<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Hakkari Haber</title>
    <link>https://www.colemerghaber.com</link>
    <description>Hakkari ve Yüksekova’dan doğru, hızlı ve güvenilir haberin adresi, Colemerg Haber, Hakkari Haber ve Yüksekova Haber, Yaşadığınız yerden, yaşadığınız gibi haber alın!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.colemerghaber.com/rss/kultur-sanat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026 Colemerg Haber, Sitemizde yer alan içerikler kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 14 Apr 2026 14:45:37 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/rss/kultur-sanat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[“Her Nakış Bir Hikayedir” Etkinliğine Yoğun İlgi]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/her-nakis-bir-hikayedir-etkinligine-yogun-ilgi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/her-nakis-bir-hikayedir-etkinligine-yogun-ilgi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van’da Rêya Armûşê (İpekyolu) Belediyesi öncülüğünde Sanat Galerisi’nde “Her Nakış Bir Hikayedir” adlı çîrok gecesi programı düzenlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültürel atmosferiyle dikkat çeken etkinlikte, Kürt kültürüne ait birçok geleneksel eşya da sergilendi.</p>

<p>Patik, yün çorap, süzgeç, heybe, el değirmeni ve beşik gibi eşyalarla süslenen programda, Barış Anneleri Wan Meclisi üyeleri sırayla söz alarak köy yaşamına, kadın emeğine ve nakışların taşıdığı anlamlara dair anlatımlar yaptı. Kilimler, halılar ve yöresel motifler üzerinden kültürel hafızaya dikkat çekildi.</p>

<p>Programda konuşan Rêya Armûşê Belediyesi Meclis Üyesi Faysal Yacan, Kürt kültürünü yok etme çabalarının başarısız olduğunu belirterek, “Annelerimiz büyük bir emekle kültürümüzü bugüne taşıdı. Her nakış bir hikâyedir” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="690X390Cc V 10 04 2026 Cirok Gecesi7" height="390" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2026/04/690x390cc-v-10-04-2026-cirok-gecesi7.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="690" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Barış Anneleri Wan Meclisi üyelerinden Hanife Koçak ise günümüzde geleneksel yaşamın giderek azaldığını dile getirerek, kültürel değerlerin korunması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Kewê Işık ise geçmişte köy yaşamında kadınların büyük emekle çalıştığını anlatarak, el emeğinin ve üretimin önemine dikkat çekti. Besna Akdoğan da köy yaşamındaki zorlukları ve kadınların hem ev hem tarla işlerinde üstlendiği sorumlulukları paylaştı.</p>

<p>Hediye Koçak ise şehirleşmeyle birlikte birçok kültürel değerin kaybolduğunu ifade ederek, geleneklerin yaşatılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Program, katılımcılara hediye verilmesi, alkışlar ve zılgıtlar eşliğinde sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/her-nakis-bir-hikayedir-etkinligine-yogun-ilgi</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 09:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/04/690x390cc-v-10-04-2026-cirok-gecesi7.jpeg" type="image/jpeg" length="12654"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KHK İhraçlı Öğretmen Kürtçe İçin Mücadele Ediyor]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/khk-ihracli-ogretmen-kurtce-icin-mucadele-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/khk-ihracli-ogretmen-kurtce-icin-mucadele-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KHK ile görevinden ihraç edildikten sonra yönünü anadil çalışmalarına çeviren Leyla Çakır, bugün hem çocuklara Kürtçe eğitim veriyor hem de çeviri çalışmalarıyla dilin gelişimine katkı sunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>2017 yılında ihraç edildikten sonra Kürt dili üzerine yoğunlaşan Çakır, Kürt Kültürünü ve Dilini Geliştirme Derneği’nde çocuklara anadillerinde eğitim verdi. Uzun yıllar Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliği yapan Çakır, bu süreçten sonra tüm çalışmalarını Kürtçe üzerine kurdu.</p>

<p>Kürtçe ile tanışmasının üniversite yıllarına dayandığını belirten Çakır, zamanla kendisini bu alanda geliştirdiğini ve çeviri yapacak düzeye ulaştığını söyledi. Anadilde eğitim talebi ve barış savunusu nedeniyle ihraç edildiğini ifade eden Çakır, bugün dil ve kültür çalışmalarını sürdürerek Kürtçenin yaşatılmasına katkı sunduğunu dile getirdi.</p>

<p>Kürtçe üzerine çalıştıkça kendisini yeniden keşfettiğini anlatan Çakır, “Türkçe ile büyüdüm ama Kürtçe üzerine yoğunlaştıktan sonra hayatım değişti. Artık yaşamımı kendi anadilim üzerine kuruyorum” dedi. Hâlihazırda üniversitede Kürdoloji bölümünde eğitimine devam ettiğini belirten Çakır, ilerleyen süreçte çeviri alanında daha profesyonel çalışmalar yapmayı hedeflediğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Leyla Cakir" height="390" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2026/04/leyla-cakir.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="690" /></p>

<p>Cezaevlerinden gönderilen kitaplar başta olmak üzere birçok eseri Kürtçeye kazandırdığını söyleyen Çakır, bugüne kadar yaklaşık 50 kitabın çevirisini yaptığını aktardı. Aynı zamanda hem Türkçeden Kürtçeye hem de Kürtçeden Türkçeye çeviri yaptığını belirten Çakır, farklı projelere de destek verdiğini dile getirdi.</p>

<p>Wan’da açılan yazarlar derneğinde çeviri ve editörlük üzerine kurslar düzenleneceğini de kaydeden Çakır, anadilin korunması için herkesin sorumluluk alması gerektiğini vurguladı. “Dilimiz bizim varlığımızdır. Herkes kendi evinde, sokağında bu dili yaşatmalı” dedi.</p>

<p>Kürtçe edebiyatın gelişmesi gerektiğine dikkat çeken Çakır, bundan sonraki yaşamını Kürt dili ve kültürüne adayacağını belirterek, “Bunu sadece kendim için değil, çocuklarımın geleceği için de yapıyorum. Yeni nesillere bir miras bırakmak istiyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Çakır, anadilde eğitimin yasal güvence altına alınması gerektiğini de sözlerine ekleyerek, Kürtçenin kamusal alanda daha fazla yer bulması için mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/khk-ihracli-ogretmen-kurtce-icin-mucadele-ediyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 09:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/04/leyla-cakir.jpg" type="image/jpeg" length="50764"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akif Manaf’a Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Tarafından “Sosyal Adalet ve Barış Ödülü” Verildi]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/akif-manafa-pir-sultan-abdal-kultur-dernegi-tarafindan-sosyal-adalet-ve-baris-odulu-ver</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/akif-manafa-pir-sultan-abdal-kultur-dernegi-tarafindan-sosyal-adalet-ve-baris-odulu-ver" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[International Peace Prize ödüllü, Nobel Barış Ödülü adayı ve barış aktivisti, dünyaca ünlü yazar Akif Manaf, küresel barış alanındaki kapsamlı çalışmaları nedeniyle Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Antalya Altınova Şubesi ve Cemevi tarafından “Sosyal Adalet ve Toplumsal Barış Ödülü’ne” layık görüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ödül, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Antalya Altınova Şubesi ve Cemevi Başkanı Adnan Arslan adına, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği İstanbul Sultanbeyli Şubesi ve Cemevi Başkanı Erdal Aksoy tarafından takdim edildi.</p>

<p>Ödülün takdimi kapsamında Pir Sultan Abdal Kültür Derneği İstanbul Sultanbeyli Şubesi ve Cemevi’nde bir ödül töreni düzenlendi. Tören öncesinde Akif Manaf tarafından “Barış Psikolojisi” başlıklı bir söyleşi de gerçekleştirildi. Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlikte Manaf, içsel barıştan küresel barışa uzanan sürecin yol haritasına dair değerlendirmelerde bulundu.</p>

<h2><strong>Manaf’a Yurt İçi ve Yurt Dışından Barış Ödülleri</strong></h2>

<p>Akif Manaf Fransa merkezli Uluslararası Barış Assosiasyonu tarafından 2025 International Peace Prize ödülü ve İsveç’ten Global Peace Prize ödüllerine layık bulunmuştu. Bunun yanı sıra Manaf’a, Türkiye’den Egeyön Barış Ödülü, Doğayla Barış Ödülü, Küresel Barış Ödülü, Yılın Barış İnsanı Ödülü, Barış Sanatı Ödülü, Barış ve İnsan Hakları ödülü ile BULTÜRK Barış Ödülleri takdim edilmişti.</p>

<p>Akif Manaf: “Barışı önce kendi içimizde tesis edeceğiz ve sonra onu dışa doğru yansıtmaya başlayacağız. Her şey içeride başlıyor.”</p>

<p><strong>Ödül töreninde konuşan Akif Manaf şu ifadeleri kullandı:</strong></p>

<p>“Sosyal Adalet ve Barış Ödülü törenine hoş geldiniz. Barış herkesi ilgilendiren bir konu. Özünde herkes barış istiyor ama burada temel soru şu: Biz bu barışı nasıl inşa edeceğiz? Esas konu bu. Çünkü görüyoruz ki dünyada savaşların sayısı artıyor ve bugün maalesef Üçüncü Dünya Savaşı’nın eşiğindeyiz. Sabah uyanırken ilk yaptığınız şey neydi? Zihninizle savaşmak, kavga etmek, çatışmak. Yani içinizde bir mücadele savaş var. Sonra onu dışarıya yansıtıyorsunuz. Çevrenizle savaşmaya başlıyorsunuz ve böylece savaş artıyor. Görüyorsunuz ki, gün içinde evde kendinizle, eşinizle çocuklarınızla; işinizde ise meslektaşlarınızla sürekli bir çatışma, savaş halindesiniz. Bu şu anlama geliyor: İçimizdeki içsel savaşı dışarı yansıtıyoruz. Önce içte savaşıyoruz, sonra bu savaşı dışarı yansıtıyoruz. O yüzden savaşların sayısı artıyor. Demek ki barış bireysel bir olgudur. Barışı önce kendi içimizde tesis edeceğiz ve sonra onu dışa doğru yansıtmaya başlayacağız. Her şey içeride başlıyor. Size bunun için çok önemli bir ipucu vereceğim. Sabah uyandınız, gözlerinizi açın ve “barış” deyin. Sonrasında güne barışla devam edin. Barış için ne yapabilirsiniz? Sen ilk önce kendinle barışmalısın, sonra eşinle, sonra çocuklarınla, sonra meslektaşlarınla devam etmelisin. İşte barışı inşa etmeye başlamanın gerçek yolu budur.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Manaf’tan Küresel Barış Adına Somut Projeler</strong></h2>

<p>Dünyaca ünlü yazar Akif Manaf’ın küresel barış alanındaki çalışmalarının en ayırt edici özelliği, bu çalışmaların yalnızca teorik söylemlerle sınırlı kalmayıp somut barış projeleri olarak hayata geçiyor olması olarak öne çıkıyor.</p>

<h2><strong>Tüm Dünyada Barışı Anlatan Bir Barış Elçisi</strong></h2>

<p>Dünyaca ünlü yazar, küresel barış çalışmaları kapsamında, başta Barış Psikolojisi kitabının yayımlandığı ülkeler olmak üzere dünyanın birçok ülkesini ziyaret ediyor; kitap fuarları, söyleşiler ve seminerler aracılığıyla geniş kitlelerle buluşuyor. Bu, küresel barış alanında özgün ve dikkat çekici bir yaklaşım olarak öne çıkıyor.</p>

<h2><strong>Barış Psikolojisi: 20’ye Yakın Dilde Yayımlanan Bir Barış Kılavuzu</strong></h2>

<p>Manaf’ın barış çalışmalarının odağında yer alan Barış Psikolojisi kitabı, İngilizce, Fransızca, Almanca, İspanyolca, Norveççe, Arapça, Türkçe, Hollandaca, Yunanca, Hintçe, İtalyanca, Japonca, Kürtçe, İsveççe, Rusça ve Çince olmak üzere şimdiye dek 20’ye yakın dilde yayımlandı. Kitabın yakın gelecekte Fince, Danca, Azerbaycan Türkçesi ve Korece olarak yayımlanacağı alınan bilgiler arasında. Kitap içsel barıştan küresel barışa uzanan yolu anlatan bir barış kılavuzu niteliği taşıyor. Kitabın tüm dünya dillerinde yayımlanması hedefleniyor.</p>

<h2><strong>Barış İçinde Sağlıklı Yaşam Köyü: Ekolojik ve Sürdürülebilir Bir Yerleşim Modeli</strong></h2>

<p>Manaf’ın küresel barış çalışmaları kapsamında Sağlıklı Yaşam Vakfı Başkanı olarak öncülük ettiği somut projeler arasında en dikkat çekenlerinden biri doğayla uyumlu ve kendi kendine yeten “Barış İçinde Sağlıklı Yaşam Köyü Projesi” olarak öne çıkıyor. Ekolojik ve sürdürülebilir bir yaşam anlayışını temel alan projede enerji ihtiyacı yenilenebilir kaynaklardan karşılanıyor ve çevre dostu bir altyapı kuruluyor. Ayrıca kütük evler, ekolojik tarım uygulamaları, arıcılık faaliyetleri, biyolojik çeşitliliğin korunması, sağlıklı gıda üretimi, sürdürülebilir atık yönetimi de projenin temel bileşenleri arasında yer alıyor. Projenin en ayrıcalıklı yönlerinden birisi de Barış İçinde Sağlıklı Yaşam Köyü’nde bireylere sunulmak üzere Barış Sanatı Programı’nın yer alıyor olması.</p>

<h2><strong>Barış Bilincini Artıran Barış Sanatı Programı</strong></h2>

<p>Manaf’ın kurucusu olduğu Dünya Değişim Akademisi çatısı altında öncülük ettiği “Barış Sanatı” Programı ve 200’ü aşkın barış temelli değişim programı aracılığıyla, bireylerde barış farkındalığının geliştirilmesi ve artırılması amaçlanıyor. Program, bireylerin hem içsel barışı geliştirmelerini hem de barışçıl bir yaşam anlayışını pratik olarak hayata geçirmelerini sağlıyor. Akif Manaf’ın rehberliğinde geliştirilen bu program, bireylerde barış bilincinin yükselmesinde ve içsel barıştan küresel barışa uzanan dönüşüm sürecinin gerçekleşmesinde temel bir rol oynuyor.</p>

<h2><strong>Küresel Bir Barış Hareketi: Sürdürülebilir Barış için Dünya Değişim Günü (World Change Day for Sustainable Peace)</strong></h2>

<p>Akif Manaf, Uluslararası Değişim Federasyonu’nun başkanı olarak 2018 yılında ilan edilen ve her yıl 7 Temmuz’da dünya genelinde kutlanan “Sürdürülebilir Barış için Dünya Değişim Günü” (World Change Day for Sustainable Peace) girişiminin öncüsü olarak dikkat çekiyor. “Barış için Değişim” temasını odağa alan bu özel gün, farklı ülkelerden bireyleri ve kurumları ortak bir barış vizyonu etrafında bir araya getiriyor. Girişim, küresel barış alanında kolektif bilincin güçlenmesine önemli bir katkı sağlıyor.</p>

<h2><strong>Çeşitli Ülkelerde Barış Odaklı Söyleşi, Seminer ve Buluşmalar</strong></h2>

<p>Manaf, farklı ülkeleri kapsayan ziyaretleri kapsamında barış temalı söyleşiler, seminerler ve toplantılarda geniş kitlelerle bir araya geliyor. Bu etkinliklerde katılımcılara, içsel barıştan küresel barışa uzanan sürecin önemini ve uygulanabilir adımlarını aktarıyor.</p>

<h2><strong>Ulusal ve Uluslararası Basında Barış Mesajları</strong></h2>

<p>Manaf, ziyaret ettiği ülkelerde çeşitli basın kuruluşlarına verdiği küresel barış odaklı açıklamalarla dikkat çekiyor. Bu demeçler, dünya genelinde barış bilincinin yayılmasına katkı sunan önemli girişimler olarak belirginlik kazanıyor.</p>

<p>Dünyaca ünlü yazarın, kalıcı küresel barışın inşasına yönelik çalışmaları önümüzdeki dönemde de aralıksız devam edecek. Edinilen bilgilere göre Akif Manaf, Barış Psikolojisi kitabının yayımlandığı yeni ülkeler başta olmak üzere dünyanın çeşitli bölgelerini ziyaret etmeyi, okurlar ve barışseverlerle buluşmayı sürdürecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/akif-manafa-pir-sultan-abdal-kultur-dernegi-tarafindan-sosyal-adalet-ve-baris-odulu-ver</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 11:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/04/c2c28350-9fe7-40b3-9a8e-ff5b27151bda.jpeg" type="image/jpeg" length="30366"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doç. Dr. Yaşar Kaplan: Hakkari’de Nasturi ve Kürt İlişkilerini Diyalog Programında Ele Aldı]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/doc-dr-yasar-kaplan-hakkaride-nasturi-ve-kurt-iliskilerini-diyalog-programinda-ele-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/doc-dr-yasar-kaplan-hakkaride-nasturi-ve-kurt-iliskilerini-diyalog-programinda-ele-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hakkâri Üniversitesi’den Doç. Dr. Yaşar Kaplan, konuk olduğu Dialog programında Süryaniler, Süryaniyat çalışmaları ve Hakkari’de Nasturi ile Kürt toplulukları arasındaki tarihsel ilişkileri değerlendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Süryaniler ve Süryaniyat alanındaki akademik çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Yaşar Kaplan, sunuculuğunu Yawsef Beht Turo’nun yaptığı Dialog programına konuk oldu. Programda Kaplan, Hakkari’nin çok kültürlü yapısı, Doğu Süryanileri ve bölgedeki tarihsel ilişkiler üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Kaplan, özellikle Hakkari’de yaşayan Nasturi (Doğu Süryani) toplulukları ile Kürtler arasındaki tarihsel ilişkilerin dikkatle incelenmesi gerektiğini belirtti. Bu iki topluluk arasında yüzyıllar boyunca hem birlikte yaşam kültürünün hem de dönem dönem yaşanan gerilimlerin söz konusu olduğunu ifade eden Kaplan, ortak yaşam pratiklerinin bölgenin sosyal dokusunu şekillendirdiğini vurguladı.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 04 04 At 13.40.14 857X503" height="503" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-04-at-134014-857x503.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="857" /></p>

<p>Programda ayrıca Hakkari’nin önemli yerleşimlerinden Koçamış (Konak Köyü) üzerinden Doğu Süryanilerinin bölgedeki varlığına değinildi. Kaplan, bu tür yerleşimlerin geçmişte sadece birer yaşam alanı değil, aynı zamanda dini ve kültürel merkezler olarak öne çıktığını dile getirdi.</p>

<p>Süryaniyat çalışmalarının, yalnızca Süryani toplumunu değil, aynı zamanda Kürtler başta olmak üzere bölgedeki diğer halklarla kurulan ilişkileri de kapsadığını belirten Kaplan, bu alanın çok disiplinli bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Program boyunca Süryanilerin dili, inanç yapısı ve kültürel mirası üzerine de değerlendirmelerde bulunan Kaplan, Hakkari ve çevresinin tarihsel zenginliğinin korunmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 04 04 At 13.40.18 857X503" height="503" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-04-at-134018-857x503.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="857" /></p>

<p>Dialog programı, bölgenin çok katmanlı tarihini ve kültürel çeşitliliğini ele alan içerikleriyle izleyicilere farklı bakış açıları sunmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/doc-dr-yasar-kaplan-hakkaride-nasturi-ve-kurt-iliskilerini-diyalog-programinda-ele-aldi</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 15:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-04-at-134014-857x503.jpg" type="image/jpeg" length="93672"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Seçmeli Ders Yetmez, Kürtçe Resmî Dil Olmalı]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/secmeli-ders-yetmez-kurtce-resmi-dil-olmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/secmeli-ders-yetmez-kurtce-resmi-dil-olmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Agirî’de kısa süre önce kuruluşunu ilan eden Kurd-î Zan Ararat Dil ve Kültür Derneği, çalışmalarına başladı. Dernek bünyesinde iki sınıfta 80 öğrenciye Kürtçe dersleri verilirken, bir sınıfta ise 25 öğrenciye müzik eğitimi sunuluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Derneğin eşbaşkanlarından <strong>Dicle Bozkurt</strong>, Kürtçe üzerindeki baskıların yüzyıllık bir geçmişi olduğunu hatırlatarak, “Dil meselesi kendine özgü ve köklü bir meseledir. Bugün yaşanan süreçler de bu dil mücadelesinin bir parçasıdır. Özellikle 1980 Askeri Darbesi sonrası anadilin üzerinde ciddi baskılar oluştu. Diyarbakır Cezaevi’nde anneler çocuklarıyla Kürtçe konuşamaz, yasağı delmeye çalışanlar darp edilirdi. Bu baskılar okullara, sokaklara kadar sirayet etti. Derslerde veya teneffüslerde Kürtçe konuşan çocuklar öğretmenler tarafından cezalandırılırdı. 1991’de yasalar bir nebze esnese de baskılar tamamen sona ermedi. Bugün seçmeli ders adımı atılmış olsa da bizim hedefimiz, Kürtçenin her yerde konuşulduğu ve resmi statüye kavuştuğu bir noktaya gelmek” dedi.</p>

