Babacan; Kürt meselesini yeniden dirilttiğiniz için özür dileyin

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Abone ol
DEVA Partisi Hakkari 1. Olağan İl Kongresi'nde konuşan Genel Başkan Ali Babacan, "Kürtçeyi yeniden bilinmeyen bir dil yaptığınız için, Kürt meselesini yeniden dirilttiğiniz için özür dileyin" dedi.

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin Hakkari 1. Olağan İl Kongresine katıldı.

Öğle saatlerinde Van’dan karayoluyla Hakkari’deki il kongresine katılmak üzere gelen DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, özgürlük meydanında yüzlerce kişi tarafından karşılandı. ,

Seçim otobüsüyle kente doğu yola çıkan Babacan, çarşı merkezinde esnaf ve vatandaşları selamladıktan sonra kongrenin yapıldığı Nergiz Düğün salonuna geçti.

Açılış konuşmasını yapan DEVA İl Başkanı İbrahim Piruzbeyoğlu; Kongreye katılan herkese teşekkür ederek Hakkari’deki eğitim, işsizlik, hayvancılık ve bölgenin güvenlik sorunlarına deva olmak üzere yola çıktıklarını” söyledi.

Divanda söz alan DEVA Partisi Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Rohhat Ölmez de,” Türkiye’nin her yerine koştuğunuzu biliyoruz görüyoruz; nefesimiz yettikçe biz de sizinle birlikte gittiğiniz yerlere gitmeye, partimiz için çalışmaya çabalıyoruz. Ancak bu sefer, evim yurdum bildiğim, herkese uzak görünen bu topraklarda sizleri ağırlamanın onurunu yaşıyoruz. Şehrimize geldiğiniz, DEVA Partisi için Türkiye’de “uzak”, “ayrı”, “öteki” diye bir yer olmadığını gösterdiğiniz için gönülden teşekkür ediyor, hoş geldiniz diyorum” dedi.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, ise hükümetin iç ve dış politikalarını eleştirerek şu ifadeleri kullandı:

“Başka ülkelerin iç siyasetine karışmama ilkesini çiğnediler”

“Bu hükûmet için dış politika ifadesini kullanmıyorum çünkü politikaları yok. Dış ilişkiler diyorum. Dış politika demek; diplomasi, siyasi diyalog, konuşmak, problemleri barışçıl yöntemlerle çözmeye gayret etmek demektir. Dostları çoğaltmak, düşmanları azaltmak demektir. Bizler ayrıldıktan sonra dış politika tamamen dar bir ideolojik perspektifle yürütülüyor. Cumhuriyet tarihinin ‘Başka ülkelerin iç siyasetlerine karışmama’ ilkesi vardı, çiğnediler. Başka bir ülkede sorun olduğu zaman ‘tarafları uzlaştıralım’ demiyorlar. Hemen kolları sıvıyorlar, başlıyorlar yumruk atmaya. Kime denk gelirse.”

“Kayyım Tepkisi”

Kayyım atamalarına değinen Babacan, “Seçilmiş belediye başkanlarının indirilip, yerlerine atanmış kişilerin oturtulduğu bir ülke artık burası. Buna ‘demokrasi’ denilir mi? O zaman niye halkın oyuna başvuruyorsunuz? Halk niye sandığa gidiyor? Böyle bir ülkede güven ve istikrar olur mu? Seçmen yetkiyi seçilmişlere verecek. Halkın iradesi ayaklar altında. İktidar seçimlere kazanamadığı herbelediyeyi hukuksuzca ele geçirerek kayyumlara teslim ediyor. İktidarın kayyum politikası seçimle kazanamadığı belediyeleri başka yollarla ele geçirme politikasına dönüşmüş” diye konuştu.

“Irak’ın yeni gerçeklerini kabul edip, her türlü ilişkiyi geliştirmek lazım”

“Hemen yanı başımızdaki Irak’a bakın. Bağdat bir kültür ve medeniyet şehri. Mezopotamya uygarlığı var bu topraklarda. Çok büyük doğal kaynaklar var. Irak’ın yeni gerçeklerini kabul etmek lazım. Irak’la her türlü ilişkiyi geliştirmek lazım.”

“Hudutların anlamsızlaştığı bir coğrafya hayalimiz var”

“Bütün bu coğrafya için bir ilkeyi savunduk. İnsanlar ülkeden ülkeye serbestçe dolaşabilmeli. Ürünler, ticaret serbest olacak. Sermaye rahat hareket edecek. Fikirler rahat hareket edecek. Adeta bütün bu hudutların anlamsızlaştığı bir coğrafya hayalimiz var. Gerçek refah, gerçek barış, gerçek huzur böyle sağlanır. Sınırlara beton duvarlar örerek değil; tam tersine komşularımıza gönlümüzü ve kapılarımızı açarak sağlanır. İnsanların, ürünlerin, sermayenin rahat hareket ettiği coğrafya topyekûn kalkınmayı beraberinde getirecek.”

“Cumhurbaşkanı’nın vakti kendiyle çelişmekle geçiyor”

“Kongre salonuna koca harflerle ‘güven ve istikrar’ yazmışlar. Daha kendilerine bile güvenmiyorlar. Biz onlara nasıl güvenelim? Hükûmetin bir bakanı çıkmış, ortadan kaybolan bakanın televizyonunu eleştiriyor. Kaybolan bakanın trolleri de diğer bakana saldırıyor. Bir bakan çıkıyor, ‘Şu zaman şu kadar aşı gelecek’ diyor ama söylediği kadar aşı söylediği tarihlerde gelmiyor. Sosyal medya hesabından maske, mesafe, temizlik diyen bakanlara karşın, Cumhurbaşkanı lebalep kongre yapmakla övünüyor. Bir de tarımı bitiren bir bakan daha var. Aslında hepsi tek bir kişinin söylediğine bakıyor. Onun da vakti ömrü kendi kendiyle çelişmekle geçiyor.”

“Sayın Erdoğan; hukuksuzluk ve fakirleşmedeki istikrarınızdan gurur duyuyor musunuz?”

“Böyle bir ortamda istikrar yazmışlar duvarlara. Sayın Erdoğan’ın bu memlekete hangi alanda istikrar kazandırdığına bir bakalım. Hukuk. İstikrar var mı? Hakkını yemeyelim var. Sayın Erdoğan, Anayasa’yı istikrarlı bir şekilde çiğniyor. Getir götür talimatlarla alınan kararlar, hukuksuzluğu istikrarlı bir şekilde büyütüyor. Fakirleşmede istikrar var. İşsizlik istikrarlı bir şekilde artıyor. Hayat pahalılığı artıyor. Bu tablo Sayın Erdoğan’ı eseri. Şimdi soruyorum; Sayın Erdoğan, bu eserinizle gurur duyuyor musunuz?”

“Kürtçe’yi yeniden ‘bilinmeyen dil’ yaptığınız için özür dileyin”

“Hükümete bir tavsiyem var. Duvarlara, pankartlara, panolara büyük harflerle ‘özür diliyoruz’ yazın. Mesela seçme ve seçilme hakkını gasp ettiğiniz halkımızdan özür dileyin. Kürtçe’yi yeniden ‘bilinmeyen bir dil’ yaptığınız için, bu milleti yarı yolda bırakıp, Kürt meselesini yeniden dirilttiğiniz için özür dileyin. KHK’larla işlerine son verdiğiniz ve yargı kararına rağmen işine iade etmediğiniz vatandaşlarımızdan özür dileyin. Keyfî kararlarınız yüzünden fakirleşen milletimizden özür dileyin.”

“Gerginlik artsın diye yapmayacakları şey yok”

“Halkın güvenini kaybettikçe ne yaptılar? 6 milyon oy almış, Meclisimizde en çok milletvekili bulunan ikinci sıradaki muhalefet partisini kapatmayı gündeme getirdiler. Gerginlik artsın, huzur kalmasın diye yapmayacakları şey yok. Çünkü başarı üretemiyorlar. Defalarca kendileri ‘Parti kapatmak olmaz’ dedi. Hatta şimdiki küçük ortağa laf yetiştiriyordu. Zamanında da kapatılmaya çalışılan bir parti vardı. Sayın Erdoğan, onun kapatılmasını istediği için Sayın Bahçeli’yi kastederek ‘Ülkenin huzursuzluğunda bunların yeri vardır’ dedi. Şimdi küçük ortağın gemisine bindiler, rotayı da Perinçek’in eline verdiler.”

“Bizim rotamızı millet belirliyor”

“Biz; demokrasiyi yok sayan, şahsi bekalarını bu milletin çıkarlarının üstünde gören, ülkeyi şiddet sarmalına sokan, çetelerle iş tutan, sokak ortasında siyasetçileri, gazetecileri döven vesayet odaklarıyla, 28 Şubatçılarla hiçbir zaman ayni gemiye binmedik. Binmeyeceğiz. Bizim rotamız; insan haklarından, özgürlüklerden, demokrasiden ve atılımdan şaşmıyor. Bizim rotamızı milletimiz belirliyor” diye konuştu.

Faaliyet ve mali raporların okunmasının arından kongreye geçildi. Tek lise halinde girilen kongrede kurucu İl Başkanı İbrahim Piruzbeyoğlu, tekrardan DEVA Partisi Hakkari İl Başkanlığına seçildi.

Kongrenin ardından Babacan ve beraberindekiler DEVA Partisi Hakkari İl Teşkilatının büro açılışına katıldı. Babacan daha sonra çarşı esnafını ziyaret ederek vatandaşlarla bir süre sohbet etti.

Kongreye; DEVA Partisi Genel Merkez Kurulu üyeleri, Batman, Van, Bitlis İl Başkanları, CHP İl Başkanı Nazım Demir, İYİ Parti İl Başkanı Yaşar Yorulmaz, Kanaat önderi Orhan Piruzbeyoğlu ve yüzlerce partili katıldı.


  • 1
    SEVDİM
  • 14
    ALKIŞ
  • 4
    KOMİK
  • 1
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 6
    KIZGIN
Hakkari'de Dinamik Denetim Modeli denetimleri sürüyorÖnceki Haber

Hakkari'de Dinamik Denetim Modeli deneti...

Garo Paylan'dan Soylu'ya Ayvatoğlu sorusu: Bu yolsuzlukları tek başına mı yaptı?Sonraki Haber

Garo Paylan'dan Soylu'ya Ayvatoğlu sorus...

Haber Yorumları

  • a.slan29-03-2021 18:35

    çabuk aldanmayın sonra pişman olursunuz ...

  • Şemzînan Robaruk29-03-2021 18:15

    Erdoğan qurbané te bibe

  • A.Ölmez29-03-2021 18:10

    Erdoğan'la mukayese edilemez ölçüde daha efendi,daha demokrat ve çok daha nezaketli biri.Söyledikleride güzel şeyler

  • Pinyanişî29-03-2021 15:40

    Erdoğan xulamé tebît

Yorum Yazın

Başka haber bulunmuyor!

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar