Kılıçdaroğlu, HDP'li Semra Güzel’in fotoğraflarına sessiz kaldığı iddialarına yanıt verdi    

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Kılıçdaroğlu, HDP'li Semra Güzel’in fotoğraflarına sessiz kaldığı iddialarına yanıt verdi    
Abone ol
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Cumhurbaşkanı adaylarını açıklayamıyorlar” eleştirisine, “Seçim tarihini belirlesin biz adayımızı belirleyeceğiz. Adayımızı açıklamamız için senin ‘Ben erken seçim istiyorum, sandığı getiriyorum. Bay Kemal gel sen de oy kullan’ demesini bekliyoruz" cevabını verdi.

HDP Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel’in fotoğraflarına sessiz kalındığı iddialarına da yanıt veren Kılıçdaroğlu, “Bu fotoğrafı gördüğümde sordum, ‘Ne zaman çekilmiş’ diye. Bunların İmralı’ya masa attıkları dönemde, açılım döneminde o fotoğraf çekilmiş. Bu fotoğrafın muhatabı doğrudan doğruya Erdoğan’dır. Nasıl oldu? Açılımda bu işler olduysa sen neredeydin, bu ülkeyi yönetmiyor muydun, aklın başında mıydı? bunların sorulması lazım" ifadesini kullandı.  
Kılıçdaroğlu, Zonguldak'ta, Muhtarlar, STK Temsilcileri ve Kanaat Önderleri Buluşması'nda konuştu. 
“CHP olarak biz son dönemde sosyal kimlikler üzerinden siyaset yapıyoruz. İnanç, etnik kimlik, yaşam tarzı üzerinden siyaset yapmıyoruz. Her bir sosyal kimliğin sorunlarını masaya yatırıp çözerseniz ülkenin sorunlarını çözmeye talip olursunuz o zaman. İşin kolaycılığına kaçıp da din- iman üzerinden edebiyat, etnik kimlik üzerinden edebiyat yaparsanız ülkeyi bölersiniz, ayrıştırırsınız. Her kimlikten insandan bizim başımızın üzerinde yeri var" ifadelerini kullanan Kılıçdaroğlu, "Kim kendi kimliği seçme özgürlüğüne sahip? Hangi kendi anne - babanızı seçme özgürlüğüne sahipsiniz?" diye sordu.

 
Kılıçdaroğlu, ekonomiye ilişkin değerlendirmesinde ise, şu ifadeleri kullandı: 
"Memleketin her tarafı dolar oldu, milli parayı unuttuk. İtibarsız bir para haline geldi. Neden? Merkez Bankası 1930 yılında kuruldu. Osmanlı’nın milli parasını basacak matbaası yoktu, yabancılar tarafından basılırdı. Ekonomiyi yabancı bir paraya endekslerseniz, mevduatınızı da kura ayarlarsanız bunun yapanların milliyetçiliğini sorgularım. Milliyetçilik, hiç kimsenin önünde eğilmemek demektir, bayrağının altında hür ve bağımsız yaşamak demektir. Milliyetçilik aynı zamanda siyasi bağımsızlığın ekonomik bağımsızlıkla taçlandırılması demektir. Ekonomik olarak güçlü değilseniz siyasi bağımsızlığınız yoktur.
Kim üretiyorsa onun parası değerlidir. Her şey dışarından geliyorsa sizin paranızın da itibarı yoktur. İşin Türkçesi budur. O nedenle üretim, üretim, üretim… Faizleri düşüreceğiz, yeni bir modele geçtik dediler, Allah aşkına hangi faiz düştü? Kim vurgun yaptı, kim götürdü paraları? Araştırma önergemiz reddedildi. Niye araştırmayalım?"

'ÇIKARSIN KARŞIMA İKİ UYGAR İNSAN GİBİ TARTIŞIRIZ'
Program çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtlayan CHP lideri, Cumhurbarşkanı Erdoğan’ın kendine yönelik eleştirileri hakkında “Benden uzak beni eleştiriyorsun. Çıkarsın karşıma iki uygar insan gibi tartışırız. Senin taraftarların da izlerler, beni de bütün vatandaşlar izlerler. Yani hem benden çekiniyor, arkaya dolanıyor, arkadan bir sürü laf ediyor. Ya sen çık karşıma kardeşim. Otur, beraber tartışalım. Türkiye de izlesin yani. Kaybedeceğimiz bir şey yok ki zaten. İki uygar insan gibi oturur tartışırız” dedi.
Erdoğan’ın, Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayının açıklanmaması ile ilgili eleştirilerine ise, “Gayet güzel. Seçim tarihini belirlesin biz adayımızı belirleyeceğiz. Seçim tarihini belirlemiyor. ‘Adayınız kim?’ adayımızı açıklamamız için senin ‘Ben erken seçim istiyorum, sandığı getiriyorum. Bay Kemal gel sen de oy kullan’ demesini bekliyoruz. Söylemiyor” diye yanıt verdi.

'ŞİMDİ İMRALI’NIN POSTACILIĞINA SOYUNMUŞ'
Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın “Edirne, İmralı’ya hesap verecek’ dedi. Sizi hedef alırken, 'eli kanlı teröristleri güvenen siyasetçiler, Bay Kemal' gibi. Kanda onların da payı var” ifadelerinin anımsatılması üzerine şu yanıtı verdi:

“Gidip İmralı’da masaya oturan kimdi? Şimdi İmralı’nın postacılığına soyunmuş, öyle anlaşılıyor. Posta memuru mu kendisi? Gidip tezgahı kuran, konuşan, medet uman o. Yerel seçimlerde ne yaptı? Yerel seçimlerde de ona bir akademisyen gönderdi. ‘Acaba bize oy verebilirler mi?’ diye. Selamlarını getirdi. Devletin televizyonunda bunu canlı yayınladılar. Şimdi dönüp bizi suçluyor. Ne yaparsa yapsın, beyefendi gidici artık. Millet tahammül edemiyor. Yalana, zamma, haksızlığa tahammül edemiyor. Gidecek. Beni suçluyor. Çıksın karşıma.”