<h2><strong>Dernek Faaliyetleri ve Hedefler</strong></h2>

<p>Agirî ve Serhat bölgesinde dil kurumu eksikliğini gidermek için 2025’te başvuruda bulunduklarını ifade eden Bozkurt, “Bölgede ciddi bir boşluk vardı. Biz de <strong>Kurd-î Zan Ararat Dil ve Kültür Derneği’ni</strong> açarak bu adımı attık. Derneğimizde hem Kürtçe dil dersleri hem de kültür dersleri veriyoruz. Halkla ve diğer kurumlarla ilişkilerimiz oldukça güçlü. Şu anda iki sınıfta 80 öğrencimiz, kültür sınıfımızda ise 25 öğrencimize erbane ve bağlama dersleri sunuyoruz” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dernek olarak ilçelerde de çalışmalara başladıklarını aktaran Bozkurt, “<strong>Giyadîn</strong> (Diyadin) ilçemizde 50 öğrencimiz var, birkaç gün içinde <strong>Bazîd</strong> (Doğubayazıt) ilçesinde 80 öğrenci ile derslere başlayacağız. Çocukları da unutmadık; 10-13 yaş arası çocuklar için ayrı bir dil sınıfı açtık. Bizim talebimiz açık: yaşamın her alanında, derneklerde, okullarda, evlerde ve sokaklarda Kürtçe konuşulması ve yaşanması. Kürtçe konuş, Kürtçe düşün, Kürtçe yaşa” dedi.</p>

<h2><strong>Seçmeli Ders Tartışması</strong></h2>

<p>Derneğin diğer eşbaşkanı <strong>Diyar Demir</strong> ise Kürtçenin kamusal alandaki görünürlüğünün hâlâ sınırlı olduğunu belirterek, “Seçmeli ders uygulaması kağıt üzerinde var, ama öğretmen ataması yok. Öğrenciler dersi seçse de sınıflar çoğu zaman boş geçiyor. Bu durum, anadil hakkını ve dilin aktarılmasını zorlaştıran politik bir tercihtir. Bizim talebimiz seçmeli ders değil, Kürtçenin resmi bir eğitim dili olmasıdır” dedi.</p>

<h2><strong>‘Kürtçe Yaşayalım’</strong></h2>

<p>Demir, gençlerin dijital alanda bilinçli olduğunu, fakat kamusal alanda hâlâ risk ve engellerle karşılaştığını söyledi. “<strong>Kurd-î Zan Ararat</strong> olarak haftanın iki günü dil, bir günü ise kültür-sanat dersleri veriyoruz. Halktan, özellikle gençlerden ve kadınlardan çok olumlu tepkiler alıyoruz. Bu ilgi bizi daha aktif olmaya teşvik ediyor. Bizim tek isteğimiz, toplumun var olduğu her yerde Kürtçenin konuşulması ve yaşatılması. Anadilin anayasal güvenceye kavuşmadığı yerde asimilasyon tehlikesi her zaman var. Kürtçe konuşalım, Kürtçe düşünelim, Kürtçe yaşayalım” diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/secmeli-ders-yetmez-kurtce-resmi-dil-olmali</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 10:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/04/kurdi-zan-esbaskanlari-genel-857x503.jpg" type="image/jpeg" length="48126"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akif Manaf’a “Barış ve İnsan Hakları Ödülü”]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/akif-manafa-baris-ve-insan-haklari-odulu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/akif-manafa-baris-ve-insan-haklari-odulu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyaca ünlü yazar ve barış aktivisti Akif Manaf, küresel barışa katkıları nedeniyle Türkmeneli İnsan Hakları Derneği tarafından “Barış ve İnsan Hakları Ödülü”ne layık görüldü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası alanda barış çalışmalarıyla tanınan yazar ve aktivist Akif Manaf, Türkmeneli İnsan Hakları Derneği tarafından “Barış ve İnsan Hakları Ödülü” ile onurlandırıldı. Ödül, Dernek Başkanı Savaş Avcı tarafından takdim edildi.</p>

<p>Daha önce Fransa merkezli Uluslararası Barış Asosiasyonu tarafından 2025 International Peace Prize ve İsveç’ten Global Peace Prize ödüllerine layık görülen Manaf, Türkiye’de de birçok barış temalı ödülün sahibi olmuştu.</p>

<p>Ödül töreninde konuşan Manaf, dünyanın kritik bir süreçten geçtiğine dikkat çekerek, “Üçüncü Dünya Savaşı’nın eşiğindeyiz. Böyle bir savaşın nükleer olacağı açık. Bu da uygarlığın sonu anlamına gelir. Bu nedenle küresel barış çalışmaları hayati önemdedir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Manaf’ın çalışmaları yalnızca teorik söylemlerle sınırlı kalmayıp somut projelerle destekleniyor. Bu kapsamda hayata geçirilen “Barış İçinde Sağlıklı Yaşam Köyü Projesi”, ekolojik ve sürdürülebilir yaşam modeliyle dikkat çekiyor. Yenilenebilir enerji, ekolojik tarım ve sürdürülebilir atık yönetimi gibi uygulamaları içeren proje, barış temelli yaşam anlayışını pratiğe dönüştürmeyi hedefliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öte yandan Manaf’ın “Barış Psikolojisi” adlı eseri, 20’ye yakın dilde yayımlanarak geniş bir uluslararası okuyucu kitlesine ulaştı. Kitap, içsel barıştan küresel barışa uzanan süreci ele alan bir rehber niteliği taşıyor.</p>

<p>Manaf ayrıca, kurucusu olduğu Dünya Değişim Akademisi çatısı altında yürütülen “Barış Sanatı” programı ve 200’ü aşkın değişim programı ile bireylerde barış bilincini artırmayı amaçlıyor. Bunun yanında her yıl 7 Temmuz’da kutlanan “Sürdürülebilir Barış için Dünya Değişim Günü” girişiminin de öncülüğünü yapıyor.</p>

<p>Dünyanın birçok ülkesini ziyaret ederek söyleşi ve seminerler düzenleyen Manaf, barış mesajlarını uluslararası platformlarda yaymaya devam ediyor. Ünlü yazarın, önümüzdeki dönemde de küresel barış çalışmalarını sürdürmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/akif-manafa-baris-ve-insan-haklari-odulu</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/03/i-m-g-7473.jpeg" type="image/jpeg" length="57998"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Van Newrozu’nda kutlamalar coşkuyla devam ediyor]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/van-newrozunda-kutlamalar-coskuyla-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/van-newrozunda-kutlamalar-coskuyla-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van’daki yüz binlerce kişinin katıldığı Newroz kutlamaları, siyasetçilere yönelik üst araması girişimi nedeniyle kısa süreli gerginliğe sahne oldu. Tartışmaların ardından geri adım atan polisle birlikte program yoğun katılımla başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Van’da düzenlenen Newroz kutlamaları, sabah saatlerinde yaşanan güvenlik tartışmalarıyla gündeme geldi. Alana girişlerde basın mensuplarının içeri alınmaması ve programda yer alan siyasetçilere üst araması yapılmak istenmesi, alanda gerginliğe yol açtı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Polis, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ile birlikte alana gelen Veysi Aktaş, Derya Aslan ve diğer bazı isimleri aramak istedi. Siyasetçilerin bu uygulamaya tepki göstermesi üzerine taraflar arasında tartışma yaşandı. Tartışmanın ardından heyet, geldikleri otobüse geri döndü.</p>

<p>Yaşanan krizin ardından polisin geri adım atmasıyla kutlama programı başladı. Yüz binlerce kişinin doldurduğu alanda sloganlar eşliğinde etkinlikler gerçekleştirildi, program saygı duruşuyla açıldı.</p>

<p>Etkinlikte Tertip Komitesi Üyesi Umut Tayanır, DEM Parti İl Eşbaşkanı Gülşen Kurt ve DBP İl Eşbaşkanı Cemal Demir konuşma yaptı. Sahne alan müzik gruplarının ardından, Abdullah Öcalan’ın Diyarbakır’daki Newroz’da paylaşılan mesajı Kevser Akçelik tarafından okundu.</p>

<p><img alt="Van 4 Evhw" height="461" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2026/03/van-4-evhw.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="820" /></p>

<p>Konuşmasında sürece dair değerlendirmelerde bulunan Veysi Aktaş, barış ve demokratik çözüm için yasal ve anayasal düzenlemelerin önemine dikkat çekti. Aktaş, mevcut sürecin ilerlemesi için siyasi ve hukuki adımların hızlandırılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Özgür Kadın Hareketi (TJA) adına konuşan Derya Aslan ise kadın özgürlüğünün toplumsal özgürlüğün temel şartı olduğunu vurgulayarak, “Bu yol özgürlük yoludur” dedi.</p>

<p>Newroz ateşinin yakılmasının ardından konuşan Tuncer Bakırhan, 2026 Newrozu’nun yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu belirterek, “Bu Newroz, isyandan inşaya geçişin Newrozu’dur” ifadelerini kullandı. Van’daki güvenlik uygulamalarını eleştiren Bakırhan, demokratik çözüm ve barış vurgusu yaptı.</p>

<p>Ortadoğu’daki gelişmelere de değinen Bakırhan, bölgede yaşanan çatışmaların temelinde demokrasi eksikliği olduğunu savundu. Kürtlerin taleplerine ilişkin ise kimlik tanınması, eşit yurttaşlık, anadilinde eğitim ve yerel demokrasi başlıklarını sıraladı.</p>

<p>Konuşmasında sürecin yalnızca Kürtleri değil Türkiye’deki tüm toplumu ilgilendirdiğini belirten Bakırhan, “Demokrasi herkes içindir” diyerek toplumsal destek çağrısında bulundu.</p>

<p>Kutlamalar, sahne performansları ve etkinliklerle gün boyunca devam etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/van-newrozunda-kutlamalar-coskuyla-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Mar 2026 17:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/03/van-newrozu-tuncer-bakirhan-isyandan-insaya-gecis-newrozu-9eox.webp" type="image/jpeg" length="40562"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır Newroz kutlamaları 2026 Coşkuyla Başladı: Yüzbinler Alanı Doldurdu]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/diyarbakir-newroz-kutlamalari-2026-coskuyla-basladi-yuzbinler-alani-doldurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/diyarbakir-newroz-kutlamalari-2026-coskuyla-basladi-yuzbinler-alani-doldurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’da sabahın erken saatlerinden itibaren Newroz alanına akın eden yurttaşlar, yakılan ateş ve yükselen halaylarla bayram coşkusunu yaşadı. Siyasi isimlerin konuşmaları ve Abdullah Öcalan’ın mesajı günün en çok beklenen gelişmeleri arasında yer alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’da “Özgürlük ve Demokrasi Newroz’u” sloganıyla düzenlenen kutlamalar, sabahın erken saatlerinden itibaren yoğun katılımla başladı. Bağlar ilçesinde bulunan Newroz Parkı’na 7’den 70’e binlerce yurttaş akın ederken, alanın dört bir yanında renkli görüntüler oluştu. Yöresel kıyafetleriyle alana gelen katılımcılar, çalınan müzikler eşliğinde halaylar çekerek Newroz’un coşkusunu büyüttü.</p>

<p>Kutlamaların en dikkat çekici anlarından biri, Newroz ateşinin yakılması oldu. Büyük bir coşku eşliğinde yakılan ateşin etrafında toplanan yurttaşlar, geleneksel ritüelleri yerine getirerek bayramın simgesel anlamını yaşattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Program kapsamında konuşan TJA aktivisti Ayla Akat Ata, Newroz’un yalnızca Kürt halkı için değil, Ortadoğu ve dünya halkları için de özgürlük ve dayanışma günü olduğunu vurguladı. Ata, konuşmasında Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünün halkların özgürlüğüyle doğrudan bağlantılı olduğunu ifade ederek birlik ve ortak mücadele çağrısı yaptı.</p>

<p>Kutlamalarda, 2025 yılında hayatını kaybeden Sırrı Süreyya Önder de unutulmadı. Önder için hazırlanan sinevizyon gösterimi alandaki kalabalığa izletilirken, gösterim sonrası uzun süre alkışlar yükseldi.</p>

<p>Günün ilerleyen saatlerinde Tuncer Bakırhan, Leyla Zana ve Çetin Arkaş’ın da sahneye çıkarak konuşma yapması bekleniyor. Ayrıca Kürt siyasetinin önemli isimlerinden Bafil Talabani ve Neçirvan Barzani’nin mesajlarının da okunacağı bildirildi.</p>

<p>Sanatçıların sahne alacağı etkinliklerde müzik ve kültürel programlarla kutlamalar gün boyu sürecek. Newroz alanında güvenliği sağlamak üzere yüzlerce görevli yer alırken, giriş noktalarında yoğun kontrollerin yapıldığı gözlendi. Buna rağmen alandaki coşku ve katılımın her geçen saat arttığı ifade ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/diyarbakir-newroz-kutlamalari-2026-coskuyla-basladi-yuzbinler-alani-doldurdu</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Mar 2026 13:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/03/diyarbakirda-newroz-atesi-yakildi-mano.webp" type="image/jpeg" length="39404"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Baharın Gelişiyle Koyun Kırkım Sezonu Başladı]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/baharin-gelisiyle-koyun-kirkim-sezonu-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/baharin-gelisiyle-koyun-kirkim-sezonu-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin’de baharın kendini hissettirmesiyle birlikte küçükbaş hayvanlarda kırkım mesaisi başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hava sıcaklıklarının artmasıyla koyun ve keçilerin yünleri tek tek kırpılırken, bazı üreticiler teknolojik makineler yerine hâlâ geleneksel yöntemleri tercih ediyor. Hayvancılıkla uğraşan Halil Esen de bu üreticilerden biri.</p>

<p>Yaklaşık 40 yıl önce Siirt’in Eruh ilçesinden Mersin’e göç eden Esen ailesi, hayvancılık geleneğini kentte sürdürmeye devam ediyor. Aile, kurdukları çiftlikte geçimini tamamen hayvancılıkla sağlarken, bu mesleği küçük yaşlardan itibaren öğrenen Halil Esen de işin başında yer alıyor. Esen, hayvan bakımının büyük emek istediğini vurgulayarak, “Hayvana bakmak bir çocuğa bakmak gibidir. Sürekli ilgi ister. Günde en az üç kez yem ve saman vermek gerekiyor. Bu işi yapanın kendine ayıracak fazla vakti olmaz. Şehirde hayvancılık yapmak daha da zor” dedi.</p>

<p>Artan maliyetlerin üreticiyi zorladığını dile getiren Esen, özellikle şehirde mera alanı bulunmamasının giderleri artırdığını söyledi. Yılın 12 ayı boyunca yem ve saman kullanmak zorunda kaldıklarını belirten Esen, “Köyde olsak hayvanlar merada otlayabilirdi. Burada ise tamamen dışarıdan yem almak zorundayız. Bu da maliyeti yükseltiyor” ifadelerini kullandı. Yem ve saman fiyatlarındaki artışa da dikkat çeken Esen, günlük giderlerinin ciddi seviyelere ulaştığını kaydetti.</p>

<p><img alt="Koyun Kırpma 857X503" height="503" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2026/03/koyun-kirpma-857x503.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="857" /></p>

<p>Süt fiyatları konusundaki dengesizliğe de değinen Esen, üretici ile market arasındaki fiyat farkının oldukça yüksek olduğunu belirtti. Bu durumun hem üreticiyi hem de tüketiciyi etkilediğini dile getirdi.</p>

<p>Kırkım konusunda ise geleneksel yöntemi sürdürdüklerini söyleyen Esen, birçok üreticinin makineye geçtiğini ancak kendilerinin hâlâ “cew” olarak bilinen makasla kırkım yaptıklarını anlattı. Bu yöntemi kültürel bir değer olarak gördüklerini ifade eden Esen, “Eskiden nasıl yapılıyorsa biz de öyle devam ediyoruz. Bu kültürü yaşatmaya çalışıyoruz” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kırkımın hayvan sağlığı açısından önemli olduğuna da dikkat çeken Esen, havaların ısınmasıyla birlikte hayvanların rahatlaması gerektiğini belirtti. “Kırkılan hayvan daha rahat eder, gelişimi de hızlanır” diyen Esen, yünün de değerlendirilerek ip haline getirildiğini ve bu iplerin özellikle kış aylarında çadırların korunmasında kullanıldığını söyledi.</p>

<p>Baharın gelişiyle birlikte hem üretim hem de kırkım telaşı sürerken, Mersin’de küçükbaş hayvancılık yapan üreticiler zorlu koşullara rağmen geleneksel yöntemleri ve mesleklerini yaşatmaya devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA / Mehmet Güleş</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/baharin-gelisiyle-koyun-kirkim-sezonu-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 11:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/03/koyun-kirpma-857x503.jpg" type="image/jpeg" length="36533"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Newroz öncesi terzilerde yoğunluk: Yöresel kıyafetlere ilgi arttı]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/newroz-oncesi-terzilerde-yogunluk-yoresel-kiyafetlere-ilgi-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/newroz-oncesi-terzilerde-yogunluk-yoresel-kiyafetlere-ilgi-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin’de yaklaşan Newroz kutlamaları, terzilerde yoğunluk oluşturdu. Özellikle yöresel kıyafetlere olan ilgi artarken, yıllardır bu işi yapan terzi Şerbet Aydın’ın dükkânında son günlerde adeta hareketlilik yaşanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aydın, her gün onlarca kişinin ya elbise bakmaya geldiğini ya da diktirmek istediğini söylüyor.</p>

<p>Bu yıl “Özgürlük ve Demokrasi Newrozu” şiarıyla kutlanacak olan Newroz öncesi kentte hazırlıklar hız kazandı. 22 Mart’ta Tırmıl Alanı’nda yapılacak kutlamalar öncesinde mahallelerde de bayram havası hâkim. Her yıl olduğu gibi bu yıl da birçok kişi Newroz’a yöresel kıyafetleriyle katılmak için günler öncesinden hazırlıklara başladı.</p>

<p>65 yıldır terzilik yapan 80 yaşındaki Şerbet Aydın, mesleğe köyünde başladığını anlatıyor. Henüz genç yaşlarda iğneyle elbise diktiğini söyleyen Aydın, zamanla çevrede “Şerbet Terzi” olarak tanındığını ifade ediyor. “Köyde herkes elbisesini bana diktirirdi. Gelinlikleri bile ben hazırlardım” diyen Aydın, yıllar içinde birçok farklı kente göç etmek zorunda kaldığını, son olarak Mersin’e yerleştiğini belirtiyor.</p>

<p><img alt="Kiraz 857X503" height="503" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2026/03/kiraz-857x503.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="857" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mersin’de de mesleğini sürdüren Aydın, ekonomik koşulların işlerini zorlaştırdığını dile getiriyor. Kumaş fiyatlarının ve giderlerin arttığını belirten Aydın, “Geçen yıl 250 liraya diktiğim elbiseyi bu yıl 350 liraya dikiyorum. Mecburen fiyat yükseliyor. Buna rağmen yine de elimden geldiğince uygun yapmaya çalışıyorum” diyor. Terzilikle 10 çocuk büyüttüğünü söyleyen Aydın, bu işin hâlâ geçim kaynağı olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Geçmişte kültürel baskılar nedeniyle zor günler yaşadıklarını da anlatan Aydın, bugün gençlerin kendi kültürlerine daha rahat sahip çıkabildiğini ifade ediyor. “Eskiden insanlar korkuyordu. Elbiseleri saklamak zorunda kalıyorduk. Şimdi ise Newroz’da, düğünlerde herkes rahatça giyiyor” diyen Aydın, imkânı olmayanlara da destek olduğunu belirtiyor. “Eskiden olduğu gibi bugün de ihtiyacı olan kadınlar gelsin, elimdeki elbiseleri ücretsiz veririm. Yeter ki kültürümüz yaşasın” ifadelerini kullanıyor.</p>

<p>Normalde sakin olan dükkânında son bir haftadır ciddi bir yoğunluk olduğunu söyleyen Aydın, Newroz’a sayılı günler kala işlerin daha da artmasını bekliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA / Mehmet Güleş</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/newroz-oncesi-terzilerde-yogunluk-yoresel-kiyafetlere-ilgi-artti</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 11:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/03/kiraz-857x503.jpg" type="image/jpeg" length="66306"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rojin Kabaiş İçin Yazdılar: Öykü Yarışmasının Ödülleri Verildi]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/rojin-kabais-icin-yazdilar-oyku-yarismasinin-odulleri-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/rojin-kabais-icin-yazdilar-oyku-yarismasinin-odulleri-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası Wan Şubesi tarafından düzenlenen **“Rojin Kabaiş Öykü Yarışması”**nın ödülleri düzenlenen törenle sahiplerini buldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eğitim Sen Wan Şubesi, Wan’da 27 Eylül 2024 tarihinde kaybolan ve 15 Ekim’de göl kıyısında cenazesi bulunan 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş ile katledilen kadınlar anısına öykü yarışması düzenledi. Ödül töreni Wan Barosu’nun Tahir Elçi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Törene Rojin Kabaiş’in babası da katıldı.</p>

<p>Saygı duruşuyla başlayan program, “Mücadele” adlı belgeselin gösterimiyle devam etti.</p>

<h2><strong>“Hakikatle yüzleşme zamanı”</strong></h2>

<p>Törende konuşan Eğitim Sen Wan Şube Eşbaşkanı Funda Demir Bozkurt, etkinliğin yalnızca bir ödül töreni olmadığını belirterek kadın mücadelesinin sanat aracılığıyla görünür kılınmak istendiğini söyledi.</p>

<p>Bozkurt konuşmasında, “Bu akşam burada bir ödül töreninden ziyade kadın mücadelesinin ve direnişinin sanat aracılığıyla varlığına şahitlik edeceksiniz. Sokaklarda, meydanlarda, evlerimizde, iş yerlerimizde ve mahkeme salonlarında yürüttüğümüz mücadeleyi başka bir yolla daha anlatmak istiyoruz. Erkek devlet şiddetiyle katledilen, şüpheli şekilde hayatını kaybeden ya da kaybolan tüm kadınların hikâyelerini anlatmak istiyoruz. Bu hikâyelerle hakikatle yüzleşmek istiyoruz” dedi.</p>

<h2><strong>“Sayıdan ibaret değiliz”</strong></h2>

<p>Kadın cinayetlerinin cezasızlık politikalarıyla sıradanlaştırılmaya çalışıldığını söyleyen Bozkurt, kadınların birer istatistikten ibaret olmadığını belirterek, “Oysa biz bir sayıdan ibaret değiliz, yaşamın kendisiyiz. Erkek egemen sistem kadınları yaşamdan koparıyor ve bunu normalleştirmeye çalışıyor” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Rojin Kabais Odulleri 2 857X503" height="503" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2026/03/rojin-kabais-odulleri-2-857x503.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="857" /></p>

<h2><strong>“Ülke kadınlar için cehennem ve mezarlık”</strong></h2>

<p>Konuşmasının devamında ülkede kadın cinayetlerinin büyük bir insanlık krizine dönüştüğünü belirten Bozkurt, yaşamını yitiren birçok kadının ismini anarak kadınların yaşam hakkı için mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi. Bozkurt konuşmasını “Susmayacağız, itaat etmeyeceğiz, yaşamlarımıza sahip çıkacağız” sözleriyle tamamladı.</p>

<h2><strong>“Hakikat ortaya çıkıncaya kadar mücadele edeceğiz”</strong></h2>

<p>Yarışma komisyonu adına konuşan Eğitim Sen Yönetim Kurulu üyesi Lokman Babat ise, “Özgür yaşam için mücadele eden herkes Rojin’in yoldaşıdır. Hakikat ortaya çıkıncaya kadar mücadele edeceğiz” dedi.</p>

<h3><strong>Rojin Kabaiş’in babasından çağrı</strong></h3>

<p>Törende söz alan Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, kızının ölümünün aydınlatılması için yetkililere çağrıda bulunarak, “İspanya’ya gönderilen telefonu açmadılar. Savcılara sesleniyorum; farz edin ki Rojin’in telefonu yok. Peki diğer kanıtları neden incelemiyorsunuz? Biz çok büyük bir acı yaşıyoruz. Rojin’in akıbeti bulunsun” diye konuştu.</p>

<h3><strong>Ödüller sahiplerini buldu</strong></h3>

<p>Törende Kürtçenin Kurmancî ve Kurmançkî lehçeleri ile Türkçe kategorilerinde dereceye girenlere ödülleri verildi.</p>

<p><strong>Kurmancî kategorisi:</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p>“Dergûş” öyküsüyle <strong>Nûjiyan</strong> birinci</p>
 </li>
 <li>
 <p>“Çi bû yeqîn bikin” öyküsüyle <strong>Kenan Örnek</strong> ikinci</p>
 </li>
 <li>
 <p>“Nanê Tenûrê” öyküsüyle <strong>Abdurrahman Demir</strong> üçüncü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Jüri Özel Ödülü: “Roj-În-Ava” öyküsüyle <strong>Heval Dilbahar</strong></p>
 </li>
</ul>

<p><strong>Kurmançkî kategorisi:</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p>“Xelay” öyküsüyle <strong>Yakup Taşçı</strong> birinci</p>
 </li>
 <li>
 <p>“Zeriya Golî Wanî” öyküsüyle <strong>Erkan Yıldırım</strong> ikinci</p>
 </li>
 <li>
 <p>“Hevala masiyan” öyküsüyle <strong>Çîno</strong> üçüncü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Jüri Özel Ödülü: <strong>Ömer Biçer</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
</ul>

<p><strong>Türkçe kategorisi:</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p>“Sarkaç” öyküsüyle <strong>Emine Koç</strong> birinci</p>
 </li>
 <li>
 <p>“Annemin Beşiğini Sallıyordum” öyküsüyle <strong>Sümeyye Koşmak</strong> ikinci</p>
 </li>
 <li>
 <p>“Ağla Yusuf Ağla” öyküsüyle <strong>İbrahim Şaşma</strong> üçüncü</p>
 </li>
 <li>
 <p>Jüri Özel Ödülü: “Kalan” öyküsüyle <strong>Savaş Akman</strong></p>
 </li>
</ul>

<p>Ödüllerin verilmesinin ardından program sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/rojin-kabais-icin-yazdilar-oyku-yarismasinin-odulleri-verildi</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Mar 2026 11:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/03/rojin-kabais-odulleri-2-857x503.jpg" type="image/jpeg" length="55675"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kürt lider Mele Mustafa Barzani doğum yıl dönümünde anılıyor]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/kurt-lider-mele-mustafa-barzani-dogum-yil-donumunde-aniliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/kurt-lider-mele-mustafa-barzani-dogum-yil-donumunde-aniliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kürt ulusal özgürlük mücadelesinin sembol isimlerinden Mele Mustafa Barzani, doğum yıl dönümünde çeşitli etkinliklerle anılıyor. 14 Mart 1903’te Güney Kürdistan’ın Barzan köyünde dünyaya gelen Barzani, yaşamı boyunca Kürt halkının özgürlük mücadelesinde önemli roller üstlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şeyh Muhammed Barzani’nin en küçük oğlu olan Mele Mustafa Barzani, çocuk yaşlarda siyasi ve askeri gelişmelerin içinde yer aldı. Osmanlı İmparatorluğu döneminde ailesiyle birlikte Hamidiye Alayları tarafından alıkonularak yaklaşık 9 ay Diyarbakır zindanlarında tutuldu.</p>

<p>Henüz genç yaşlarda Kürt hareketi içinde yer almaya başlayan Barzani, 16 yaşında Şeyh Mahmud Berzenci öncülüğünde 1919’da başlatılan isyana katıldı ve bu süreçte Peşmerge komutanı olarak görev aldı. Ağabeyi Şeyh Abdulselam Barzani’nin 1914 yılında Osmanlı yönetimi tarafından Musul’da idam edilmesi, Barzani ailesinin mücadelesinde önemli dönüm noktalarından biri oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1931–1932 yılları arasında İngilizlere karşı Şeyh Ahmed Barzani’nin başlattığı direnişte Mergesor ve Şerwan cephelerinde komutanlık yapan Barzani, bu dönemde İngilizlerin yoğun hava bombardımanı sonucu direnişin kırılmasının ardından Basra ve Süleymaniye’ye sürgün edildi.</p>

<p>Yaklaşık 10 yıl süren sürgün hayatının ardından 1943 yılında Süleymaniye’den firar ederek İran’a geçen Barzani, Doğu Kürdistan’da gelişen siyasi hareketlerle ilişki kurdu. 1946 yılında Mahabad merkezli ilan edilen Kürdistan Cumhuriyeti’nin kuruluşunda yer aldı ve burada tümgeneral rütbesiyle başkomutanlık görevini üstlendi.</p>

<p>Aynı yıl, 16 Ağustos 1946’da Kürdistan Demokrat Partisi’ni (PDK) kuran Barzani, Kürt siyasetinin önemli liderlerinden biri olarak öne çıktı. Ancak Sovyet ordusunun İran’dan çekilmesinin ardından İran güçlerinin saldırılarıyla Mahabad Kürdistan Cumhuriyeti kısa süre içinde dağıldı.</p>

<p>Cumhuriyetin yıkılmasının ardından 1947 yılında yaklaşık 500 Peşmerge ile birlikte Sovyetler Birliği’ne geçen Barzani, burada bir süre eğitim aldı. 1958 yılında Irak’ta Abdülkerim Kasım’ın gerçekleştirdiği darbenin ardından Güney Kürdistan’a dönerek yasal olarak tanınan Kürdistan Demokrat Partisi’nin başına geçti.</p>

<p>Irak yönetiminin Kürtlerin haklarına ilişkin talepleri karşılamaması üzerine Barzani, 11 Eylül 1961’de “Eylül Devrimi” olarak bilinen silahlı direnişi başlattı. Bu süreçte Musul ve Kerkük dahil birçok bölgede Kürt güçleri etkili oldu.</p>

<p><img alt="143604 857X503" height="503" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2026/03/143604-857x503.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="857" /></p>

<p>1966 yılında Irak yönetimiyle başlayan görüşmeler sonucunda 1970 yılında Irak hükümeti ile Kürtler arasında otonomi anlaşması imzalandı. Ancak Bağdat yönetiminin anlaşma hükümlerini uygulamaması üzerine 1974 yılında yeniden çatışmalar başladı.</p>

<p>1975 yılında İran ile Irak arasında imzalanan Cezayir Anlaşması’nın ardından İran’ın Kürt hareketine verdiği desteği çekmesiyle direniş zayıfladı ve Barzani’nin girişimleri sonuçsuz kaldı.</p>

<p>Sağlık sorunları yaşayan Barzani, tedavi için önce İran’a ardından 1976 yılında Amerika Birleşik Devletleri’ne gitti. Mele Mustafa Barzani, 1 Mart 1979’da Washington’daki Georgetown Hastanesi’nde yaşamını yitirdi.</p>

<p>Barzani’nin naaşı önce Doğu Kürdistan’ın Şino kentinde defnedildi. 1991 yılında Güney Kürdistan’daki ayaklanmanın ardından cenazesi Barzan’a getirildi.</p>

<p>Mele Mustafa Barzani, doğum yıl dönümünde Kürdistan Bölgesi başta olmak üzere birçok yerde düzenlenen etkinliklerle anılıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/kurt-lider-mele-mustafa-barzani-dogum-yil-donumunde-aniliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 14 Mar 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/03/143604-857x503.jpg" type="image/jpeg" length="51474"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Japonya’da Hakkari'yi Aratmayan Kürt Düğünü]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/japonyada-hakkariyi-aratmayan-kurt-dugunu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/japonyada-hakkariyi-aratmayan-kurt-dugunu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Japonya’da düzenlenen bir Kürt düğününde çekilen uzun halay görüntüleri sosyal medyada büyük ilgi gördü. Sanatçı Azad Bedran’ın sahne aldığı düğünde davetliler, Şırnak ve Hakkari’deki düğünleri aratmayan halaylarla unutulmaz anlar yaşadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Japonya’da gerçekleştirilen bir Kürt düğününde çekilen görüntüler sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Bir düğün salonunda düzenlenen törende davetliler, Kürt kültürünün en önemli geleneklerinden biri olan halay eşliğinde eğlendi. Onlarca kişinin oluşturduğu uzun halay zinciri, izleyenlere Şırnak ve Hakkari’de yapılan düğünleri hatırlatan renkli görüntüler ortaya çıkardı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Düğünde sahne alan Kürt sanatçı Azad Bedran, söylediği şarkılarla davetlilere coşkulu anlar yaşattı. Bedran’ın seslendirdiği eserler eşliğinde saatlerce halay çeken davetliler, Kürt kültürünün sıcaklığını Japonya’da da yaşattı.</p>

<p>Sanatçı Azad Bedran, düğünde çekilen görüntüleri sosyal medya hesabından paylaşarak Japonya’daki Kürt topluluğuyla bir araya gelmenin kendisi için özel bir deneyim olduğunu dile getirdi.</p>

<p>8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde gerçekleşen düğüne ilişkin Kürtçe bir mesaj da paylaşan Bedran, daha önce Japonya’da yaşayan Kürtleri yalnızca kitaplardan bildiğini belirtti. Bedran paylaşımında, “Bugün onlarla bir düğünde bir araya geldim. Çok güzel anlardı. Arkadaşlığınız için teşekkür ederim” ifadelerine yer verdi.</p>

<p>Japonya’da yaşayan Kürtlerin düzenlediği bu düğün, hem kültürel dayanışmanın hem de geleneklerin dünyanın farklı coğrafyalarında da yaşatıldığının bir göstergesi olarak dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/japonyada-hakkariyi-aratmayan-kurt-dugunu</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 04:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/03/63900.jpg" type="image/jpeg" length="72309"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Koçer kültürünü evinde yaşatıyor: 42 yıllık özlem duvarlarda hayat buldu]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/kocer-kulturunu-evinde-yasatiyor-42-yillik-ozlem-duvarlarda-hayat-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/kocer-kulturunu-evinde-yasatiyor-42-yillik-ozlem-duvarlarda-hayat-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Wan’da yaşayan Nazê Alkan, 42 yıl önce boşaltılan köylerinden göç etmek zorunda kaldı. Aradan geçen onca yıla rağmen ne yaylaları unuttu ne de koçerlik kültürünü. Alkan, bugün evinin her köşesini süslediği motiflerle hem geçmişini yaşatıyor hem de kültürel hafızaya sahip çıkıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Wan’ın Payizava (Gürpınar) ilçesine bağlı Nordiz bölgesinde yıllarca koçerlik yapan Nazê Alkan’ın hayatı, 1984 yılında köylerin boşaltılmasıyla tamamen değişti. Devletin baskı ve “güvenlik” politikaları sonucu ailesiyle birlikte yüzlerce koyununu, kurdukları düzeni ve yılların emeğini geride bırakarak Wan merkeze göç etmek zorunda kaldı. Köye girişlerin 11 yıl yasaklanması ise hasreti daha da büyüttü.</p>

<p>Bugün 40 yılı aşkın süredir kentte yaşamasına rağmen şehir hayatına alışamadığını söyleyen Alkan, koçer kültürünü unutmamak ve unutturmamak için evini adeta bir yayla çadırına dönüştürdü.</p>

<h2><strong>Evinde bir yayla kurdu</strong></h2>

<p>Evinin duvarlarını rengarenk gofiklerle (yün süslemeler) donatan Nazê Alkan, ördüğü minyatür çadırlar, yün çoraplar, teşî, gûfkan ve xurckanlarla geçmişi bugüne taşıyor. Her bir motifin bir anıyı, her bir rengin bir yaşamı temsil ettiğini belirten Alkan, “Bu eşyaları yaptığımda çocuklarımın ve komşularımın dikkatini çekiyor. Çok seviyorlar. Bu, Kürt rengi ve kültürüdür. Amacım bu kültürün yok olmaması” diyor.</p>

<p>Köy ve yayla yaşamını anlatırken gözleri dolan Alkan, o günleri şöyle dile getiriyor: “Köyümüz çok güzeldi. Dört büyük haneydik. Çok koyunumuz vardı, varlıklıydık. Her sabah erkenden kalkar, çadırlarımızı alıp yaylaya giderdik. Kadın da erkek de çalışırdı. Erkeklerin kadınlara baskısı yoktu. Karşılıklı saygı vardı.”</p>

<p><img alt="Canda Koceri Di Nava Male Dide Jiyankirin 857X503" height="503" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2026/03/canda-koceri-di-nava-male-dide-jiyankirin-857x503.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="857" /></p>

<h2><strong>“Yaşamın öznesi kadınlardı”</strong></h2>

<p>Yayla hayatında kadınların belirleyici bir rolü olduğuna dikkat çeken Alkan, koçer kadınların aynı zamanda kültürün taşıyıcısı olduğunu vurguluyor. “Sürünün başında biz kadınlar giderdik. Süt sağar, yoğurt ve peynir yapardık. Yünleri yıkar, gecenin geç saatlerine kadar çalışırdık. Çadırlarımızı, evimizi, koyunlarımızı kendi yaptığımız süslerle donatırdık. Hayvanlarımız başka sürülere karıştığında süslerinden tanınırdı” diye anlatıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1984 yılında köylerinden göç etmek zorunda kaldıklarını hatırlatan Alkan, “Köyler boşaltılıyordu, huzur kalmamıştı. Mecburen yurdumuzu bıraktık. 11 yıl köye gitmemiz yasaktı. Şehre geldiğimizde çok zorluk çektik. Evi olmayanlar çadırlarda kalıyordu. Günlerimiz çok sıkıntılı geçti” ifadelerini kullanıyor.</p>

<h2><strong>“Hiçbir zaman şehirli olmadım”</strong></h2>

<p>Kent yaşamına hiçbir zaman alışamadığını söyleyen Alkan, kültüründen kopmamakta kararlı: “40 yılı aşkın süredir şehirdeyim ama hiç şehirli olmadım. Onların taktığı yazmayı takmadım, şehirli kıyafetleri giymedim. Düşüncem ve yaşamım değişmedi. İnsan kendi kültüründen uzaklaşırsa her şeyini unutur. Biz kaybolmayız.”</p>

<p>Köyde hâlâ bir evlerinin olduğunu belirten Alkan, orayı da kendi yaptığı süslerle donattığını söylüyor. “Şimdi koçer hayatımı evimin içinde yaşıyorum. Köye gittiğimde sanki yeniden doğmuş gibi oluyorum” diyor.</p>

<h2><strong>“O günleri çok özlüyorum”</strong></h2>

<p>Misafirperverliğin, dayanışmanın ve paylaşımın yayla hayatının en güzel yanları olduğunu anlatan Alkan, şehir yaşamındaki yalnızlığa da dikkat çekiyor: “Köy ve göçer hayatı başkaydı. Her zaman misafir olurdu, kapılar açıktı. Misafirden keyif alırdık. Şehirde ise insanlar rahatsız oluyor. O günleri çok özlüyorum.”</p>

<p>Nazê Alkan, evinin duvarlarında yaşattığı renklerle yalnızca kendi anılarını değil, bir halkın göçle yarım kalan hikâyesini de geleceğe taşıyor. Onun mücadelesi, kaybolmaya yüz tutan koçer kültürünün hafızasını diri tutma çabası olarak dikkat çekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA / Zeynep Durgut</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/kocer-kulturunu-evinde-yasatiyor-42-yillik-ozlem-duvarlarda-hayat-buldu</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Mar 2026 17:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/03/canda-koceri-di-nava-male-dide-jiyankirin-857x503.jpg" type="image/jpeg" length="51480"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir Yaz Gecesi Rüyası, Kürtçe Rüya Olarak Sahnede]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/bir-yaz-gecesi-ruyasi-kurtce-ruya-olarak-sahnede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/bir-yaz-gecesi-ruyasi-kurtce-ruya-olarak-sahnede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[William Shakespeare’in klasik eseri Bir Yaz Gecesi Rüyası, Amed Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu tarafından Kürtçe uyarlanarak sahneye taşındı. Çand Amed Kültür ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşen prömiyere çok sayıda sanatsever katıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kawa Nemir’in çevirisiyle <em>Xewna Şeveke Havînê</em> adıyla izleyiciyle buluşan oyun, salonu dolduran tiyatroseverlere hem kahkaha hem de keyifli anlar yaşattı. Gösterim boyunca salon sık sık alkışlarla yankılandı.</p>

<h2><strong>Yönetmen ve oyuncular</strong></h2>

<p>Oyunun yönetmenliğini Ferhad Feqî üstlendi. Sahneye çıkan oyuncular arasında Berfin Emektar, Halit Aslan, Mesut Erenci, Nurşen Adıgüzel, Nazmi Karaman, Özcan Ateş, Ömer Akkan, Perînaz Delazy, Sena Özbey, Sakîna Aktaş, Şahperî Alphan, Şehabettin Dağ, Yavuz Akkuzu ve Zeycan Ateş yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gösterim sonunda Muhabbet Erdoğmuş oyunculara çiçek takdim ederek performanslarını kutladı. Oyun, bu akşam 20.30’da Çand Amed Kültür ve Kongre Merkezi’nde tekrar izleyiciyle buluşacak.</p>

<p><img alt="Xewna Seveke Havine 5 857X503" height="503" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2026/02/xewna-seveke-havine-5-857x503.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="857" /></p>

<h3><strong>Oyunun konusu</strong></h3>

<p>Eser, tanrıların iktidar mücadelesinde aptallaştırılan insanların hikâyesini ve ormanda geçen olayları konu alıyor. Aşk, büyü ve yanılsama temaları etrafında şekillenen oyunda, tılsımlar doğru yerlere yerleştirildiğinde âşıklar doğru biçimde eşleşiyor; büyülerin yol açtığı tüm karmaşa ise bir rüya ile sona eriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/bir-yaz-gecesi-ruyasi-kurtce-ruya-olarak-sahnede</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Feb 2026 11:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/02/xewna-seveke-havine-5-857x503.jpg" type="image/jpeg" length="30531"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yüreği Kadar Yer Kaplayan Masallar: Rovîyê Xasûk Çocuklara ve Gençlere Felsefeyle Sesleniyor]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/yuregi-kadar-yer-kaplayan-masallar-roviye-xasuk-cocuklara-ve-genclere-felsefeyle-sesleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/yuregi-kadar-yer-kaplayan-masallar-roviye-xasuk-cocuklara-ve-genclere-felsefeyle-sesleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kürtçe kaleme alınan ve Almanca’ya Der schlaue Fuchs adıyla çevrilen Rovîyê Xasûk (Kurnaz Tilki) adlı eser, doğa, değerler ve bilgelik temalı masallarıyla çocuklara ve gençlere düşünmenin kapılarını aralıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>“İnsan, evrende gövdesi kadar değil, yüreği kadar yer kaplar.” sözüyle açılan Rovîyê Xasûk, çocuklara ve gençlere hitap eden, felsefi derinliği olan masallarıyla dikkat çekiyor. Söz konusu vecize, usta edebiyatçı Yaşar Kemal’e ait ve kitabın ruhunu da belirliyor.</p>

<p>Kitap, “Önsöz”ün ardından “Başlangıç” ve “Doğa” başlıklı masallarla başlıyor. “Doğa” masalında özellikle Hakkari kırsalında yetişen, açtığında doğaya bambaşka bir güzellik katan ters lale konu ediliyor. Ardından, bir gözü mavi bir gözü sarı olan meşhur Van kedisini anlatan “Dünya Güzeli” adlı masal geliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Eserde, geleneksel toplum yapısında ana–oğul ilişkisini saygı ve bilgelik üzerinden ele alan “İhtiyar Bir Ana ile Oğlu” masalı da öne çıkıyor. Kuşların dilinden anlayan ve onlarla konuştuğu rivayet edilen Mutkili Feqîyê Teyran (1590–1660) ile ilgili masal, okuru hem düşündürüyor hem de kadim kültüre götürüyor. Ayrıca “Kürtlerin Homeros’u” olarak anılan Serhatlı Êvdalê Zeynikê’nin kısa hikâyesi ve dengbêjliği de kitapta yer buluyor.</p>

<p><img alt="Whatsapp Image 2026 02 25 At 17.00.23 857X503" height="503" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-25-at-170023-857x503.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="857" /></p>

