkı Sağlıyor</strong></h2>

<p>Yüksek lif oranı ve polifenol içeriğiyle beyaz leblebi, kalp sağlığına dost besinler arasında yer alıyor. <em>Nutrition, Metabolism &amp; Cardiovascular Diseases</em> dergisinde yayımlanan bir çalışmaya göre, nohuttan elde edilen ürünlerin düzenli tüketimi kötü kolesterolü (LDL) azaltarak damarların elastikiyetini artırabiliyor. Bu da kalp-damar sağlığını korumada önemli bir rol oynuyor.</p>

<h2><strong>Bitkisel Protein ve Kalsiyum Kaynağı</strong></h2>

<p>Et tüketmeyen bireyler için güçlü bir protein kaynağı olan beyaz leblebi, bir kaseyle günlük protein ihtiyacının önemli bir kısmını karşılayabiliyor. Ayrıca içerdiği kalsiyum, kemik ve diş gelişimi açısından büyük önem taşıyor. Bu nedenle çocukların, hamilelerin ve emziren annelerin düzenli olarak tüketmesi tavsiye ediliyor. Kalsiyumun, aynı zamanda anne sütünü artırıcı etkisinin olduğu da biliniyor.</p>

<h2><strong>Tansiyon ve Bağışıklığa Destek</strong></h2>

<p>İçerdiği doğal sodyum sayesinde kan basıncını dengelemede rol oynayabilen beyaz leblebi, yüksek tansiyon riskini azaltabilir. A vitamini bakımından zengin olması ise hem göz sağlığına katkı sağlar hem de bağışıklık sistemini güçlendirir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>sözcü</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/gizli-kalmis-sifa-kaynagi-hem-kalbi-guclendiriyor-hem-mideyi-yatistiriyor</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Oct 2025 10:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2025/10/kuruyemis-850x527.jpg" type="image/jpeg" length="33301"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ: Bu Yıl Kolera 23 Ülkeye Yayıldı, 4 Binden Fazla Can Kaybı Yaşandı]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/dso-bu-yil-kolera-23-ulkeye-yayildi-4-binden-fazla-can-kaybi-yasandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/dso-bu-yil-kolera-23-ulkeye-yayildi-4-binden-fazla-can-kaybi-yasandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 2025 yılı içerisinde kolera salgınının küresel ölçekte hızla yayıldığını ve şimdiye kadar 23 ülkede 190 binden fazla kişiye bulaştığını duyurdu. Salgın nedeniyle 4 bin 200’den fazla kişi yaşamını yitirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DSÖ Afrika Bölge Ofisi Bölgesel Acil Durumlar Direktör Vekili Patrick Abok, Angola’da düzenlenen çevrim içi bir basın toplantısında yaptığı açıklamada, Afrika kıtasının son yıllarda karşılaştığı en zorlu sağlık krizlerinden bazılarıyla mücadele ettiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Zorlanan Sağlık Sistemleri, Artan Riskler</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Abok, özellikle Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin Kasai bölgesinde yeni tespit edilen Ebola vakalarına dikkat çekerek, bunun yanı sıra kolera, mpox (Maymun Çiçeği), kızamık ve diğer salgın hastalıkların da bölgede zaten kırılgan olan sağlık sistemleri üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirtti.</p>

<p><img alt="138288" height="640" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2025/10/138288.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p><strong>Hijyen Eksikliği Salgını Körüklüyor</strong></p>

<p>Patrick Abok açıklamasında, "Yalnızca bu yıl içerisinde 23 ülkede kolera vakaları görüldü. 16 ülkede ise salgın halen aktif olarak devam ediyor. Güvenli içme suyuna ve hijyenik altyapıya erişimin sınırlı olması, kolerayı özellikle insani kriz yaşanan bölgelerde büyük bir halk sağlığı tehdidine dönüştürüyor" ifadelerine yer verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/dso-bu-yil-kolera-23-ulkeye-yayildi-4-binden-fazla-can-kaybi-yasandi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Oct 2025 12:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2025/10/138288.jpg" type="image/jpeg" length="67566"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Organ bağışı artık e-Devlet ve e-Nabız'dan yapılabilecek]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/organ-bagisi-artik-e-devlet-ve-e-nabizdan-yapilabilecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/organ-bagisi-artik-e-devlet-ve-e-nabizdan-yapilabilecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Resmi Gazete'de yayımlanan kararla birlikte organ bağışı artık e-Devlet ve e-Nabız üzerinden yapılabilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Resmi Gazete’de yayımlanan “Organ Nakli Hizmetleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile organ bağışı süreci hızlanacak. Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan düzenleme ile bağışçıların organ bağışı beyanları dijital ortamda yapılabilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yönetmeliğe göre organ bağışı beyanları, e-Devlet veya e-Nabız üzerinden yapılabilecek. Elektronik ya da mobil imza ile kimlik doğrulaması yapılacak ve iki aşamalı güvenlik sistemi ile işlemler tamamlanacak. Yurttaşlar istedikleri zaman bağış beyanlarını değiştirme hakkına sahip olacak. Ayrıca bağışçıların belirlediği kişiler, beyan bilgilerini e-Nabız aracılığıyla görüntüleyebilecek.</p>

<p><img alt="690X390Cc Ank 26 09 2025 Organ Bagisi Resmi Gazete" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2025/09/690x390cc-ank-26-09-2025-organ-bagisi-resmi-gazete.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" / width="690" height="390"></p>

<h2><strong>YAKINLARINA ÖNCELİK TANINACAK </strong></h2>

<p>Yönetmelikte dikkat çeken bir diğer yenilik ise bağışçıların yakınlarına öncelik tanınması oldu. Organları nakledilen bağışçıların eşleri ve birinci derece yakınları, organ nakline ihtiyaç duymaları halinde acil hastaların ardından bekleme listesinde öncelikli olacak. Bunun yanı sıra bağışçılar, eş, reşit çocuklar, anne, baba veya kardeşlerden birini ya da herhangi bir yakınını yetkili kılabilecek. Bu kişinin beyanı diğer aile üyelerinin görüşlerinden üstün sayılacak.</p>

<p>Bugün itibariyle yürürlüğe giren yönetmelik Sağlık Bakanı tarafından yürütülecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/organ-bagisi-artik-e-devlet-ve-e-nabizdan-yapilabilecek</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Sep 2025 10:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2025/09/690x390cc-ank-26-09-2025-organ-bagisi-resmi-gazete.jpg" type="image/jpeg" length="34443"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gözdeki Değişiklikler Beyindeki Tehlikeyi Haber Verebilir]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/gozdeki-degisiklikler-beyindeki-tehlikeyi-haber-verebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/gozdeki-degisiklikler-beyindeki-tehlikeyi-haber-verebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ani gelişen şaşılık, çift görme, görme kaybı ya da göz kapağında düşme gibi belirtiler, sadece bir göz problemine değil, beyin tümörü, MS veya damar tıkanıklığı gibi ciddi nörolojik hastalıklara da işaret edebilir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gözlerde ani gelişen şaşılık, çift görme, görme kaybı, göz bebeği büyüklük farkı veya görme alanında daralma gibi sorunlar, sadece göz rahatsızlıkları değil, ciddi beyin hastalıklarının habercisi olabiliyor.</p>

<p>Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Sevim Kuyumcu, görme işlevinin büyük ölçüde beyinde gerçekleştiğini, bu nedenle beyin ve sinir sistemini etkileyen hastalıkların görme sorunlarına yol açabileceğini belirtti. Kuyumcu, “Multiple Skleroz, beyin tümörü, damar tıkanıklığı, travma veya iltihabi durumlar bu şikayetlere neden olabilir. Ani gelişen sorunlarda zaman kaybetmeden göz hekimine başvurulmalı ve gerekirse nörolojik değerlendirme yapılmalı” dedi.</p>

<p>Dr. Kuyumcu, bu tür şikayetlerin erken teşhis için kritik olduğunu vurgulayarak, “Yıllık göz muayeneleri düzenli yaptırılmalı, ani sorunlarda ise vakit kaybedilmemeli” uyarısında bulundu.</p>

<h2><strong>HANGİ ŞİKAYETLER HANGİ HASTALIKLARA İŞARET EDİYOR?</strong></h2>

<p><strong>Ani Şaşılık ve Çift Görme: </strong>Beyindeki sinir veya kas dengesinin bozulmasıyla ortaya çıkabilir. Kafa travmaları, beyin kanamaları, menenjit, beyin iltihabı veya tümörler bu durumu tetikleyebilir.</p>

<p><strong>Ani Görme Kaybı: </strong>Optik nörit (göz siniri iltihabı), MS, toksik maddeler veya ilaçlar nedeniyle tam veya kısmi görme kaybı yaşanabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Göz Bebeği Büyüklük Farkı: </strong>Beyne giden yollardaki bozukluklardan kaynaklanabilir. Büyük damar yırtılmaları veya balonlaşma, ani baş ağrısıyla birlikte bu duruma yol açabilir ve acil müdahale gerektirir.</p>

<p><strong>Göz Kapağı Düşüklüğü: </strong>Göz bebeğini 2 mm’den fazla örten sarkmalar, kas-sinir iletim bozukluklarından beyin tümörlerine kadar ciddi sorunlara işaret edebilir.<br />
Görme Alanında Daralma: Optik nörit veya yavaş ilerleyen beyin tümörleri, görme alanında sinsi kayıplara neden olabilir. Hastalar bunu “gözüme perde inmiş” veya “baktığım yerde bulanıklık var” şeklinde tarif edebilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İGF</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/gozdeki-degisiklikler-beyindeki-tehlikeyi-haber-verebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Sep 2025 10:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2025/09/agency/igf/gozdeki-degisiklikler-beyindeki-tehlikeyi-haber-verebilir.webp" type="image/jpeg" length="94418"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bağışıklığınızı Hızla Güçlendirecek 7 Basit Yöntem]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/bagisikliginizi-hizla-guclendirecek-7-basit-yontem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/bagisikliginizi-hizla-guclendirecek-7-basit-yontem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Günlük hayatınızda uygulayabileceğiniz 7 basit yöntemle bağışıklığınızı güçlendirin. Hastalıklara karşı direnç kazanmanın yollarını keşfedin!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günlük yaşamın yoğun temposu içinde bağışıklık sistemimizi güçlü tutmak her zamankinden daha önemli. Basit ama etkili alışkanlıklarla vücudunuzun savunma mekanizmasını destekleyebilir ve hastalıklara karşı direnç kazanabilirsiniz. İşte bilimsel olarak desteklenen 7 etkili yöntem:</p>

<h2><strong>Renkli ve Dengeli Beslenme</strong></h2>

<p>Vücudunuzun savunma sistemini güçlendirmek için renkli bir beslenme şart. Meyve, sebze, tam tahıllar ve sağlıklı yağlar bağışıklık hücrelerinin etkin çalışmasına yardımcı olur.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>C vitamini</strong>: Portakal, kivi, çilek gibi meyvelerde bol bulunur.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Çinko</strong>: Et, baklagiller ve kabuklu yemişlerde bulunur, bağışıklığı destekler.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Omega-3 yağ asitleri</strong>: Balık ve ceviz gibi besinler iltihaplanmayı azaltır.</p>
 </li>
</ul>

<p>Her öğünde farklı renklerde sebze ve meyveler tüketmek, hem vitamin alımını artırır hem de bağışıklık sisteminizi güçlendirir.</p>

<p><img alt="Pexels Mvdheuvel 2284166 850X527" height="527" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2025/08/pexels-mvdheuvel-2284166-850x527.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="850" /></p>

<h2><strong>Düzenli Egzersiz Yapın</strong></h2>

<p>Hareket, sadece formda kalmanızı sağlamaz; bağışıklık hücrelerinin etkinliğini de artırır. Haftada en az 150 dakika orta şiddette yürüyüş, koşu veya bisiklet, vücudunuzun savunma mekanizmasını güçlendirir.<br />
Araştırmalar, düzenli egzersiz yapan kişilerin enfeksiyonlara karşı daha dirençli olduğunu göstermektedir. Egzersiz, kan dolaşımını artırarak bağışıklık hücrelerinin vücutta hızlıca hareket etmesine yardımcı olur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Yeterli ve Kaliteli Uyku</strong></h2>

<p>Bağışıklık sistemi için uyku, en kritik faktörlerden biridir. Her gece 7-9 saat kaliteli uyku, bağışıklık hücrelerinin kendini onarmasını ve yenilenmesini sağlar.<br />
Uyku eksikliği, enfeksiyon riskini artırır ve vücudun savunma mekanizmasını zayıflatır. Uyku rutini oluşturmak ve elektronik cihazları uyumadan önce sınırlamak kaliteli uyku için faydalıdır.</p>

<p><img alt="Pexels Stepkoanna 33486231 850X527" height="527" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2025/08/pexels-stepkoanna-33486231-850x527.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="850" /></p>

<h2><strong>Stres Yönetimi</strong></h2>

<p>Kronik stres, bağışıklık sistemini zayıflatır. Yoga, meditasyon ve nefes egzersizleri gibi yöntemler stresi azaltarak vücudun daha etkili çalışmasını sağlar.<br />
Stres yönetimi aynı zamanda uyku kalitesini artırır ve iltihaplanmayı azaltır. Günlük kısa molalar ve nefes teknikleri, bağışıklığınızı korumanın basit ama etkili yollarındandır.</p>

<h2><strong>Bağırsak Sağlığını Destekleyin</strong></h2>

<p>Bağırsak, vücudun bağışıklık sisteminde kritik bir rol oynar. Yoğurt, kefir ve diğer probiyotik gıdalar bağırsak florasını dengeler. Lifli besinler ise prebiyotik görevi görerek sağlıklı bakterilerin çoğalmasına yardımcı olur.<br />
Sağlıklı bağırsaklar, enfeksiyonlara karşı güçlü bir savunma mekanizması oluşturur ve genel sağlığınızı iyileştirir.</p>

<h2><strong>Yeterli Su Tüketin</strong></h2>

<p>Vücut fonksiyonlarının düzgün çalışması ve toksinlerin atılması için su şarttır. Günde en az 1,5–2 litre su tüketmek, bağışıklık hücrelerinin görevini daha etkin yapmasını sağlar.<br />
Su eksikliği, hem enerji seviyenizi düşürür hem de vücudun savunma mekanizmasını zayıflatır. Suya limon veya taze meyve eklemek, hem lezzet katar hem de vitamin alımını artırır.</p>

<h2><strong>Sigara ve Alkolden Uzak Durun</strong></h2>

<p>Sigara ve aşırı alkol tüketimi, bağışıklık sistemini ciddi şekilde zayıflatır. Bu maddeler, enfeksiyonlara karşı direnci düşürür ve vücudu savunmasız bırakır.<br />
Sağlıklı yaşam için bu alışkanlıklardan uzak durmak, bağışıklık sisteminizin doğal olarak güçlenmesini sağlar.</p>

<p>Bağışıklığınızı güçlendirmek için karmaşık yöntemlere gerek yok. Dengeli beslenin, hareket edin, uyuyun, stresi yönetin, bağırsak sağlığınıza dikkat edin, bol su için ve zararlı alışkanlıklardan uzak durun. Bu basit ama etkili adımlar, hem günlük yaşam kalitenizi artırır hem de hastalıklara karşı güçlü bir kalkan oluşturur.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/bagisikliginizi-hizla-guclendirecek-7-basit-yontem</guid>
      <pubDate>Wed, 20 Aug 2025 20:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2025/08/pexels-mvdheuvel-2284166-850x527.jpg" type="image/jpeg" length="72534"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda Stres ve Kaygı Diş Sıkmayı Tetikliyor: Aileler Ne Yapmalı?]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/cocuklarda-stres-ve-kaygi-dis-sikmayi-tetikliyor-aileler-ne-yapmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/cocuklarda-stres-ve-kaygi-dis-sikmayi-tetikliyor-aileler-ne-yapmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pedodonti Uzmanı Doç. Dr. Aslı Patır Münevveroğlu, çocukların diş gıcırdatmasının hem fiziksel hem de ruhsal sağlık açısından önemli bir uyarı olduğunu vurguladı. Uzman, tedavi edilmediği takdirde diş sıkmanın, çocukların fiziksel gelişimleriyle birlikte ruhsal durumlarını da olumsuz yönde etkileyebileceğine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p data-pm-slice="0 0 []">Eğer çocuğunuz geceleri dişlerini sıkıyorsa, farkında olmadan hem fiziksel hem de ruhsal sağlığını tehdit eden ciddi bir sorunla karşı karşıya olabilir. "Bruksizm" olarak bilinen bu durum, tedavi edilmediğinde çene yapısında bozulmalara, dişlerde kalıcı hasarlara, baş ve kulak ağrılarına yol açabilir. Fiziksel etkilerinin yanı sıra, genellikle stres ve kaygı gibi ruhsal durumların bir yansıması olan diş sıkma, çocuğunuzun genel huzurunu da olumsuz etkiler. Medipol Mega Üniversite Hastanesi Pedodonti Uzmanı Doç. Dr. Aslı Patır Münevveroğlu, bu durumun nedenlerini, belirtilerini ve modern tedavi yaklaşımlarını anlatarak ailelere yol gösteriyor.</p>

<p>Ailelerin sıklıkla diş gıcırdatma sesi nedeniyle endişeyle diş hekimlerine başvurduğunu belirten Doç. Dr. Münevveroğlu, "Aileler bu konuda endişelenmekte çok haklılar. Çünkü bruksizm çocukların hem fiziksel hem de ruhsal gelişimini olumsuz etkileyebiliyor" dedi. Bruksizmi kısaca tanımlayan Doç. Dr. Münevveroğlu, "Bruksizm, özellikle gece uykuda görülen, bazen de gündüz ortaya çıkan diş sıkma veya gıcırdatma alışkanlığıdır. Gece diş sıkıp gıcırdatan çocuklarda gündüz saatlerinde baş ağrısı, çene ağrısı, dişlerde aşınma ve hassasiyet görülebilir" diye konuştu.</p>

<p><img alt="20250702Aw488518 1" height="901" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2025/07/20250702aw488518-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1600" /></p>

<blockquote>
<p>Diş sıkmasına yol açan pek çok faktör bulunduğunu söyleyen Doç. Dr. Münevveroğlu, "Stres ve kaygı bozuklukları, genetik yatkınlık, alerjik durumlar, çene kapanışındaki bozukluklar ve kötü ağız alışkanlıkları bruksizme neden olabilir. Bunlar arasında en önemli faktör ise stres ve kaygıdır" dedi. Özellikle duygusal olarak hassas çocukların yaşadıkları stresi gece diş sıkma yoluyla dışa vurabildiğini belirten Doç. Dr. Münevveroğlu, ailelerin bu konuda dikkatli olması gerektiğini vurguladı.</p>
</blockquote>

<p>Diş sıkma tedavisinde en önemli adımın farkındalık olduğunu dile getiren Doç. Dr. Münevveroğlu, "Aileler eğer çocuklarının diş sıktığını, gıcırdattığını duyuyorsa, diş hassasiyeti, çene veya baş ağrısından şikâyet ediyorsa mutlaka bir çocuk diş hekimine başvurmalı" ifadelerine yer verdi. Her diş sıkma vakasının tedavi gerektirmediğini de belirten Doç. Dr. Münevveroğlu, "Ancak ilerleyen semptomların görüldüğü durumlarda gece plağı uygulamaları, medikal tedavi ya da psikolojik destek gibi yöntemlere başvurabiliyoruz" dedi.</p>

<p>Tedavi edilmeyen diş sıkmanın ciddi sonuçlara yol açabileceğini belirten Doç. Dr. Münevveroğlu, şu uyarıda bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Diş sıkma tedavi edilmediğinde çene ve baş ağrıları artabilir, çene eklemlerinde ağrıya ve diş boyutlarının azalmasına yol açabilir. Bu da uzun vadede estetik olarak da olumsuz sonuçlar doğurabilir. Çocuklarda bu tür belirtiler fark edildiğinde gecikmeden çocuk diş hekimine başvurulmalı. Erken müdahale ile çocukların fiziksel ve ruhsal gelişimini korumak mümkün."</p>
</blockquote>

<p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/cocuklarda-stres-ve-kaygi-dis-sikmayi-tetikliyor-aileler-ne-yapmali</guid>
      <pubDate>Wed, 02 Jul 2025 10:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2025/07/20250702aw488518-1.jpg" type="image/jpeg" length="98567"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doktordan Rapor Almak Ücretli Mi?  Hangi Raporlar Ücretli? İşte Listesi]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/doktordan-rapor-almak-ucretli-mi-hangi-raporlar-ucretli-iste-listesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/doktordan-rapor-almak-ucretli-mi-hangi-raporlar-ucretli-iste-listesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[15 Haziran 2025 itibarıyla Türkiye'de sağlık sisteminde milyonlarca vatandaşı ilgilendiren önemli bir değişiklik yürürlüğe girdi. Sağlık Bakanlığı'nın yeni düzenlemesi kapsamında, aile hekimlerinden temin edilen bazı sağlık raporları artık ücretsiz olmayacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><meta charset="UTF-8" /></p>

<p>Alınacak raporlar arasında sürücü belgesi (ehliyet) raporu, sporcu raporu, tek hekim raporu, hac/umre için parmak izi raporu, iş sağlığı ve güvenliği raporu, akli meleke raporu ve yivsiz av tüfeği raporu gibi önemli belgeler yer alıyor. Bu raporların alınabilmesi için vatandaşların 250 TL ödeme yapmaları gerekecek.</p>

<p><img alt="Doktor 860X505" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2024/11/doktor-860x505.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" / width="860" height="505"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>ÜCRET ÖDEMESİ NASIL YAPILACAK?</h2>

<p>Rapor ücretleri, aile hekimliğindeki yetkililere doğrudan ödeme yapılarak değil, internet üzerinden ödeme sistemiyle gerçekleştirilecek. Ödemeler, Sağlık Bakanlığı'nın resmi internet sitesi sbos.saglik.gov.tr üzerinden ya da karekod taraması ile yapılabilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sözcü</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/doktordan-rapor-almak-ucretli-mi-hangi-raporlar-ucretli-iste-listesi</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Jun 2025 12:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2024/06/doktor-1.webp" type="image/jpeg" length="51779"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Unutmak Yaşlılık Değil.. İşte Zihni Tüketen Hastalıklar]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/unutmak-yaslilik-degil-iste-zihni-tuketen-hastaliklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/unutmak-yaslilik-degil-iste-zihni-tuketen-hastaliklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Unutkanlık, yaşlanmanın doğal bir parçası olabilir; ancak demans, bundan çok daha fazlası olan ciddi bir beyin hastalığıdır.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Bu yazı dizisinde neler bulacaksınız?</h2>

<ol>
 <li>- Unutkanlık yaşlılık değil demans olabilir.</li>
 <li>- Demans alzheimer değildir! Karıştırmayın.</li>
 <li>- Ne tür ön tanılarla hastalık anlaşılır? </li>
 <li>- İnme sonrası neden çöküş başlar?</li>
 <li>- Halüsinasyonla gelen demans türü.</li>
 <li>- Genç yaşta başlayan öfke tipi bunama.</li>
 <li>- Karışık tip: Alzheimer ve felç bir arada</li>
 <li>- B12 eksikliği zihin kaybı yapabilir.</li>
 <li>- Zona aşısı demans riskini % 20 azaltıyor.</li>
 <li>- Akdeniz diyeti zihni koruyor.</li>
 <li>- Evde uygulanan iki test: Mini-Cog ve GPCOG</li>
 <li>- Hafızayı koruyan 7 güçlü gıda.</li>
</ol>

<p>Bugün sabah kahvaltı yaptınız mı? Belki yaptınız ama ne yediğinizi hatırlamıyorsunuz.  <br />
Bu sadece bir dalgınlık olabilir. Ancak eğer dün ne yaptığınızı da hatırlamıyorsanız, geçen hafta kiminle konuştuğunuzu da…</p>

<p>Ve eğer bu unutkanlık sizi değil, çevrenizi daha çok endişelendiriyorsa, işte orada durmak gerekir. Çünkü bu, yaşlılık belirtisi değil, bir beyin hastalığı olabilir: Demans.</p>

<h2>Demans ne demek?</h2>

<p>Demans, öğrenme, hafıza, dil, muhakeme, yön bulma gibi bilişsel işlevlerin kalıcı ve ilerleyici bozulmasıdır. Bir hastalık adı değil; tıpkı “kanser” gibi bir şemsiye tanımdır. Altında birçok farklı sebep yatar.</p>

<p>En yaygın nedeni Alzheimer’dır. Ama Alzheimer tek neden değildir. Felç sonrası damar tıkanıklığı, bazı enfeksiyonlar, hatta     vitamin eksiklikleri bile demansa yol açabilir.</p>

<p>(Kaynak: NIH – National Institute on Aging, 2022)</p>

<p><img alt="506413 1280X720" height="720" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2025/06/506413-1280x720.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Belirtileri nelerdir?</h2>

<p>Erken evrelerde genelde şu belirtiler görülür:</p>

<ul>
 <li>- Aynı soruyu tekrar tekrar sorma.</li>
 <li>- Eşyaları yanlış yerlere koyma.</li>
 <li>- Tarih, adres, yön karıştırma.</li>
 <li>- Kelime bulmakta zorlanma.</li>
 <li>- Karar vermede yavaşlama.</li>
 <li>- Sosyal geri çekilme.</li>
</ul>

<p>(Kaynak: Alzheimer’s Society UK, 2023) Bunlara ek olarak kişilikte değişiklikler, sinirlilik, içe kapanma ya da alışılmadık davranışlar da ortaya çıkabilir.</p>

<h2>Demans tanısı nasıl konur?</h2>

<p>Demans tanısı için belirli bir test yoktur; birden çok adım gerekir:</p>

<ul>
 <li>- Mini-Mental State Examination (MMSE) veya MoCA testi ile zihinsel beceriler ölçülür.</li>
 <li>- Kan testleriyle tiroid, B12 eksikliği gibi geri döndürülebilir nedenler dışlanır.</li>
 <li>- MR ya da BT gibi görüntüleme yöntemleriyle beyin incelenir.</li>
</ul>

<p>(Kaynak: Alzheimer’s Association, 2023)</p>

<p>Tanı konulduktan sonra sıra nedenini anlamaya gelir. Çünkü her demans Alzheimer değildir ve doğru neden doğru yaklaşımı gerektirir.</p>

<h2>Yaşlanma mı, hastalık mı?</h2>

<p>Unutmak normaldir. Özellikle yaş aldıkça:</p>

<ul>
 <li>- Anahtar neredeydi?</li>
 <li>- Bu şarkının adı neydi?</li>
 <li>- O oyuncunun adını unuttum...</li>
</ul>

<p>Ama fark şuradadır:</p>

<p>Normal yaşlanmada hatırlama gecikir. Demansta bilgi tamamen silinir.</p>

<ul>
 <li>- Yaşlılıkta ipucu verince hatırlama gelir, demansta gelmez.</li>
 <li>- Demans hastası yeni bilgi öğrenmekte zorlanır, yönünü kaybeder, davranış değiştirir.</li>
 <li>- Bu nedenle sadece unutmak değil, değişmek de bir uyarı işaretidir.</li>
</ul>

<p>(Kaynak: Mayo Clinic, “Is it dementia or normal aging?”, 2023)</p>

<p><img alt="58771 20170920Aw175935 03 1280X720" height="720" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2025/06/58771-20170920aw175935-03-1280x720.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2>Kısa bir test: Mini-Cog</h2>

<p>Demans riskini hızlıca değerlendirmek için dünya genelinde kullanılan kısa bir test: Mini-Cog. Tanı koymaz ama farkındalık yaratır. Sessiz bir ortamda kendi başınıza uygulayabilirsiniz.</p>

<p><strong>1. Üç kelimeyi ezberleyin:</strong></p>

<p>Elma–Saat–Para</p>

<p><strong>2.</strong> <strong>Şimdi bir saat çizin:</strong></p>

<p>Bir daire çizin ve içine saat 1’den 12’ye kadar numaraları yerleştirin.  Ardından “10 geçe 11” saatini gösteren akrep ve yelkovanı çizin.</p>

<p><strong>3. Şimdi baştaki 3 kelimeyi hatırlayın. </strong>Elma–Saat–Para</p>

<h2>Değerlendirme:</h2>

<p>- 3 kelimeyi hatırlayıp saati doğru çizdiyseniz → normal bilişsel işlev</p>

<p>- 1–2 kelime hatırlayıp saati doğru çizemediyseniz → ek değerlendirme önerilir</p>

<p>- 0 kelime ve bozuk saat çizimi →  demans riski açısından ciddi uyarı olabilir</p>

<p>(Kaynak: Alzheimer’s Association, Mini-Cog Assessment Guide)</p>

<h2>Türkiye’de durum</h2>

<p>Türkiye’de demans genellikle hâlâ “bunama” kelimesiyle anılıyor. Bu hem eksik hem küçümseyici bir ifade. Oysa bu, milyonlarca kişinin yaşamını etkileyen ciddi bir sağlık problemidir. Türkiye Alzheimer Derneği’ne göre, 65 yaş üstü nüfusta demans oranı %9’a yakın. Ama çoğu zaman tanı geç konur, çünkü aileler yaşlıların değişimini “yaşlılık hali” sanır. (Kaynak: Türkiye Alzheimer Derneği, 2024)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>sözcü</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/unutmak-yaslilik-degil-iste-zihni-tuketen-hastaliklar</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Jun 2025 11:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2025/06/506413-1280x720.jpg" type="image/jpeg" length="81893"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hakkari’de Bayram Sofraları Kurulmadan Bu Uyarılara Kulak Verin]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/hakkaride-bayram-sofralari-kurulmadan-bu-uyarilara-kulak-verin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/hakkaride-bayram-sofralari-kurulmadan-bu-uyarilara-kulak-verin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı'nda et tüketiminin artacağına dikkat çeken Sağlık Bakanlığı, bayram süresince sağlıklı beslenme konusunda önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p data-pm-slice="0 0 []">Sağlık Bakanlığı, yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde, özellikle kalp-damar hastalıkları, obezite, hipertansiyon, diyabet ve mide rahatsızlıkları gibi kronik sağlık sorunları olan bireyleri uyardı. Bakanlık, bayram süresince kırmızı et ve tatlı tüketiminin artmasıyla birlikte dengeli ve sağlıklı beslenmenin büyük önem taşıdığına dikkat çekti.</p>

<h2><strong>ET TÜKETİMİNDE DİKKAT</strong></h2>

<p>Bayram sofralarının vazgeçilmezi olan kırmızı etin, yüksek doymuş yağ ve kolesterol içermesi nedeniyle özellikle kalp hastaları ve yüksek kolesterolü olan bireyler için risk oluşturabileceği belirtildi. Bu nedenle:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ol>
 <li>Az yağlı veya yağsız etler tercih edilmeli</li>
 <li>Sakatat tüketiminden kaçınılmalı</li>
 <li>Etler haşlama veya ızgara yöntemiyle pişirilmeli</li>
</ol>

<h2><strong>KAHVALTIYI ATLAMAYIN</strong></h2>

<p>Bakanlık, bayram sabahı kahvaltısının mutlaka yapılması gerektiğini vurgularken, her öğünde sebze, meyve, süt ürünleri ve tam tahıllı besinlerin dengeli şekilde tüketilmesini önerdi.</p>

<p>Etteki demirin vücut tarafından daha iyi emilebilmesi için C vitamini içeren sebze ve salatalarla birlikte tüketilmesi tavsiye ediliyor.</p>

<p><img alt="Ewewrew 1280X720" height="720" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2025/06/ewewrew-1280x720.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2><strong>FİZİKSEL AKTİVİTE ÖNEMLİ</strong></h2>

<p>Bayramda ağırlık artışını önlemek ve sindirim sistemini desteklemek için:</p>

<ul>
 <li>Günde en az 30 dakika yürüyüş</li>
 <li>Yeterli su tüketimi (ortalama 8-10 bardak)</li>
 <li>öneriliyor.</li>
 <li>Etlerin saklama ve pişirme koşullarına dikkat!</li>
 <li>Yeni kesilen hayvan etlerinin sertliği hem pişirmeyi hem de sindirimi zorlaştırabilir. Bu nedenle:</li>
 <li>Etler hemen tüketilmemeli, birkaç gün buzdolabında bekletilmeli</li>
 <li>Küçük porsiyonlara ayrılarak buzlukta ya da derin dondurucuda saklanmalı</li>
 <li>Çözünen etler tekrar dondurulmamalı ve hemen pişirilmeli</li>
 <li>Etin çözünme işlemi oda sıcaklığında değil, buzdolabının alt rafında yapılmalı</li>
</ul>

<h2><strong>HASTALIKLARA DİKKAT</strong></h2>

<p>Kurban kesimlerinde hijyen koşullarına dikkat edilmemesi, bazı zoonoz hastalıkların yayılmasına neden olabilir. Bu hastalıklar arasında kist hidatik, bruselloz, şarbon, toksoplazmozis gibi ciddi sağlık sorunları bulunuyor. Bu yüzden:</p>

<ul>
 <li>Kurbanlık hayvanın mutlaka veteriner kontrolünden geçmiş olması</li>
 <li>Kesim işleminin uygun ortamlarda yapılması</li>
 <li>Etin taşınması, yüzülmesi ve parçalanmasında hijyen kurallarına uyulması büyük önem taşıyor.</li>
</ul>

<p>Sağlık Bakanlığı, hem sağlıklı bireylerin hem de kronik hastalığı bulunan vatandaşların bayram süresince ölçülü, dengeli ve bilinçli beslenmesi gerektiğini vurgularken, etin hijyenik koşullarda saklanması ve pişirilmesinin de hayati önemde olduğunu belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HalkTv</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/hakkaride-bayram-sofralari-kurulmadan-bu-uyarilara-kulak-verin</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Jun 2025 22:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2025/06/ewewrew-1280x720.jpg" type="image/jpeg" length="76410"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hakkarililer bu habere dikkat; Bu hastalıklarla emeklilik kapıları açılıyor]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/sgkdan-mest-eden-haber-bu-hastaliklarla-emeklilik-kapilari-aciliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/sgkdan-mest-eden-haber-bu-hastaliklarla-emeklilik-kapilari-aciliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışma hayatına sağlık nedeniyle devam edemeyen bireyler için malulen emeklilik büyük bir fırsat sunuyor. Kronik ve ağır hastalıkları olan kişiler için hayati önem taşıyan bu hak, hem ekonomik hem de psikolojik açıdan bir güvence sağlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), malulen emeklilik hakkı ile ilgili şartları ve kapsamda yer alan hastalık listesini güncelledi. Bu yazımızda kimlerin malulen emekli olabileceğini, hangi belgelerin gerektiğini ve hangi hastalıkların bu kapsama girdiğini tüm detaylarıyla açıklıyoruz.</p>

<p>SGK’nın belirlediği kriterlere göre malulen emeklilikten yararlanmak için aşağıdaki üç temel şartın karşılanması gerekiyor:</p>

<p>En az 10 yıl sigortalılık süresi: Başvuru sahibinin, sistemde en az 10 yıl sigortalı olarak çalışmış olması gerekiyor.<br />
<br />
1800 prim günü: Adayın toplamda en az 1800 gün prim ödemesi yapmış olması şart.<br />
<br />
En az %60 iş gücü kaybı: Yetkili hastanelerden alınan sağlık kurulu raporuyla, bireyin çalışma gücünün %60 ve üzeri kaybedildiğinin belgelenmesi gerekiyor.<br />
SGK’nın Güncellenen Malulen Emeklilik Hastalık Listesi<br />
SGK, geçtiğimiz dönemde yaptığı düzenleme ile daha geniş bir hastalık yelpazesini malulen emeklilik kapsamına aldı. İşte bu kapsama giren bazı önemli hastalık grupları:</p>

<p><strong>1. Nörolojik Hastalıklar</strong></p>

<p><strong>• Parkinson Hastalığı</strong><br />
<strong>• Epilepsi</strong> (ileri düzey ve kontrol edilemeyen)<br />
<strong>• Multipl Skleroz (MS)</strong><br />
<strong>• Serebral Palsi</strong><br />
<strong>• Felç / İnme</strong><br />
<strong>• Demans / Alzheimer</strong></p>

<p><strong>2. Kanser ve Organ Yetmezlikleri</strong></p>

<p>• İleri evre ve tedaviye dirençli <strong>kanser türleri</strong><br />
<strong>• Karaciğer yetmezliği / Siroz</strong><br />
<strong>• Böbrek yetmezliği</strong> (diyaliz gerektiren durumlar)<br />
<strong>• Organ nakli</strong> yapılan bireyler (Kemik iliği hariç)</p>

<p><strong>3. Psikiyatrik Hastalıklar</strong></p>

<p><strong>• Şizofreni</strong><br />
<strong>• Bipolar bozukluk</strong><br />
<strong>• Zeka geriliği</strong> (IQ 50 ve altı)</p>

<p><strong>4. Diğer Ciddi Hastalıklar</strong></p>

<p><strong>• AIDS</strong> (ileri evre HIV)<br />
<strong>• Tüberküloz</strong> (uzun süreli ve dirençli)<br />
<strong>• Behçet Hastalığı</strong> (ilerlemiş vakalar)<br />
<strong>• Görme kaybı</strong> (tam veya büyük oranda)<br />
<strong>• Uzuv kaybı</strong> (el, kol, bacak gibi)</p>

<p>Bu liste, SGK’nın resmî duyuruları ve hastalık sınıflandırma kılavuzlarına dayanmaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Malulen Emeklilik Başvuru Süreci Nasıl İşler?</strong></p>

<p>Malulen emekli olmak isteyen bireylerin SGK’ya bazı belgelerle birlikte başvuruda bulunması gerekir:</p>

<p><strong>Gerekli Belgeler:</strong></p>

<p><strong>Sağlık Kurulu Raporu:</strong> SGK’nın yetkilendirdiği hastanelerden alınmalı.<br />
<br />
<strong>Sigorta Dökümü:</strong> e-Devlet veya SGK’dan temin edilebilir.<br />
<br />
<strong>Prim Gün Belgesi:</strong> 1800 prim gününü gösterir.<br />
<br />
Başvuru Dilekçesi: SGK il/ilçe müdürlüklerine hitaben yazılmış dilekçe.</p>

<p>Başvurular, şahsen SGK il/ilçe müdürlüklerine yapılır. Ayrıca e-Devlet üzerinden başvuru durumu ve şartları hakkında bilgi edinmek mümkündür.</p>

<p>Kimler Bu Haktan Faydalanabilir?</p>

<p>• Uzun süredir tedavi gören hastalar<br />
• İleri evre kanser veya organ yetmezliği yaşayanlar<br />
• Ağır psikiyatrik tanıya sahip bireyler<br />
• Doğuştan veya sonradan gelişen kalıcı uzuv kaybı yaşayanlar</p>

<p>Bu kişilerin doktor raporları ile birlikte <strong>%</strong>60 iş gücü kaybını belgelemeleri halinde emekli olma şansları yüksektir.<br />
SGK’nın malulen emeklilik sistemi, sağlık nedeniyle çalışamayan bireylere ekonomik güvence sunuyor.</p>

<p><em>Güncellenen hastalık listesi</em> ve sadeleştirilen başvuru süreci ile bu hak artık daha fazla kişiye erişebilir durumda.<br />
Eğer siz de bu haklardan faydalanmayı düşünüyorsanız, sağlık durumunuz ve sigortalılık bilgileriniz doğrultusunda SGK’ya başvurarak bilgi alabilirsiniz. <!--/data/user/0/com.samsung.android.app.notes/files/clipdata/clipdata_bodytext_250601_141821_231.sdocx--></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/sgkdan-mest-eden-haber-bu-hastaliklarla-emeklilik-kapilari-aciliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Jun 2025 14:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2025/06/s-g-kdan-mest-eden-haber-bu-hastaliklarla-emeklilik-kapilari-aciliyor545455.jpg" type="image/jpeg" length="16924"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bel Fıtığı Artık Gençlerde de Yaygın]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/bel-fitigi-artik-genclerde-de-yaygin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/bel-fitigi-artik-genclerde-de-yaygin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Ferda Özdemir, bel fıtığının genellikle 30 ila 50 yaş arasında ortaya çıktığını ancak son yıllarda bu tablonun değiştiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bel fıtığının son yıllarda dünyada ve ülkemizde gençlerde daha sık görülmesinde modern yaşam tarzı ve çevresel faktörler rol oynuyor.</p>

<p>Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Ferda Özdemir, gençlerde giderek yaygınlaşan daha az hareket etme şeklindeki yaşam tarzının bel fıtığının gelişiminde çok önemli bir etken olduğunu belirtti.</p>

<p>“Spor ve açık hava aktiviteleri yerine; tablet, telefon ve bilgisayar başında hareket etmeden uzun saatler geçirmek ve öne eğilmek ya da kambur oturmak gibi hatalı duruş alışkanlıkları omurganın üzerinde ciddi baskı oluşmaktadır” uyarısında bulunan Prof. Dr. Ferda Özdemir, gençlerde trend haline gelen ağırlık kaldırmaya yönelik sporun da bu yaş grubunda görülen bel fıtığının bir başka önemli sebebi olduğuna işaret etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>“Yanlış teknikle ağırlık kaldırmak veya taşımak da omurga sağlığını olumsuz etkilemektedir" diyen Prof. Dr. Özdemir, "Dolayısıyla, gençlerin ağırlık kaldırma egzersizlerinden önce mutlaka ısınma hareketleri yapmaları ve bir uzmandan ağırlıkları doğru kaldırma konusunda bilgi edinmeleri gerekmektedir” dedi. Prof. Dr. Özdemir, çağın önemli sorunu olan obezitenin, sürekli stres altında olmanın ve sigara kullanımın da gençlerde yaygın görülen diğer bel fıtığı sebepleri olduğunu kaydetti.</p>
</blockquote>

<p>Özellikle ani ve zorlayıcı hareket sonrasında başlayan bel ağrısının yanı sıra istirahatte bile geçmeyen; öksürme, hapşırma veya ıkınma ile artan; özellikle bacağa yayılan ağrı; ayakta ya da parmaklarda uyuşma ve güçsüzlük, bel fıtığının tipik belirtilerini oluşturduğunu ifade eden Özdemir, bel fıtığının tedavisinde temel hedefin omurganın hareketliliğini yeniden kazandırmak, sinir üzerindeki baskıyı ortadan kaldırmak, böylece ağrıyı azaltmak olduğunu söyledi.</p>

<p>Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Ferda Özdemir, sinir hasarı olmayan tabloların yüzde 80-90’ında; ilaç, fizik tedavi ve egzersizlerden oluşan konservatif tedaviyle ağrının kontrol altına alınabildiğine dikkat çekti. Özdemir, düzenli egzersiz yapmak, doğru oturma ve yük kaldırma tekniklerine dikkat etmenin yanı sıra omurgayı destekleyen kasları güçlendirmek ve kilo kontrolü sağlamak bel fıtığından korunmada önemli faktörler olduğunu kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İGF</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/bel-fitigi-artik-genclerde-de-yaygin</guid>
      <pubDate>Mon, 26 May 2025 10:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2025/05/agency/igf/bel-fitigi-artik-genclerde-de-yaygin.webp" type="image/jpeg" length="89831"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sebze ve Meyveler Sağlığımızı Ne Kadar Koruyor?]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/sebze-ve-meyveler-sagligimizi-ne-kadar-koruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/sebze-ve-meyveler-sagligimizi-ne-kadar-koruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ilaçlarının meyve ve sebzelerde bıraktığı kalıntıların ciddi sağlık riskleri oluşturduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Erk, bu konuda göz ardı edilmemesi gereken önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlıklı beslenmeye verilen önemle birlikte doğal ve katkısız gıdalara olan talep artıyor. Ancak tüketiciler ‘organik’ etiketiyle ya da pazarlarda organik diye satılan ürünlerin doğallığından çoğu zaman şüphe ediyor. İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Osman Erk, ne yazık ki suistimale açık olan bu konuda tüketicileri uyarırken, günümüzün en ciddi tehlikelerinden biri olan tarım ilaçlı meyve-sebzelerden uzak durmanın ipuçlarını şöyle açıkladı:</p>

<p><strong>MODERN TARIM&nbsp;SAĞLIĞIMIZI BOZDU</strong></p>

<p>Son yıllarda doğal yöntemlerle yapılan geleneksel tarım uygulamalarından; yapay gübrelerin, tarım ilaçlarının, hormonların, büyüme faktörlerinin, genetiği değiştirilmiş tohumlarının yer aldığı makineleşmiş sözde modern tarım uygulamalarına geçiş yapıldı. Beslenme ve besin alımı sağlığın en önemli belirleyicilerinden biri olduğu gibi, tarım uygulamalarının çevreye ve çevrede yaşayan diğer canlılara da olumsuz etkileri yadsınamaz.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Günümüzün modern tarım uygulamaları su kaynaklarının azalmasına, kirlenmesine, toprakların tuzlanarak verimsiz hale dönüşmesine yol açmıştır. Kullanılan tarım ilaçları en az sigara kadar kanser yapıcı etkiye sahiptir. Alzheimer, diyabet gibi endokrin hastalıklara da neden olurlar. Özetle modern tarım gündelik hayatta yediğimiz birçok üründe kansere ve diğer kronik hastalık ve kusurlara yol açan birçok kalıntı bırakmaktadır.</p>

<p><img alt="Pexels Yaroslav Shuraev 8845082 1280X720" height="720" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2025/05/pexels-yaroslav-shuraev-8845082-1280x720.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<p><strong>ORGANİK BESLENMENİN ÖNEMİ</strong></p>

<p>Taze, temiz, mevsiminde, yerel olarak üretilmiş, bütün renkleri barındıran, mümkünse organik, çoğunlukla bitkisel bir beslenme tarzı sağlığın sigortasıdır. Günümüzde tarım ilaçlı, GDO’lu, hormonlu, katkı maddeli, renklendiricili, mikroplastik içeren, taze ve organik olmayan gıdalarla karşı karşıyayız. Bu sağlığa uygun olmayan diyet şeklinin obezite, şeker hastalığı, hipertansiyon ve kanser gibi kronik hastalıklara yol açması kaçınılmaz bir sonuçtur. Dolayısıyla organik gıdalar tercih edilmelidir.&nbsp;</p>

<p>Organik ürünler; GDO’lu tohum, kimyasal gübre, tarım ilaçları, hormon ve büyüme faktörleri olmadan yetiştirilen gıdalardır. Bol miktarda vitamin, mineral, lif, antioksidan ve antikanserojen maddeler barındırırken; sağlığa zararlı herhangi bir kimyasal ve yabancı madde içermezler. Bu özellikleriyle hastalıklardan korur ve sağlığı desteklerler.</p>

<h2>Kurtlu ve şekli bozuk meyve sebzeler organik midir?</h2>

<p>Günümüzde organik ürünlere ulaşmak hem zor hem de pahalıdır fakat sağlıklı beslenmenin bir bedeli vardır. Sağlıklı gıdaya ve organik tarım yapan çiftçiye ödenmeyen paranın çok daha fazlası; sağlığa zararlı gıda maddelerinin tüketilmesi sonucunda ortaya çıkan hastalıkların tedavisi için hastanelere ödenmek zorunda kalınır.&nbsp;</p>

<p>Bakarak, elle yoklayarak, koklayarak bir gıdanın organik olup olmadığı anlaşılamaz. Çeşitli ürünlerin üzerinde belirtilen ‘doğal’ kelimesi, o gıdaların organik olduğunu göstermez. Bir ürünün organik etiketini taşıyabilmesi için yetkili kurumlar tarafından denetlenmiş olması ve organik ürün sertifikasına sahip olması gerekir. Ayrıca yine etiket üzerinde bu ürünün ilgili yönetmeliğe uygun olarak üretildiğine dair ifade ve sertifika numarası bulunmalıdır. Organik ürünler süpermarketlerin ilgili bölümlerinde, organik pazarlarda ve organik gıda üreten şirketlerin bünyesinde bulunabilir. Semt pazarlarında organik ürün olma ihtimali çok azdır. Doğal, köylü mahsulü, hormonsuz olduğu söylenen açıkta satılan gıdaların çoğunun organik olması beklenmez. Organik tarım elbette sadece kimyasal kullanmamak değil, aynı zamanda temiz hava, GDO’suz tohum ve uygun yetişme koşulları demektir.</p>

<p><img alt="Sağlıklı Beslenme 860X505" height="505" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2024/03/saglikli-beslenme-860x505.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="860" /></p>

<p>Kurtlu, yamuk yumuk gıdaların organik olduğu iddia edilir. Bu da kesinlikle doğru değildir. Şekline ve boyutlarına bakarak gıdaların organik olup olmadığı söylenemez. Organik gıdaların kendine has koku ve tadı olması beklenir. Aynı boyutlarda birbirine benzeyen ürünlerin organik olmama ihtimali kuvvetlidir. Mevsiminde üretilmeyen gıdaların organik olma ihtimalleri çok düşüktür.&nbsp;</p>

<h2>En çok tarım ilacına maruz kalan besinler</h2>

<p>Bazı sebze ve meyveler çok daha fazla tarım ilacına maruz kalırlar. Elma, armut, şeftali, nektarin, çilek, ananas, kiraz, ahududu, biber, kereviz, yeşil fasulye, patates, ıspanak, marul, salatalık, asma yaprağı ve kabak sürekli tarım ilaçlarına maruz kalan belli başlı ürünlerdir.&nbsp;&nbsp;</p>

<p>Sağlıklı bir beslenme için tüm sebze ve meyvelerin mevsiminde tüketilmesi gerekir. Bu ürünleri güvenilir yerlerden almak gerekir. Özellikle tarım ilaçlarına, hormonlara maruziyet riskini azaltmak adına&nbsp; sofradaki sebze ve meyveler çeşitlendirilmeli, her şeyden az ve öz tüketilmelidir. Sebze ve meyvelerin sirkeli ya da karbonatlı suda bekletilerek yıkanıp, tüketilmesi önemlidir. Bu şekilde tarım ilacı kalıntılarının bir kısmının ortadan kalkması mümkündür. Meyve ve sebzelerin kabuğunu soyarak tüketmek de sağlıklı bir tüketim şeklidir. Fakat bazı tarım ilaçlarının kabuktan içeriye sızdığı da görülür. Yani yüzeyi yıkamakla da tarım ilacı tamamen ortadan kalkmayacağı bilinmelidir. Gıdalar, kaynatılıp suları süzülerek de kimyasallardan arındırılabilir. Bazı araştırmalarda pişirilen çileklerdeki kalıntılarının azaldığı saptanmıştır. Dolayısıyla çileği komposto ya da reçel olarak tüketmek daha sağlıklı bir seçenek olabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>sözcü</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/sebze-ve-meyveler-sagligimizi-ne-kadar-koruyor</guid>
      <pubDate>Sun, 11 May 2025 10:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2024/03/saglikli-beslenme-860x505.jpg" type="image/jpeg" length="80179"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yemek Seçiciliği Zirveye Ulaşıyor:  Çocuklar Neden Yemeği Seçer?]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/yemek-seciciligi-zirveye-ulasiyor-cocuklar-neden-yemegi-secer</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/yemek-seciciligi-zirveye-ulasiyor-cocuklar-neden-yemegi-secer" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocukların yemek seçmesinin ardında aslında pek çok farklı etken bulunuyor. Yapılan araştırmalar, bu davranışın sadece bir "kapris" olmadığını, bazı önemli faktörlerin etkili olabileceğini gösteriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocuklarda yemek seçiciliği, birçok ebeveynin karşılaştığı yaygın sorunlardan biri. Fakat, son araştırmalar bu davranışın büyük ölçüde genetik faktörlerden kaynaklandığını ortaya koydu.</p>

<p>University College London, King's College London ve Leeds Üniversitesi'nden bilim insanlarının yürüttüğü bir çalışma, 2.400'den fazla ikiz çocuğun beslenme alışkanlıklarını inceledi. Araştırma, 16 aylıktan 13 yaşına kadar olan çocuklarda yemek seçiciliğin yüzde 60 ila yüzde 74 oranında genetik etkilerle ilişkili olduğunu gösterdi. Özellikle tek yumurta ikizlerinin benzer yeme davranışları sergilemesi, genetik etkinin altını çiziyor.</p>

<p><img alt="Pexels Mikhail Nilov 8119991 1280X720" height="720" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2025/05/pexels-mikhail-nilov-8119991-1280x720.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1280" /></p>

<h2>KENDİNİZİ SUÇLAMAYIN</h2>

<p>Araştırmacılar, yemek seçiciliğin genellikle 7 yaş civarında zirveye ulaştığını ve ergenlik döneminde hafifçe azaldığını belirtti. Elde edilen bu bulgular, ebeveynlerin çocuklarının yemek alışkanlıkları konusunda kendilerini suçlamamaları gerektiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>SABIRLI OLUNMASI GEREKİYOR</h2>

<p>Uzmanlar, çevresel faktörler de tamamen göz ardı edilmemeli. Çocukların erken yaşlarda çeşitli yiyeceklere maruz bırakılması, aile yemeklerinin düzenli olarak birlikte yenmesi gibi alışkanlıklar, yemek seçiciliğin azaltılmasında etkili olabilir. Uzmanlar, çocuklara yeni yiyecekleri sunarken baskı yapmaktan kaçınılması ve sabırlı olunması gerektiğini öneriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>sözcü</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/yemek-seciciligi-zirveye-ulasiyor-cocuklar-neden-yemegi-secer</guid>
      <pubDate>Tue, 06 May 2025 16:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2025/05/pexels-mikhail-nilov-8119991-1280x720.jpg" type="image/jpeg" length="68849"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Süreyya Önder'in hayati tehlikesi devam ediyor]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/sureyya-onderin-hayati-tehlikesi-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/sureyya-onderin-hayati-tehlikesi-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekili ve DEM Parti İmralı Heyeti Üyesi Sırrı Süreyya Önder’in sağlık durumuyla ilgili Florence Nightingale Hastanesi’nden bir açıklama yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yazılı açıklamada Önder’in nörolojik tablosunun giderek bozulduğu ifade edildi.</p>

<p><strong>“Refleksleri azaldı, beyindeki ödem devam ediyor</strong></p>

<p>“Başka bir kırılma noktasına gelmiş bulunmaktayız” denilen açıklamada, hastanın reflekslerinin azalmış, beyindeki ödemin devam ettiği belirtildi.</p>

<p>“Hayati tehlikesi maalesef artarak devam etmektedir” ifadesinin yer aldığı açıklamada şunlar kaydedildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Hastamız Sayın Sırrı Süreyya Önder; bugün hastanemiz yoğun bakım ünitesindeki 13. Gününde, ECMO (kalp destek cihazı) ve inotropik destek tedavisi altında hemodinamik stabilitesini korumasına rağmen maalesef nörolojik tablosu giderek bozulmuş.</p>

<p>Başka bir kırılma noktasına gelmiş bulunmaktayız. Hastamızın refleksleri azalmış, beyin ödemi devam etmektedir. Hayati tehlikesi maalesef artarak devam etmektedir. Ancak sabırla tedavilerimizi yaparak beklemeye devam edeceğiz.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/sureyya-onderin-hayati-tehlikesi-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Apr 2025 12:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2025/04/135607.jpg" type="image/jpeg" length="51738"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