'BU FOTOĞRAFIN MUHATABI ERDOĞAN’DIR'
Kılıçdaroğlu, HDP Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel’in fotoğraflarına sessiz kalındığı iddialar içinse şunları söyledi:

“Bu fotoğrafı gördüğümde sordum, ‘Ne zaman çekilmiş’ diye. Bunların İmralı’ya masa attıkları dönemde, açılım döneminde o fotoğraf çekilmiş. Bu fotoğrafın muhatabı doğrudan doğruya Erdoğan’dır. Nasıl oldu? Açılımda bu işler olduysa sen neredeydin, bu ülkeyi yönetmiyor muydun, aklın başında mıydı? bunların sorulması lazım.”

'ENES’İN VİDEOSUNU İZLEDİĞİMDE YÜREĞİMDE BİR ŞEYLER KOPTU'
Kılıçdaroğlu cemaat evinde kaldığı için bunalıma girerek intihar eden üniversite öğrencisi Enes Kara ile ilgili de şu yorumu yaptı:

“Enes’in videosunu izlediğimde her vatandaşın olduğu gibi benim de yüreğimde bir şeylerin koptuğunu gördüm. Yurt yapmak devletin görevidir. Kız, erkek öğrenciye devlet yurtlarında imkan sağlamak devletin görevidir. Bu yapılmadı, yapılmıyor. Halen yapılmadı. Bizim bir taahhüdümüz var. İki yıl içinde yurt sorunu çözülecek Türkiye’de. Biz bunu yeni söylemiyoruz zaten. Defalarca dile getirdim. Bu tür yurtlarda kalan öğrenciler bir sorun, sıkıntı ile karşılaşıyor, ‘Bu yurttan memnun değiliz ama gidecek yurdumuz yok’ diye düşünüyorlarsa bütün belediye başkanı arkadaşlarıma Ankara’ya dönünce talimat vereceğim. Diyeceğim ki ‘Size gelen herhangi bir öğrenci yurtta barınamadığını, huzur içinde çalışamadığını, özgürlük alanın sınırlandırıldığını, rahat olamadığını, karnını doymadığını ifade ediyorsa özel bir telefon hattı vereceğiz.’ Bu telefon hattını kamuoyuyla paylaşacağız. Diyeceğiz ki belediye başkanlarıma bu öğrencilerin varsa sorununu mutlaka çözün. Bizim belediyelerimizin olmadığı yerde bizim milletvekillerimize mutlaka ulaşın. Bizim milletvekillerimiz size yardımcı olacaktır, diyeceğiz. Yaşanan şey dram, hepimizi derinden sarsan dram. Bu dramları yaşamak istiyoruz. Güzel Türkiye’de gençlerimiz özgür olmalı.”

'ESNAF ZAMDAN ŞİKAYETÇİ'
Kılıçdaroğlu, Zonguldak esnafının sorunlarına ilişkin de şu değerlendirmeyi yaptı:

“Esnaf zamdan şikayetçi. Sattığı ürünü gidip yeniden alamıyor. Zamlı fiyattan alıyor. Büyük sıkıntısı var. Elektrik fiyatlarının yükselmesinden şikayet edenler oldu. Sıkıntıyı biz de görüyoruz. Sadece burada değil. Dönerci mesela eskisi kadar döner satamadığını, tavuk fiyatlarına büyük zamların geldiğini ifade etti. Sonuçta baktığınız zaman Zonguldak’ta karşılaştığınız olay Trabzon’da, Hakkari, Elazığ, İzmir’de de var. Büyük sıkıntısı var esnafın. Kolaylık sağlamak lazım. Aldıkları kredinin faizlerini sağlamak lazım.”

'DOĞANIN KURALLARINI GÖZ ARDI EDİP 'BEN BURAYA BUNU YAPACAĞIM' DERSENİZ OLMAZ'
Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açılışını yapacağı ve Zonguldak’ın trafiğini rahatlatacak projenin “deniz sularıyla zarar görmesine” ilişkin şunları söyledi:

“Deniz aldı. Denize karşı durulmaz. Doğanın kendi kuralları vardır. Doğanın kurallarını göz ardı edip de ben buraya bunu yapacağım derseniz olmaz. O denizin aldığı yol yeni bir yol değil. Üçüncü kez oluyor. Üç kez. İnsan aklını başına alır ya. Liyakati bitirir, mimar ve mühendisi oraya görevlendirmezseniz, ‘Bu yolu yapıyoruz, geçen sefer yaptık deniz aldı. Bir daha yaptık deniz aldı. Bir daha yaptık’. Aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar beklemek mümkün değil. Allah akıl ve fikir versin.”


  • 0
    SEVDİM
  • 1
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 1
    ÜZGÜN
  • 1
    KIZGIN
Diyarbakırlılardan Bahçeli tepkisi: İzin vermeyizÖnceki Haber

Diyarbakırlılardan Bahçeli tepkisi: İzin...

Başkan Demirci’den Müdür Özcan’a ziyaretSonraki Haber

Başkan Demirci’den Müdür Özcan’a ziyaret

Yorum Yazın

Başka haber bulunmuyor!

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar