<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Hakkari Haber</title>
    <link>https://www.colemerghaber.com</link>
    <description>Hakkari ve Yüksekova’dan doğru, hızlı ve güvenilir haberin adresi, Colemerg Haber, Hakkari Haber ve Yüksekova Haber, Yaşadığınız yerden, yaşadığınız gibi haber alın!</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.colemerghaber.com/rss/kadin" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026 Colemerg Haber, Sitemizde yer alan içerikler kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 14 May 2026 09:33:34 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/rss/kadin"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Bekar Anneler Derneği Uyarıyor: “Sistem Bakım Yükünü Görmüyor”]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/bekar-anneler-dernegi-uyariyor-sistem-bakim-yukunu-gormuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/bekar-anneler-dernegi-uyariyor-sistem-bakim-yukunu-gormuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de tek ebeveynli ailelerin sayısı her geçen yıl artarken, bu hanelerin büyük bölümünü çocuklarını tek başına büyüten kadınlar oluşturuyor. Uzmanlar ve dernek temsilcileri, sosyal politikaların mevcut aile yapısına göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de tek ebeveynli ailelerin sayısındaki artış dikkat çekiyor. Resmi verilere göre hanelerin önemli bir kısmını tek ebeveyn ve çocuklardan oluşan yapılar oluştururken, bu grubun büyük bölümünü anneler temsil ediyor.</p>

<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2024 yılı itibarıyla hanelerin yüzde 10,9’u tek ebeveynli ailelerden oluşuyor. Bu oran içinde anne ve çocuklardan oluşan haneler yüzde 8,4 seviyesinde yer alırken, yaklaşık 2,2 milyon kadının çocuklarını tek başına büyütme mücadelesi verdiği belirtiliyor.</p>

<p>Araştırmalar, boşanma sonrası velayetlerin yaklaşık yüzde 74’ünün annelere verildiğini ortaya koyarken, ekonomik koşullar, artan yaşam maliyetleri ve güvencesiz çalışma şartları bekar annelerin yaşadığı zorlukları daha da derinleştiriyor.</p>

<p><img alt="Anneligin Kutsanmasi Bekar Anneleri Nasil Etkiliyor" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2026/05/anneligin-kutsanmasi-bekar-anneleri-nasil-etkiliyor.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" / width="1200" height="750"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2024 yılında kurulan Bekar Anneler Derneği’nin kurucusu Serap Yelkenci, Türkiye’de anneliğin toplumsal olarak kutsandığını ancak bunun çoğunlukla geleneksel çekirdek aile modeli üzerinden tanımlandığını ifade ediyor.</p>

<p>Yelkenci, tek ebeveynli ailelerin toplumda çoğu zaman “eksik aile” olarak görüldüğünü belirterek, bu durumun kadınların sosyal yaşamdan iş hayatına kadar birçok alanda görünmez bir baskıya maruz kalmasına neden olduğunu söylüyor.</p>

<p>Bekar annelerin sıklıkla “Nasıl geçiniyorsun?” veya “Eş nerede?” gibi sorularla karşılaştığını belirten Yelkenci, bu aile yapısının artık istisna değil, değişen ekonomik ve toplumsal düzenin bir sonucu olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Sosyal politikaların hâlâ iki ebeveynli aile modeline göre şekillendiğini ifade eden Yelkenci, bakım emeğinin görünmez bırakıldığını ve kadınların aynı anda hem gelir üretmek hem de çocuk bakımını üstlenmek zorunda kaldığını dile getiriyor.</p>

<p>Yüksek kiralar, kreş eksikliği, güvencesiz istihdam ve yetersiz sosyal desteklerin bekar anneleri zorladığını belirten Yelkenci, mevcut yardım mekanizmalarının kısa vadeli çözümler sunduğunu ancak yapısal sorunları ortadan kaldırmadığını ifade ediyor.</p>

<p>“İhtiyaç olan yalnızca yardım değil, sürdürülebilir istihdam, erişilebilir kreş hizmetleri, psikolojik destek ve sosyal güvence” diyen Yelkenci, bakım emeğinin toplumsal olarak paylaşılması gerektiğini söylüyor.</p>

<p>Uzmanlara göre tek ebeveynli ailelerin karşılaştığı sorunların çözümü, sadece ekonomik desteklerle değil, aynı zamanda kapsamlı sosyal politikalarla mümkün olabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KADIN</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/bekar-anneler-dernegi-uyariyor-sistem-bakim-yukunu-gormuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 12:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/05/anneligin-kutsanmasi-bekar-anneleri-nasil-etkiliyor.jpg" type="image/jpeg" length="75848"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[30 Yaşındaki Kübra Ölü Halde bulundu]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/30-yasindaki-kubra-olu-halde-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/30-yasindaki-kubra-olu-halde-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’nın Serik ilçesinde 30 Nisan’dan bu yana kayıp olan Kübra Yapıcı’nın cansız bedeni Burdur’da ormanlık alanda bulundu. Olayla ilgili 2 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya’nın Serik ilçesinde 30 Nisan gecesi kaybolan 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’dan acı haber geldi. Günlerdir aranan Yapıcı’nın cansız bedeni, Burdur’un Bucak ilçesine bağlı ormanlık alanda bulundu.</p>

<p>Kayıp ihbarının ardından başlatılan arama çalışmaları, Manavgat, Serik ve Burdur Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda yürütüldü. Yapılan çalışmalar sonucunda genç kadının hayatını kaybettiği belirlendi.</p>

<p>Olayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında şüpheliler İ.U.D. (22) ve A.B.S. (22) yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.</p>

<p>Kübra Yapıcı’nın cenazesinin, memleketi Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde toprağa verileceği belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KADIN</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/30-yasindaki-kubra-olu-halde-bulundu</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 21:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/05/330x242cc-antly-06-05-2026-kubra-yapici-katledildi.jpg" type="image/jpeg" length="27325"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gülistan Doku Dosyasında Yeni Detay: Telefonuna Takip Uygulaması İddiası]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/gulistan-doku-dosyasinda-yeni-detay-telefonuna-takip-uygulamasi-iddiasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/gulistan-doku-dosyasinda-yeni-detay-telefonuna-takip-uygulamasi-iddiasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dersim’de 6 yıl önce kaybolan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin soruşturmada çarpıcı bulgular ortaya çıktı. Şüpheli Zeinal Abarakov’un, Doku’nun telefonuna takip uygulaması yüklediği ve verilerine eriştiği iddiaları dosyaya girdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Dersim’de 5 Ocak 2020 tarihinde kaybolan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin yürütülen soruşturmada yeni ve dikkat çekici gelişmeler yaşanıyor. Yıllardır aydınlatılamayan dosyada, teknik incelemeler ve son operasyonlarla birlikte önemli iddialar gün yüzüne çıktı.</p>

<p>JINNEWS muhabiri Şehriban Aslan’ın ulaştığı ifadelere göre, tutuklu şüpheli Zeinal Abarakov’un Jandarma Suç Araştırma Timleri’ne (JASAT) verdiği beyanlar, soruşturmanın seyrini değiştirebilecek nitelikte. Ulusal Kriminal Büro tarafından yapılan dijital incelemelerde, Abarakov’un Gülistan Doku’nun telefonuna yönelik bir dizi “etkinlik takibi” gerçekleştirdiği tespit edildi.</p>

<p>Rapora yansıyan bulgulara göre, Doku’nun kaybolmasından bir gün önce ve kaybolduğu gün, farklı saat dilimlerinde telefon üzerinde işlem yapıldığı belirlendi. İncelemelerde, Rusça dilinde gerçekleştirilen bu işlemlerin Abarakov tarafından yapıldığı değerlendirildi. Ayrıca takip edilen cihazın baş harflerinin “GÜ” olması, söz konusu telefonun Gülistan Doku’ya ait olduğu yönündeki şüpheleri güçlendirdi.</p>

<p>Soruşturma kapsamında Abarakov’a, Doku’nun telefonuna neden erişim sağladığı, bir takip uygulaması yükleyip yüklemediği ve elde ettiği verilerin kayıp olayıyla bağlantısı olup olmadığı yönünde kritik sorular yöneltildi. Ancak şüpheli, bu soruların tamamına “Bilmiyorum, hatırlamıyorum” şeklinde yanıt verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ortaya çıkan bu teknik veriler, Gülistan Doku’nun telefonundaki bilgilerin nasıl silindiği sorusunu da yeniden gündeme taşıdı. Uzmanlar, uzaktan erişim ya da casus yazılım ihtimali üzerinde duruyor.</p>

<p>Öte yandan soruşturma kapsamında Nisan ayında düzenlenen üç ayrı operasyonda toplam 17 şüpheli gözaltına alındı. Aralarında kamu görevlilerinin de bulunduğu 12 kişi tutuklanırken, ABD’de bulunan firari şüpheli Umut Altaş hakkında kırmızı bülten çıkarıldı. Altaş’ın kardeşi Sidar Altaş’ın itiraf niteliğindeki video kaydı da dosyaya delil olarak girdi.</p>

<p>Kamuoyunun yakından takip ettiği Gülistan Doku dosyasında, yeni delillerin soruşturmanın seyrini nasıl etkileyeceği merakla bekleniyor.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KADIN</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/gulistan-doku-dosyasinda-yeni-detay-telefonuna-takip-uygulamasi-iddiasi</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 11:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/05/gulistan-dokunun-ailesinin-avukati-gozaltilarin-devami-gelecek-r0k1.webp" type="image/jpeg" length="53140"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şengal’den Kaçırılan Ezidi Çocuk 12 Yıl Sonra Ailesine Kavuştu]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/sengalden-kacirilan-ezidi-cocuk-12-yil-sonra-ailesine-kavustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/sengalden-kacirilan-ezidi-cocuk-12-yil-sonra-ailesine-kavustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[IŞİD’in 2014’te Şengal saldırılarında kaçırdığı 7 yaşındaki Ezidi çocuk, 12 yıl sonra Suriye’nin İdlib kentinde bulunarak ailesine teslim edildi. Bölgede hâlâ binlerce kayıp Ezidi’nin akıbeti bilinmiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>IŞİD’in 3 Ağustos 2014’te Şengal ve çevresine düzenlediği saldırılar sırasında henüz 7 yaşındayken kaçırılan Ezidi C.A., 12 yıl sonra Suriye’nin İdlib kentinde bulunarak ailesine kavuşturuldu. Kurtarma operasyonunun, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Neçirvan Barzani’nin özel ofisine bağlı “IŞİD Tarafından Kaçırılanları Kurtarma Ofisi” tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda gerçekleştirildiği belirtildi.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre C.A.’nın kısa süre önce kurtarıldığı ve güvenli şekilde ailesine teslim edildiği kaydedildi. Aileden daha önce de 4 kişinin kurtarıldığı, ancak babalarından hâlâ haber alınamadığı ifade edildi.</p>

<p>Yetkililerin paylaştığı verilere göre, 2014 yılında Şengal’de gerçekleştirilen saldırılarda 6 bin 417 Ezidi kaçırıldı. 4 Mayıs 2026 itibarıyla bunlardan 3 bin 595’i kurtarılırken, yaklaşık 2 bin 500 kişinin akıbeti ise hâlâ bilinmiyor.</p>

<p>Öte yandan, Suriye’nin İdlib kentinde geçmiş yıllarda yüzlerce Ezidi kadın ve çocuğun tutulduğuna dair bilgiler de gündemdeki yerini koruyor. Suriye İnsan Hakları Geliştirme Örgütü temsilcileri, daha önce yaptıkları açıklamalarda İdlib’deki bazı bölgelerde yüzlerce Ezidi esirin bulunduğunu ifade etmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzun yıllar süren esaretin ardından gelen bu kurtuluş, kayıp Ezidilerin bulunmasına yönelik umutları yeniden artırırken, bölgede hâlâ binlerce kişinin izine ulaşılamamış olması endişe yaratıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KADIN</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/sengalden-kacirilan-ezidi-cocuk-12-yil-sonra-ailesine-kavustu</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 10:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/05/isid-tarafindan-7-yasinda-kacirilan-ca-12-yil-sonra-kurtarildi-rwui.webp" type="image/jpeg" length="20194"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Şüpheli ölüm: Genç kadın evinde ölü bulundu]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/supheli-olum-genc-kadin-evinde-olu-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/supheli-olum-genc-kadin-evinde-olu-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erbaa ilçesinde Elif Cevahir Şahin, evinde şüpheli şekilde hayatını kaybetmiş halde bulundu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tokat’ın Erbaa ilçesinde Elif Cevahir Şahin, evinde şüpheli şekilde yaşamını yitirmiş halde bulundu.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, Şahin’in kardeşi eve geldiği sırada ablasını hareketsiz halde buldu. Durumun bildirilmesi üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.</p>

<p>Sağlık ekiplerinin yaptığı incelemede, Elif Cevahir Şahin’in yaşamını yitirdiği tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şahin’in cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Erbaa Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.</p>

<p>Olayla ilgili polis ekipleri tarafından soruşturma başlatıldığı bildirildi.</p>

<p><img alt="Tokat Supheli Olum" height="390" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2026/04/tokat-supheli-olum.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="690" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KADIN</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/supheli-olum-genc-kadin-evinde-olu-bulundu</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/04/tokat-supheli-olum.jpg" type="image/jpeg" length="79464"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gülistan Doku Soruşturmasında Kritik Gelişme: 7 İlde Operasyon, 12 Gözaltı]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-kritik-gelisme-7-ilde-operasyon-12-gozalti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-kritik-gelisme-7-ilde-operasyon-12-gozalti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2020 yılından bu yana kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku dosyasında yeni bir aşamaya geçildi. Cinayet şüphesi kapsamında yürütülen soruşturmada 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlenirken, aralarında dikkat çeken isimlerin de bulunduğu 12 kişi gözaltına alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tunceli’de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin yürütülen soruşturmada önemli bir gelişme yaşandı. Uzun süredir kamuoyunun yakından takip ettiği dosyada, savcılık tarafından cinayet şüphesi kapsamında geniş çaplı bir operasyon başlatıldı.</p>

<p>Adalet Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, soruşturma çerçevesinde toplam 13 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarıldı. Bu karar doğrultusunda 7 farklı ilde belirlenen adreslere eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Operasyonlar sonucunda, dönemin Tunceli Valisi’nin oğlu Mustafa Türkay S. ile Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal A.’nın da aralarında bulunduğu 12 kişi gözaltına alındı. Diğer şüpheliler arasında Engin Y., Cemile Y., Uğurcan A., Erdoğan E., Gökhan E., Savaş G., Süleyman Ö., Celal A., Nurşen A. ve Şükrü E. isimleri yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yetkililer, elde edilen yeni deliller doğrultusunda soruşturmanın derinleştirildiğini ve olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için çalışmaların titizlikle sürdürüldüğünü belirtti. Gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemlerinin devam ettiği öğrenildi.</p>

<p>Öte yandan, Munzur Üniversitesi öğrencisi olan 21 yaşındaki Gülistan Doku’dan 5 Ocak 2020’den itibaren haber alınamaması üzerine ailesi, Diyarbakır’dan Tunceli’ye gelerek 6 Ocak 2020 tarihinde kayıp başvurusunda bulunmuştu. Genç kadının son görüldüğü yerler ve cep telefonu sinyalleri üzerinden yürütülen arama çalışmalarına rağmen yıllar boyunca somut bir sonuca ulaşılamamış, olay Türkiye genelinde büyük yankı uyandırmıştı.</p>

<p>Yeni operasyonla birlikte dosyada kritik bir eşik aşılırken, kamuoyu şimdi soruşturmanın nasıl sonuçlanacağını merakla bekliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KADIN</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/gulistan-doku-sorusturmasinda-kritik-gelisme-7-ilde-operasyon-12-gozalti</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 09:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/04/144778.jpg" type="image/jpeg" length="33436"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Mutluluk kapısı” dediği kursa 82 yaşında hayat veriyor]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/mutluluk-kapisi-dedigi-kursa-82-yasinda-hayat-veriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/mutluluk-kapisi-dedigi-kursa-82-yasinda-hayat-veriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Amed Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Diyarbakır Sanat ve Meslek Edindirme Kursları (DİSMEK), her yaştan yurttaşı el sanatlarıyla buluşturmaya devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Amigurumiden çiniye, seramikten kağıt rölyefe kadar birçok farklı branşta verilen ücretsiz eğitimler, katılımcıların hem yeni beceriler kazanmasını hem de sosyal hayata daha aktif şekilde katılmasını sağlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu kursların en dikkat çeken isimlerinden biri ise 82 yaşındaki Nihal Bozokalfa oldu. Yaşına rağmen büyük bir heyecanla kursa devam eden Bozokalfa, amigurumi başta olmak üzere farklı el sanatlarında üretim yaparak adeta gençlere taş çıkartıyor.</p>

<p>Uzun süredir kursa düzenli olarak katılan Bozokalfa, sadece örgü oyuncaklar değil; kozadan çiçekler, kapı süsleri ve kağıt rölyef gibi birçok farklı çalışmaya da imza atıyor. Ürettiği el emeği ürünleri çoğu zaman sevdiklerine hediye eden Bozokalfa, yeni öğrendiği çini, mozaik ve seramik sanatlarında da kendini geliştirmeye devam ediyor.</p>

<p><img alt="Nihal Bozokalfa Belediye Kurs2" height="390" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2026/04/nihal-bozokalfa-belediye-kurs2.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="690" /></p>

<p>“Buraya gelmediğim gün içimde bir eksiklik hissediyorum” diyen Bozokalfa, kursun kendisi için sadece bir öğrenme alanı değil aynı zamanda bir yaşam enerjisi olduğunu söylüyor. “Buraya geldiğimde bütün sıkıntılarımı dışarıda bırakıyorum. Bir şeyler üretmek beni hayata bağlıyor. Eve döndüğümde ise huzurlu oluyorum. Burası benim için bir mutluluk kapısı” sözleriyle duygularını dile getiriyor.</p>

<p>El sanatları eğitmeni Sevgi Arı ise kursların sadece hobi değil, aynı zamanda ekonomik bir katkı alanı oluşturduğunu belirtiyor. Arı, yaklaşık 15 kursiyerle çalışmalarını sürdürdüklerini ifade ederek, “Kursiyerlerimiz burada hem öğreniyor hem üretiyor. Kimi torununa oyuncak yapıyor, kimi evini süslüyor. Üretilen ürünler zaman zaman satışa da sunuluyor ve aile bütçesine katkı sağlıyor. Bu kurslar aynı zamanda güçlü bir dayanışma ortamı oluşturuyor” dedi.</p>

<p>DİSMEK kursları, farklı yaş gruplarını bir araya getirerek hem üretimi hem de sosyalleşmeyi teşvik ederken, özellikle ileri yaşlardaki yurttaşların hayata daha sıkı tutunmasına da katkı sunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KADIN</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/mutluluk-kapisi-dedigi-kursa-82-yasinda-hayat-veriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Apr 2026 10:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/04/nihal-bozokalfa-belediye-kurs2.jpeg" type="image/jpeg" length="42387"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rojin Kabaiş’in Şüpheli Ölümü: Aileden Yeni DNA Talebi]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/rojin-kabaisin-supheli-olumu-aileden-yeni-dna-talebi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/rojin-kabaisin-supheli-olumu-aileden-yeni-dna-talebi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümünün üzerinden 19 ay geçerken, ailesi soruşturmanın hızlandırılması ve yeni DNA örneklerinin alınmasını talep etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek ile görüşen aile, sürecin aydınlatılması için somut adımların atılmasını istedi.</p>

<h2>Aileden DNA Örnekleri Talebi</h2>

<p>Görüşmede Rojin Kabaiş’in ailesi, üniversite rektörü ve bazı akrabalarından DNA örneği alınmasını talep etti. Baba Nizamettin Kabaiş, “Uzun süredir bekliyoruz, kızımıza ne olduğu konusunda somut bir cevap alamadık. Dosyada net bir sonuca hâlâ ulaşılamadı” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Rojin Kabais Fgy6 Cover.jpg" height="479" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2024/10/rojin-kabais-fgy6-coverjpg.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="850" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Telefon İncelemesi Çin’e Gönderilecek</h2>

<p>Soruşturma kapsamında iki erkek DNA’sının tespit edildiğini belirten Kabaiş, telefonun kilidinin İspanya’da açılamadığını ve inceleme için Çin’e gönderileceğini söyledi. Baba Kabaiş, delillerin geç incelendiğini belirterek dosyadaki tüm şüphelerin aydınlatılmasını istedi.</p>

<h2>Aile Sorumluların Ortaya Çıkmasını İstiyor</h2>

<p>Aile, Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin tüm soruların cevaplanmasını ve suçluların tespit edilmesini talep ediyor. Sosyal medyada aileyi tehdit eden iki kişinin yurtdışında yakalandığı bilgisinin de paylaşıldığı görüşmede, sürecin hızlandırılması gerektiği vurgulandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KADIN</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/rojin-kabaisin-supheli-olumu-aileden-yeni-dna-talebi</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 11:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2024/10/690x450cc-w-01-10-2024-rojin-kabais-bav-rop4.jpg" type="image/jpeg" length="63412"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[“Kadınlar Barışı Konuşuyor” Panelinde Barışın İnşasında Kadın Vurgusu]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/kadinlar-barisi-konusuyor-panelinde-barisin-insasinda-kadin-vurgusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/kadinlar-barisi-konusuyor-panelinde-barisin-insasinda-kadin-vurgusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Demokratik Gelişim Enstitüsü (DPI), Doğu ve Güneydoğu İş Kadınları Derneği (DOGÜNKAD), Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası İş Kadınları Meclisi ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Girişimci Kadınlar Kurulu iş birliğiyle düzenlenen “Kadınlar Barışı Konuşuyor” etkinliği, renkli paneliyle sona erdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Panelde, DEM Parti Şırnak Milletvekili <strong>Ayşegül Doğan</strong>, AKP MKYK Üyesi <strong>Zeynep Alkış</strong> ve CHP Parti Meclisi Üyesi <strong>Emine Uçak Erdoğan</strong> konuşmacı olarak yer aldı.</p>

<h2><strong>Savaşın Kadın Üzerindeki Etkisi</strong></h2>

<p>Panelin ilk konuşmasını yapan CHP Parti Meclisi Üyesi Emine Uçak Erdoğan, kadınların bir araya gelmesinin önemine dikkat çekti. Erdoğan, “Türkiye’de barış, demokrasi, adalet ve kalkınma meselelerini çözmek istiyorsak, bir araya gelmeme ve sorunları sadece dönemsel olarak ele alma alışkanlıklarından vazgeçmeliyiz. Ayrıca yalnızca dönemsel mağduriyetler üzerinden tartışmayı bırakmalıyız. İrlanda modelini dinledik; bu çok önemliydi ve değişim gerektiğini açıkça gösteriyor” dedi.</p>

<p>Savaş ve çatışmaların çoğu zaman kadınların bedeni üzerinden yürütüldüğünü belirten Erdoğan, “Barışın da kadınların elleriyle kurulması gerekir. Araştırmalar, kadınların müzakere süreçlerinde yer almasının başarı ihtimalini yüzde 35 artırdığını gösteriyor. Buna rağmen dünya genelinde kadınların barış masalarındaki temsili sadece yüzde 13 civarında” diye konuştu.</p>

<h2><strong>Barışın İnşasında Ortak Akıl</strong></h2>

<p>AKP MKYK Üyesi Zeynep Alkış ise barışın önemine dikkat çekerek, “Barış pamuklara sarılacak kadar önemli. Savaşın nesnesi ve öznesi kadındır, havzası da kadındır. Barış, siyasal bir sonuç olduğu kadar bir süreçtir. Kadınlar erkeklerden daha detaycıdır. 1921 Anayasasında Kürtlerin varlığı yer alırken, 1924’te tek millet ve tek dil anlayışı benimsendi. Lozan Antlaşması ile Kürtler için derinleşmiş bir sorun oluştu” dedi.</p>

<p><img alt="Panel Surec Aysegul Dogan7 857X503" height="503" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2026/03/panel-surec-aysegul-dogan7-857x503.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="857" /></p>

<h2><strong>Çatışmalı Süreçten Barışa</strong></h2>

<p>DEM Parti Sözcüsü <strong>Ayşegül Doğan</strong>, çatışma süreçlerinin yol açtığı acılara dikkat çekti: “Son 50 yıl, çatışma ve acıyla geçti. Ancak artık bu süreç, demokratik ve kalıcı bir barış arayışıyla şekilleniyor. Cizre’de doğdum, gençliğim orada geçti. 1980’ler ve 90’lar kolay yıllar değildi; en korkunç yıllar o dönemdi. 2016’ya kadar yaşananlar ise dayanılmaz noktaya ulaştı.”</p>

<p>Doğan, Cemile Çağırga ve Taybet İnan’ın katledilmesine işaret ederek, “Cizre, mezarsız ölülerin en çok olduğu coğrafyadır. Bu acıları unutmamalıyız. En büyük acılar kadınlara yaşatıldı. Bu yüzden toprakların kadınları Êzidî, Keldani, Süryani, Kürt, Alevi fark etmeksizin deneyim ve tecrübelerine güvenerek barışı kurabilir” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Barışın toplumsallaşmasının önemine vurgu yapan Doğan, “İnsanlar güven duymuyor, yeniden yıkılmaktan korkuyor. Yeni kuşaklar aynı sonları görme riskiyle karşı karşıya. Başaramamak gibi bir şansımız yok. Bu işi sadece siyasi partilere bırakamayız. Her yurttaş, bu savaşın son bulması için sorumluluk hissetmeli. Ve en çok da kadınlar, çünkü en büyük bedeli onlar ödedi, en büyük barışı da onlar kurabilir” dedi.</p>

<p>Doğan, kadınların barış sürecindeki rolüne dair sözlerini şöyle tamamladı: “Kadınlar olarak güçlü bir şekilde örgütlenip barışı inşa edebiliriz. Pamuklara sarmamız gereken bir süreç, geçmişten ders çıkaracağımız ve ezberlerimizi bozacağımız bir süreç.”</p>

<p>Panel, soru-cevap bölümü ile sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KADIN</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/kadinlar-barisi-konusuyor-panelinde-barisin-insasinda-kadin-vurgusu</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 12:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/03/panel-surec-aysegul-dogan7-857x503.jpg" type="image/jpeg" length="88415"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Rojin Kabaiş İçin Adalet Çağrısı: “18 Aydır Dosya Aydınlatılmadı”]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/rojin-kabais-icin-adalet-cagrisi-18-aydir-dosya-aydinlatilmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/rojin-kabais-icin-adalet-cagrisi-18-aydir-dosya-aydinlatilmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rojin Kabaiş İçin Adalet Komisyonları, Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümünün 18’inci ayında birçok kentte eş zamanlı açıklamalar yaparak soruşturma sürecine tepki gösterdi. Açıklamalarda dosyanın aydınlatılmadığı ve sürecin uzatıldığı iddia edilerek şeffaflık çağrısı yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TÜRKİYE GENELİ – İzmir, İstanbul ve Ankara başta olmak üzere birçok kentte gerçekleştirilen eylemlerde, adalet talebi ön plana çıktı.</p>

<h2>Birçok Kentte Eş Zamanlı Açıklama</h2>

<p>İzmir’de Alsancak’ta başlayan yürüyüş, Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde yapılan basın açıklamasıyla son buldu. İstanbul’da Kadıköy Süreyya Operası önünde, Ankara’da ise Kızılay Sakarya Caddesi’nde toplanan gruplar, sloganlar eşliğinde açıklamalar yaptı.</p>

<p>Eylemlerde “Rojin Kabaiş isyanımızdır”, “Failleri yargıla” ve “Rojin’in hesabı sorulacak” sloganları öne çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“Soruşturma Etkin Yürütülmüyor” İddiası</h2>

<p>Ortak açıklamada, Rojin Kabaiş’in ölümüne ilişkin soruşturmanın 18 aydır sonuçlandırılamadığı ve sürecin şeffaf yürütülmediği öne sürüldü.</p>

<p>Açıklamada, bazı delillerin geciktirildiği ve dosyada kısıtlılık kararlarının devam ettiği belirtilerek, bunun kamuoyunun bilgiye ulaşmasını engellediği ifade edildi.</p>

<p><img alt="Rojin Kabais Basin Basin Aciklamasi1" height="390" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2026/03/rojin-kabais-basin-basin-aciklamasi1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="690" /></p>

<h2>“Toplumsal Barış ve Güven Zedeleniyor”</h2>

<p>Komisyon üyeleri, süreçte yaşanan gelişmelerin toplumda kaygı ve güvensizlik yarattığını savundu. Ayrıca aileye yönelik tehdit iddialarına da dikkat çekilerek, bu durumun araştırılması gerektiği belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, kadın ölümlerinin üzerinin örtülmemesi gerektiği vurgulanarak, benzer olaylarda etkin soruşturma yürütülmesi çağrısı yapıldı.</p>

<h2>Talepler Sıralandı</h2>

<p>Açıklamalarda şu talepler dile getirildi:</p>

<ul>
 <li>Dosyadaki kısıtlılık kararlarının kaldırılması</li>
 <li>DNA bulgularına ilişkin detayların açıklanması</li>
 <li>Telefon verilerinin incelenmesi</li>
 <li>Soruşturmanın genişletilmesi ve sorumluların yargılanması</li>
 <li>Aileye yönelik iddiaların araştırılması</li>
 <li>Delillerin şeffaf şekilde kamuoyuyla paylaşılması</li>
</ul>

<p>Rojin Kabaiş İçin Adalet Komisyonları, adalet talebinin süreceğini belirterek kamuoyuna duyarlılık çağrısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KADIN</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/rojin-kabais-icin-adalet-cagrisi-18-aydir-dosya-aydinlatilmadi</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 21:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/03/rojin-kabais-basin-basin-aciklamasi1.jpg" type="image/jpeg" length="60980"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trans Doktor Larin Kayataş: “Mahkeme Kararına Rağmen İkinci Kez Meslekten Edildim”]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/trans-doktor-larin-kayatas-mahkeme-kararina-ragmen-ikinci-kez-meslekten-edildim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/trans-doktor-larin-kayatas-mahkeme-kararina-ragmen-ikinci-kez-meslekten-edildim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin ilk açık kimlikli trans kadın doktorlarından Larin Kayataş, Sağlık Bakanlığı tarafından “memurlukla bağdaşmayan davranış” gerekçesiyle ikinci kez görevden alındığını açıkladı. Kayataş, yaşadığı süreci “sistematik dışlama ve açık bir zulüm” olarak nitelendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Trans doktor Larin Kayataş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla kamudaki doktorluk görevine ikinci kez son verildiğini duyurdu. Kayataş, kararın daha önce alınan bir mahkeme hükmüne rağmen uygulanmasının dikkat çekici olduğunu vurguladı.</p>

<p>Kendisine iletilen resmi tebligatı da paylaşan Kayataş, görevden çıkarılma gerekçesinin “memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” şeklinde ifade edildiğini belirtti.</p>

<p>Yaşadığı sürecin yalnızca idari bir işlem olmadığını dile getiren Kayataş, bunun bir “çalışma hakkı ihlali ve kurumsal cezalandırma” olduğunu savundu. Açıklamasında, “Türkiye’nin ilk açık kimlikli trans kadın doktorlarından biriyim. Mahkeme kararına rağmen ikinci kez meslekten men edilmem, sistematik bir dışlamanın göstergesidir” ifadelerine yer verdi.</p>

<p>Kayataş ayrıca hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, ceza davası açıldığını ve hapis istemiyle yargılandığını açıkladı. Sürecin yalnızca mesleki hayatını değil, kişisel özgürlüğünü ve geleceğini de hedef aldığını belirtti.</p>

<p>Yaklaşık 10 yıllık bir eğitim sürecinin ardından hekimlik mesleğini kazandığını hatırlatan Kayataş, görevden alınma kararının “hukuksuz ve tek taraflı” olduğunu öne sürdü. Sağlık Bakanlığı tarafından görevlendirilen bir müfettişin kendisi hakkında 10 ay süren bir inceleme yürüttüğünü belirten Kayataş, toplamda yüzlerce sayfayı bulan bir rapor hazırlandığını aktardı.</p>

<p>Açıklamasında özel hayatına yönelik incelemelere de tepki gösteren Kayataş, çalıştığı kurumda çok sayıda personelle görüşmeler yapıldığını ve kıyafetine dair değerlendirmelerin dahi rapora geçirildiğini ifade etti. Bu durumun kişisel haklara müdahale anlamına geldiğini savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlık Bakanlığı’nın görevinin sağlık politikaları üretmek olduğunu belirten Kayataş, yaşananların yalnızca kendisini değil, tüm sağlık çalışanlarını ve hak ihlaline uğrayan kesimleri ilgilendirdiğini dile getirdi.</p>

<p>Kayataş, uğradığını belirttiği hak kayıpları ve işsiz bırakılması nedeniyle önümüzdeki günlerde maddi destek içeren bir dayanışma kampanyası başlatacağını da duyurdu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KADIN</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/trans-doktor-larin-kayatas-mahkeme-kararina-ragmen-ikinci-kez-meslekten-edildim</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 01:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/03/mahkeme-kararina-ragmen-trans-doktor-larin-kayatasin-gorevine-ikinci-kez-son-verildi-ubjk.webp" type="image/jpeg" length="80692"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[HRANA’dan İran ve Rojhilat’ta Kadın Hak İhlalleri Raporu]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/hranadan-iran-ve-rojhilatta-kadin-hak-ihlalleri-raporu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/hranadan-iran-ve-rojhilatta-kadin-hak-ihlalleri-raporu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), İran ve Rojhilat’ta kadınlara yönelik bir yıllık hak ihlallerine dair rapor yayımladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rapora göre, 21 Mart 2025 – 21 Mart 2026 tarihleri arasında 61 kadın idam edildi, 13 kadın hakkında ise idam cezası verildi.</p>

<p>Rapor, ayrıca bu dönemde 74’ten fazla cinsel saldırı vakasının, 30 kadın katliamının ve 187 aile içi şiddet olayının kayıt altına alındığını ortaya koydu.</p>

<p>Buna ek olarak, 13 kadın zorunlu başörtüsünü reddettikleri gerekçesiyle gözaltına alındı; 4 kadın tutuklandı, 11 kadın mahkeme ve istihbarat birimlerine çağrıldı. Ayrıca 7 kadın, İstihbarat Bakanlığı yetkilileri tarafından sorguya alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>HRANA, raporla kadın hakları ihlallerinin sistematik boyutta devam ettiğini ve uluslararası kamuoyunun bu duruma dikkatini çekmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p><img alt="690X390Cc Kadn Foto 857X503" height="503" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2026/03/690x390cc-kadn-foto-857x503.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="857" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KADIN</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/hranadan-iran-ve-rojhilatta-kadin-hak-ihlalleri-raporu</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 11:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/03/690x390cc-kadn-foto-857x503.jpg" type="image/jpeg" length="97301"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Öcalan’dan 8 Mart mesajı: Kadın özgürlüğü sosyalizmin temelidir]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/ocalandan-8-mart-mesaji-kadin-ozgurlugu-sosyalizmin-temelidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/ocalandan-8-mart-mesaji-kadin-ozgurlugu-sosyalizmin-temelidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Öcalan, demokratik modernite ve jineolojî perspektifinden kadın devriminin önemine dikkat çekerek, “Kadın artık metaların kraliçesi değil, özgürlüğün tanrıçasıdır” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Amed'de gerçekleştirilen 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mitinginde, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın "Özgür Kadın Bildirisi" okundu. Mesajın Kürtçesini Özgür Kadın Hareketi'nden (TJA) Ayşegül Ayaz, Türkçesini ise Gülbahar Alpsoy okudu.</p>

<p>Abdullah Öcalan'ın "21. Yüzyılı, kadın yüzyılı yapma mücadelenizi selamlıyorum!" başlıklı mesajı şöyle:</p>

<p>"27 Şubat 2025 Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı ve akabinde geliştirilen Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu, kadın özgürlüğünü sosyalizmin temel konusu olarak işlediği gibi, güncel çözümünü de bütün toplumsal sorunların çözümünün zemini haline getirmiştir. Kadın devrimi meselesi bütün meselelerin ötesindedir. Birinci sıraya kadın özgürlüğünü alıyorum.</p>

<p>Kadın özgürlük sorunu, günümüzün en can alıcı merkezi sorunudur. Demokratik topluma ulaşmanın, sosyalist olmanın temel koşulu kadın ile kurulan demokratik, eşit ve özgür ilişkidir. Gerek demokratik modernite paradigması ve gerekse de jineolojî ile geliştirdiğimiz kavramsal ve kuramsal çerçeve temelinde bu konuda önemli bir başlangıç yapılmıştır. Ancak bunun pratik politikası, yani inşası temel sorumluluk ve görev olarak önümüzde durmaktadır.</p>

<p>Kadın açısından tarih, şimdi ve gelecek ilişkiselliğinin doğru kurulması önemlidir. İnsanlık tarihinde ana-kadının inşa gücüyle toplumsal yaşam mümkün olmuştur. Kadının inşa gücü insanın toplumsallaşmasına yol açmıştır. Bu noktada en önemli husus insanlık inşasının kadın tarafından ve komünal temelde gerçekleşmesidir. Bu husus oldukça önemlidir ve dolaysız olarak günümüz ve geleceğimiz kadın özgürlüğüyle bağlantılıdır. Hem kadının köleleştirilmesinin bilince çıkarılması şimdi ve gelecekte özgür kadının inşası açısından önemlidir. Bununla birlikte, toplumsal sorunun nasıl başladığı da iyi anlaşılmalıdır.</p>

<p>Kadının anacıl toplumu komünal temelde nasıl inşa ettiği; ardından kastik katil olan avcı erkeğin anacıl toplumu nasıl yardığı ve böylece hem kadının hem de toplumun kölelik tarihinin nasıl başladığı bilince çıkarılmadan özgür kadın yaratılamaz, demokratik toplum inşa edilemez. Anacıl toplum kadın toplumudur. Kastik katil tarafından anacıl toplumun yarılması ve adına devletli uygarlık dediğimiz kentli, sınıflı ve devletli sürecin başlaması kadının köleleşmesinin ifadesidir. Buna karşın demokratik komünalist uygarlık ve demokratik modernite anlayışıyla, anacıl toplumda kaybedilen tüm değerleri yeni toplumun, uygarlığın ve modernitenin temeli haline getirmek esas çıkış noktamızdır.</p>

<p>Bundan hareketle doğru bir sosyalizm tartışması -buna sosyalizmin güncellenmesi de diyebiliriz- reel sosyalizmin aşılmasının da doğru yoludur. Reel sosyalist teoride toplumsal sorunların doğru konulmayışı, anacıl toplumun doğru formüle edilememesi, buna dayalı olarak gelişen devletçi uygarlığın da doğru çözümlenememesine neden olmuştur. Dolayısıyla Manifesto’daki eleştiri ve ona geliştirilen çözüm oldukça değerlidir. Geliştirdiğimiz demokratik modernitenin üçlü sacayağı olan kadın özgürlüğü, ekolojik ve anti-kapitalist demokratik sosyalist toplum inşa edildiği oranda doğru sosyalist çıkıştan bahsedilebilir. Dünya sosyalist hareketi ve anti-kapitalist hareketler için de ancak bu temelde yeni bir Manifesto geliştirilebilir; yeni bir demokratik toplum sosyalizmini ve bunun doğru örgüt ve mücadele anlayışını oluşturabilirler.</p>

<p>Marx’ın ve Marksistlerin kapitalizmi artı-değer, meta ve metalaşma üzerinden çözümlemeleri, son iki yüz yıllık deneyimde sınırlı bir kapitalizm tahliline kapı aralamış, ancak uzun vadede sosyalizmin pratikteki başarısızlığına neden olmuştur. Sistemin kadını kullanma şekline 'metaların kraliçesi' tanımını geliştirdik. Kapitalist sistemde kadın gerçek anlamda metaların kraliçesi haline getirilerek, sistemin üretici unsuru kılınmıştır. Dolayısıyla meta yerine, metaların kraliçesi haline getirilen kadının konumunun çözümlenmesi, kapitalizmin anlaşılması için en doğrusu olacaktır. Sosyalizm teorisi de ancak bundan sonra gerçekçi bir biçimde yapılabilir.</p>

<h2><strong>METALAŞMAYI AYDINLATMAK GEREKİR</strong></h2>

<p>Herhangi bir metayı değil, kraliçe meta olarak kadını çözümlemek gerekir. Kadın üzerinden kurulan sistemi tanımlamak için kadının metalaşmasını aydınlatmak gereklidir. Çünkü kadının metalaştırılması ve giderek metaların kraliçesi haline getirilmesi, toplumsal sorunun başlangıcıdır. Barış ve Demokratik Toplum Manifestosu, metaların kraliçesi olarak kadın sorunsallığını esas almaktadır. Bunu dile getirirken sadece işin edebi ya da siyasi boyutlarını ifade etmiyoruz; kadının gerçek anlamda bir meta haline dönüştürülmesinin anlaşılmasını istiyoruz. Devletli sistemde kadın bir maldır, hem de malların kraliçesidir. Çünkü vücudunun her bir parçası ayrı ayrı metalaştırılmış bir metadır; sömürü, yabancılaşma ve düşürülme mekanizmasının başlangıç noktasıdır.</p>

<h2><strong>KASTİK KATİL VURGUSU</strong></h2>

<p>Metaların kraliçesi, en değerli meta demektir. İhtiyaç duyulduğunda bir aşk, sevgi veya arzu nesnesi; ihtiyaç kalmadığında vahşice katledilen bir varlıktır. Katillerin çoğunlukla 'kara sevdalı' aşıkları, babaları, erkek kardeşleri olması da trajedinin bir başka boyutunu gösterir. Adına 'kadın cinayetleri' denilen bu cinayetler silsilesi, esasta bir kadın soykırımıdır. İlhamını kastık katilin tarihin başlangıcındaki uygulamalarından alır. Komünal topluluğu gasp eden kastik katil erkekleri öldürür, çocukları ve kadınları esir alır. Erkeğin bilinçaltı, kadının düşürülme durumunu meşrulaştırarak günümüze kadar yaşatmıştır. Kadını ezerken, öldürürken, bir nesne gibi kullanırken ne yaptığını sorgulamaz; yaptıklarını bir hak olarak görür. Kadına karşı korkunç bir saygısızlık var. Eskiden saygı vardı, kapitalizm geliştikçe o da kalmadı. Kastik katil zihniyeti budur. Kadınların bu zihniyeti iyi tanımaları, anlamaları ve buna göre bir yaşam gerçekliğine ulaşmaları, mevcut erkek egemenlikli yaşamı aşmaları gerekir.</p>

<p>Önceki savunmalarımla bağlantılı Manifesto’da bunun teorik çözümlemesi girişimimiz olmuştur. Esas olarak konuyu sosyal bilimin temel sorunu haline getirmek gerekir. Doğru bir sosyoloji, kadın sorunsalını esas almak durumundadır. Hatta doğru bir sosyalizm tamamıyla kadın sorunsallığından yola çıkmak zorundadır. Kadın sorunsallığından yola çıkmayan bir sosyalizm gerçek anlamda özgürlük, eşitlik ve demokrasiyi yaşanılır kılmaz. Eğer şimdiye kadar ki bütün özgürlük sorunları yarım kalmış, başarısızlığa uğramışsa; bireysel özgürlükten ulusal özgürlüğe kadar halen en temel sorunlar tartışma konularıysa; bunun temel nedeni kadına dayalı özgürlükçü çıkışların, özgürlüğün temel zemininin, dolayısıyla kadına dayalı toplumsal özgürlük zeminin esas alınmamasıdır.</p>

<p>Şimdiye kadar özellikle erkek egemen tarih, kadının varlığını, sorunsalını gözardı etmiş, bir varlık olarak dahi onu bütün tarihsel içeriğinden soyutlamıştır. Mitolojide, felsefede, dinlerde, bilimde ve toplumsal kurumlarda kadın görünmez kılınmıştır. Özgürlükler çağı olarak lanse edilen modernite dahil, bütün tarih boyunca kadın, adı var kendi yok konumunda bir dışlanmayla karşı karşıya tutulmuştur. Bu durumu 'jineolojî' ile aşmak istedik. Bir kadın kurtuluş ideolojisi olarak jineolojî akademik dünyada, dünya ilerici basınında yoğun olarak tartışıldı ve katkılarla zenginleştirildi. Bu konuda epey mesafe alındığından söz edilebilir. Kesinlikle doğru bir başlangıç yapılmıştır. Ancak bunu sadece doğru bir başlangıç olarak görmek gerekiyor. Başlangıçtaki doğru adımın somutlaşması ve derinleştirilmesi bundan sonraki pratik politikayla yapılabilecektir.</p>

<h2><strong>TEORİNİN PRATİKLEŞMESİ KOMÜNLEŞMEDİR </strong></h2>

<p>Şüphesiz sorunu teorik olarak ortaya koymak çok değerli ve gereklidir. Ancak teorik doğruların pratik çözümünün de doğru esaslarda gerçekleştirilmesi özgür ve onurlu yaşamın olmazsa olmazıdır. Teorinin pratikleşmesi de komünleşmedir. Özgür ve onurlu yaşam ancak yaşamın her alanında komünler inşa etmekten geçmektedir. Kadın ve dolayısıyla toplumun gerçek özgür yaşamı, kadının inşacılığına, öncülük ettiği komünleşmeye bağlıdır. Kadın komünlerinden tutalım toplumun ekonomi, sağlık, eğitim, dil, kültür, ekoloji vb. yaşamın tüm boyutlarında kadının inşacılığı olmazsa olmazdır. Kadın insanlığın ilk toplumsallaşma sürecinde anacıl komünal toplumu inşa ettiği gibi, bunun güncellenmesi olan yeni komünleşmeyi de günümüzde gerçekleştirebilir. Dolayısıyla komünal inşa esas olarak kadının sorumluluğu olmak durumundadır.</p>

<p>Manifestonun temel felsefesi böylesi bir yaklaşımı esas almaktadır. Demokratik Uygarlık Paradigması’nda jineolojî ve ona dayalı çözüm yolları doğru şekilde ortaya konulmuştur. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde yeni sosyalist çıkış olan demokratik toplum sosyalizminin ve yeni enternasyonalin oluşumunda kadının sorunsallığını ve özgürlüğünü esas almak başarı için gereklidir. Her ülkenin somutuna göre program ve örgüt inşasının çıkış noktası olması hayatidir.</p>

<p>Kendi koşullarımızda halkımız için sürdürdüğümüz varlık ve özgürlük mücadelesinde, diğer bir deyişle demokratik modernite anlayışımızda bunu temel bir köşe taşı, üçlü bir sacayağı olarak güncelleştirmiş bulunuyoruz. Bu konuda verilen büyük mücadele ve ortaya çıkan pratik oldukça değerli ve tarihseldir. Kesinlikle devrimsel çalışmamızın, çabalarımızın en önemli özgürlük değeri özgür kadındır. Muazzam bir kadın kitlesi oluşmuştur. Bu diğer klasik yaşamın tersine bir durumdur. Kadınlar, eski komünal toplumun özünü yenilemeliler. Ana-tanrıça kültürünü geliştirmeliler. Kadınlar, öz iradeleriyle kendilerini geliştirmeliler.</p>

<h2><strong>BARIŞIN İNŞACILARI KADINLARDIR</strong></h2>

<p>Genç kadınlarla çalışma yürüttüm. Benim için her zaman cesaret sebebidir. Kadın temel yaşam kaynağıdır. 'Jin, jiyan, azadî' diyoruz. Barışın gerçek inşacıları kadınlardır. Barış ve demokrasiyi kadınlar getirebilirler. Yeni yaşamı kadınlar komünleşmeyle kurabilir. Kadın artık metaların kraliçesi değil, özgürlüğün tanrıçası olarak, güncellenmiş ve gerçekleşmeye doğru yüz tutan özgürlüksel yaşamla karşı karşıyadır. Metaların kraliçesi olarak harcanan binlerce yıllardan sonra, özgür yaşamın tanrıçası olarak gelişmek çok soylu, değerli bir gerçekleşmedir.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde bu tarihi soylu gerçekleşme her şeyin temeli olarak inşa edilmek durumundadır. Tam da burada 'jin, jiyan, azadî' felsefesini anmak gerekmektedir. Bu felsefenin temelinde yer alan çıkışımızı daha da somutlaştırmak, yaşanılır kılmak tüm kutsiyetlerin, özgürlüksel siyasi çıkışların, hatta tüm güncel sorunların çözümünün temelini oluşturmaktadır. Bu konuda alınan mesafeye oldukça değer vermek gerekir. Önümüzdeki yüzyılın kadın için bir özgürleşme yüzyılı olması yolunda elimizden gelen tüm çabayı sergilememiz gerektiği açıktır. Hiçbir zorluk onbinlerce yıl öncesine dayanan tecavüz kültürüne karşı mücadele etmek kadar değerli olamaz.</p>

<p>Kadın sorunsallığı etrafında bir sosyalizmi geliştirmek gerekir. Ve bu sosyoloji, kadın etrafındaki toplumsallığı incelemekle başlamalıdır. Demokratik Toplum Sosyalizmini, buna dayalı yaşamın güncel hali olarak özgür tanrıça mücadelesini selamlıyorum. Bu kutsal yürüyüşün her geçen gün daha da başarıyla gelişme sağlayacağına inanıyorum.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu düşüncelerle 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü kutluyor, Özgür Kadın Mücadelesini selamlıyor ve bu mücadelede yer alan tüm kadınlara başarılar diliyorum.</p>

<p>8 Mart 2026</p>

<p>Abdullah Öcalan"</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KADIN</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/ocalandan-8-mart-mesaji-kadin-ozgurlugu-sosyalizmin-temelidir</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 13:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/03/8-mart-miting-857x503.jpg" type="image/jpeg" length="94661"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Koçyiğit: Barışı kadınlar örecek]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/kocyigit-barisi-kadinlar-orecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/kocyigit-barisi-kadinlar-orecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gülistan Kılıç Koçyiğit, Manisa’da kadınlarla kurulan dayanışma sofrasında yaptığı konuşmada savaş ve barış tartışmalarına değinerek, “Savaşı çıkaran erkekler, çatışmadan beslenen erkek egemen anlayışa karşı barışı biz kadınlar öreceğiz” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Manisa Kadın Meclisi, 8 Mart etkinlikleri kapsamında Manisa’da dayanışma sofrası kurdu. Etkinliğe DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit de katıldı. Kadınların bir araya geldiği salonda “Katledilen kadınlar isyanımızdır. Örgütlenme öz savunmamızdır” pankartı açılırken, sık sık “Jin, jiyan, azadî” sloganları atıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kadınlarla birlikte dayanışma sofrasında konuşan Koçyiğit, kadın mücadelesinin yalnızca 8 Mart’la sınırlı olmadığını vurguladı. Mücadelenin yılın her günü sürdüğünü belirten Koçyiğit, Türkiye’de artan kadın cinayetlerine dikkat çekerek mevcut politikaları eleştirdi.</p>

<p><img alt="Manisa Kadin Dayanisma Sofrasi Kuruldu1 857X503" height="503" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2026/03/manisa-kadin-dayanisma-sofrasi-kuruldu1-857x503.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="857" /></p>

<p>Ortadoğu’daki gelişmelere de değinen Koçyiğit, kadınların öncülük ettiği toplumsal mücadelelere sahip çıkacaklarını ifade etti. Özellikle Rojava’da kadınların öncülüğünde ortaya çıkan deneyimin önemli olduğunu belirten Koçyiğit, “Kadının özne olduğu Rojava Kadın Devrimi’ni savunmaya devam edeceğiz. Savaşı çıkaran erkekler, çatışmadan beslenen erkek egemen anlayışa karşı barışı biz kadınlar öreceğiz” dedi.</p>

<p>Barışın kadınlar açısından hayati bir mesele olduğunu söyleyen Koçyiğit, “Barış bizim için ekmek kadar, su kadar önemli. Ne barışı ne de özgürlüğü kimse bize lütfedecek. Nereye oy verirse versin, hangi inançtan olursa olsun kadın özgürlük mücadelesi hepimizin ortak paydasıdır” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kadın mücadelesinin zorluklarına da değinen Koçyiğit, buna rağmen dayanışma ve örgütlenmenin önemine dikkat çekerek sözlerini şöyle tamamladı: “Yolumuz meşakkatli ama inanıyoruz ki mücadelemiz büyüdükçe başarımız da kalıcı olacaktır.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KADIN</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/kocyigit-barisi-kadinlar-orecek</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/03/manisa-kadin-dayanisma-sofrasi-kuruldu1-857x503.jpg" type="image/jpeg" length="40833"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Saç Örme Videosu Paylaşan 16 Yaşındaki Öğrenci Tahliye Edildi]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/sac-orme-videosu-paylasan-16-yasindaki-ogrenci-tahliye-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/sac-orme-videosu-paylasan-16-yasindaki-ogrenci-tahliye-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’de sosyal medyada paylaştığı saç örme videosu nedeniyle “örgüt propagandası” suçlamasıyla 26 gündür tutuklu bulunan lise öğrencisi A.K., ilk duruşmada tahliye edildi. Mahkeme, yargılamayı 7 Mayıs’a erteledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İzmir’de sosyal medya hesabından paylaştığı saç örme videosu gerekçe gösterilerek “örgüt propagandası yapmak” suçlamasıyla tutuklanan 16 yaşındaki lise öğrencisi A.K., ilk kez hâkim karşısına çıktı. Duruşma, İzmir Adliyesi 2’nci Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.</p>

<p>Duruşmayı takip etmek üzere A.K.’nin ailesi ve yakınlarının yanı sıra siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri adliyeye geldi. A.K.’nin ailesi ve avukatları salona alınırken, baronun duruşmaya katılma talebinin kabul edilmediği belirtildi. A.K. duruşmaya saçlarını örerek katıldı.</p>

<p>Savcı, esas hakkındaki mütalaasında ceza talebini sürdürürken A.K.’nin tahliyesini istedi. Mahkeme heyeti, kısa bir aranın ardından 16 yaşındaki öğrencinin tahliyesine karar verdi. Dava 7 Mayıs tarihine ertelendi.</p>

<p>Duruşma sonrası yapılan açıklamada, dosyada suçun unsurlarının oluşmadığı savunularak bir çocuğa propaganda suçlaması yöneltilmesinin hukuki ve vicdani olmadığı ifade edildi. A.K.’nin 26 gün cezaevinde kaldığı hatırlatılarak, tutukluluğun eğitim hayatı ve psikolojisi üzerinde olumsuz etkiler yarattığı vurgulandı.</p>

<p>Baro temsilcileri ise tutuklama kararının ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu belirterek, çocuklar hakkında tutuklama yerine alternatif tedbirlerin uygulanması gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>Öte yandan kamuoyuna yansıyan bilgilere göre A.K.’nin cezaevinde çıplak aramaya maruz kaldığı ve koğuşta şiddet gördüğü iddiaları hakkında suç duyurusunda bulunulduğu öğrenildi.</p>

<p>Soruşturma konusu olan saç örme paylaşımları, Suriye’de yaşanan bir olayın ardından sosyal medyada başlatılan kampanya kapsamında yapılmıştı. Çok sayıda kişi, şiddete tepki göstermek amacıyla saçlarını ördükleri videoları paylaşmıştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>A.K.’nin yargılaması önümüzdeki aylarda devam edecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KADIN</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/sac-orme-videosu-paylasan-16-yasindaki-ogrenci-tahliye-edildi</guid>
      <pubDate>Wed, 04 Mar 2026 04:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/03/sacini-oren-16-yasindaki-cocugun-tutuklanmasina-hukukculardan-tepki-mv9j.webp" type="image/jpeg" length="31782"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ÖHD’den Bir Günde 6 Kadın Cinayetine Tepki]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/ohdden-bir-gunde-6-kadin-cinayetine-tepki</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/ohdden-bir-gunde-6-kadin-cinayetine-tepki" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) İstanbul Şubesi Kadın Komisyonu, geçtiğimiz hafta aynı gün içinde 6 kadının öldürülmesine ilişkin basın toplantısı düzenledi. Dernek binasında yapılan açıklamada “Jin, jiyan, azadî” yazılı pankart asılırken, çok sayıda kişi toplantıya katıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Açıklamayı yapan ÖHD üyesi Avukat Şeyma Aladağ, bir gün içinde 6 kadının yaşamını yitirmesinin kadınlara yönelik şiddetin ulaştığı boyutu gözler önüne serdiğini söyledi. Kadınların büyük bölümünün boşanma sürecinde ya da sonrasında öldürüldüğüne dikkat çeken Aladağ, bunun erkek şiddetinin kadınların kendi yaşamlarına dair kararlarına yöneldiğini gösterdiğini ifade etti.</p>

<p>Aladağ, bazı failler hakkında uzaklaştırma kararı bulunmasına rağmen cinayetlerin işlenmiş olmasının, devletin koruma yükümlülüğünü etkin biçimde yerine getirmediğini ortaya koyduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="690X390Cc Ist 02 03 2026 Ohd Basin Aciklamasi Kadin Katliyamlari Sonbulsun1 857X503" height="503" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2026/03/690x390cc-ist-02-03-2026-ohd-basin-aciklamasi-kadin-katliyamlari-sonbulsun1-857x503.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="857" /></p>

<p>Kadına yönelik şiddetle mücadelede yasal mekanizmaların etkili uygulanmadığını savunan Aladağ, kadınların kolluk birimlerine yaptıkları başvuruların çoğu zaman ciddiye alınmadığını, şiddetin “aile içi mesele” olarak görülerek tarafların uzlaştırılmaya çalışıldığını dile getirdi. Koruyucu ve önleyici tedbirlerin ya hiç alınmadığını ya da yetersiz uygulandığını kaydetti.</p>

<p>Sığınma olanaklarının yetersizliği, ekonomik desteklerin sınırlı oluşu ve psikososyal hizmetlere erişimde yaşanan sorunların da kadınları güvencesiz bıraktığını belirten Aladağ, İstanbul Sözleşmesi’nin etkin biçimde uygulanması çağrısında bulundu.</p>

<p>Açıklamada ayrıca uzaklaştırma kararlarının etkin izlenmemesi, karar ihlallerinin yaptırımsız kalması, faillerin silaha erişiminin engellenmemesi ve elektronik izleme gibi uygulamaların yeterince kullanılmamasının ciddi sorunlar yarattığı ifade edildi. Yargı süreçlerinde cezasızlık ve gerekçesiz indirimlerin de şiddeti teşvik ettiğini savunan komisyon, devlet kurumlarını yükümlülüklerini yerine getirmeye çağırdı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KADIN</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/ohdden-bir-gunde-6-kadin-cinayetine-tepki</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 22:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/03/690x390cc-ist-02-03-2026-ohd-basin-aciklamasi-kadin-katliyamlari-sonbulsun1-857x503.jpg" type="image/jpeg" length="40443"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Akademisyenliğini Bıraktı, Mum Atölyesi Açtı: Hayatı Değişti!]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/akademisyenligini-birakti-mum-atolyesi-acti-hayati-degisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/akademisyenligini-birakti-mum-atolyesi-acti-hayati-degisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akademisyenliği bırakıp mum atölyesi açan Hasret İpek İlçin, kadınlara destek çağrısı yaptı. “Perdenin önündeki kadınların perdenin arkasındaki kadınlara destek vermeleri gerekiyor” diyen İlçin, iki yıl önce Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde (YYÜ) Fen Edebiyat Fakültesi’nde akademisyen olarak başladığı kariyerini geride bırakıp kendi yolunu çizdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlçin, ateşin enerjisine inandığını ve bunu üretime dönüştürdüğünü söyleyerek, “Mumê” adını verdiği bir atölye açtı. Atölyede hem kendi mumlarını üretiyor hem de isteyenlere mum yapımını öğretiyor.</p>

<p>Dört yıllık akademisyenlik kariyerinin ardından, yaklaşık bir yıl önce Mumê’yi açtığını ifade eden İlçin, bu süreci şöyle anlattı:</p>

<p>“Burada birden fazla hammaddeden mumlar yapıyorum. Silikon kalıp ve kap içi mumlar üretmenin yanı sıra tamamen bana ait tasarımlar da ortaya koyuyorum. Yıllardır mum yakıyoruz ama neden sadece yakıyoruz, bunu hiç sormuyoruz. Aslında mumun çok farklı bir albenisi var, yüzyıllar öncesine dayanan bir çekim gücü diyebiliriz. İnsan atası ateşi bulduğu andan itibaren onunla çok güçlü bir bağ kurdu. Bir şömine, bahçenizde ya da deniz kenarında bir kamp ateşi yakabilirsiniz. Ama her an elinizin altında olacak, çakmağı çaktığınız an size enerji verecek şey mummuş. Biz ateşi sadece yemek yaparken kullanmıyoruz, onunla başka bir bağımız var. Ben de bu bağın farkında olduğum için burayı açmayı tercih ettim.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Mum Atolyesi22 857X503" height="503" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2026/02/mum-atolyesi22-857x503.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="857" /></p>

<h2><strong>“Beraber öğreniyoruz”</strong></h2>

<p>Atölyesinin kendisi için adeta en yakın arkadaş olduğunu söyleyen İlçin, şöyle devam etti:</p>

<blockquote>
<p>“Hepimiz için zor zamanlar vardır. Ben zor günlerimde mum dökmeyi tercih ediyorum. Bu atölyeyi açmadan önce de mum dökmeyi çok seviyordum. Sıkıntılı zamanlarda, psikolojimin bozuk olduğu dönemlerde akşamları gidip mum dökerdim. Mum yapmak size dünya ile bağınızı koparmanız için iki saatlik bir vakit veriyor. Hammaddeleri seçerken, renk seçerken, döküm yaparken, süsleme yaparken tamamen zihninizi boşaltıyorsunuz. O günkü sorunlar bir rafa kalkıyor. Zihnim, iki saatliğine de olsa bana huzur veriyor, sorunlarımdan arınıyorum.</p>
</blockquote>

<p>Mumê açıldığından beri artık bunu evde değil, kendi atölyemde yapıyorum. Burada birlikte öğrenme çalışmaları da yapıyoruz. İnsanlar sadece anı biriktirmek için gelmiyor. Kendi mumlarını yapıp yakabilsinler diye buradayız. Aynı zamanda benim yaşadığım o rahatlığı onlar da yaşasın istiyorum. Buraya gelenler sadece tütsü ve mum almak için gelmiyor; burada mum yakar, çay içer, sohbet ederiz ve kalkarken kendi mumunu alır götürür. Bu süreklilik, müşterilerimle aramda dostluk bağı kurmama neden oldu. Artık burası gelip gideni çok olan bir yer haline geldi ve bundan büyük keyif alıyorum.”</p>

<h2><strong>“Bir ocakta pişirilir, mum da üretilir”</strong></h2>

<p>Hayatın içinde olan kadınlar kadar görünmeyen kadınların da var olduğunu vurgulayan İlçin, şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Hayatın içinde olmayan kadınların sayısı, olanlardan daha fazladır. Ama perdenin arkasında oldukları için onları göremiyoruz. Daha zor yaşam sürüyorlar. Ben Çorumluyum, bu coğrafyaya yeni gelmedim; oradaki kadınlar ile buradaki kadınlar arasında inanın hiçbir fark yok. Kadın olarak yaşamlarımız zor; hem anneyiz, hem eşiz, hem evladız, hem dışarda çalışıyoruz.</p>
</blockquote>

<p>Kadınlara şunu söylemek istiyorum: Hayal ettiklerinizi gerçeğe dönüştürmek için çaba gösterin. Sadece bir çabayla serüvenimiz başlıyor. Hepimizin hayatı aynı değil; kimimizin hayatı daha kolay, ama zorda olanlar bile hayal edebiliyor ve bunu gerçeğe dönüştürme şansına sahip. Perdenin önündeki kadınlar, perdenin arkasındaki kadınlara varlıklarını hissettirsin. Kendi ocaklarında yemek de yapabilir, mum da üretebilirler. Emeklerini paraya dönüştürdüklerinde zaten devamı geliyor.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KADIN</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/akademisyenligini-birakti-mum-atolyesi-acti-hayati-degisti</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Feb 2026 11:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/02/mum-atolyesi22-857x503.jpg" type="image/jpeg" length="96549"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kadınlardan 8 Mart’ta Birlik ve Mücadele Mesajı]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/kadinlardan-8-martta-birlik-ve-mucadele-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/kadinlardan-8-martta-birlik-ve-mucadele-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad-TJA), “Direnişle özgürleşiyor demokratik toplumu örüyoruz” şiarıyla 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinliklerine Şirnex merkezde düzenlenen yürüyüşle başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ömer Kabak Meydanı’nda gerçekleştirilen eyleme Botan Barış Anneleri Meclisi üyeleri, siyasi parti ve demokratik kitle örgütü temsilcileri ile yüzlerce kadın katıldı. Yöresel kıyafetleriyle alana gelen kadınlar, eylem öncesi Kürtçe şarkılar eşliğinde halay çekti. Botan yöresine ait kilamların seslendirildiği etkinlikte sık sık zılgıtlar yükseldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kadınların el emeğiyle hazırladığı ip örgülerinden oluşan ve üzerinde “Jin jiyan azadî” yazılı pankart açıldı. Eylemde ayrıca “Jin pêşenga aştiyek bi rûmetin”, “Em jinin em jiyanin em azadînin” ve “Kadın özgürlüğün gizli bahçesidir” yazılı dövizler taşındı.</p>

<p>Meydandaki programın ardından kadınlar “Jin jiyan azadî” sloganları eşliğinde DEM Parti Şirnex İl Örgütü binasına kadar yürüdü. Yürüyüş boyunca “Bijî berxwedana jinên kurd” ve “Jin jiyan azadî azad bike Rêbertî” sloganları atıldı. Coşkulu yürüyüş parti binası önünde son buldu.</p>

<p><img alt="330X242Cc Srnk 24 02 2026 Sirnak Kadinlar 8Mart7 857X503" height="503" src="https://colemerghabercom.teimg.com/colemerghaber-com/uploads/2026/02/330x242cc-srnk-24-02-2026-sirnak-kadinlar-8mart7-857x503.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="857" /></p>

<p>Burada yapılan açıklamada konuşan DEM Parti Şirnex Merkez İlçe Eşbaşkanı Esma Erener ve DBP Şirnex İl Eşbaşkanı Pınar Akıl, 8 Mart’ı kutlayarak kadın mücadelesini büyütmeye devam edeceklerini belirtti. TJA aktivisti Nafiye Geçgel ise kadınların mücadelesinin bir güne sığdırılamayacağını ifade ederek Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünü talep ettiklerini dile getirdi.</p>

<p>DEM Parti Şirnex Milletvekili Newroz Uysal Aslan da konuşmasında 8 Mart’ın tarihçesine değinerek, kadınların yıllardır emeklerini şiddete karşı bir savunma hattına dönüştürdüğünü söyledi. Kürt kadın hareketinin büyük bedeller ödediğini ifade eden Aslan, 8 Mart vesilesiyle cezaevlerindeki kadınlara selam gönderdi. Aslan, Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünü talep ettiklerini belirterek, “Kadınların özgürlüğü toplumun özgürlüğüdür” dedi.</p>

<p>Artan kadın cinayetlerine dikkat çeken Aslan, kadınlara yönelik şiddetin sistematik olduğunu savundu. 8 Mart’ın kendileri için yalnızca bir kutlama değil, aynı zamanda bir direniş günü olduğunu ifade eden Aslan, “Jin jiyan azadî bizim için bir mücadeledir” dedi.</p>

<p>Açıklama atılan sloganlarla sona erdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KADIN</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/kadinlardan-8-martta-birlik-ve-mucadele-mesaji</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Feb 2026 17:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/02/330x242cc-srnk-24-02-2026-sirnak-kadinlar-8mart7-857x503.jpg" type="image/jpeg" length="78823"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Abya Yala ve Kürdistan’dan Kadınlar Küresel Direniş Ağı Kurdu]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/abya-yala-ve-kurdistandan-kadinlar-kuresel-direnis-agi-kurdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/abya-yala-ve-kurdistandan-kadinlar-kuresel-direnis-agi-kurdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Abya Yala ve Kürdistan’dan kadın delegeler, 11–15 Şubat’ta düzenlenen “Geleceği Dokuyan Kadınlar Ağı 1. Konferansı”nda savaşa, soykırıma, kapitalizme ve patriyarkaya karşı uluslararası bir mücadele hattı ördüklerini ilan etti. Deklarasyonda küresel kadın eylem günü çağrısı yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Abya Yala ve Kürdistan’dan kadın hareketleri, 11–15 Şubat tarihleri arasında gerçekleştirilen “Geleceği Dokuyan Kadınlar Ağı 1. Konferansı”nda bir araya gelerek küresel ölçekte ortak mücadele kararı aldı. Haiti, Kolombiya, Ekvador, Meksika, Wallmapu, Qullasuyo Marka, Şili ve Kürdistan’dan yüzlerce kadının katıldığı buluşma, yayımlanan sonuç bildirgesiyle yeni bir uluslararası ağın ilanıyla tamamlandı.</p>

<p>Konferans boyunca kadınlar; sağlık, eğitim, özsavunma, demokratik konfederalizm, ekonomi, kültür, sanat ve iletişim başlıklarında deneyimlerini paylaştı. Bildirgede, kapitalist sistemin doğa ve toplum üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekilerek, sömürgeci ve patriyarkal politikaların hem halkların yaşam alanlarını hem de kadınların bedenlerini hedef aldığı vurgulandı.</p>

<p>Delegeler, özellikle Filistin, Rojava, Kongo ve Kolombiya’da süren saldırılara işaret ederek, uluslararası dayanışmanın büyütülmesi gerektiğini belirtti. Venezuela ve Küba’ya yönelik müdahalelerin de eleştirildiği metinde, ulus-devlet politikalarının yarattığı ekonomik kriz, göç, işsizlik ve kültürel asimilasyon süreçleri tartışıldı. Akademik bilginin tekelleştirilmesine karşı “bilginin özgürleştirilmesi” çağrısı yapıldı.</p>

<p>Konferansta yaşamını yitiren kadın mücadele öncüleri de anıldı. Doğa ve halklar için mücadele ederken hayatını kaybeden kadınların açtığı yolun sürdürüleceği belirtilirken, rekabet yerine tamamlayıcılığı esas alan bir örgütlenme anlayışının benimsendiği ifade edildi.</p>

<p>Deklarasyonda, Kürdistan’dan yükselen demokratik konfederalizm deneyiminin Abya Yala’daki yerel mücadelelerle buluştuğu ve yeni örgütlenme araçları sunduğu kaydedildi. Kadınlar, patriyarkaya, kapitalizme ve sömürgeciliğe karşı direnen tüm halklarla dayanışma içinde olduklarını duyurdu.</p>

<p>Ortak mücadele başlıkları arasında kadın sağlığı, jineoloji, demokratik konfederalizm, beden-toprak özsavunması, alternatif ekonomi ve kültürel üretim yer aldı. Bu alanlarda edinilen deneyimlerin paylaşılacağı ve somut adımların atılacağı belirtildi.</p>

<p>Kadınlar ayrıca Kolombiya’daki saldırılar ve çocuk ölümlerine karşı küresel bir kadın eylem günü düzenlenmesi çağrısında bulundu. “Wawalar savaş için değildir” vurgusunun öne çıktığı bildirge, “Jin, jiyan, azadî” sloganıyla son buldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni kurulan “Geleceği Dokuyan Kadınlar Ağı”nın uzun soluklu bir örgütlenme süreci hedeflediği belirtilirken, yerel mücadelelerin birbirini besleyeceği ve kalıcı bir uluslararası dayanışma hattı oluşturulacağı ifade edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KADIN</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/abya-yala-ve-kurdistandan-kadinlar-kuresel-direnis-agi-kurdu</guid>
      <pubDate>Mon, 16 Feb 2026 09:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/02/kadin-direnis-agi-abya-kurdistan.jpg" type="image/jpeg" length="63597"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Perihan Karaman’dan Cezaevinde Verem İddiası: “Hiçbir Önlem Alınmadı”]]></title>
      <link>https://www.colemerghaber.com/perihan-karamandan-cezaevinde-verem-iddiasi-hicbir-onlem-alinmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.colemerghaber.com/perihan-karamandan-cezaevinde-verem-iddiasi-hicbir-onlem-alinmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van T Tipi Cezaevi’nde tutulan Perihan Karaman, kaldıkları koğuşta bir tutsağa verem şüphesi konulduğunu ve koğuşun karantinaya alındığını belirtti. Karaman’ın kızı, ailelere bilgi verilmediğini ve gerekli sağlık önlemlerinin alınmadığını savundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<article dir="auto" tabindex="-1">
<p>Van T Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Perihan Karaman, haftalık telefon görüşmesinde kızına cezaevindeki sağlık koşullarına ilişkin dikkat çeken iddialarda bulundu. Karaman, aynı koğuşta kalan bir arkadaşlarına verem şüphesi konulduğunu, ancak cezaevi yönetiminin gerekli önlemleri almadığını ifade etti.</p>

<p>Perihan Karaman’ın aktardığına göre, verem şüphesi bulunan tutuklu hücreye alındı, ardından koğuşta kalan diğer mahpuslar da karantinaya çıkarıldı. Ancak bu süreçte ailelere herhangi bir resmi bilgilendirme yapılmadı.</p>

<p>Karaman’ın kızı Zana Karaman, görüş günü cezaevine gittiklerinde saatlerce bekletildiklerini ve daha sonra koğuşun karantinada olduğunu tesadüfen öğrendiklerini söyledi. “Bize önceden hiçbir bilgi verilmedi. Annemin bulunduğu koğuşun karantinaya alındığını gardiyanlardan öğrendik” diyen Karaman, birçok ailenin de durumdan habersiz olduğunu belirtti.</p>

<p>Veremin bulaşıcı bir hastalık olduğuna dikkat çeken Zana Karaman, annesinin sağlık durumundan endişe duyduğunu dile getirerek, “Kapalı ve kalabalık ortamlarda risk daha yüksek. Gerekli testlerin ve hastane sevklerinin yapılıp yapılmadığını bilmiyoruz. Önlem alınmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konuya ilişkin cezaevi yönetiminden ise herhangi bir açıklama yapılmadı.</p>
</article></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KADIN</category>
      <guid>https://www.colemerghaber.com/perihan-karamandan-cezaevinde-verem-iddiasi-hicbir-onlem-alinmadi</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Feb 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://colemerghabercom.teimg.com/crop/1280x720/colemerghaber-com/uploads/2026/02/690x390cc-v-18-05-2021-cezaevi-iyi-hal-sorusu-van-cezaevi.jpg" type="image/jpeg" length="30834"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
