<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Hakkari Haber</title>
    <link>https://www.colemerghaber.com</link>
    <description>Hakkari ve Yüksekova’dan doğru, hızlı ve güvenilir haberin adresi, Colemerg Haber, Hakkari Haber ve Yüksekova Haber, Yaşadığınız yerden, yaşadığınız gibi haber alın!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.colemerghaber.com/rss/kultur-sanat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026 Colemerg Haber, Sitemizde yer alan içerikler kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 29 May 2026 19:26:13 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/rss/kultur-sanat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Kasetlerden Kültür Merkezine Uzanan Yolculuk: Genç Dengbêj Felek Acet Geleneğin İzini Sürüyor]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/kasetlerden-kultur-merkezine-uzanan-yolculuk-genc-dengbej-felek-acet-gelenegin-izini-suruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/kasetlerden-kultur-merkezine-uzanan-yolculuk-genc-dengbej-felek-acet-gelenegin-izini-suruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anatolia Kültür Merkezi öğrencisi Felek Acet, çocukluğunda dinlediği kadın dengbêjlerden etkilenerek başladığı müzik yolculuğunu ve dengbêjlik kültürünü anlattı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocukluk yıllarında ailesinin evde dinlediği kasetlerdeki kadın dengbêjlerin sesinden ve anlattığı hikayelerden etkilenerek klam (kürtçe şarkı) söylemeye başlayan genç sanatçı <strong>Felek Acet</strong>, köklü dengbêjlik kültürünü geleceğe taşımak için çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Çocukluğunu Şirnex'in (Şırnak) Cizîr (Cizre) ilçesinde geçiren ve ilk müzik eğitimine Mem û Zîn Kültür Merkezi'nde başlayan Acet, bu kurumun kayyım tarafından kapatılmasının ardından çalışmalarına zorunlu bir ara verdi. Genç kadın, şimdilerde Ankara'da faaliyet gösteren <strong>Anatolia Kültür Sanat ve Edebiyat Merkezi</strong> bünyesinde müzikal üretimlerine devam ediyor.</p>

<h2>"Annemi Duygulandıran O Sırrın Peşinden Gittim"</h2>

<p>Dengbêjlik geleneğiyle tanışma hikayesini ve bu kültürün kendisi için ne anlam ifade ettiğini aktaran Felek Acet, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>"Annem evde ne zaman dengbêj dinlese çok duygulanırdı. Çocukken onu bu kadar derinden etkileyen ve duygulandıran şeyin ne olduğunu hep merak ederdim. O merakla çocukluğumdan bu yana dengbêjleri dinliyorum. Bana göre dengbêjlik, kuru bir taklit değil, yaşayan ve yaşatılması gereken muazzam bir tarihtir. Sadece eski dengbêjleri dinleyip geçmişe takılı kalmamalıyız. Yazarak, yeni klamlar söyleyerek bu geleneği güncellemeliyiz. Coğrafyamızda derlenebilecek, kaleme alınabilecek çok fazla insan hikayesi var ve bu hafızayı kaybetmemeliyiz."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h2>"Yeni Eyşe Şanlar Yetişebilir"</h2>

<p>Anatolia Kültür Merkezi çatısı altında kendisi gibi çok sayıda gencin dengbêjlik eğitimi aldığını görmenin kendisine umut verdiğini belirten Acet, "Kültür merkezine geldiğimde bu yolda yalnız olmadığımı, bu kadim kültürü sahiplenen akranlarımın olduğunu gördüm. Hayat ve toplum var olduğu sürece dengbêjlik geleneği de sürecektir. Evet, geçmişte bir Şakiro, bir Eyşe Şan gerçeği vardı ve yerleri dolmaz; ancak bu, günümüzde yeni Şakiroların, yeni Eyşe Şanların yetişmeyeceği anlamına gelmez" diye konuştu.</p>

<p><img alt="330X242Cc Haber Logo T R Ank 29 05 2026 Mkm Ogrencisi Felek Acet Dengbej 857X503" height="503" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2026/05/330x242cc-haber-logo-t-r-ank-29-05-2026-mkm-ogrencisi-felek-acet-dengbej-857x503.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="857" /></p>

<h2>Kültür Sanat Alanında Kadın İradesi</h2>

<p>Kültür ve sanat üretimlerinde kadın varlığının dönüştürücü gücüne dikkat çeken genç sanatçı, kadınların toplumsal ve kültürel çalışmalarda öncü rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti. Kadın emeğinin ve sanatsal üretiminin tarih boyunca engellenmek istendiğini hatırlatan Acet, şu vurguyu yaptı:</p>

<blockquote>
<p>"Genç kadınlar olarak, erkek egemen anlayışa karşı kültür ve sanat alanındaki varlığımızı elimizden geldiğince büyüteceğiz. Sanatta da özgürlük mücadelesinde de tek başımıza kalıcı kazanımlar elde edemeyiz. Kimliğimiz, varlığımız ve özgür yarınlarımız için tüm kadınların el ele vermesi gerekiyor."</p>
</blockquote>

<h2>"Devrimci Kadın Sanatçılar Yolumu Aydınlattı"</h2>

<p>Müzikal kimliğinin oluşumunda dinlediği isimlerin payına değinen Felek Acet, çocukken Eyşe Şan ve Sûsika Simo gibi klasik kadın dengbêjleri dinleyerek büyüdüğünü, ilerleyen yıllarda ise devrimci kadın sanatçılardan <strong>Delîla ve Hozan Mizgîn</strong>’in duruşundan ve eserlerinden derinden etkilendiğini söyledi. Acet, "Devrimci kadın sanatçılar bende çok büyük bir kırılma ve etki yarattı. Onların bıraktığı mirasla bugün tarih yazılıyor. Geçmişimize dönüp baktığımızda, kadın iradesi sayesinde ne kadar büyük kültürel ve sosyal kazanımlar elde ettiğimizi çok daha net görebiliyoruz" diyerek sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA / Sema Bingöl</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/kasetlerden-kultur-merkezine-uzanan-yolculuk-genc-dengbej-felek-acet-gelenegin-izini-suruyor</guid>
      <pubDate>Fri, 29 May 2026 13:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/05/330x242cc-haber-logo-t-r-ank-29-05-2026-mkm-ogrencisi-felek-acet-dengbej-857x503.jpg" type="image/jpeg" length="17660"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Feraşîn’e zorlu yolculuk: “Yaylalar gerçek, kentler yalan”]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/ferasine-zorlu-yolculuk-yaylalar-gercek-kentler-yalan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/ferasine-zorlu-yolculuk-yaylalar-gercek-kentler-yalan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şirnex’in Gabar Dağı eteklerinde yaşayan Didêrî koçerleri, yaklaşık 15 gün sonra Feraşîn yaylasına doğru yola çıkmaya hazırlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hazırlıklarını imece usulü sürdüren koçerler, artan maliyetler, yayla yasakları ve gençlerin koçerlikten uzaklaşmasına dikkat çekerek, “Koçerlik yok olmamalı” dedi.</p>

<p>Şirnex’in Gabar Dağı eteklerinde bulunan Deşta Darê beldesinde yaşayan Didêrî koçerlerinde yayla hazırlığı başladı. Kış mevsiminin bu yıl uzun sürmesi ve yağışların etkisiyle otlakların halen verimli olması nedeniyle koçerler, geçen yıllara göre göç yolculuğuna daha geç çıkacak.</p>

<p>Yaklaşık 15 gün sonra yola çıkacak olan koçerlerin hedefi, Elkê ilçesi kırsalında bulunan Feraşîn yaylası olacak. Günler sürecek zorlu yolculuk öncesi çadırlar hazırlanırken, hayvanlar da yol koşullarına dayanıklı olmaları için aşılanıyor.</p>

<p>Koçerler bir yandan temel ihtiyaçlarını tamamlarken bir yandan da imece usulü dayanışmayla hazırlıklarını sürdürüyor. Kadın, erkek, genç ve yaşlı herkes göç hazırlığında görev alıyor.</p>

<h2><strong>“Doğanın güzelliği zorlukları unutturuyor”</strong></h2>

<p>27 yaşındaki Kerem Kurtum, geçen yıl bu zamanlarda yolda olduklarını belirterek, bu yıl yağışların etkisiyle daha geç göç edeceklerini söyledi. Feraşîn’de yaklaşık 4 ay kalacaklarını ifade eden Kurtum, koçerliğin hem zor hem de güzel yanları olduğunu anlattı.</p>

<p>Doğayla iç içe yaşamın kendilerine güç verdiğini belirten Kurtum, artan maliyetler nedeniyle emeklerinin karşılığını alamadıklarını söyledi. Gençlerin artık bu yaşamı sürdürmek istemediğini dile getiren Kurtum, buna rağmen koçerlik kültürünü yaşatmaya çalıştıklarını kaydetti.</p>

<p>Kurtum, “Yaylalarda herkes birbirine destek oluyor. Dayanışma bizi birbirimize daha çok bağlıyor. Feraşîn’in güzelliğini anlatmaya kelimeler yetmez” dedi.</p>

<p><img alt="Kocerler Yolculuk Baslamadi" height="390" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2026/05/kocerler-yolculuk-baslamadi.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="690" /></p>

<h2><strong>“Koçerliğin yükü kadınların omzunda”</strong></h2>

<p>19 yaşındaki Nisa Kurtum ise koçerlik yaşamında kadınların büyük emek verdiğini söyledi. Havaların ısınmasıyla birlikte yaylalara gitmek için sabırsızlandıklarını belirten Kurtum, çocukluklarından beri göç yollarında olduklarını anlattı.</p>

<p>Kent yaşamını sevmediklerini ifade eden Kurtum, “Yaylalar gerçek, kentler ise gerçek değil” sözleriyle yayla yaşamına olan bağlılığını dile getirdi.</p>

<p>Kadınların hem berivanlık yaptığını hem de çadır yaşamının tüm yükünü taşıdığını söyleyen Kurtum, “Kadınlar yaşamdır. Kadınların yaptığı birçok işi erkekler yapamaz” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Kendimi bildim bileli yollardayım”</strong></h2>

<p>57 yaşındaki Emin Kurtum da koçerliği 5 kuşaktır sürdürdüklerini belirterek, bu kültürün her geçen gün azaldığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Teknolojinin bazı zorlukları azalttığını ancak ekonomik yükün giderek arttığını ifade eden Kurtum, son iki yıldır zarar ettiklerini anlattı. Yaylalarda karşılaştıkları engellere de dikkat çeken Kurtum, geçmişte serbestçe gittikleri birçok alanda artık ücret talep edildiğini söyledi.</p>

<p>Kurtum, “Eskiden böyle değildi. Şimdi herkes bir yere çit çekip ‘burası benim’ diyor. Bazı yaylalarda milyonlarca liralık kira isteniyor” ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>“Yasaklar olmasın”</strong></h2>

<p>23 yaşındaki Abdurrahman Ak ise koçerliğin en güzel yanının doğanın içinde yaşamak olduğunu belirtti. Koçerlikte dayanışmanın önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Ak, kadın ve erkeklerin emeklerini birleştirerek bu yaşamı sürdürdüğünü söyledi.</p>

<p>Bu yıl yaylalarda herhangi bir yasakla karşılaşmamayı umut ettiklerini dile getiren Ak, göç hazırlıklarının sürdüğünü kaydetti.</p>

<p>18 yaşındaki Mesut Ak da özellikle berivanların büyük zorluklarla karşı karşıya kaldığını belirterek, sıcakların artmasıyla birlikte bir an önce yaylaya çıkmak istediklerini söyledi.</p>

<h2><strong>“Koçerlik yok olmamalı”</strong></h2>

<p>Yaklaşık 30 yıl önce gençlerin bu yaşamı sürdürmek istememesi nedeniyle koçerliği bıraktığını anlatan Abdullah Akman ise koçerliğin Kürt kültürü açısından önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.</p>

<p>Eskiden binlerce koyunla Wan’a kadar göç ettiklerini anlatan Akman, göç yollarında güçlü bir dayanışma kültürünün bulunduğunu ifade etti.</p>

<p>Koçerliğin sadece bir geçim biçimi olmadığını söyleyen Akman, “Kürtlerin sözlü tarihi bugüne kadar koçerler sayesinde taşındı. Koçerlik yok olmamalı, herkes bu kültüre sahip çıkmalı” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA / Emrullah Acar</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/ferasine-zorlu-yolculuk-yaylalar-gercek-kentler-yalan</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/05/kocerler-yolculuk-baslamadi.jpeg" type="image/jpeg" length="95660"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sanat Rüzgarı Dinmiyor: Festivalin 9. Gününde "Evet Godot" Sahnelendi Uluslararası Tiy]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/sanat-ruzgari-dinmiyor-festivalin-9-gununde-evet-godot-sahnelendi-uluslararasi-tiy</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/sanat-ruzgari-dinmiyor-festivalin-9-gununde-evet-godot-sahnelendi-uluslararasi-tiy" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uluslararası Tiyatro Festivali 9. gününde sınırları aşan performanslara ev sahipliği yaparken, fiziksel tiyatrodan sokak gösterilerine kadar pek çok etkinlik izleyiciyle buluştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Amed Uluslararası Tiyatro Festivali, 9 Mart’ta da zengin programı ve katılımcıların yoğun ilgisiyle kenti adeta bir sahneye çevirdi. Festivalin en dikkat çeken anlarından biri, Federe Kürdistan Bölgesi’nden gelen tiyatro grubunun performansı oldu.</p>

<h2><strong>Sınırları Aşan Bir Performans: "Evet Godot"</strong></h2>

<p>Yönetmenliğini Anas Abdul Samad’ın üstlendiği <strong>"Evet Godot"</strong> adlı oyun, Amed Kültür Salonu’nda izleyici karşısına çıktı. Modern tiyatronun klasiklerine bir selam niteliği taşıyan ve <strong>fiziksel tiyatro</strong> disipliniyle hazırlanan oyun, dil bariyerini aşan yapısıyla büyük beğeni topladı. Orijinal dili Arapça olan performans; Kürtçe, Türkçe ve İngilizce altyazı desteğiyle sanatseverlere sunuldu.</p>

<p><img alt="Festival Dokuzuncu Gun" height="390" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2026/05/festival-dokuzuncu-gun.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="690" /></p>

<h2><strong>Salonlardan Sokaklara Tiyatro Coşkusu</strong></h2>

<p>Festival heyecanı sadece kapalı salonlarla sınırlı kalmadı. Günün programı kapsamında farklı mekanlarda sanatın farklı yüzleri sergilendi:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Zandezi:</strong> M. Emin Yalçınkaya Salonu’nda sahnelenen oyun, izleyicileri derin bir hikaye yolculuğuna çıkardı.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Sokak Gösterileri:</strong> Şehrin meydan ve açık alanlarında sahnelenen <strong>"Hop-Hop"</strong> ve <strong>"Ters"</strong> isimli gösteriler, tiyatroyu doğrudan halkla buluşturarak festivale renk kattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p>Sanatın iyileştirici ve birleştirici gücünü kente yayan festival, önümüzdeki günlerde de farklı oyun ve atölyelerle devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/sanat-ruzgari-dinmiyor-festivalin-9-gununde-evet-godot-sahnelendi-uluslararasi-tiy</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 09:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/05/festival-dokuzuncu-gun.jpg" type="image/jpeg" length="24941"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Ayıp" Dediler, O Başkaldırdı: Dengbêj Hanım Sezan’ın Yasakları Aşan Sesi]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/ayip-dediler-o-baskaldirdi-dengbej-hanim-sezanin-yasaklari-asan-sesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/ayip-dediler-o-baskaldirdi-dengbej-hanim-sezanin-yasaklari-asan-sesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van’ın Muradiye ilçesinde yaşayan Hanım Sezan, çocuk yaşta gönül verdiği dengbêjlik geleneğini aile ve çevre baskısına rağmen sürdürüyor. "Kilam söylerken yüreğimdeki kan dökülüyor" diyen Sezan, kadınlara kendi seslerine sahip çıkma çağrısı yapıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kürt kültürünün binlerce yıllık sözlü hafızası olan dengbêjlik geleneği, Mezopotamya topraklarında kadınların direnişiyle yankılanmaya devam ediyor. Bu geleneğin günümüzdeki en güçlü temsilcilerinden biri olan Vanlı <strong>Hanım Sezan</strong>, 7 yaşında Şakiro’nun kilamlarıyla başladığı sanat yolculuğunda, toplumsal baskılara ve "ayıp" duvarlarına karşı verdiği mücadeleyi anlattı.</p>

<h2><strong>"10 Amcam, 9 Erkek Kardeşim Vardı, Yine de Söyledim"</strong></h2>

<p>Muradiye’nin Mozexan mahallesinde büyüyen Sezan, dengbêjliğe olan tutkusunun henüz çocukken başladığını dile getirdi. O günleri şu sözlerle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>"Şakiro’nun sesine âşık büyüdüm. Annem, amcalarım ve kardeşlerim kilam söylememi 'ayıp' diyerek hoş karşılamazlardı. Annem bana sürekli 'Amca kızların böyle yapmıyor, sen neden yapıyorsun?' derdi. Ama ben gizlice kasetlerden dinlediğim ezgileri hafızama kazır, yalnız kaldığımda söylerdim. Sonunda başkaldırdım ve sesimi yükselttim."</p>
</blockquote>

<h2><strong>Kırılan Teypler ve Kazanılan İrade</strong></h2>

<p>Evlendikten sonra da benzer engellerle karşılaştığını ifade eden Sezan, eşinin ve kayınbiraderinin de başlangıçta buna karşı çıktığını söyledi. Hatta bir gün dinlediği teybin kayınbiraderi tarafından yere atılarak kırıldığını belirten usta dengbêj, <strong>"Eşimin annesi gelip oğluna kızdı ve bana 'Yüksek sesle söyle' dedi. Eşim zamanla benim iradeli duruşum sayesinde yanımda yer aldı ve beni severek dinlemeye başladı,"</strong> diyerek sanatı için verdiği savaşı nasıl kazandığını paylaştı.</p>

<h2><strong>"Kadınlar Kimsenin Namusu Değildir"</strong></h2>

<p>Dengbêjliğin sadece bir şarkı söyleme biçimi değil, bir tarih yazımı olduğunu vurgulayan Hanım Sezan, tüm kadınlara seslenerek şu mesajı verdi:</p>

<blockquote>
<p>"Kadınlar hiçbir yerde kendilerini kısıtlamasınlar. Bugün kadınlar toprakları için, hakları için her alanda mücadele ediyor. Artık kimse kadınların önünde durmasın; kadınlar kimsenin namusu değil, kendi iradelerinin sahibidir. Biz söylemezsek bu kültür unutulur."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h2><strong>Miras Çocuklarına Geçti</strong></h2>

<p>Bugün çocuklarının da bu geleneği sürdürmesinden büyük gurur duyduğunu belirten Sezan, bir kızının Şakiro’nun tüm kilamlarını defterine yazdığını, büyük oğlunun ise dengbêjlik yaptığını ekledi. Hem evine bakıp hem de sanatsal mücadelesini sürdüren Hanım Sezan, hayatı boyunca kilamlarında kendini bulmaya ve bu kadim mirası yaşatmaya kararlı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA / Özlem Yacan - Lütfü Pala</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/ayip-dediler-o-baskaldirdi-dengbej-hanim-sezanin-yasaklari-asan-sesi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 10:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/04/330x242cc-v-25-04-2026-dengbej-hanim-sezan-rop-l-o-g-o-857x503.jpeg" type="image/jpeg" length="33147"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Her Nakış Bir Hikayedir” Etkinliğine Yoğun İlgi]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/her-nakis-bir-hikayedir-etkinligine-yogun-ilgi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/her-nakis-bir-hikayedir-etkinligine-yogun-ilgi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van’da Rêya Armûşê (İpekyolu) Belediyesi öncülüğünde Sanat Galerisi’nde “Her Nakış Bir Hikayedir” adlı çîrok gecesi programı düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültürel atmosferiyle dikkat çeken etkinlikte, Kürt kültürüne ait birçok geleneksel eşya da sergilendi.</p>

<p>Patik, yün çorap, süzgeç, heybe, el değirmeni ve beşik gibi eşyalarla süslenen programda, Barış Anneleri Wan Meclisi üyeleri sırayla söz alarak köy yaşamına, kadın emeğine ve nakışların taşıdığı anlamlara dair anlatımlar yaptı. Kilimler, halılar ve yöresel motifler üzerinden kültürel hafızaya dikkat çekildi.</p>

<p>Programda konuşan Rêya Armûşê Belediyesi Meclis Üyesi Faysal Yacan, Kürt kültürünü yok etme çabalarının başarısız olduğunu belirterek, “Annelerimiz büyük bir emekle kültürümüzü bugüne taşıdı. Her nakış bir hikâyedir” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="690X390Cc V 10 04 2026 Cirok Gecesi7" height="390" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2026/04/690x390cc-v-10-04-2026-cirok-gecesi7.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="690" /></p>

<p>Barış Anneleri Wan Meclisi üyelerinden Hanife Koçak ise günümüzde geleneksel yaşamın giderek azaldığını dile getirerek, kültürel değerlerin korunması gerektiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kewê Işık ise geçmişte köy yaşamında kadınların büyük emekle çalıştığını anlatarak, el emeğinin ve üretimin önemine dikkat çekti. Besna Akdoğan da köy yaşamındaki zorlukları ve kadınların hem ev hem tarla işlerinde üstlendiği sorumlulukları paylaştı.</p>

<p>Hediye Koçak ise şehirleşmeyle birlikte birçok kültürel değerin kaybolduğunu ifade ederek, geleneklerin yaşatılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Program, katılımcılara hediye verilmesi, alkışlar ve zılgıtlar eşliğinde sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/her-nakis-bir-hikayedir-etkinligine-yogun-ilgi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 09:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/04/690x390cc-v-10-04-2026-cirok-gecesi7.jpeg" type="image/jpeg" length="62402"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KHK İhraçlı Öğretmen Kürtçe İçin Mücadele Ediyor]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/khk-ihracli-ogretmen-kurtce-icin-mucadele-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/khk-ihracli-ogretmen-kurtce-icin-mucadele-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KHK ile görevinden ihraç edildikten sonra yönünü anadil çalışmalarına çeviren Leyla Çakır, bugün hem çocuklara Kürtçe eğitim veriyor hem de çeviri çalışmalarıyla dilin gelişimine katkı sunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2017 yılında ihraç edildikten sonra Kürt dili üzerine yoğunlaşan Çakır, Kürt Kültürünü ve Dilini Geliştirme Derneği’nde çocuklara anadillerinde eğitim verdi. Uzun yıllar Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliği yapan Çakır, bu süreçten sonra tüm çalışmalarını Kürtçe üzerine kurdu.</p>

<p>Kürtçe ile tanışmasının üniversite yıllarına dayandığını belirten Çakır, zamanla kendisini bu alanda geliştirdiğini ve çeviri yapacak düzeye ulaştığını söyledi. Anadilde eğitim talebi ve barış savunusu nedeniyle ihraç edildiğini ifade eden Çakır, bugün dil ve kültür çalışmalarını sürdürerek Kürtçenin yaşatılmasına katkı sunduğunu dile getirdi.</p>

<p>Kürtçe üzerine çalıştıkça kendisini yeniden keşfettiğini anlatan Çakır, “Türkçe ile büyüdüm ama Kürtçe üzerine yoğunlaştıktan sonra hayatım değişti. Artık yaşamımı kendi anadilim üzerine kuruyorum” dedi. Hâlihazırda üniversitede Kürdoloji bölümünde eğitimine devam ettiğini belirten Çakır, ilerleyen süreçte çeviri alanında daha profesyonel çalışmalar yapmayı hedeflediğini ifade etti.</p>

<p><img alt="Leyla Cakir" height="390" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2026/04/leyla-cakir.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="690" /></p>

<p>Cezaevlerinden gönderilen kitaplar başta olmak üzere birçok eseri Kürtçeye kazandırdığını söyleyen Çakır, bugüne kadar yaklaşık 50 kitabın çevirisini yaptığını aktardı. Aynı zamanda hem Türkçeden Kürtçeye hem de Kürtçeden Türkçeye çeviri yaptığını belirten Çakır, farklı projelere de destek verdiğini dile getirdi.</p>

<p>Wan’da açılan yazarlar derneğinde çeviri ve editörlük üzerine kurslar düzenleneceğini de kaydeden Çakır, anadilin korunması için herkesin sorumluluk alması gerektiğini vurguladı. “Dilimiz bizim varlığımızdır. Herkes kendi evinde, sokağında bu dili yaşatmalı” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kürtçe edebiyatın gelişmesi gerektiğine dikkat çeken Çakır, bundan sonraki yaşamını Kürt dili ve kültürüne adayacağını belirterek, “Bunu sadece kendim için değil, çocuklarımın geleceği için de yapıyorum. Yeni nesillere bir miras bırakmak istiyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Çakır, anadilde eğitimin yasal güvence altına alınması gerektiğini de sözlerine ekleyerek, Kürtçenin kamusal alanda daha fazla yer bulması için mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/khk-ihracli-ogretmen-kurtce-icin-mucadele-ediyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 09:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/04/leyla-cakir.jpg" type="image/jpeg" length="35477"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akif Manaf’a Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Tarafından “Sosyal Adalet ve Barış Ödülü” Verildi]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/akif-manafa-pir-sultan-abdal-kultur-dernegi-tarafindan-sosyal-adalet-ve-baris-odulu-ver</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/akif-manafa-pir-sultan-abdal-kultur-dernegi-tarafindan-sosyal-adalet-ve-baris-odulu-ver" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[International Peace Prize ödüllü, Nobel Barış Ödülü adayı ve barış aktivisti, dünyaca ünlü yazar Akif Manaf, küresel barış alanındaki kapsamlı çalışmaları nedeniyle Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Antalya Altınova Şubesi ve Cemevi tarafından “Sosyal Adalet ve Toplumsal Barış Ödülü’ne” layık görüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ödül, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Antalya Altınova Şubesi ve Cemevi Başkanı Adnan Arslan adına, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği İstanbul Sultanbeyli Şubesi ve Cemevi Başkanı Erdal Aksoy tarafından takdim edildi.</p>

<p>Ödülün takdimi kapsamında Pir Sultan Abdal Kültür Derneği İstanbul Sultanbeyli Şubesi ve Cemevi’nde bir ödül töreni düzenlendi. Tören öncesinde Akif Manaf tarafından “Barış Psikolojisi” başlıklı bir söyleşi de gerçekleştirildi. Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlikte Manaf, içsel barıştan küresel barışa uzanan sürecin yol haritasına dair değerlendirmelerde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Manaf’a Yurt İçi ve Yurt Dışından Barış Ödülleri</strong></h2>

<p>Akif Manaf Fransa merkezli Uluslararası Barış Assosiasyonu tarafından 2025 International Peace Prize ödülü ve İsveç’ten Global Peace Prize ödüllerine layık bulunmuştu. Bunun yanı sıra Manaf’a, Türkiye’den Egeyön Barış Ödülü, Doğayla Barış Ödülü, Küresel Barış Ödülü, Yılın Barış İnsanı Ödülü, Barış Sanatı Ödülü, Barış ve İnsan Hakları ödülü ile BULTÜRK Barış Ödülleri takdim edilmişti.</p>

<p>Akif Manaf: “Barışı önce kendi içimizde tesis edeceğiz ve sonra onu dışa doğru yansıtmaya başlayacağız. Her şey içeride başlıyor.”</p>

<p><strong>Ödül töreninde konuşan Akif Manaf şu ifadeleri kullandı:</strong></p>

<p>“Sosyal Adalet ve Barış Ödülü törenine hoş geldiniz. Barış herkesi ilgilendiren bir konu. Özünde herkes barış istiyor ama burada temel soru şu: Biz bu barışı nasıl inşa edeceğiz? Esas konu bu. Çünkü görüyoruz ki dünyada savaşların sayısı artıyor ve bugün maalesef Üçüncü Dünya Savaşı’nın eşiğindeyiz. Sabah uyanırken ilk yaptığınız şey neydi? Zihninizle savaşmak, kavga etmek, çatışmak. Yani içinizde bir mücadele savaş var. Sonra onu dışarıya yansıtıyorsunuz. Çevrenizle savaşmaya başlıyorsunuz ve böylece savaş artıyor. Görüyorsunuz ki, gün içinde evde kendinizle, eşinizle çocuklarınızla; işinizde ise meslektaşlarınızla sürekli bir çatışma, savaş halindesiniz. Bu şu anlama geliyor: İçimizdeki içsel savaşı dışarı yansıtıyoruz. Önce içte savaşıyoruz, sonra bu savaşı dışarı yansıtıyoruz. O yüzden savaşların sayısı artıyor. Demek ki barış bireysel bir olgudur. Barışı önce kendi içimizde tesis edeceğiz ve sonra onu dışa doğru yansıtmaya başlayacağız. Her şey içeride başlıyor. Size bunun için çok önemli bir ipucu vereceğim. Sabah uyandınız, gözlerinizi açın ve “barış” deyin. Sonrasında güne barışla devam edin. Barış için ne yapabilirsiniz? Sen ilk önce kendinle barışmalısın, sonra eşinle, sonra çocuklarınla, sonra meslektaşlarınla devam etmelisin. İşte barışı inşa etmeye başlamanın gerçek yolu budur.”</p>

<h2><strong>Manaf’tan Küresel Barış Adına Somut Projeler</strong></h2>

<p>Dünyaca ünlü yazar Akif Manaf’ın küresel barış alanındaki çalışmalarının en ayırt edici özelliği, bu çalışmaların yalnızca teorik söylemlerle sınırlı kalmayıp somut barış projeleri olarak hayata geçiyor olması olarak öne çıkıyor.</p>

<h2><strong>Tüm Dünyada Barışı Anlatan Bir Barış Elçisi</strong></h2>

<p>Dünyaca ünlü yazar, küresel barış çalışmaları kapsamında, başta Barış Psikolojisi kitabının yayımlandığı ülkeler olmak üzere dünyanın birçok ülkesini ziyaret ediyor; kitap fuarları, söyleşiler ve seminerler aracılığıyla geniş kitlelerle buluşuyor. Bu, küresel barış alanında özgün ve dikkat çekici bir yaklaşım olarak öne çıkıyor.</p>

<h2><strong>Barış Psikolojisi: 20’ye Yakın Dilde Yayımlanan Bir Barış Kılavuzu</strong></h2>

<p>Manaf’ın barış çalışmalarının odağında yer alan Barış Psikolojisi kitabı, İngilizce, Fransızca, Almanca, İspanyolca, Norveççe, Arapça, Türkçe, Hollandaca, Yunanca, Hintçe, İtalyanca, Japonca, Kürtçe, İsveççe, Rusça ve Çince olmak üzere şimdiye dek 20’ye yakın dilde yayımlandı. Kitabın yakın gelecekte Fince, Danca, Azerbaycan Türkçesi ve Korece olarak yayımlanacağı alınan bilgiler arasında. Kitap içsel barıştan küresel barışa uzanan yolu anlatan bir barış kılavuzu niteliği taşıyor. Kitabın tüm dünya dillerinde yayımlanması hedefleniyor.</p>

<h2><strong>Barış İçinde Sağlıklı Yaşam Köyü: Ekolojik ve Sürdürülebilir Bir Yerleşim Modeli</strong></h2>

<p>Manaf’ın küresel barış çalışmaları kapsamında Sağlıklı Yaşam Vakfı Başkanı olarak öncülük ettiği somut projeler arasında en dikkat çekenlerinden biri doğayla uyumlu ve kendi kendine yeten “Barış İçinde Sağlıklı Yaşam Köyü Projesi” olarak öne çıkıyor. Ekolojik ve sürdürülebilir bir yaşam anlayışını temel alan projede enerji ihtiyacı yenilenebilir kaynaklardan karşılanıyor ve çevre dostu bir altyapı kuruluyor. Ayrıca kütük evler, ekolojik tarım uygulamaları, arıcılık faaliyetleri, biyolojik çeşitliliğin korunması, sağlıklı gıda üretimi, sürdürülebilir atık yönetimi de projenin temel bileşenleri arasında yer alıyor. Projenin en ayrıcalıklı yönlerinden birisi de Barış İçinde Sağlıklı Yaşam Köyü’nde bireylere sunulmak üzere Barış Sanatı Programı’nın yer alıyor olması.</p>

<h2><strong>Barış Bilincini Artıran Barış Sanatı Programı</strong></h2>

<p>Manaf’ın kurucusu olduğu Dünya Değişim Akademisi çatısı altında öncülük ettiği “Barış Sanatı” Programı ve 200’ü aşkın barış temelli değişim programı aracılığıyla, bireylerde barış farkındalığının geliştirilmesi ve artırılması amaçlanıyor. Program, bireylerin hem içsel barışı geliştirmelerini hem de barışçıl bir yaşam anlayışını pratik olarak hayata geçirmelerini sağlıyor. Akif Manaf’ın rehberliğinde geliştirilen bu program, bireylerde barış bilincinin yükselmesinde ve içsel barıştan küresel barışa uzanan dönüşüm sürecinin gerçekleşmesinde temel bir rol oynuyor.</p>

<h2><strong>Küresel Bir Barış Hareketi: Sürdürülebilir Barış için Dünya Değişim Günü (World Change Day for Sustainable Peace)</strong></h2>

<p>Akif Manaf, Uluslararası Değişim Federasyonu’nun başkanı olarak 2018 yılında ilan edilen ve her yıl 7 Temmuz’da dünya genelinde kutlanan “Sürdürülebilir Barış için Dünya Değişim Günü” (World Change Day for Sustainable Peace) girişiminin öncüsü olarak dikkat çekiyor. “Barış için Değişim” temasını odağa alan bu özel gün, farklı ülkelerden bireyleri ve kurumları ortak bir barış vizyonu etrafında bir araya getiriyor. Girişim, küresel barış alanında kolektif bilincin güçlenmesine önemli bir katkı sağlıyor.</p>

<h2><strong>Çeşitli Ülkelerde Barış Odaklı Söyleşi, Seminer ve Buluşmalar</strong></h2>

<p>Manaf, farklı ülkeleri kapsayan ziyaretleri kapsamında barış temalı söyleşiler, seminerler ve toplantılarda geniş kitlelerle bir araya geliyor. Bu etkinliklerde katılımcılara, içsel barıştan küresel barışa uzanan sürecin önemini ve uygulanabilir adımlarını aktarıyor.</p>

<h2><strong>Ulusal ve Uluslararası Basında Barış Mesajları</strong></h2>

<p>Manaf, ziyaret ettiği ülkelerde çeşitli basın kuruluşlarına verdiği küresel barış odaklı açıklamalarla dikkat çekiyor. Bu demeçler, dünya genelinde barış bilincinin yayılmasına katkı sunan önemli girişimler olarak belirginlik kazanıyor.</p>

<p>Dünyaca ünlü yazarın, kalıcı küresel barışın inşasına yönelik çalışmaları önümüzdeki dönemde de aralıksız devam edecek. Edinilen bilgilere göre Akif Manaf, Barış Psikolojisi kitabının yayımlandığı yeni ülkeler başta olmak üzere dünyanın çeşitli bölgelerini ziyaret etmeyi, okurlar ve barışseverlerle buluşmayı sürdürecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/akif-manafa-pir-sultan-abdal-kultur-dernegi-tarafindan-sosyal-adalet-ve-baris-odulu-ver</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 11:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/04/c2c28350-9fe7-40b3-9a8e-ff5b27151bda.jpeg" type="image/jpeg" length="52317"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doç. Dr. Yaşar Kaplan: Hakkari’de Nasturi ve Kürt İlişkilerini Diyalog Programında Ele Aldı]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/doc-dr-yasar-kaplan-hakkaride-nasturi-ve-kurt-iliskilerini-diyalog-programinda-ele-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/doc-dr-yasar-kaplan-hakkaride-nasturi-ve-kurt-iliskilerini-diyalog-programinda-ele-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hakkâri Üniversitesi’den Doç. Dr. Yaşar Kaplan, konuk olduğu Dialog programında Süryaniler, Süryaniyat çalışmaları ve Hakkari’de Nasturi ile Kürt toplulukları arasındaki tarihsel ilişkileri değerlendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Süryaniler ve Süryaniyat alanındaki akademik çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Yaşar Kaplan, sunuculuğunu Yawsef Beht Turo’nun yaptığı Dialog programına konuk oldu. Programda Kaplan, Hakkari’nin çok kültürlü yapısı, Doğu Süryanileri ve bölgedeki tarihsel ilişkiler üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Kaplan, özellikle Hakkari’de yaşayan Nasturi (Doğu Süryani) toplulukları ile Kürtler arasındaki tarihsel ilişkilerin dikkatle incelenmesi gerektiğini belirtti. Bu iki topluluk arasında yüzyıllar boyunca hem birlikte yaşam kültürünün hem de dönem dönem yaşanan gerilimlerin söz konusu olduğunu ifade eden Kaplan, ortak yaşam pratiklerinin bölgenin sosyal dokusunu şekillendirdiğini vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 04 04 At 13.40.14 857X503" height="503" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-04-at-134014-857x503.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="857" /></p>

<p>Programda ayrıca Hakkari’nin önemli yerleşimlerinden Koçamış (Konak Köyü) üzerinden Doğu Süryanilerinin bölgedeki varlığına değinildi. Kaplan, bu tür yerleşimlerin geçmişte sadece birer yaşam alanı değil, aynı zamanda dini ve kültürel merkezler olarak öne çıktığını dile getirdi.</p>

<p>Süryaniyat çalışmalarının, yalnızca Süryani toplumunu değil, aynı zamanda Kürtler başta olmak üzere bölgedeki diğer halklarla kurulan ilişkileri de kapsadığını belirten Kaplan, bu alanın çok disiplinli bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Program boyunca Süryanilerin dili, inanç yapısı ve kültürel mirası üzerine de değerlendirmelerde bulunan Kaplan, Hakkari ve çevresinin tarihsel zenginliğinin korunmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 04 04 At 13.40.18 857X503" height="503" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-04-at-134018-857x503.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="857" /></p>

<p>Dialog programı, bölgenin çok katmanlı tarihini ve kültürel çeşitliliğini ele alan içerikleriyle izleyicilere farklı bakış açıları sunmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/doc-dr-yasar-kaplan-hakkaride-nasturi-ve-kurt-iliskilerini-diyalog-programinda-ele-aldi</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 15:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-04-at-134014-857x503.jpg" type="image/jpeg" length="85586"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Seçmeli Ders Yetmez, Kürtçe Resmî Dil Olmalı]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/secmeli-ders-yetmez-kurtce-resmi-dil-olmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/secmeli-ders-yetmez-kurtce-resmi-dil-olmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Agirî’de kısa süre önce kuruluşunu ilan eden Kurd-î Zan Ararat Dil ve Kültür Derneği, çalışmalarına başladı. Dernek bünyesinde iki sınıfta 80 öğrenciye Kürtçe dersleri verilirken, bir sınıfta ise 25 öğrenciye müzik eğitimi sunuluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Derneğin eşbaşkanlarından <strong>Dicle Bozkurt</strong>, Kürtçe üzerindeki baskıların yüzyıllık bir geçmişi olduğunu hatırlatarak, “Dil meselesi kendine özgü ve köklü bir meseledir. Bugün yaşanan süreçler de bu dil mücadelesinin bir parçasıdır. Özellikle 1980 Askeri Darbesi sonrası anadilin üzerinde ciddi baskılar oluştu. Diyarbakır Cezaevi’nde anneler çocuklarıyla Kürtçe konuşamaz, yasağı delmeye çalışanlar darp edilirdi. Bu baskılar okullara, sokaklara kadar sirayet etti. Derslerde veya teneffüslerde Kürtçe konuşan çocuklar öğretmenler tarafından cezalandırılırdı. 1991’de yasalar bir nebze esnese de baskılar tamamen sona ermedi. Bugün seçmeli ders adımı atılmış olsa da bizim hedefimiz, Kürtçenin her yerde konuşulduğu ve resmi statüye kavuştuğu bir noktaya gelmek” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Dernek Faaliyetleri ve Hedefler</strong></h2>

<p>Agirî ve Serhat bölgesinde dil kurumu eksikliğini gidermek için 2025’te başvuruda bulunduklarını ifade eden Bozkurt, “Bölgede ciddi bir boşluk vardı. Biz de <strong>Kurd-î Zan Ararat Dil ve Kültür Derneği’ni</strong> açarak bu adımı attık. Derneğimizde hem Kürtçe dil dersleri hem de kültür dersleri veriyoruz. Halkla ve diğer kurumlarla ilişkilerimiz oldukça güçlü. Şu anda iki sınıfta 80 öğrencimiz, kültür sınıfımızda ise 25 öğrencimize erbane ve bağlama dersleri sunuyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Dernek olarak ilçelerde de çalışmalara başladıklarını aktaran Bozkurt, “<strong>Giyadîn</strong> (Diyadin) ilçemizde 50 öğrencimiz var, birkaç gün içinde <strong>Bazîd</strong> (Doğubayazıt) ilçesinde 80 öğrenci ile derslere başlayacağız. Çocukları da unutmadık; 10-13 yaş arası çocuklar için ayrı bir dil sınıfı açtık. Bizim talebimiz açık: yaşamın her alanında, derneklerde, okullarda, evlerde ve sokaklarda Kürtçe konuşulması ve yaşanması. Kürtçe konuş, Kürtçe düşün, Kürtçe yaşa” dedi.</p>

<h2><strong>Seçmeli Ders Tartışması</strong></h2>

<p>Derneğin diğer eşbaşkanı <strong>Diyar Demir</strong> ise Kürtçenin kamusal alandaki görünürlüğünün hâlâ sınırlı olduğunu belirterek, “Seçmeli ders uygulaması kağıt üzerinde var, ama öğretmen ataması yok. Öğrenciler dersi seçse de sınıflar çoğu zaman boş geçiyor. Bu durum, anadil hakkını ve dilin aktarılmasını zorlaştıran politik bir tercihtir. Bizim talebimiz seçmeli ders değil, Kürtçenin resmi bir eğitim dili olmasıdır” dedi.</p>

<h2><strong>‘Kürtçe Yaşayalım’</strong></h2>

<p>Demir, gençlerin dijital alanda bilinçli olduğunu, fakat kamusal alanda hâlâ risk ve engellerle karşılaştığını söyledi. “<strong>Kurd-î Zan Ararat</strong> olarak haftanın iki günü dil, bir günü ise kültür-sanat dersleri veriyoruz. Halktan, özellikle gençlerden ve kadınlardan çok olumlu tepkiler alıyoruz. Bu ilgi bizi daha aktif olmaya teşvik ediyor. Bizim tek isteğimiz, toplumun var olduğu her yerde Kürtçenin konuşulması ve yaşatılması. Anadilin anayasal güvenceye kavuşmadığı yerde asimilasyon tehlikesi her zaman var. Kürtçe konuşalım, Kürtçe düşünelim, Kürtçe yaşayalım” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/secmeli-ders-yetmez-kurtce-resmi-dil-olmali</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 10:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/04/kurdi-zan-esbaskanlari-genel-857x503.jpg" type="image/jpeg" length="51708"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akif Manaf’a “Barış ve İnsan Hakları Ödülü”]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/akif-manafa-baris-ve-insan-haklari-odulu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/akif-manafa-baris-ve-insan-haklari-odulu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyaca ünlü yazar ve barış aktivisti Akif Manaf, küresel barışa katkıları nedeniyle Türkmeneli İnsan Hakları Derneği tarafından “Barış ve İnsan Hakları Ödülü”ne layık görüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası alanda barış çalışmalarıyla tanınan yazar ve aktivist Akif Manaf, Türkmeneli İnsan Hakları Derneği tarafından “Barış ve İnsan Hakları Ödülü” ile onurlandırıldı. Ödül, Dernek Başkanı Savaş Avcı tarafından takdim edildi.</p>

<p>Daha önce Fransa merkezli Uluslararası Barış Asosiasyonu tarafından 2025 International Peace Prize ve İsveç’ten Global Peace Prize ödüllerine layık görülen Manaf, Türkiye’de de birçok barış temalı ödülün sahibi olmuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ödül töreninde konuşan Manaf, dünyanın kritik bir süreçten geçtiğine dikkat çekerek, “Üçüncü Dünya Savaşı’nın eşiğindeyiz. Böyle bir savaşın nükleer olacağı açık. Bu da uygarlığın sonu anlamına gelir. Bu nedenle küresel barış çalışmaları hayati önemdedir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Manaf’ın çalışmaları yalnızca teorik söylemlerle sınırlı kalmayıp somut projelerle destekleniyor. Bu kapsamda hayata geçirilen “Barış İçinde Sağlıklı Yaşam Köyü Projesi”, ekolojik ve sürdürülebilir yaşam modeliyle dikkat çekiyor. Yenilenebilir enerji, ekolojik tarım ve sürdürülebilir atık yönetimi gibi uygulamaları içeren proje, barış temelli yaşam anlayışını pratiğe dönüştürmeyi hedefliyor.</p>

<p>Öte yandan Manaf’ın “Barış Psikolojisi” adlı eseri, 20’ye yakın dilde yayımlanarak geniş bir uluslararası okuyucu kitlesine ulaştı. Kitap, içsel barıştan küresel barışa uzanan süreci ele alan bir rehber niteliği taşıyor.</p>

<p>Manaf ayrıca, kurucusu olduğu Dünya Değişim Akademisi çatısı altında yürütülen “Barış Sanatı” programı ve 200’ü aşkın değişim programı ile bireylerde barış bilincini artırmayı amaçlıyor. Bunun yanında her yıl 7 Temmuz’da kutlanan “Sürdürülebilir Barış için Dünya Değişim Günü” girişiminin de öncülüğünü yapıyor.</p>

<p>Dünyanın birçok ülkesini ziyaret ederek söyleşi ve seminerler düzenleyen Manaf, barış mesajlarını uluslararası platformlarda yaymaya devam ediyor. Ünlü yazarın, önümüzdeki dönemde de küresel barış çalışmalarını sürdürmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/akif-manafa-baris-ve-insan-haklari-odulu</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/03/i-m-g-7473.jpeg" type="image/jpeg" length="18704"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Van Newrozu’nda kutlamalar coşkuyla devam ediyor]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/van-newrozunda-kutlamalar-coskuyla-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/van-newrozunda-kutlamalar-coskuyla-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van’daki yüz binlerce kişinin katıldığı Newroz kutlamaları, siyasetçilere yönelik üst araması girişimi nedeniyle kısa süreli gerginliğe sahne oldu. Tartışmaların ardından geri adım atan polisle birlikte program yoğun katılımla başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Van’da düzenlenen Newroz kutlamaları, sabah saatlerinde yaşanan güvenlik tartışmalarıyla gündeme geldi. Alana girişlerde basın mensuplarının içeri alınmaması ve programda yer alan siyasetçilere üst araması yapılmak istenmesi, alanda gerginliğe yol açtı.</p>

<p>Polis, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ile birlikte alana gelen Veysi Aktaş, Derya Aslan ve diğer bazı isimleri aramak istedi. Siyasetçilerin bu uygulamaya tepki göstermesi üzerine taraflar arasında tartışma yaşandı. Tartışmanın ardından heyet, geldikleri otobüse geri döndü.</p>

<p>Yaşanan krizin ardından polisin geri adım atmasıyla kutlama programı başladı. Yüz binlerce kişinin doldurduğu alanda sloganlar eşliğinde etkinlikler gerçekleştirildi, program saygı duruşuyla açıldı.</p>

<p>Etkinlikte Tertip Komitesi Üyesi Umut Tayanır, DEM Parti İl Eşbaşkanı Gülşen Kurt ve DBP İl Eşbaşkanı Cemal Demir konuşma yaptı. Sahne alan müzik gruplarının ardından, Abdullah Öcalan’ın Diyarbakır’daki Newroz’da paylaşılan mesajı Kevser Akçelik tarafından okundu.</p>

<p><img alt="Van 4 Evhw" height="461" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2026/03/van-4-evhw.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="820" /></p>

<p>Konuşmasında sürece dair değerlendirmelerde bulunan Veysi Aktaş, barış ve demokratik çözüm için yasal ve anayasal düzenlemelerin önemine dikkat çekti. Aktaş, mevcut sürecin ilerlemesi için siyasi ve hukuki adımların hızlandırılması gerektiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özgür Kadın Hareketi (TJA) adına konuşan Derya Aslan ise kadın özgürlüğünün toplumsal özgürlüğün temel şartı olduğunu vurgulayarak, “Bu yol özgürlük yoludur” dedi.</p>

<p>Newroz ateşinin yakılmasının ardından konuşan Tuncer Bakırhan, 2026 Newrozu’nun yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu belirterek, “Bu Newroz, isyandan inşaya geçişin Newrozu’dur” ifadelerini kullandı. Van’daki güvenlik uygulamalarını eleştiren Bakırhan, demokratik çözüm ve barış vurgusu yaptı.</p>

<p>Ortadoğu’daki gelişmelere de değinen Bakırhan, bölgede yaşanan çatışmaların temelinde demokrasi eksikliği olduğunu savundu. Kürtlerin taleplerine ilişkin ise kimlik tanınması, eşit yurttaşlık, anadilinde eğitim ve yerel demokrasi başlıklarını sıraladı.</p>

<p>Konuşmasında sürecin yalnızca Kürtleri değil Türkiye’deki tüm toplumu ilgilendirdiğini belirten Bakırhan, “Demokrasi herkes içindir” diyerek toplumsal destek çağrısında bulundu.</p>

<p>Kutlamalar, sahne performansları ve etkinliklerle gün boyunca devam etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/van-newrozunda-kutlamalar-coskuyla-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Mar 2026 17:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/03/van-newrozu-tuncer-bakirhan-isyandan-insaya-gecis-newrozu-9eox.webp" type="image/jpeg" length="96834"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır Newroz kutlamaları 2026 Coşkuyla Başladı: Yüzbinler Alanı Doldurdu]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/diyarbakir-newroz-kutlamalari-2026-coskuyla-basladi-yuzbinler-alani-doldurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/diyarbakir-newroz-kutlamalari-2026-coskuyla-basladi-yuzbinler-alani-doldurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’da sabahın erken saatlerinden itibaren Newroz alanına akın eden yurttaşlar, yakılan ateş ve yükselen halaylarla bayram coşkusunu yaşadı. Siyasi isimlerin konuşmaları ve Abdullah Öcalan’ın mesajı günün en çok beklenen gelişmeleri arasında yer alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’da “Özgürlük ve Demokrasi Newroz’u” sloganıyla düzenlenen kutlamalar, sabahın erken saatlerinden itibaren yoğun katılımla başladı. Bağlar ilçesinde bulunan Newroz Parkı’na 7’den 70’e binlerce yurttaş akın ederken, alanın dört bir yanında renkli görüntüler oluştu. Yöresel kıyafetleriyle alana gelen katılımcılar, çalınan müzikler eşliğinde halaylar çekerek Newroz’un coşkusunu büyüttü.</p>

<p>Kutlamaların en dikkat çekici anlarından biri, Newroz ateşinin yakılması oldu. Büyük bir coşku eşliğinde yakılan ateşin etrafında toplanan yurttaşlar, geleneksel ritüelleri yerine getirerek bayramın simgesel anlamını yaşattı.</p>

<p>Program kapsamında konuşan TJA aktivisti Ayla Akat Ata, Newroz’un yalnızca Kürt halkı için değil, Ortadoğu ve dünya halkları için de özgürlük ve dayanışma günü olduğunu vurguladı. Ata, konuşmasında Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün halkların özgürlüğüyle doğrudan bağlantılı olduğunu ifade ederek birlik ve ortak mücadele çağrısı yaptı.</p>

<p>Kutlamalarda, 2025 yılında hayatını kaybeden Sırrı Süreyya Önder de unutulmadı. Önder için hazırlanan sinevizyon gösterimi alandaki kalabalığa izletilirken, gösterim sonrası uzun süre alkışlar yükseldi.</p>

<p>Günün ilerleyen saatlerinde Tuncer Bakırhan, Leyla Zana ve Çetin Arkaş’ın da sahneye çıkarak konuşma yapması bekleniyor. Ayrıca Kürt siyasetinin önemli isimlerinden Bafil Talabani ve Neçirvan Barzani’nin mesajlarının da okunacağı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçıların sahne alacağı etkinliklerde müzik ve kültürel programlarla kutlamalar gün boyu sürecek. Newroz alanında güvenliği sağlamak üzere yüzlerce görevli yer alırken, giriş noktalarında yoğun kontrollerin yapıldığı gözlendi. Buna rağmen alandaki coşku ve katılımın her geçen saat arttığı ifade ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/diyarbakir-newroz-kutlamalari-2026-coskuyla-basladi-yuzbinler-alani-doldurdu</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Mar 2026 13:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/03/diyarbakirda-newroz-atesi-yakildi-mano.webp" type="image/jpeg" length="53341"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Baharın Gelişiyle Koyun Kırkım Sezonu Başladı]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/baharin-gelisiyle-koyun-kirkim-sezonu-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/baharin-gelisiyle-koyun-kirkim-sezonu-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin’de baharın kendini hissettirmesiyle birlikte küçükbaş hayvanlarda kırkım mesaisi başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hava sıcaklıklarının artmasıyla koyun ve keçilerin yünleri tek tek kırpılırken, bazı üreticiler teknolojik makineler yerine hâlâ geleneksel yöntemleri tercih ediyor. Hayvancılıkla uğraşan Halil Esen de bu üreticilerden biri.</p>

<p>Yaklaşık 40 yıl önce Siirt’in Eruh ilçesinden Mersin’e göç eden Esen ailesi, hayvancılık geleneğini kentte sürdürmeye devam ediyor. Aile, kurdukları çiftlikte geçimini tamamen hayvancılıkla sağlarken, bu mesleği küçük yaşlardan itibaren öğrenen Halil Esen de işin başında yer alıyor. Esen, hayvan bakımının büyük emek istediğini vurgulayarak, “Hayvana bakmak bir çocuğa bakmak gibidir. Sürekli ilgi ister. Günde en az üç kez yem ve saman vermek gerekiyor. Bu işi yapanın kendine ayıracak fazla vakti olmaz. Şehirde hayvancılık yapmak daha da zor” dedi.</p>

<p>Artan maliyetlerin üreticiyi zorladığını dile getiren Esen, özellikle şehirde mera alanı bulunmamasının giderleri artırdığını söyledi. Yılın 12 ayı boyunca yem ve saman kullanmak zorunda kaldıklarını belirten Esen, “Köyde olsak hayvanlar merada otlayabilirdi. Burada ise tamamen dışarıdan yem almak zorundayız. Bu da maliyeti yükseltiyor” ifadelerini kullandı. Yem ve saman fiyatlarındaki artışa da dikkat çeken Esen, günlük giderlerinin ciddi seviyelere ulaştığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Koyun Kırpma 857X503" height="503" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2026/03/koyun-kirpma-857x503.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="857" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Süt fiyatları konusundaki dengesizliğe de değinen Esen, üretici ile market arasındaki fiyat farkının oldukça yüksek olduğunu belirtti. Bu durumun hem üreticiyi hem de tüketiciyi etkilediğini dile getirdi.</p>

<p>Kırkım konusunda ise geleneksel yöntemi sürdürdüklerini söyleyen Esen, birçok üreticinin makineye geçtiğini ancak kendilerinin hâlâ “cew” olarak bilinen makasla kırkım yaptıklarını anlattı. Bu yöntemi kültürel bir değer olarak gördüklerini ifade eden Esen, “Eskiden nasıl yapılıyorsa biz de öyle devam ediyoruz. Bu kültürü yaşatmaya çalışıyoruz” dedi.</p>

<p>Kırkımın hayvan sağlığı açısından önemli olduğuna da dikkat çeken Esen, havaların ısınmasıyla birlikte hayvanların rahatlaması gerektiğini belirtti. “Kırkılan hayvan daha rahat eder, gelişimi de hızlanır” diyen Esen, yünün de değerlendirilerek ip haline getirildiğini ve bu iplerin özellikle kış aylarında çadırların korunmasında kullanıldığını söyledi.</p>

<p>Baharın gelişiyle birlikte hem üretim hem de kırkım telaşı sürerken, Mersin’de küçükbaş hayvancılık yapan üreticiler zorlu koşullara rağmen geleneksel yöntemleri ve mesleklerini yaşatmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA / Mehmet Güleş</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/baharin-gelisiyle-koyun-kirkim-sezonu-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 11:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/03/koyun-kirpma-857x503.jpg" type="image/jpeg" length="89743"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Newroz öncesi terzilerde yoğunluk: Yöresel kıyafetlere ilgi arttı]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/newroz-oncesi-terzilerde-yogunluk-yoresel-kiyafetlere-ilgi-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/newroz-oncesi-terzilerde-yogunluk-yoresel-kiyafetlere-ilgi-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin’de yaklaşan Newroz kutlamaları, terzilerde yoğunluk oluşturdu. Özellikle yöresel kıyafetlere olan ilgi artarken, yıllardır bu işi yapan terzi Şerbet Aydın’ın dükkânında son günlerde adeta hareketlilik yaşanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aydın, her gün onlarca kişinin ya elbise bakmaya geldiğini ya da diktirmek istediğini söylüyor.</p>

<p>Bu yıl “Özgürlük ve Demokrasi Newrozu” şiarıyla kutlanacak olan Newroz öncesi kentte hazırlıklar hız kazandı. 22 Mart’ta Tırmıl Alanı’nda yapılacak kutlamalar öncesinde mahallelerde de bayram havası hâkim. Her yıl olduğu gibi bu yıl da birçok kişi Newroz’a yöresel kıyafetleriyle katılmak için günler öncesinden hazırlıklara başladı.</p>

<p>65 yıldır terzilik yapan 80 yaşındaki Şerbet Aydın, mesleğe köyünde başladığını anlatıyor. Henüz genç yaşlarda iğneyle elbise diktiğini söyleyen Aydın, zamanla çevrede “Şerbet Terzi” olarak tanındığını ifade ediyor. “Köyde herkes elbisesini bana diktirirdi. Gelinlikleri bile ben hazırlardım” diyen Aydın, yıllar içinde birçok farklı kente göç etmek zorunda kaldığını, son olarak Mersin’e yerleştiğini belirtiyor.</p>

<p><img alt="Kiraz 857X503" height="503" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2026/03/kiraz-857x503.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="857" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mersin’de de mesleğini sürdüren Aydın, ekonomik koşulların işlerini zorlaştırdığını dile getiriyor. Kumaş fiyatlarının ve giderlerin arttığını belirten Aydın, “Geçen yıl 250 liraya diktiğim elbiseyi bu yıl 350 liraya dikiyorum. Mecburen fiyat yükseliyor. Buna rağmen yine de elimden geldiğince uygun yapmaya çalışıyorum” diyor. Terzilikle 10 çocuk büyüttüğünü söyleyen Aydın, bu işin hâlâ geçim kaynağı olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Geçmişte kültürel baskılar nedeniyle zor günler yaşadıklarını da anlatan Aydın, bugün gençlerin kendi kültürlerine daha rahat sahip çıkabildiğini ifade ediyor. “Eskiden insanlar korkuyordu. Elbiseleri saklamak zorunda kalıyorduk. Şimdi ise Newroz’da, düğünlerde herkes rahatça giyiyor” diyen Aydın, imkânı olmayanlara da destek olduğunu belirtiyor. “Eskiden olduğu gibi bugün de ihtiyacı olan kadınlar gelsin, elimdeki elbiseleri ücretsiz veririm. Yeter ki kültürümüz yaşasın” ifadelerini kullanıyor.</p>

<p>Normalde sakin olan dükkânında son bir haftadır ciddi bir yoğunluk olduğunu söyleyen Aydın, Newroz’a sayılı günler kala işlerin daha da artmasını bekliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA / Mehmet Güleş</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/newroz-oncesi-terzilerde-yogunluk-yoresel-kiyafetlere-ilgi-artti</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 11:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/03/kiraz-857x503.jpg" type="image/jpeg" length="73026"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rojin Kabaiş İçin Yazdılar: Öykü Yarışmasının Ödülleri Verildi]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/rojin-kabais-icin-yazdilar-oyku-yarismasinin-odulleri-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/rojin-kabais-icin-yazdilar-oyku-yarismasinin-odulleri-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası Wan Şubesi tarafından düzenlenen **“Rojin Kabaiş Öykü Yarışması”**nın ödülleri düzenlenen törenle sahiplerini buldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eğitim Sen Wan Şubesi, Wan’da 27 Eylül 2024 tarihinde kaybolan ve 15 Ekim’de göl kıyısında cenazesi bulunan 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş ile katledilen kadınlar anısına öykü yarışması düzenledi. Ödül töreni Wan Barosu’nun Tahir Elçi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Törene Rojin Kabaiş’in babası da katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Saygı duruşuyla başlayan program, “Mücadele” adlı belgeselin gösterimiyle devam etti.</p>

<h2><strong>“Hakikatle yüzleşme zamanı”</strong></h2>

<p>Törende konuşan Eğitim Sen Wan Şube Eşbaşkanı Funda Demir Bozkurt, etkinliğin yalnızca bir ödül töreni olmadığını belirterek kadın mücadelesinin sanat aracılığıyla görünür kılınmak istendiğini söyledi.</p>

<p>Bozkurt konuşmasında, “Bu akşam burada bir ödül töreninden ziyade kadın mücadelesinin ve direnişinin sanat aracılığıyla varlığına şahitlik edeceksiniz. Sokaklarda, meydanlarda, evlerimizde, iş yerlerimizde ve mahkeme salonlarında yürüttüğümüz mücadeleyi başka bir yolla daha anlatmak istiyoruz. Erkek devlet şiddetiyle katledilen, şüpheli şekilde hayatını kaybeden ya da kaybolan tüm kadınların hikâyelerini anlatmak istiyoruz. Bu hikâyelerle hakikatle yüzleşmek istiyoruz” dedi.</p>

<h2><strong>“Sayıdan ibaret değiliz”</strong></h2>

<p>Kadın cinayetlerinin cezasızlık politikalarıyla sıradanlaştırılmaya çalışıldığını söyleyen Bozkurt, kadınların birer istatistikten ibaret olmadığını belirterek, “Oysa biz bir sayıdan ibaret değiliz, yaşamın kendisiyiz. Erkek egemen sistem kadınları yaşamdan koparıyor ve bunu normalleştirmeye çalışıyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Rojin Kabais Odulleri 2 857X503" height="503" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2026/03/rojin-kabais-odulleri-2-857x503.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="857" /></p>

<h2><strong>“Ülke kadınlar için cehennem ve mezarlık”</strong></h2>

<p>Konuşmasının devamında ülkede kadın cinayetlerinin büyük bir insanlık krizine dönüştüğünü belirten Bozkurt, yaşamını yitiren birçok kadının ismini anarak kadınların yaşam hakkı için mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi. Bozkurt konuşmasını “Susmayacağız, itaat etmeyeceğiz, yaşamlarımıza sahip çıkacağız” sözleriyle tamamladı.</p>

<h2><strong>“Hakikat ortaya çıkıncaya kadar mücadele edeceğiz”</strong></h2>

<p>Yarışma komisyonu adına konuşan Eğitim Sen Yönetim Kurulu üyesi Lokman Babat ise, “Özgür yaşam için mücadele eden herkes Rojin’in yoldaşıdır. Hakikat ortaya çıkıncaya kadar mücadele edeceğiz” dedi.</p>

<h3><strong>Rojin Kabaiş’in babasından çağrı</strong></h3>

<p>Törende söz alan Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, kızının ölümünün aydınlatılması için yetkililere çağrıda bulunarak, “İspanya’ya gönderilen telefonu açmadılar. Savcılara sesleniyorum; farz edin ki Rojin’in telefonu yok. Peki diğer kanıtları neden incelemiyorsunuz? Biz çok büyük bir acı yaşıyoruz. Rojin’in akıbeti bulunsun” diye konuştu.</p>

<h3><strong>Ödüller sahiplerini buldu</strong></h3>

<p>Törende Kürtçenin Kurmancî ve Kurmançkî lehçeleri ile Türkçe kategorilerinde dereceye girenlere ödülleri verildi.</p>

<p><strong>Kurmancî kategorisi:</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p>“Dergûş” öyküsüyle <strong>Nûjiyan</strong> birinci</p>
 </li>
 <li>
 <p>“Çi bû yeqîn bikin” öyküsüyle <strong>Kenan Örnek</strong> ikinci</p>
 </li>
 <li>
 <p>“Nanê Tenûrê” öyküsüyle <strong>Abdurrahman Demir</strong> üçüncü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Jüri Özel Ödülü: “Roj-În-Ava” öyküsüyle <strong>Heval Dilbahar</strong></p>
 </li>
</ul>

<p><strong>Kurmançkî kategorisi:</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p>“Xelay” öyküsüyle <strong>Yakup Taşçı</strong> birinci</p>
 </li>
 <li>
 <p>“Zeriya Golî Wanî” öyküsüyle <strong>Erkan Yıldırım</strong> ikinci</p>
 </li>
 <li>
 <p>“Hevala masiyan” öyküsüyle <strong>Çîno</strong> üçüncü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Jüri Özel Ödülü: <strong>Ömer Biçer</strong></p>
 </li>
</ul>

<p><strong>Türkçe kategorisi:</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p>“Sarkaç” öyküsüyle <strong>Emine Koç</strong> birinci</p>
 </li>
 <li>
 <p>“Annemin Beşiğini Sallıyordum” öyküsüyle <strong>Sümeyye Koşmak</strong> ikinci</p>
 </li>
 <li>
 <p>“Ağla Yusuf Ağla” öyküsüyle <strong>İbrahim Şaşma</strong> üçüncü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Jüri Özel Ödülü: “Kalan” öyküsüyle <strong>Savaş Akman</strong></p>
 </li>
</ul>

<p>Ödüllerin verilmesinin ardından program sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/rojin-kabais-icin-yazdilar-oyku-yarismasinin-odulleri-verildi</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Mar 2026 11:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/03/rojin-kabais-odulleri-2-857x503.jpg" type="image/jpeg" length="89528"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kürt lider Mele Mustafa Barzani doğum yıl dönümünde anılıyor]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/kurt-lider-mele-mustafa-barzani-dogum-yil-donumunde-aniliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/kurt-lider-mele-mustafa-barzani-dogum-yil-donumunde-aniliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kürt ulusal özgürlük mücadelesinin sembol isimlerinden Mele Mustafa Barzani, doğum yıl dönümünde çeşitli etkinliklerle anılıyor. 14 Mart 1903’te Güney Kürdistan’ın Barzan köyünde dünyaya gelen Barzani, yaşamı boyunca Kürt halkının özgürlük mücadelesinde önemli roller üstlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şeyh Muhammed Barzani’nin en küçük oğlu olan Mele Mustafa Barzani, çocuk yaşlarda siyasi ve askeri gelişmelerin içinde yer aldı. Osmanlı İmparatorluğu döneminde ailesiyle birlikte Hamidiye Alayları tarafından alıkonularak yaklaşık 9 ay Diyarbakır zindanlarında tutuldu.</p>

<p>Henüz genç yaşlarda Kürt hareketi içinde yer almaya başlayan Barzani, 16 yaşında Şeyh Mahmud Berzenci öncülüğünde 1919’da başlatılan isyana katıldı ve bu süreçte Peşmerge komutanı olarak görev aldı. Ağabeyi Şeyh Abdulselam Barzani’nin 1914 yılında Osmanlı yönetimi tarafından Musul’da idam edilmesi, Barzani ailesinin mücadelesinde önemli dönüm noktalarından biri oldu.</p>

<p>1931–1932 yılları arasında İngilizlere karşı Şeyh Ahmed Barzani’nin başlattığı direnişte Mergesor ve Şerwan cephelerinde komutanlık yapan Barzani, bu dönemde İngilizlerin yoğun hava bombardımanı sonucu direnişin kırılmasının ardından Basra ve Süleymaniye’ye sürgün edildi.</p>

<p>Yaklaşık 10 yıl süren sürgün hayatının ardından 1943 yılında Süleymaniye’den firar ederek İran’a geçen Barzani, Doğu Kürdistan’da gelişen siyasi hareketlerle ilişki kurdu. 1946 yılında Mahabad merkezli ilan edilen Kürdistan Cumhuriyeti’nin kuruluşunda yer aldı ve burada tümgeneral rütbesiyle başkomutanlık görevini üstlendi.</p>

<p>Aynı yıl, 16 Ağustos 1946’da Kürdistan Demokrat Partisi’ni (PDK) kuran Barzani, Kürt siyasetinin önemli liderlerinden biri olarak öne çıktı. Ancak Sovyet ordusunun İran’dan çekilmesinin ardından İran güçlerinin saldırılarıyla Mahabad Kürdistan Cumhuriyeti kısa süre içinde dağıldı.</p>

<p>Cumhuriyetin yıkılmasının ardından 1947 yılında yaklaşık 500 Peşmerge ile birlikte Sovyetler Birliği’ne geçen Barzani, burada bir süre eğitim aldı. 1958 yılında Irak’ta Abdülkerim Kasım’ın gerçekleştirdiği darbenin ardından Güney Kürdistan’a dönerek yasal olarak tanınan Kürdistan Demokrat Partisi’nin başına geçti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Irak yönetiminin Kürtlerin haklarına ilişkin talepleri karşılamaması üzerine Barzani, 11 Eylül 1961’de “Eylül Devrimi” olarak bilinen silahlı direnişi başlattı. Bu süreçte Musul ve Kerkük dahil birçok bölgede Kürt güçleri etkili oldu.</p>

<p><img alt="143604 857X503" height="503" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2026/03/143604-857x503.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="857" /></p>

<p>1966 yılında Irak yönetimiyle başlayan görüşmeler sonucunda 1970 yılında Irak hükümeti ile Kürtler arasında otonomi anlaşması imzalandı. Ancak Bağdat yönetiminin anlaşma hükümlerini uygulamaması üzerine 1974 yılında yeniden çatışmalar başladı.</p>

<p>1975 yılında İran ile Irak arasında imzalanan Cezayir Anlaşması’nın ardından İran’ın Kürt hareketine verdiği desteği çekmesiyle direniş zayıfladı ve Barzani’nin girişimleri sonuçsuz kaldı.</p>

<p>Sağlık sorunları yaşayan Barzani, tedavi için önce İran’a ardından 1976 yılında Amerika Birleşik Devletleri’ne gitti. Mele Mustafa Barzani, 1 Mart 1979’da Washington’daki Georgetown Hastanesi’nde yaşamını yitirdi.</p>

<p>Barzani’nin naaşı önce Doğu Kürdistan’ın Şino kentinde defnedildi. 1991 yılında Güney Kürdistan’daki ayaklanmanın ardından cenazesi Barzan’a getirildi.</p>

<p>Mele Mustafa Barzani, doğum yıl dönümünde Kürdistan Bölgesi başta olmak üzere birçok yerde düzenlenen etkinliklerle anılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/kurt-lider-mele-mustafa-barzani-dogum-yil-donumunde-aniliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 14 Mar 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/03/143604-857x503.jpg" type="image/jpeg" length="40923"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Japonya’da Hakkari'yi Aratmayan Kürt Düğünü]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/japonyada-hakkariyi-aratmayan-kurt-dugunu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/japonyada-hakkariyi-aratmayan-kurt-dugunu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Japonya’da düzenlenen bir Kürt düğününde çekilen uzun halay görüntüleri sosyal medyada büyük ilgi gördü. Sanatçı Azad Bedran’ın sahne aldığı düğünde davetliler, Şırnak ve Hakkari’deki düğünleri aratmayan halaylarla unutulmaz anlar yaşadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Japonya’da gerçekleştirilen bir Kürt düğününde çekilen görüntüler sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Bir düğün salonunda düzenlenen törende davetliler, Kürt kültürünün en önemli geleneklerinden biri olan halay eşliğinde eğlendi. Onlarca kişinin oluşturduğu uzun halay zinciri, izleyenlere Şırnak ve Hakkari’de yapılan düğünleri hatırlatan renkli görüntüler ortaya çıkardı.</p>

<p>Düğünde sahne alan Kürt sanatçı Azad Bedran, söylediği şarkılarla davetlilere coşkulu anlar yaşattı. Bedran’ın seslendirdiği eserler eşliğinde saatlerce halay çeken davetliler, Kürt kültürünün sıcaklığını Japonya’da da yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sanatçı Azad Bedran, düğünde çekilen görüntüleri sosyal medya hesabından paylaşarak Japonya’daki Kürt topluluğuyla bir araya gelmenin kendisi için özel bir deneyim olduğunu dile getirdi.</p>

<p>8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde gerçekleşen düğüne ilişkin Kürtçe bir mesaj da paylaşan Bedran, daha önce Japonya’da yaşayan Kürtleri yalnızca kitaplardan bildiğini belirtti. Bedran paylaşımında, “Bugün onlarla bir düğünde bir araya geldim. Çok güzel anlardı. Arkadaşlığınız için teşekkür ederim” ifadelerine yer verdi.</p>

<p>Japonya’da yaşayan Kürtlerin düzenlediği bu düğün, hem kültürel dayanışmanın hem de geleneklerin dünyanın farklı coğrafyalarında da yaşatıldığının bir göstergesi olarak dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/japonyada-hakkariyi-aratmayan-kurt-dugunu</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 04:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/03/63900.jpg" type="image/jpeg" length="17889"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Koçer kültürünü evinde yaşatıyor: 42 yıllık özlem duvarlarda hayat buldu]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/kocer-kulturunu-evinde-yasatiyor-42-yillik-ozlem-duvarlarda-hayat-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/kocer-kulturunu-evinde-yasatiyor-42-yillik-ozlem-duvarlarda-hayat-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Wan’da yaşayan Nazê Alkan, 42 yıl önce boşaltılan köylerinden göç etmek zorunda kaldı. Aradan geçen onca yıla rağmen ne yaylaları unuttu ne de koçerlik kültürünü. Alkan, bugün evinin her köşesini süslediği motiflerle hem geçmişini yaşatıyor hem de kültürel hafızaya sahip çıkıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Wan’ın Payizava (Gürpınar) ilçesine bağlı Nordiz bölgesinde yıllarca koçerlik yapan Nazê Alkan’ın hayatı, 1984 yılında köylerin boşaltılmasıyla tamamen değişti. Devletin baskı ve “güvenlik” politikaları sonucu ailesiyle birlikte yüzlerce koyununu, kurdukları düzeni ve yılların emeğini geride bırakarak Wan merkeze göç etmek zorunda kaldı. Köye girişlerin 11 yıl yasaklanması ise hasreti daha da büyüttü.</p>

<p>Bugün 40 yılı aşkın süredir kentte yaşamasına rağmen şehir hayatına alışamadığını söyleyen Alkan, koçer kültürünü unutmamak ve unutturmamak için evini adeta bir yayla çadırına dönüştürdü.</p>

<h2><strong>Evinde bir yayla kurdu</strong></h2>

<p>Evinin duvarlarını rengarenk gofiklerle (yün süslemeler) donatan Nazê Alkan, ördüğü minyatür çadırlar, yün çoraplar, teşî, gûfkan ve xurckanlarla geçmişi bugüne taşıyor. Her bir motifin bir anıyı, her bir rengin bir yaşamı temsil ettiğini belirten Alkan, “Bu eşyaları yaptığımda çocuklarımın ve komşularımın dikkatini çekiyor. Çok seviyorlar. Bu, Kürt rengi ve kültürüdür. Amacım bu kültürün yok olmaması” diyor.</p>

<p>Köy ve yayla yaşamını anlatırken gözleri dolan Alkan, o günleri şöyle dile getiriyor: “Köyümüz çok güzeldi. Dört büyük haneydik. Çok koyunumuz vardı, varlıklıydık. Her sabah erkenden kalkar, çadırlarımızı alıp yaylaya giderdik. Kadın da erkek de çalışırdı. Erkeklerin kadınlara baskısı yoktu. Karşılıklı saygı vardı.”</p>

<p><img alt="Canda Koceri Di Nava Male Dide Jiyankirin 857X503" height="503" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2026/03/canda-koceri-di-nava-male-dide-jiyankirin-857x503.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="857" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Yaşamın öznesi kadınlardı”</strong></h2>

<p>Yayla hayatında kadınların belirleyici bir rolü olduğuna dikkat çeken Alkan, koçer kadınların aynı zamanda kültürün taşıyıcısı olduğunu vurguluyor. “Sürünün başında biz kadınlar giderdik. Süt sağar, yoğurt ve peynir yapardık. Yünleri yıkar, gecenin geç saatlerine kadar çalışırdık. Çadırlarımızı, evimizi, koyunlarımızı kendi yaptığımız süslerle donatırdık. Hayvanlarımız başka sürülere karıştığında süslerinden tanınırdı” diye anlatıyor.</p>

<p>1984 yılında köylerinden göç etmek zorunda kaldıklarını hatırlatan Alkan, “Köyler boşaltılıyordu, huzur kalmamıştı. Mecburen yurdumuzu bıraktık. 11 yıl köye gitmemiz yasaktı. Şehre geldiğimizde çok zorluk çektik. Evi olmayanlar çadırlarda kalıyordu. Günlerimiz çok sıkıntılı geçti” ifadelerini kullanıyor.</p>

<h2><strong>“Hiçbir zaman şehirli olmadım”</strong></h2>

<p>Kent yaşamına hiçbir zaman alışamadığını söyleyen Alkan, kültüründen kopmamakta kararlı: “40 yılı aşkın süredir şehirdeyim ama hiç şehirli olmadım. Onların taktığı yazmayı takmadım, şehirli kıyafetleri giymedim. Düşüncem ve yaşamım değişmedi. İnsan kendi kültüründen uzaklaşırsa her şeyini unutur. Biz kaybolmayız.”</p>

<p>Köyde hâlâ bir evlerinin olduğunu belirten Alkan, orayı da kendi yaptığı süslerle donattığını söylüyor. “Şimdi koçer hayatımı evimin içinde yaşıyorum. Köye gittiğimde sanki yeniden doğmuş gibi oluyorum” diyor.</p>

<h2><strong>“O günleri çok özlüyorum”</strong></h2>

<p>Misafirperverliğin, dayanışmanın ve paylaşımın yayla hayatının en güzel yanları olduğunu anlatan Alkan, şehir yaşamındaki yalnızlığa da dikkat çekiyor: “Köy ve göçer hayatı başkaydı. Her zaman misafir olurdu, kapılar açıktı. Misafirden keyif alırdık. Şehirde ise insanlar rahatsız oluyor. O günleri çok özlüyorum.”</p>

<p>Nazê Alkan, evinin duvarlarında yaşattığı renklerle yalnızca kendi anılarını değil, bir halkın göçle yarım kalan hikâyesini de geleceğe taşıyor. Onun mücadelesi, kaybolmaya yüz tutan koçer kültürünün hafızasını diri tutma çabası olarak dikkat çekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA / Zeynep Durgut</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/kocer-kulturunu-evinde-yasatiyor-42-yillik-ozlem-duvarlarda-hayat-buldu</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Mar 2026 17:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/03/canda-koceri-di-nava-male-dide-jiyankirin-857x503.jpg" type="image/jpeg" length="94579"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir Yaz Gecesi Rüyası, Kürtçe Rüya Olarak Sahnede]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/bir-yaz-gecesi-ruyasi-kurtce-ruya-olarak-sahnede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/bir-yaz-gecesi-ruyasi-kurtce-ruya-olarak-sahnede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[William Shakespeare’in klasik eseri Bir Yaz Gecesi Rüyası, Amed Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu tarafından Kürtçe uyarlanarak sahneye taşındı. Çand Amed Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşen prömiyere çok sayıda sanatsever katıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kawa Nemir’in çevirisiyle <em>Xewna Şeveke Havînê</em> adıyla izleyiciyle buluşan oyun, salonu dolduran tiyatroseverlere hem kahkaha hem de keyifli anlar yaşattı. Gösterim boyunca salon sık sık alkışlarla yankılandı.</p>

<h2><strong>Yönetmen ve oyuncular</strong></h2>

<p>Oyunun yönetmenliğini Ferhad Feqî üstlendi. Sahneye çıkan oyuncular arasında Berfin Emektar, Halit Aslan, Mesut Erenci, Nurşen Adıgüzel, Nazmi Karaman, Özcan Ateş, Ömer Akkan, Perînaz Delazy, Sena Özbey, Sakîna Aktaş, Şahperî Alphan, Şehabettin Dağ, Yavuz Akkuzu ve Zeycan Ateş yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gösterim sonunda Muhabbet Erdoğmuş oyunculara çiçek takdim ederek performanslarını kutladı. Oyun, bu akşam 20.30’da Çand Amed Kültür ve Kongre Merkezi’nde tekrar izleyiciyle buluşacak.</p>

<p><img alt="Xewna Seveke Havine 5 857X503" height="503" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2026/02/xewna-seveke-havine-5-857x503.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="857" /></p>

<h3><strong>Oyunun konusu</strong></h3>

<p>Eser, tanrıların iktidar mücadelesinde aptallaştırılan insanların hikâyesini ve ormanda geçen olayları konu alıyor. Aşk, büyü ve yanılsama temaları etrafında şekillenen oyunda, tılsımlar doğru yerlere yerleştirildiğinde âşıklar doğru biçimde eşleşiyor; büyülerin yol açtığı tüm karmaşa ise bir rüya ile sona eriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/bir-yaz-gecesi-ruyasi-kurtce-ruya-olarak-sahnede</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Feb 2026 11:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/02/xewna-seveke-havine-5-857x503.jpg" type="image/jpeg" length="47965"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yüreği Kadar Yer Kaplayan Masallar: Rovîyê Xasûk Çocuklara ve Gençlere Felsefeyle Sesleniyor]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/yuregi-kadar-yer-kaplayan-masallar-roviye-xasuk-cocuklara-ve-genclere-felsefeyle-sesleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/yuregi-kadar-yer-kaplayan-masallar-roviye-xasuk-cocuklara-ve-genclere-felsefeyle-sesleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kürtçe kaleme alınan ve Almanca’ya Der schlaue Fuchs adıyla çevrilen Rovîyê Xasûk (Kurnaz Tilki) adlı eser, doğa, değerler ve bilgelik temalı masallarıyla çocuklara ve gençlere düşünmenin kapılarını aralıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“İnsan, evrende gövdesi kadar değil, yüreği kadar yer kaplar.” sözüyle açılan Rovîyê Xasûk, çocuklara ve gençlere hitap eden, felsefi derinliği olan masallarıyla dikkat çekiyor. Söz konusu vecize, usta edebiyatçı Yaşar Kemal’e ait ve kitabın ruhunu da belirliyor.</p>

<p>Kitap, “Önsöz”ün ardından “Başlangıç” ve “Doğa” başlıklı masallarla başlıyor. “Doğa” masalında özellikle Hakkari kırsalında yetişen, açtığında doğaya bambaşka bir güzellik katan ters lale konu ediliyor. Ardından, bir gözü mavi bir gözü sarı olan meşhur Van kedisini anlatan “Dünya Güzeli” adlı masal geliyor.</p>

<p>Eserde, geleneksel toplum yapısında ana–oğul ilişkisini saygı ve bilgelik üzerinden ele alan “İhtiyar Bir Ana ile Oğlu” masalı da öne çıkıyor. Kuşların dilinden anlayan ve onlarla konuştuğu rivayet edilen Mutkili Feqîyê Teyran (1590–1660) ile ilgili masal, okuru hem düşündürüyor hem de kadim kültüre götürüyor. Ayrıca “Kürtlerin Homeros’u” olarak anılan Serhatlı Êvdalê Zeynikê’nin kısa hikâyesi ve dengbêjliği de kitapta yer buluyor.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 02 25 At 17.00.23 857X503" height="503" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-25-at-170023-857x503.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="857" /></p>

<p>Rovîyê Xasûk’ta Yavru Kuş, İhtiyar Aslan ve Kedi, Kurnaz Tilki, Tilki ve Yılan, Bitlis’in Öküzü gibi pek çok masal bulunuyor. Kitap, “Sonsöz” başlığıyla kısa ama anlamlı bir bölümle tamamlanıyor. Renkli resim ve fotoğraflarla desteklenen eser, çocuklar ve gençlerin yanı sıra Kürtçe ya da Almanca öğrenmek isteyen yetişkinler için de ideal bir kaynak olarak öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Anlatı Ustası” olarak tanınan edebiyatçı yazar İskan Tolun, bugüne kadar Türkçe, Kürtçe ve Almanca olmak üzere üç dilde toplam 18 kitaba imza attı. Romanlardan masallara uzanan geniş bir yelpazede eserler veren Tolun’un kitapları, tüm kitapçılarda ve çevrimiçi satış platformlarında okurlarla buluşuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/yuregi-kadar-yer-kaplayan-masallar-roviye-xasuk-cocuklara-ve-genclere-felsefeyle-sesleniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Feb 2026 17:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-25-at-170023-857x503.jpg" type="image/jpeg" length="85177"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