<p>Rovîyê Xasûk’ta Yavru Kuş, İhtiyar Aslan ve Kedi, Kurnaz Tilki, Tilki ve Yılan, Bitlis’in Öküzü gibi pek çok masal bulunuyor. Kitap, “Sonsöz” başlığıyla kısa ama anlamlı bir bölümle tamamlanıyor. Renkli resim ve fotoğraflarla desteklenen eser, çocuklar ve gençlerin yanı sıra Kürtçe ya da Almanca öğrenmek isteyen yetişkinler için de ideal bir kaynak olarak öne çıkıyor.</p>

<p>“Anlatı Ustası” olarak tanınan edebiyatçı yazar İskan Tolun, bugüne kadar Türkçe, Kürtçe ve Almanca olmak üzere üç dilde toplam 18 kitaba imza attı. Romanlardan masallara uzanan geniş bir yelpazede eserler veren Tolun’un kitapları, tüm kitapçılarda ve çevrimiçi satış platformlarında okurlarla buluşuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/yuregi-kadar-yer-kaplayan-masallar-roviye-xasuk-cocuklara-ve-genclere-felsefeyle-sesleniyor</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Feb 2026 17:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/02/whatsapp-image-2026-02-25-at-170023-857x503.jpg" type="image/jpeg" length="63308"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KURDÎGEH: “Yaşam Kürtçe, Her Sokak Okul Olmalı”]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/kurdigeh-yasam-kurtce-her-sokak-okul-olmali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/kurdigeh-yasam-kurtce-her-sokak-okul-olmali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kürt Kültürünü ve Dilini Geliştirme Derneği (KURDÎGEH) Eşbaşkanı Mesut Kertiş, Kürtçenin eğitim dili olması ve yasalarla korunması gerektiğini vurguladı. Kertiş, “Yaşam Kürtçe olmalıdır. Her sokak Kürtçe okul olmalıdır” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye ve Kürdistan’da demokratikleşme tartışmaları, “demokratik entegrasyon” kavramı etrafında yoğunlaşırken, Kürtçenin kamusal alandaki statüsü bu tartışmaların en kritik başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Akademik çevreler, siyaset kurumları ve sivil toplum temsilcileri, toplumsal bütünleşmenin yalnızca güvenlik politikalarıyla değil, kültürel ve dilsel hakların tanınmasıyla sağlanabileceğine dikkat çekiyor. Anadil kullanımının eğitimden yerel yönetim hizmetlerine kadar tüm kamusal alanlarda nasıl yer bulacağı, hem hukuki düzenlemeleri hem de toplumsal mutabakatı gerektiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“DİL ANAYASALARLA KORUNMALI”</strong></h2>

<p>Kertiş, “Her çocuk kendi anadilinde, anaokulundan üniversiteye kadar eğitim görebilmelidir. Sadece okullarda değil, devlet kurumlarında da Kürtçe olmalı. Eğitimde ve kamusal hayatta Kürtçeye statü verilmesi şart. Bunlar yasal ve anayasal düzenlemelerle mümkün. Diğer ülkelerde halklar kendi dilleriyle konuştuklarında her şey daha güzel oluyor, ekonomi gelişiyor, toplum ilerliyor. İnsanlar yaşıyorsa, o dilin önündeki engeller kaldırılmalı ve dili kabul edilmelidir” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Kurdideg 857X503" height="503" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2026/02/kurdideg-857x503.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="857" /></p>

<h2><strong>TEKLİK DAYATMASI VE EĞİTİM</strong></h2>

<p>Türkiye’de farklı halkların varlığı kabul edilirken, Kürtlerin ve Kürtçenin de tanınması gerektiğini söyleyen Kertiş, “Demokratik entegrasyon ile sayılan bütün sorunlar çözülür. Anayasal düzenleme ile Kürtçenin önü açılır. Eğitimin önce anlaşılır olması gerekiyor. Kürt çocukları okullarda başka bir dil görünce kendi dillerinde yetersiz olduklarını düşünüyorlar. Verilen yabancı dillerle Kürt çocukları adeta laboratuvara dönüştürülmüş. Kendi anadillerinde eğitim almalarının önü açılmalı” dedi.</p>

<h2><strong>“İÇİNDE YAŞADIĞIMIZ DEVLETLERDEN TALEPLERİMİZ OLABİLİR”</strong></h2>

<p>Kürtlerin taleplerine de değinen Kertiş, “Kürtler için iki önemli nokta var: Birincisi yaşadıkları devletlerden taleplerimiz, ikincisi ise kendi yapacaklarımız. İnsan olarak devletten taleplerimiz olabilir ve devletin de bunları karşılamak gibi sorumluluğu vardır. İlk isteğimiz, dilimizin statü sahibi olması ve yasal olarak tanınmasıdır. Kürtçe eğitim dili olmalıdır. Çocuklar istedikleri dilde eğitim alabilmelidir. Yürütülen imha ve asimilasyon politikalarına karşı, her şehirde ve ilçede dil kurumlarını kurmamız gerekiyor. Her mahallede dil komünleri oluşturmalıyız. Aileler evde, sokakta çocuklarıyla Kürtçe konuşmalı. Siyasetin dili Kürtçe olmalı. Hem biz hem devlet, bunun koşullarını güvence altına almalı. Kürtler bütün enerjilerini dil ve kültürlerine vermelidir. Esnaflar dükkanlarını Kürtçe yapmalı, Kürtçe tabela asmaları gerekiyor. Yaşam Kürtçe olmalıdır. Her sokak Kürtçe okul olmalıdır” şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/kurdigeh-yasam-kurtce-her-sokak-okul-olmali</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Feb 2026 13:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/02/kurdideg-857x503.jpg" type="image/jpeg" length="92113"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kirmanckî için çağrı: “Dilimize sahip çıkalım”]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/kirmancki-icin-cagri-dilimize-sahip-cikalim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/kirmancki-icin-cagri-dilimize-sahip-cikalim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[UNESCO’nun kaybolma tehlikesi altındaki diller listesinde yer alan Kürtçenin Kirmanckî (Kirdkî) lehçesi için Gimgimli yurttaşlar çağrıda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>21 Şubat Dünya Anadil Günü dolayısıyla konuşan yurttaşlar, asimilasyon politikalarına rağmen dillerini yaşatmaya kararlı olduklarını belirterek, “Kirmanckîyi yaşatacak bilince sahip olmalıyız” dedi.</p>

<p>Kuzey Kürdistan hattında Erzîngan, Xarpêt, Semsûr, Riha, Dêrsîm, Çewlig, Amed ve Gimgim (Varto) çevresinde konuşulan Kirmanckî, bölgenin kültürel ve inançsal dokusunu da yansıtıyor. Ancak son yıllarda artan göç, genç nüfusun azalması ve kültürel alanlardaki daralma nedeniyle lehçenin kullanım alanı giderek daralıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>“Dilimiz yaşamın parçası olmalı”</strong></h2>

<p>Gimgim’e bağlı Reqasan köyünde yaşayan Gürsel Taş, Kirmanckîyi günlük yaşamın bir parçası haline getirerek yaşatmaya çalıştıklarını söyledi. Uzun yıllardır sürdürülen asimilasyon politikaları ve baskılar nedeniyle gençlerin anadillerini öğrenemeden büyüdüğünü ifade eden Taş, dilin korunması için eğitim çalışmalarının şart olduğunu vurguladı.</p>

<p><img alt="690X390Cc Haber Logo Normal K R T R Mus 21 02 2026 Anadil Gunu Kirmancki Rop 857X503" height="503" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2026/02/690x390cc-haber-logo-normal-k-r-t-r-mus-21-02-2026-anadil-gunu-kirmancki-rop-857x503.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="857" /></p>

<p>Taş, Gimgim ve mezralarında 45-50 civarında Kirmanckî konuşan köy bulunduğunu belirterek, “Genç nüfus kalmadı. Dil ve kültür için açılan kurumların faaliyet yürütmesine izin verilmiyor. Yüzyıldır uygulanan politikalara rağmen boyun eğmedik. Ancak dilimizi yaşatmak için daha fazla çaba göstermeliyiz” dedi.</p>

<h2><strong>“Önce bilinç”</strong></h2>

<p>Aynı köyde yaşayan ve hayvancılıkla geçimini sağlayan Gökhan Yıldız da günlük yaşamında Kirmanckî konuşmaya özen gösterdiğini dile getirdi. Ancak ailelerin çocuklarıyla anadillerinde konuşmamasının en büyük sorunlardan biri olduğunu belirten Yıldız, “Her şeyden önce anadilimizi yaşatma bilincine sahip olmalıyız. Bu bilinç olmadığı sürece hiçbir kurum tek başına başarılı olamaz” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yurttaşlar, başta belediyeler ve Kürt dil kurumları olmak üzere ilgili tüm kesimlere Kirmanckînin yaşatılması için somut adımlar atılması çağrısında bulundu. Kirmanckînin yok olmasının yalnızca bir lehçenin kaybı değil, aynı zamanda bölgenin kültürel hafızasının silinmesi anlamına geleceği vurgulandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA / Can Kırbaş</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/kirmancki-icin-cagri-dilimize-sahip-cikalim</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Feb 2026 11:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/02/690x390cc-haber-logo-normal-k-r-t-r-mus-21-02-2026-anadil-gunu-kirmancki-rop-857x503.jpg" type="image/jpeg" length="35901"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kürtçe için sivil çaba sürüyor: Dernek sayısı sınırlı, birçok kentte hiç yok]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/kurtce-icin-sivil-caba-suruyor-dernek-sayisi-sinirli-bircok-kentte-hic-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/kurtce-icin-sivil-caba-suruyor-dernek-sayisi-sinirli-bircok-kentte-hic-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kürtçenin geliştirilmesi ve öğretilmesi için faaliyet yürüten dernekler 2016 sonrası yeniden örgütlenirken, Çukurova ve Akdeniz başta olmak üzere pek çok kentte hâlâ tek bir kurum bulunmuyor. Üniversitelerdeki akademik çalışmalar ise yalnızca birkaç bölümle sınırlı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<article dir="auto" tabindex="-1">
<p>Türkiye’de Kürtçenin kamusal alanda öğretilmesi ve yaygınlaştırılması, uzun yıllardır sivil toplumun omuzlarında ilerliyor. Anayasa’nın 42’nci maddesi uyarınca Türkçe dışında bir dilin anadil olarak eğitim kurumlarında okutulamaması, Kürtçe eğitim çalışmalarını dernekler ve özel atölyelerle sınırlı bırakıyor.</p>

<p>Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren farklı dönemlerde yasak ve baskılarla karşı karşıya kalan Kürtçe için yürütülen çalışmalar, özellikle 2016’daki darbe girişimi sonrası ilan edilen OHAL sürecinde çıkarılan KHK’lerle sekteye uğradı. Çok sayıda dil ve kültür kurumu kapatıldı. Ancak kısa süre içinde farklı isimler ve yapılar altında yeniden örgütlenmeler başladı.</p>

<h3>2016 sonrası kurulan dernekler</h3>

<p>Bu süreçte çeşitli kentlerde açılan dernekler, yüzlerce kişiye Kürtçenin Kurmancî, Kirmanckî ve Soranî lehçelerinde eğitim veriyor.</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Mezopotamya Dil ve Kültür Araştırmaları Derneği (MED-DER)</strong>: 2017’de Amed’de kuruldu. Yaklaşık 400 öğrenciye eğitim veriliyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Arî Dil Araştırmaları ve Kültür Derneği (ARÎ-DER)</strong>: Êlih’te 2018’de kuruldu, 2021’de isim değişikliğine gitti. 100’ü aşkın kişiye yüz yüze ve çevrim içi ders sunuyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Birca Belek Dil ve Kültür Derneği</strong>: 2019’dan bu yana iki kursta 24 öğrenci eğitim görüyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Kürt Kültürünü ve Dilini Geliştirme Derneği (KURDÎGEH)</strong>: 2024’te kuruldu; 90 öğrenciye ders veriliyor, çocuklara özel atölye bulunuyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Avesta Dil ve Kültür Araştırmaları Derneği</strong>: 2025’te İzmir’de kuruldu, 50 kişilik kurs yürütüyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Ferat Dil ve Kültür Araştırmaları Derneği (FERAD-DER)</strong>: 2019’dan bu yana 15 öğrenciye ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Botan Dil ve Kültür Araştırma Derneği (BOTAN-DER)</strong>: 2022’de kuruldu; 25 kursiyer sertifika aldı.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Konya Kültür Sanat ve Dil Derneği (KON-DER)</strong>: 2025’te kuruldu, 25 kişi atölyelere katılıyor.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>İstanbul Kürt Araştırmaları Derneği</strong>: 2017’den bu yana yaklaşık 250 kişiye farklı lehçelerde eğitim verdi.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Anka Dil Kültür ve Sanat Derneği (ANKA-DER)</strong>: 2022’den beri 75 aktif kursiyerle çalışmalarını sürdürüyor.</p>
 </li>
</ul>

<p>Bunların yanı sıra Wan, Riha, Agirî, Tekirdağ ve Bingöl gibi kentlerde de yeni kurulan ya da atölye aşamasındaki kurumlar bulunuyor. Bazı derneklerde çalışmalar yer değişikliği ya da idari süreçler nedeniyle dönemsel olarak durabiliyor.</p>

<h3>Sendika ve kültür merkezlerinde atölyeler</h3>

<p>Sivil derneklerin dışında bazı sendika ve kültür merkezlerinde de Kürtçe kurslar düzenleniyor. Özellikle <strong>Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen)</strong> şubelerinde Dêrsim, Wan ve Semsûr başta olmak üzere çok sayıda kentte kurslar açılıyor.</p>

<p><strong>Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES)</strong> Wan Şubesi’nde 60 kişiye eğitim veriliyor. Ayrıca <strong>Demokratik Alevi Derneği (DAD)</strong>, <strong>Mezopotamya Vakfı</strong> ve <strong>İsmail Beşikçi Vakfı</strong> gibi kurumlarda da dönemsel dil atölyeleri düzenleniyor.</p>

<h3>Çukurova, Akdeniz ve Serhat’ta boşluk</h3>

<p>Buna karşın yüz binlerce Kürdün yaşadığı Adana, Mersin, Antalya ve Hatay gibi kentlerde yalnızca Kürtçe üzerine çalışan bağımsız bir dernek bulunmuyor.</p>

<p>Serhat bölgesinde ise çalışmalar ağırlıklı olarak Wan’da yoğunlaşıyor. Erzirom, Îdir, Qers, Erdexan, Colemêrg, Mûş ve Bedlîs merkezde herhangi bir dil derneği faaliyet göstermiyor. Benzer biçimde Mêrdîn, Meletî, Mereş, Şirnex merkez, Elezîz, Dêrsim ve Erzingan da derneksiz kentler arasında yer alıyor.</p>

<h3>Üniversitelerde sınırlı akademik alan</h3>

<p>Kürt dili ve edebiyatı alanındaki akademik çalışmalar da sınırlı sayıda üniversiteyle kısıtlı. Kürt Dili ve Edebiyatı bölümü bulunan üniversiteler şunlar:</p>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Dicle Üniversitesi</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Mardin Artuklu Üniversitesi</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Muş Alparslan Üniversitesi</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Bingöl Üniversitesi</strong></p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Munzur Üniversitesi</strong></p>
 </li>
</ul>

<p>Sivil toplumun yürüttüğü kurslar ve sınırlı sayıdaki akademik bölüm, Kürtçenin öğretilmesi ve kurumsallaşması açısından temel dayanak noktalarını oluşturuyor. Ancak mevcut tablo, özellikle bazı bölgelerde ciddi bir örgütlenme ve kurumsal boşluk bulunduğunu ortaya koyuyor.</p>
</article></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/kurtce-icin-sivil-caba-suruyor-dernek-sayisi-sinirli-bircok-kentte-hic-yok</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Feb 2026 09:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/02/690x390cc-turkce-dosya-mrk-14-02-2026-kurtce-dil-dernekleri-durumu.jpg" type="image/jpeg" length="77990"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anadiller Alarm Veriyor: Türkiye’de 15 Dil Tehlikede]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/anadiller-alarm-veriyor-turkiyede-15-dil-tehlikede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/anadiller-alarm-veriyor-turkiyede-15-dil-tehlikede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[UNESCO verilerine göre dünyada her iki haftada bir dil yok oluyor. Küresel ölçekte dillerin yüzde 44’ü tehlike altındayken, Türkiye’de 15 dil yok olma riskiyle karşı karşıya. Anayasa’nın 42. maddesi anadilde eğitimin önünde engel olarak tartışılırken, Kürtçe öğretmen atamalarının sınırlı kalması dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<article dir="auto" tabindex="-1">
<p>21 Şubat, 2000 yılından bu yana UNESCO kararıyla “Dünya Anadil Günü” olarak anılıyor. Amaç; kültürel çeşitliliği ve çok dilliliği teşvik etmek. Ancak yayımlanan son raporlar, dünya dillerinin ciddi bir yok oluş sürecinden geçtiğini ortaya koyuyor.</p>

<p>UNESCO’nun 4 Mart 2025 tarihli raporuna göre dünyada konuşulan ya da işaret dili olarak kullanılan 8 bin 324 dil bulunuyor. Bu dillerin yaklaşık 7 bini hâlâ aktif olarak kullanılsa da yalnızca 351’i eğitim dili statüsünde. Dünya genelinde çocukların sadece yüzde 40’ı anadilinde eğitim alabiliyor. Kuruma göre her iki haftada bir dil yok oluyor.</p>

<p>Dil envanteri konusunda önemli kaynaklardan biri olan Ethnologue ise dünyada 7 bin 159 dilin konuşulduğunu belirtiyor. Bu dillerin yaklaşık yüzde 44’ü tehlike altında ve çoğunun konuşur sayısı 1000’in altına düşmüş durumda. Öte yandan dünyanın en büyük 20 dili, 3,7 milyardan fazla insanın anadili ve bu sayı dünya nüfusunun neredeyse yarısına karşılık geliyor.</p>

<h3>Anadilde eğitim hayati görülüyor</h3>

<p>Uzmanlara göre yüzlerce dilin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasının başlıca nedenlerinden biri, bu dillerin kamusal alanda ve eğitim sisteminde yer bulamaması. Uluslararası kuruluşlar ve dilbilimciler, dil koruma ve canlandırma politikalarının eğitimle desteklenmesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>Birçok çokkültürlü ülkede birden fazla dilde eğitim uygulanırken, ulus-devlet modelini benimseyen ülkelerde resmi dil dışındaki dillere eğitim alanında sınırlı yer veriliyor.</p>

<h3>Türkiye’de tablo</h3>

<p>Türkiye’de konuşulan dil sayısının 20 ila 30 arasında olduğu tahmin ediliyor. UNESCO’nun Tehlike Altındaki Diller Atlası’na göre Ubıhça, Mlahso ve Kapadokya Yunancası tamamen yok olmuş diller arasında yer alıyor. Hertevin “yok olma” kategorisinde bulunurken; Turoyo, Ladino, Gagavuzca, Romanca, Batı Ermenicesi, Hemşince, Lazca, Pontus Yunancası, Abazaca ve Suret dilleri ciddi tehlike altında. Adigece, Abhazca, Kabardey-Çerkesçe ve Kürtçenin Kirmançkî (Zazaca) lehçesi ise “kırılgan” diller arasında gösteriliyor.</p>

<p>Türkiye’de resmi dil Türkçe. Anayasa’nın 42. maddesinde “Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında okutulamaz ve öğretilemez” hükmü yer alıyor. Bu madde, anadilde eğitim tartışmalarının merkezinde bulunuyor. Türkiye, çeşitli uluslararası sözleşmelere taraf olmakla birlikte, anadilde eğitimle ilgili maddelere çekince koymuş durumda.</p>

<p>1960’ta kabul edilen ve 1962’de yürürlüğe giren UNESCO “Eğitimde Ayrımcılığa Karşı Sözleşme” ise devletlerin eğitimde ayrımcılığı ortadan kaldırmasını ve azınlıkların kendi dillerinde eğitim hakkını tanımasını öngörüyor. Türkiye bu sözleşmeye taraf değil.</p>

<h3>Seçmeli ders uygulaması ve atamalar</h3>

<p>2012 yılında yapılan düzenlemeyle Kürtçe, “Yaşayan Diller ve Lehçeler” başlığı altında seçmeli ders olarak müfredata girdi. Kurmancî ve Kirmançkî lehçeleri 5, 6, 7 ve 8. sınıflarda seçilebiliyor.</p>

<p>Son üç yılda Kürtçeyi seçen öğrenci sayısında artış yaşandı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p>2023-2024: 23 bin öğrenci</p>
 </li>
 <li>
 <p>2024-2025: 35 bin öğrenci</p>
 </li>
 <li>
 <p>2025-2026: 59 bin 362 öğrenci</p>
 </li>
</ul>

<p>Ancak öğretmen atama kontenjanları dalgalı bir seyir izledi. 2021’de 3, 2022’de 2 kontenjan ayrılırken; 2023’te 50’ye çıkan sayı 2024’te 10’a, 2025’te ise 6’ya düştü. Dil alanında çalışan uzmanlar, öğretmen ve materyal eksikliğinin seçmeli ders uygulamasının etkinliğini sınırladığını belirtiyor.</p>

<p>Küresel ölçekte dillerin hızla yok olduğu bir dönemde, anadilde eğitime yönelik politikalar ve uygulamalar hem kültürel mirasın korunması hem de eşit eğitim hakkı tartışmaları açısından önemini koruyor.</p>
</article></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR SANAT</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/anadiller-alarm-veriyor-turkiyede-15-dil-tehlikede</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 10:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/02/690x390cc-turkce-dosya-mrk-17-02-2026-anadil-gunu-dunya-turkiye-mevzuat.jpg" type="image/jpeg" length="15597"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
